Christopher Kelly – Attila (2011)

  • ATTİLA, Christopher Kelly, çeviren: Turhan Kaçar, Turkuvaz Kitap, biyografi, 352 sayfa

Tarihçi ve klasik edebiyat uzmanı Christopher Kelly bu kitabında, kimilerinin gaddar, kimilerinin de iyiliksever olarak tanımladığı Hun imparatoru Attila’nın çok yönlü bir biyografisine imza atıyor. Attila, kırıp döken düzensiz göçebe gruplarını disiplinli bir askeri kıtaya dönüştüren parlak bir komutandı. Onun askerleri, 5. yüzyılın ilk yarısında, Romanya’daki Karadeniz kıyılarından Fransa’daki Champagne’deki verimli topraklara, Avrupa’yı boydan boya geçmiş, yaklaşık bin 600 kilometre kat etmişlerdi. Attila bu yönüyle, şimdiye kadar Romalıların karşılaştıkları en korkutucu düşmanlardan biriydi. Kelly, dünya tarihinde iz bırakmış ve yaşamı gibi ölümü de sıradışı olan Attila’nın hayatının ayrıntılarına inerken, aynı zamanda bu dönemde yaşanmış bir casusluk ve karşı istihbarat hikâyesiyle de metnini zenginleştiriyor.

Cathy Gere – Agamemnon Mezarı (2011)

  • AGAMEMNON MEZARI, Cathy Gere, çeviren: Barış Satılmış, Doruk Yayınları, tarih, 189 sayfa

Tarihçi Cathy Gere ‘Agamemnon Mezarı’nda, Miken Kralı Agamemnon’un hayatı üzerinden askeri gücü, lidere saygı duyma anlayışını ve kahramanlık arayışını anlatıyor. Agamemnon, Homeros’un Savaş Lordlarının Lordu’ydu ve bilindiği gibi, orduları Truva savaşına götüren kumandandı. Gere’in çalışması, Agamemnon’un hayatının savaş, nefret, öfke, intikam, kaynaklar için öldüresiye rekabet ve insanın insan kanını dökmesiyle iç içe geçtiğini ortaya koyuyor. Kitap, bu kumandanın yaşamını adım adım işlerken, vatandaşlarını ölüme veya zafere götürebilen bir lider için saygı duymanın ne anlama geldiğini, yani, tarihteki kahramanlık kültünü sorguluyor.

Ahmet Ünal – Anadolu’nun En Eski Yemekleri (2007)

  • ANADOLU’NUN EN ESKİ YEMEKLERİ, Ahmet Ünal, Homer Kitabevi, yemek, 208 sayfa

Ahmet Ünal’ın ‘Anadolu’nun En Eski Yemekleri’, Hitit mutfağı konusunda yazılmış bilimsel nitelikli ilk eser olma özelliğinde. Bilindiği gibi Ünal, uzun yıllardır, Eski Anadolu ve Hitit uygarlıklarıyla ilgili araştırmalarda bulunuyor. Bu kitap da, Ünal’ın araştırmalarının ulaştığı yeni ve renkli bir nokta. Kitap, Ünal’ın, Hititlerden kalan metinlerde geçen beslenme ve yemekle ilgili bilgilerin bir araya getirilmesinden oluşuyor. Kitap, okuyucunun gündelik hayatta yapabileceği yemek örneklerinden, genel olarak Hititlerde yemek kültürünün ne olduğuna kadar çok sayıda ayrıntı barındırıyor. Ünal’ın çalışması, tarihi bilgisini yemek zevkiyle birleştirmek isteyenlere önerilir.

Ömer Şen – Osmanlı’da Mahkum Olmak (2007)

  • OSMANLI’DA MAHKUM OLMAK, Ömer Şen, Kapı Yayınları, tarih, 169 sayfa

Ömer Şen’in ‘Osmanlı’da Mahkum Olmak’ isimli bu kitabı, Türkiye’de şu ana kadar fazla işlenmemiş bir konuya, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hapishanelere, bu hapishanelerin Avrupalılaşma sürecinde izlediği seyre odaklanan bir çalışma. Zindan kültüründen hapishanelere geçiş, hapishanelerde yapılan reformlar, Cumhuriyet ile kurulmuş yeni bir devlete devredilen ceza infaz kurumları ve bu kurumların özellikleri çalışmanın temel konuları. Şen’in incelemesi, Türkiye için hâlâ büyük sorun teşkil eden ve edecek gibi görünen hapishane konusunun öncesini öğrenmek açısından önemli bir çalışma.

William Miller – Son Trabzon İmparatorluğu (2007)

William Miller’ın ‘Son Trabzon İmparatorluğu’, daha önce hep bağımsız olmuş Trabzon’un, son bağımsız dönemi olan 1204-1461 yıllarına odaklanıyor.

Trabzon’un ilk bağımsızlığı çok daha eskiye dayanıyor. M. Ö. 756’da kurulduğunda, Roma İmparatorluğu’ndan üç yıl ve Bizans İmparatorluğu’ndan da neredeyse yüzyıl daha eskiydi.

İşte Miller’ın çalışması, Türklerin Trabzon’u tamamıyla fethetmeden önceki son bağımsız dönemini ele alıyor.

Çalışma, Rahip Santoro cinayeti ve ‘alıngan’ gençleriyle son dönemde dikkat çeken Trabzon için önemli bir tarihi ayrıntı.

