Mehmet Şevki Yazman – Cephaneniz Yoksa Süngünüz Var (2008)

  • CEPHANENİZ YOKSA SÜNGÜNÜZ VAR, Mehmet Şevki Yazman, yayına hazırlayan: Tuncay Yılmazer, Yeditepe Yayınları, tarih, 455 sayfa

Mehmet Şevki Yazman’ın ‘Cephaneniz Yoksa Süngünüz Var’ isimli bu çalışması, Çanakkale Savaşı konusunda yazılmış en önemli eserlerden biri. Kitabı bu derece önemli kılan başlıca nokta da, Yazman’ın 20. Tümen içerisinde Teğmen olarak bizzat savaşa katılmış olması. Dolayısıyla, kitabın tasvirlerinin olabildiğince canlı olması, yazarının birebir tanıklığına dayanmasından kaynaklanıyor. Bu zorlu ve çileli savaşı başlangıcından sonuna kadar anlatan Yazman, savaşa katılmış çok sayıda subayın anılarını ve savaşa dair pek bilinmeyen ayrıntıları, kendine özgü bir üslupla yorumluyor. Yazarın kimi zaman sohbet eder, kimi zaman sorular sorar ve kimi zaman da olayları yorumlar tarzda karşımıza çıkan anlatımının da oldukça orijinal olduğunu söylemeliyiz.

 

İlber Ortaylı – İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (2008)

  • İMPARATORLUĞUN EN UZUN YÜZYILI, İlber Ortaylı, Timaş Yayınları, tarih, 335 sayfa

İlber Ortaylı’nın ‘İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı’ isimli bu kitabının ilk baskısı 1983 yılında yapılmıştı. İlgiyle karşılanan kitap, aradan geçen bu süre zarfında 26 baskıya ulaştı. Ortaylı bu kitaptaki yazılarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun en sıkıntılı dönemlerinden olan 19. yüzyıldaki durumunu çeşitli yönleriyle anlatıyor. Kitapta, İmparatorluğun 18. ve 19. yüzyıllarının idari, toplumsal kurumları ve bir anlamda da kültür tarihine dair çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Ortaylı’nın kitaptaki yazılarının ana çerçevesini, aslında tarihçiler tarafından biraz ihmal edilmiş, Osmanlı modernleşmesinin başladığı 19. yüzyıl oluşturuyor.

 

Onur Karahanoğulları – Birinci Meclis’in İçki Yasağı (2008)

  • BİRİNCİ MECLİS’İN İÇKİ YASAĞI, Onur Karahanoğulları, Phoenix Yayınları, tarih, 176 sayfa

Onur Karahanoğulları ‘Birinci Meclis’in İçki Yasağı’nda, Ali Şükrü Bey’in çalışmalarının neticesinde ortaya çıkmış Men-i Müskirat Kanunu olarak bilinen içki yasağını inceliyor. Karahanoğulları bu yasağın, toplumsal ihtiyaçların yasalaşması ve yasaların toplumsal ilişkilere müdahale aracı olarak kullanılmasının iyi bir örneğini sunduğunu söylüyor. İçki yasağı, 28 Nisan 1920 tarihinde Birinci Meclis’te Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey tarafından içkiyi yasaklayan bir teklifin verilmesiyle başlamış ve altı yıl kadar uygulandıktan sonra, 22 Mart 1926’de kalkmıştı. Kitap, bu yasağın uygulanma sürecinde yaşanan gelişmeleri ve bu yasakla gerçekte nelerin amaçlandığına odaklanıyor.

 

Alexander Rabinowitch – Devrime Doğru (2014)

  • DEVRİME DOĞRU, Alexander Rabinowitch, çeviren: Serpil Pehlivan, Yordam Kitap, tarih, 237 sayfa

 

Tarihçi Alexander Rabinowitch ‘Devrime Doğru’da, 1917 Petrograd Haziran ve Temmuz gösterilerinin nedenleri ile Bolşevik Parti’nin bu gösterilerin örgütlenmesi ve gelişimindeki rolünü aydınlatıyor. Çalışmanın odak noktasını, yaz ortalarında kitlesel huzursuzluğun ve Bolşeviklere olan desteğin taşradakinden ve cephedekinden çok yoğun olduğu Petrograd’daki gelişmeler oluşturuyor. Bir tarihsel arka planın analiziyle açılan kitapta, Petrograd Bolşeviklerinin akim kalan 10 Haziran gösterisi, Temmuz ayaklanması sürecinde yaşananlar, Lenin ve Parti Merkez Komitesinin bu süreçteki tutumu gibi önemli olaylar ele alınıyor.

