Jonathan Haidt – Mutluluk Varsayımı (2014)

Sosyal psikoloji profesörü Jonathan Haidt ‘Mutluluk Varsayımı’nda, Platon’dan Buda’ya uzanarak modern gerçeklikle kadim bilgeliği bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Doğu’nun ve Batı’nın felsefi bilgeliklerini buluşturan Haidt, kitabının her bölümünde, dünyada klasik düşüncenin ortaya çıktığı üç büyük bölge olan Hindistan, Çin ve Akdeniz coğrafyalarındaki uygarlıklar tarafından keşfedilmiş, bilhassa mutluluğa odaklanan düşünceleri inceliyor.

Haidt bu düşünceleri bugünkü bilimsel araştırmaların verileri ışığında sorguluyor ve bu bilgeliklerin modern hayata mutluluk perspektifi kazandırmak açısından ne gibi dersler sunabileceğini irdeliyor.

  • Künye: Jonathan Haidt – Mutluluk Varsayımı, çeviren: Özcan Özgür, Hil Yayın, sosyal psikoloji, 336 sayfa

Namık Sinan Turan – İmparatorluk ve Diplomasi (2014)

Namık Sinan Turan, Avrupa’da yaşanan Rönesans sürecinden sonra gelişen yeni diplomasi anlayışı karşısında Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl bir tavır geliştirdiğinden başlayarak Osmanlı’nın diplomasi yaklaşımının gelişimini araştırıyor.

Yazar kitabına, Osmanlı’nın kuruluş yıllarında Bizans, Balkan ve Akdeniz devletleriyle diplomatik ilişkilerini analiz ederek başlıyor.

Çalışmanın devamında ise, Osmanlı-Avrupa ilişkilerinin tarihsel gelişimi, Rönesans’la birlikte Avrupa’da yeni bir diplomatik düzenin kuruluşu ve Osmanlı’nın buna karşı tutumu, Osmanlı’nın modernleşme süreci ve kriz dönemlerindeki diplomasi uygulamaları gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Namık Sinan Turan – İmparatorluk ve Diplomasi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 568 sayfa

Carol Prunhuber – Çağlar Boyunca Büyük Kadınlar (2014)

Carol Prunhuber çalışmasında, erkek egemen dünyada savaşmış ve kendini bu mücadeleyle unutulmaz kılmış kadınların izini sürüyor

Kitap, üç buçuk milyon yıl önce yaşamış tarih öncesi bir kadın olan Lucy’den başlayarak kurucu, kraliyet gözdesi, savaşçı, kanun kaçağı, yazar, sanatçı, yıldız ve siyasi öncü kadınların hikâyelerini anlatıyor.

Çalışmada karşımıza çıkan kimi kadınlar ise şöyle:

Havva, Lilith, Eskimo kültüründeki Sedna, Hindistanlı Sita, Isolde, Şehrazat, Boudicca, Maria Curie, İsveç Kraliçesi Christina, Mata Hari, Hürrem, Virginia Woolf, Margaret Sanger, Helen Keller, Coco Chanel, Angela Davis, Grace Kelly, Rachel Carson ve Azize Teresa.

  • Künye: Carol Prunhuber – Çağlar Boyunca Büyük Kadınlar, çeviren: Burcu Yalçınkaya, Avesta Yayınları, inceleme, 454 sayfa

Vitali Solomonovic Vygodski – Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital (2008)

Vitali Solomonovic Vygodski, ‘Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital’de, Marx’ın bu ünlü eserinin ortaya çıkış serüvenini anlatıyor.

Çalışma, Marx’ın bu eserinde teorize ettiği ekonomik öğretisini, bizzat kendisinin kişisel gelişimi ve evrimi içinde anlamaya çalışmasıyla önemli bir konuya eğiliyor.

Vygodski’nin özenli çalışmasında,

Marx’ın kapitalist üretim tarzının yasalarını nasıl keşfettiği,

Artı Değer gibi teorileri ‘Kapital’e almadan önce bunları ne şekilde tamamladığı,

Burjuva ekonomi politiğinin yetersizliklerini nasıl aştığı,

Ve ekonomi bilimini işçi sınıfı açısından nasıl devrimci bir hale getirdiği gibi konular tartışılmakta.

  • Künye: Vitali Solomonovic Vygodski – Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital, çeviren: Atilla Özdemir, Daktylos Yayınları, inceleme, 173 sayfa

Kolektif – Balkanlar’da Türk Çocuk Hikâyeleri (2017)

‘Balkanlarda Türk Çocuk Hikâyeleri’, Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Yunanistan, Romanya ve Gagavuzlar gibi coğrafyalardaki Türkçe çocuk öykülerini bir araya getiriyor.

Balkanlar’da yazı dili, tarihin her döneminde İstanbul Türkçesiyle olmuştu.

Dolayısıyla, antolojide yer alan öyküler, oldukça anlaşılabilir bir dile sahip olmalarıyla öne çıkıyor.

Antolojinin girişinde, bölgenin Türk tarihiyle ilişkisi ele alınmış.