  • Künye: William Miller – Son Trabzon İmparatorluğu, çeviren: Nurettin Süleymangil, Heyamola Yayınları, tarih, 122 sayfa

Bülent Çaplı – Dumlupınar (2007)

  • DUMLUPINAR, Bülent Çaplı, Doğan Kitapçılık, tarih, 144 sayfa

Bülent Çaplı’nın ‘Dumlupınar’ı, 1953 yılında, İsveç gemisi Naboland’ın çarpmasıyla Çanakkale Boğazı’nda batan Dumlupınar gemisini anlatıyor. İçinde seksen kişinin bulunduğu gemiden, sadece beş kişi kurtulabilmişti. Çaplı kitabı için, Genelkurmay arşivlerinden, kazadan kurtulanların tanıklıklarından, kurtarma çalışmalarında bulunanların anlatımlarından yararlanmış. Ayrıca Naboland’ın gemicilerinden Bengt Örsell ve kaza hakkında araştırmalar yapmış olan astsubay Gert-Owe Erikkson’la da söyleşi yapmış. Konunun kapsamlı araştırmasının kitabın niteliğine de yansıdığı görülüyor. Kitapta yer verilen belge ve fotoğrafların, konunun anlatımını bütünlediğini ve zenginleştirdiğini de belirtelim.

Necdet Saraç – Alevilerin Siyasal Tarihi (2011)

  • ALEVİLERİN SİYASAL TARİHİ, Necdet Saraç, Cem Yayınevi, tarih, 496 sayfa

Necdet Saraç, iki cilt olarak tasarladığı ‘Alevilerin Siyasal Tarihi’nin elimizdeki ilk kitabında, 1300-1970 arası döneme odaklanıyor. Alevilerle ilgili mevcut çalışmaların “Sünni gölge”den mustarip olduğunu söyleyen Saraç, bu çalışmaların ele aldığı Alevilerin siyasal tarihlerinin, yer yer gerçeklerden uzaklaştığını ve abartıldığını belirtiyor. Resmi tarih ile abartılar ve efsanelerle örülü yaklaşımlarla arasına mesafe koymayı amaçlayan çalışma, Alevilerin devletlerin kuruluş süreçlerinin önemli aktörleriyken, devlet kurumsallaşmaya, merkezi iktidar kurulmaya başlandıktan sonra iktidardan nasıl tasfiye edildiklerini gözler önüne seriyor.

Deniz Adalı – Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi, Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi (2011)

  • TÜRKİYE’DE KAPİTALİZMİN GELİŞMESİ, SINIFLAR VE SINIF MÜCADELESİ, Deniz Adalı, Kaldıraç Yayınları, siyaset, 246 sayfa

Deniz Adalı ‘Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi, Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi’nde, kapitalist gelişimi hem ekonomik hem de siyasal yönleriyle analiz ediyor. Adalı buradan hareketle, Türkiye’deki kapitalist gelişimi dört döneme ayırıyor. Adalı’nın yaptığı ayrım şöyle özetlenebilir: 1919-1945 arası, burjuva devrimi ve düzenin oturtulması; 1946-1972 arası, sanayi burjuvazisinin yükselişi ve toplumun egemen gücü haline gelmesi; 1973-1980 arası, toplumsal mücadelenin yükselişi ve karşı-devrim ve nihayet 1980 ve sonrası, sistemin yeniden düzenlenmesi. Yazar bu ayrımın ardından, söz konusu dört dönemin kendine has özelliklerini analiz ediyor.

Savaş Açıkkaya – Solun Türk Devrimiyle İmtihanı (2011)

  • SOLUN TÜRK DEVRİMİYLE İMTİHANI, Savaş Açıkkaya, Paraf Yayınları, siyaset, 303 sayfa

Savaş Açıkkaya ‘Solun Türk Devrimiyle İmtihanı’nda, 1961 Anayasasının sağladığı atmosferde güçlenen solun, 12 Mart darbesiyle kesintiye uğrayan Atatürkçü-Kemalist damarını araştırıyor. 27 Mayıs-12 Mart döneminin sol akımlarının, Kemalizmle genelde pozitif bir ilişki içinde olduklarını söyleyen Açıkkaya’ya göre, bu ilişkinin 12 Mart darbesiyle bozulduğunu savunuyor. Yazar çalışmasında, solun resmi ideolojiyle etkileşimini, Yön-Devrim, Ortanın Solu, Milli Demokratik Devrim gibi akımlar ile Türkiye İşçi Partisi’nin Kemalizmle ilişkisini, ayrı ayrı bölümler halinde analiz ediyor. Türkiye solu, özellikle son zamanlarda, Kemalizmle bağını koparmadığı ve böylece gerçek anlamda bir sol siyaset üretemediği için, sıklıkla eleştiriliyor. Açıkkaya’nın çalışması, bu konuyu masaya yatırmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Dan Diner – Karşıt Hafızalar (2011)

  • KARŞIT HAFIZALAR, Dan Diner, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, siyaset, 112 sayfa

Tarihçi Dan Diner ‘Karşıt Hafızalar’da, Batı’nın, Yahudi soykırımıyla hesaplaşmak konusunda gecikmesinin nedenlerini araştırıyor. Holokostun, derin yarıklarla parçalanmış 20. yüzyılın hafızalardaki simgesi haline geldiğini belirten Diner, soykırımın, Batı medeniyetinin ve kültürünün asli temellerini kökünden salladığını söylüyor. Soykırımın, 1950’li yıllardan itibaren unutulmaya terk edildiğini ve ancak 1990’lı yılların başlamasıyla, giderek artan bir şekilde çağın olumsuz simgesi olarak bilinçlerdeki yerini aldığını gözler önüne seren Diner, bu gecikmenin nedeni olarak öne sürülen 2. Dünya Savaşı ile Soğuk Savaş’ı, ayrı ayrı analiz ediyor.