Penny le Couteur ve Jay Burreson – Napolyon’un Düğmeleri (2014)

  • NAPOLYON’UN DÜĞMELERİ, Penny le Couteur ve Jay Burreson, çeviren: Raşit Gürdilek, Metis Yayınları, bilim, 370 sayfa

Napolyon’un, Ruslara efsanevi yenilgisi konusunda muhtelif nedenler öne sürüldü. Bunlardan en garibi, Napolyon’un piyadelerinin paltolarından pantolon ve ceketlerine kadar tüm giysilerini ilikleyen kalaydan yapılma düğmelerin, amansız Rus kışında parçalanıp dağılarak askerleri soğuk karşısında dayanıksız kılmasıydı. Penny le Couteur ve Jay Burreson da, bu efsaneden yola çıkarak kimyasal yapılarla tarihi olaylar arasındaki bağlantıların öykülerini anlatıyor. Yazarlar, görünürde birbiriyle ilgisiz olayların benzer kimyasal yapılara dayandığını ve toplumun gelişmesinin bazı bileşiklerin kimyasına bağlı olduğunu savunuyor.

Emre Dölen – İstanbul Darülfünunu’nda Alman Müderrisler (2014)

  • İSTANBUL DARÜLFÜNUNU’NDA ALMAN MÜDERRİSLER, Emre Dölen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 905 sayfa

Emre Dölen dikkat çekici incelemesinde, 1. Dünya Savaşı sırasında Türk-Alman ittifakının sonucu olarak 1915’te İstanbul Darülfünunu’nda müderris olarak görevlendirilmiş Alman bilim insanlarının Türkiye’deki faaliyetlerini inceliyor ve onların mirasının izini sürüyor. Kitap, Mondros Mütarekesi’nin hükümleri uyarınca 1918’de Türkiye’den ayrılan bu yirmiyi aşkın müderrisin ülkede kaldıkları üç yıllık dönemde yaptıkları yayınlar ile ayrıldıktan sonra Türkiye’ye ilişkin gerçekleştirdikleri çalışmaları, yanlarına müderris muavini ve tercüman olarak verilmiş kişileri ve onların ülke eğitimine sundukları katkıyı aydınlatmasıyla önemli.

H. Anthony Salmone – Türkiye’nin Düşüşü ve Yeniden Doğuşu (2014)

  • TÜRKİYE’NİN DÜŞÜŞÜ VE YENİDEN DOĞUŞU, H. Anthony Salmone, çeviren: Murat N. Arıkan, Tarihçi Kitabevi, tarih, 198 sayfa

İngiliz casusu H. Anthony Salome, II. Abdülhamit döneminde 1892 yılında Osmanlı’yı eleştiren haberler yapan Eastern and Western Rewiev gazetesini çıkarmıştı. Tahmin edileceği gibi eldeki kitabın da ana temasını, yine bu eleştiriler oluşturuyor. Yazar, II. Abdülhamit devrinde devlet aygıtındaki yozlaşmayı, halkın bu durumdan duyduğu hoşnutsuzluğu, yönetimin kurduğu ağır baskı sistemini ve dış ülkelerin Osmanlı’ya dayattığı “reform” hareketleri ertesinde şekillenen yeni muhalefetin özelliklerini anlatıyor.