Devamında, Balkanlar’da Türk edebiyatının panoraması çizildikten sonra, bu bölgedeki çocuk hikâyelerinin belli özellikleri üzerinde duruluyor.

İkinci bölümde de, antolojiye alınan yazarların kısa özgeçmişleriyle birer öyküsü bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Balkanlar’da Türk Çocuk Hikâyeleri, hazırlayan: Mustafa İsen ve Tûbâ Işınsu Durmuş, Varlık Yayınları, antoloji, 360 sayfa

James Finn Garner – Ötekileştirmeyen Masallar (2017)

Öyle masallar vardır ki, bilinçsiz de olsa, altan alta dilimize ve davranış kalıplarımıza eşitliksiz, eril ve homofobik önyargılar inşa eder.

Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel, Külkedisi ve Pamuk Prenses gibi, bunların bir kısmının dünyanın en ünlü masalları oluşu da, işin en kötü tarafı.

Masallardaki bu ötekileştirici tavırdan korunmanın en iyi yolu, muhtemelen onları hiç okumamak.

Fakat James Finn Garner’ın daha yaratıcı bir fikri var:

Kendisi, hepimizin aşina olduğu masalları, tüm önyargı ve ayrımcılıklarından arındırarak yeniden anlatıyor.

Hem de okuruna zevkli anlar yaşatacak keyifli bir üslupla.

Bu alternatif masallar, yüzyıllardan bize miras kalan masalların cadılar, devler, yaratıklar ve hayvanlar üzerinden nasıl büyük ayrımcılık ve önyargılar inşa ettiğini; ırkçı, cinsiyetçi ve homofobik olduğunu gösteriyor, ayrıca bu ötekileştirici yaklaşımın hem masallardan hem de bilinçaltımızdan sürülmesinin ne denli elzem olduğunu ortaya koyuyor.

Masal tutkunlarına şiddetle tavsiye edilir.

  • Künye: James Finn Garner – Ötekileştirmeyen Masallar, çeviren: Devrim Evci, Dipnot Yayınları, masal, 132 sayfa

Dino Buzzati – Ayıların Meşhur Sicilya Baskını (2017)

Dünya edebiyatına ‘Tatar Çölü’ gibi eşsiz bir roman armağan etmiş Dino Buzzati’den, sıcacık, keyifli bir çocuk hikâyesi.

Buzzati burada, bir savaş hikâyesi sunuyor.

Fakat bu savaş, insanların kendi aralarında yaptıkları bir savaş değil, ayılarla insanlar arasında geçen bir savaştır.

Bir zamanlar Sicilya’nın karlı dağlarında, Ayılar Kralı Aslanayı ile halkı yaşarmış.

Bu esnada dağda avlanan iki kişi, Aslanayı’nın oğlu Tombik’i kaçırıp aşağıdaki vadiye götürür.

Uzun süre kimse Tombik’ten haber alamaz ve bir süre sonra ayı halkı da kendi hayat meşgalelerine geri döner.

Günün birinde korkunç bir kış yaşanır ve Ayı halkı, büyük bir kıtlıkla karşı karşıya gelir.

Kral Aslanayı, halkını koruyabilmek için insanların yaşadığı aşağıdaki vadiyi işgal etmeye karar verir.

Bu işgal, ayıların azmi ve kralın büyücüsünün yardımıyla zafere ulaşır.

Kral’ı burada başka bir sürpriz de beklemektedir.

Uzun zamandır kendisinden haber alınamayan Tombik de buradadır.

Buzzati’nin hem yazıp hem resimlediği hikâyesi bu savaş ekseninde, insanların yaşam biçimleri ve alışkanlıklarıyla alay gediyor ve okurunu, doğal yaşamın güzelliklerini keşfetmeye çağırıyor.

  • Künye: Dino Buzzati – Ayıların Meşhur Sicilya Baskını, çeviren: Yelda Gürlek, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 132 sayfa

 

Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler (2017)

24 Kasım 2015’te Türkiye tarafından bir Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra, iki ülke arasındaki ilişkileri bütünüyle etkisi altına alan bir kriz yaşandı.

Yalnızca Moskova ve Ankara’nın iktidar koridorlarını değil, sıradan insanları da etkileyen bu kriz, daha sonra karşılıklı adımlarla kısmen aşılsa da, iki ülke arasında oluşan şüphe ve kırgınlıkları tümüyle silip atamadı.

İşte bu nitelikli derleme de, bu bunalımdan yola çıkarak iki ülkenin tarihsel ve güncel ilişkilerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Kitapta irdelenen kimi önemli konular:

  • Türkiye ve Rusya arasındaki benzerlikler,
  • Rus Kilisesi’nin tarihsel rolü,
  • 1945’teki Türkiye-SSCB krizinin temel sebepleri,
  • Soğuk Savaş döneminde Türkiye-Rusya ilişkilerinde Suriye boyutu,
  • Rusya Federasyonu ders kitaplarında Osmanlı-Türk imgesi,
  • 1992’den itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesini sağlayan koşullar,
  • Türkiye-Rusya askeri rekabetinin dönüşümü,
  • Türkiye-Rusya ilişkilerine Avrupa Birliği etkisi,
  • Rusya’nın Suriye krizindeki müdahalesinin Türkiye’ye etkileri,
  • Ve Türkiye-Rusya enerji ilişkileri…

Çalışmaya yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle:

Ayşe Zarakol, Elçin Macar, Behlül Özkan, Kaan Kutlu Ataç, Evren Balta, Süheyla Demir, Şener Aktürk, Emre Erşen, Sıtkı Egeli, Erel Tellal, Mitat Çelikpala, Ayşem Biriz Karaçay, Fulya Hisarlıoğlu, Sinem Akgül-Açıkmeşe, Gencer Özcan, Sezin Öney ve Sinan Birdal.

  • Künye: Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler, derleyen: Gencer Özcan, Evren Balta ve Burç Beşgül, İletişim Yayınları, siyaset, 358 sayfa

Nanni Balestrini – Sandokan: Camorra’nın Öyküsü (2016)

Camorra, İtalya Napoli merkezli meşhur bir mafya örgütü.

Kan ve şiddet üzerinde yükselen bu örgüt, kimilerine göre 200 yıllık bir tarihe sahip, kimilerine göreyse kökenleri 16. yüzyıla kadar uzanmakta.

İşte şair ve yazar Nanni Balestrini elimizdeki romanında, bu suç makinesinin hikâyesini anlatıyor.

Camorra’ya dair gerçek olaylara dayanan roman, suç örgütü üyelerinin şiddet eylemlerini, uyuşturucu ve silah kaçakçılığını, askeri ve siyasi kurumlarda örgütlenmelerini, rüşvet ve yolsuzluk olaylarını, dolandırıcılıklarını, hileli seçimlere karışmalarını, kısacası örgütün geniş suç paletinden pek çok ayrıntıyı karşımıza çıkarıyor.

Romanın ilgi çeken yanlarından biri de, mafyayla sıkı ilişkiler kuran siyaset kurumundaki büyük yozlaşmayı gözler önüne sermesi.

Roman, sağlam kurgusunun yanı sıra, mafya örgütünün bir nehir gibi durmamacasına akan şiddet döngüsüne uygun olması açısından, baştan sona hiçbir noktalama işareti kullanılmadan yazılmış.

  • Künye: Nanni Balestrini – Sandokan: Camorra’nın Öyküsü, çeviren: Durdu Kundakçı, Otonom Yayıncılık, roman, 160 sayfa

İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem (2017)

İlhan Başgöz, folklor alanında yaptığı sayısız çalışmayla yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında beğeni kazanmış isimlerden.

Amerikan Folklor Derneği’nin onur üyelerinden olan ve halen Bloomington Üniversitesi’nde çalışmalarını yürüten Başgöz otobiyografisinde, Sivas Gemerek’te başlayıp Ankara’ya, Tokat’a Londra ve Amerika’ya uzanan maceralı hayatından önemli detayları bizimle paylaşıyor.

Başgöz kitabında:

  • Doğup büyüdüğü Gemerek’i,
  • Ali çevresini,
  • Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki öğrencilik yıllarını,
  • Pertev Naili Boratav ve Wolfram Eberhard’ın öğrencisi oluşunu,
  • Fakülte yıllarında tanıştığı Enver Gökçe ile Gökçe’nin ölümüne değin süren sıkı dostluğunu,
  • Halk Edebiyatı Kürsüsü’ndeyken siyasi nedenlerle Tokat Lisesi’ne sürülüşünü,
  • Edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı Tokat Lisesi’nde yaptığı çalışmalarla şehrin kültürel ortamına yaptığı katkıları,
  • Ülkenin sıkıntılı döneminde sürekli iktidarların hedefi haline gelişini ve Sansaryan Han’da sorguya çekildiği zamanları,
  • Siyasi baskılar nedeniyle 1960 yılında Londra’ya göç edişini,
  • Londra’da Can Yücel ile aralarında başlayan dostluğu,
  • Amerika’da California ve Berkeley üniversitelerinde görev aldığı dönemi,
  • Ve burada ünlü dilbilimci Andreas Tietze ile yaptıkları çalışmaları anlatıyor…

Hocası Pertev Naili Boratav’ın “Hayatımın ilk övünülecek ve güvenilecek meyvesi” dediği Başgöz’ün kitabı, yukarıdaki isimlerin yanı sıra, Yaşar Kemal, Sabit Müdami, Fikret Otyam, Kemal Tahir ve Aziz Nesin gibi birçok önemli kişiye dair anlatımlar da yer alıyor.

Cumhuriyetle yaşıt Başgöz’ün anıları, kendisinin kişiliğine ve çalışmalarına daha yakından bakmamıza fırsat verdiği gibi, ülkenin yakın tarihinin dönüm noktalarını adım adım izleyebilmemize de rehberlik ediyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem, İş Kültür Yayınları, otobiyografi, 480 sayfa