John Julius Norwich – Dört Hükümdar (2017)

  • DÖRT HÜKÜMDAR, John Julius Norwich, çeviren: Ebru Kılıç, Hep Kitap, tarih, 240 sayfa

‘Bizans’ isimli üç ciltlik bir çalışması bulunan John Julius Norwich, dünyanın önde gelen tarihçileri arasında yer alıyor. Yazar bu ilgi çekici çalışmasında da, dünya tarihine yön vermiş 16. yüzyıldan dört hükümdarın hayatını, zengin ayrıntılar eşliğinde anlatıyor. Bu dört isim şöyle: Fransız Rönesansı’na büyük katkılarda bulunduğu gibi Protestanlara yönelik acımasızlığıyla da bilinen I. François; Anglikan Kilisesi’ni kurmasıyla olduğu kadar skandal evlilikleriyle de hatırlanan VIII. Henry; Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun başında yer alan ve kendi isteğiyle tahtı bırakan ender krallardan V. Karl ve Avrupa’nın Suleiman the Magnificent dediği, Osmanlı’yı Avrupa’da da önemli bir güç haline getiren Kanuni Sultan Süleyman… Kitap, bu dört önemli ismin hayatlarını, çalışmalarını ve etkilerini kapsamlı bir şekilde anlattığı gibi, 16. yüzyılın siyasi bir panoramasını çizmesiyle de aydınlatıcı bir okuma vaat ediyor.

Orhan Koloğlu – Türk-Arap İlişkileri Tarihi (2017)

  • TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİ TARİHİ, Orhan Koloğlu, Tarihçi Kitabevi, tarih, 392 sayfa

Orhan Koloğlu, Araplarla Türkler arasında 1500 yıla yakın bir süredir devam eden ilişkinin siyasi, sosyal ve kültürel boyutlarını irdeliyor. Türklerin İslam’a giriş sürecinden Arap Baharı’na uzanan geniş bir zaman diliminde dolaşan Koloğlu, İslamiyet’in Orta Asya’da yayılmaya başlamasından Selçuklular’ın Bağdat’ın yönetimini alışına, Selefiye- Mutezile çekişmesinde Türkler ile Arapların aldığı pozisyondan İstanbul’un fethinin Türk-Arap ilişkilerine etkilerine, Osmanlı’nın güç kaybetmeye başladığı dönemde ortaya çıkan Arap sorunundan Hicaz demiryolu girişimine ve Arap isyanlarından sonra Ortadoğu’da birçok yeni Arap devletinin ortaya çıkışına pek çok konuyu irdeliyor. Kitap hem iki halk arasındaki uzun ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması hem de Irak ve Suriye başta olmak üzere, Ortadoğu’da bugün yaşanmakta olan siyasi ve toplumsal olayların arka planını aydınlatmasıyla önemli.

Donald Quataert – Osmanlı Devleti’nde Avrupa İktisadi Yayılımı ve Direniş: 1881-1908 (2017)

  • OSMANLI DEVLETİ’NDE AVRUPA İKTİSADİ YAYILIMI VE DİRENİŞ: 1881-1908, Donald Quataert, çeviren: Sabri Tekay, İletişim Yayınları, tarih, 248 sayfa

Osmanlı ve Ortadoğu tarihi üzerine pek çok çalışması bulunan Profesör Quataert bu çalışmasında, 19. yüzyılda Avrupa’nın ekonomik olarak güçlenmesi, buna karşılık Osmanlı ekonomisinin zayıflaması karşısında Osmanlı toplumunda bu gerilemeye nasıl tepkiler verildiğini araştırıyor. 19. yüzyıl Osmanlı ekonomisinin bir panoramasını çizerek çalışmasına başlayan Quataert, Osmanlı’da tütün ticaretini yeniden yapılandırma çabasının ürünü olan Reji’nin kuruluşunu; Zonguldak’taki madenleri işlemek için kurulan Ereğli Şirketi’ni; yapımı hız kazanan Anadolu demiryolunun siyasi, askerî, toplumsal ve iktisadî etkilerini; liman işçileri loncalarıyla şirketler arasındaki büyük çekişmeyi ve buna benzer pek çok gelişmeyi irdeliyor. Kitap, 19. yüzyılın sonlarında sermaye yatırımlarındaki genişleme ve ticaretteki artışın egemen sınıflar dışında kalan halk kesimlerinde ortaya çıkardığı değişimleri ortaya koymasıyla önemli.