Oktay Güzeloğlu – Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz (2014)

Oktay Güzeloğlu, 4. baskısıyla yeniden yayımlanan ‘Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz’da, Beyoğlu kaldırımlarına düşmüş, toplumun dışına itilmiş insanların sıra dışı hikâyelerini anlatıyor.

Bunu yaparken acıklı bir üslup tutturmaktan öte hikâyeleri trajikomik bir tarzda sunması, Güzeloğlu’nun metnini özgün kılan hususların başında geliyor.

Kitapta,

İyi bir eğitim aldığı halde kimi sebeplerle Beyoğlu bataklıklarına düşmüş, bir nevi ayaklı kütüphane Adil Dayı,

Dümbüllü’yü seyretmeye gidip burada yankesicilik yapan kafti Çavuş,

Ve kışlarını cezaevinde geçirmek için ufak yaralamalar yapan Sarı Mustafa gibi ilginç hikâyeler yer alıyor.

  • Künye: Oktay Güzeloğlu – Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, Hiç Yayınları, anlatı, 140 sayfa

küçük İskender – Elli Belirsiz (2014)

Şiirler ve düzyazı metinlerden oluşan ‘Elli Belirsiz’, küçük İskender’in ellinci yaşı onuruna yayımlanmış.

Ellinci yaşın kutlu olsun, nice yıllara küçük İskender!

 

küçük İskender ‘Ağır Roman’ isimli şiirinde şöyle diyor:

 

“Denizden gelen uğultular

sallarken üç kuruşluk jiletleri

karanlık delikanlıların açgözlü göğüslerine.

 

Rüzgâra yamanmış dolunaylarla

şahlanır itler,

çığlığın çığlığa

 

kanka düştüğü tehlikelerde

 

Raconun kırmızı pelerinini savururken o zarif zamana

sen ki bir gizli öfkeyle hasta olmuş,

incelikli bir haytasın

 

O muhteşem raksına çökerken elâlemin

maaşallah’ları, eyvallah’ları,

güzellik bu be oğlum!

 

şimdilik ölümüne kadar hayattasın.”

  • Künye: küçük İskender – Elli Belirsiz, Sel Yayıncılık, şiir, 160 sayfa

Ari Çokona – Çağdaş Yunan Edebiyatı Antolojisi (2014)

‘Çağdaş Yunan Edebiyatı Antolojisi’, antikitenin ve yüksek nitelikli şiirin ağır mirasının baskısının hissedildiği çağdaş Yunan edebiyatının önde gelen pek çok ismini konuk ediyor.

Yeni Atina Ekolü’nden yazarlarla başlayan antolojide yer alan eserler, edebi değerlerinin yanı sıra, Yunan toplumunun sosyal, siyasal ve kültürel gelişimini de ortaya koyanlarından seçilmiş.

Yunan halkının 20. yüzyıl tarihi hakkında fikir veren seçki, yazarların bağlı oldukları ekolleri ve eserlerinin edebi özellikleri hakkında da okurlarına ayrıntılı bilgi sunuyor.

Antolojinin sonuna, çağdaş Yunancadan Türkçeye çevrilmiş eserlerin bir listesi de eklenmiş.

  • Künye: Ari Çokona – Çağdaş Yunan Edebiyatı Antolojisi, Heyamola Yayınları, antoloji, 590 sayfa

Tarık Buğra – Politika Dışı (2014)

‘Politika Dışı’, Tarık Buğra’nın farklı yerlerde yayınlanmış yazıları ile kendisiyle yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Buğra’nın düşünce dünyasına ve edebi anlayışına ışık tutmasıyla önem arzeden makaleler, dönem Türkiye’sinin kültür ortamından pek çok detay üzerine düşünüyor.

Buğra burada, Mehmet Akif Ersoy şiirinin özelliklerini, yazılan bir kitabın beraberinde getirdiği sınırları, sanatın sanat için mi yoksa halk için mi olduğunu, sanatçının niteliklerini, yazmayı, yazarlığın zorluklarını, Türkçenin karşı karşıya bulunduğu güncel sorunları, eğitim sistemindeki belli başlı çıkmazları ve tiyatro sanatının toplum hayatına katkılarını irdeliyor.

  • Künye: Tarık Buğra – Politika Dışı, Ötüken Yayınları, makale, 302 sayfa

Ali Rıza Dizdar – Tarlabaşılıyım (2014)

Sulukule’yle aynı kaderi paylaşarak kentsel dönüşümden acımasızca nasibini alan Tarlabaşı, hafıza mekânlarını, çokkültürlü yapısını yitirdi.

68 kuşağından gelen Ali Rıza Dizdar elimizdeki kitabında, çocukluğunun geçtiği Tarlabaşı’na dair anılarını okurlarıyla paylaşıyor.

Dizdar, bu semtte bir araya gelerek muazzam bir kozmopolit zenginlik yaratan halkları, mahalle insanını, esnafını, ağır abilerini, Tarlabaşı’nın gündelik hayatından pek çok ilgi çekici ayrıntıları anlatıyor.

  • Künye: Ali Rıza Dizdar – Tarlabaşılıyım, Chivizayıları Yayınevi, anı, 200 sayfa

Uğur Tanyeli – Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık (2017)

Uğur Tanyeli, mimarlık kuramına önemli katkılar sunan yeni kitabında, mimarlık bilgi alanındaki egemen iktidar yapılarını, yani mimarlık söylemlerini, önyargılarını, stereotiplerini ve inançlarını sorunsallaştırıyor.

Tanyeli’nin burada hesaplaştığı ikinci husus ise, mimarlık söylemlerindeki gizli totalitarizm.

Yazara göre, mimarlık düşüncesinin çoğu metninde, dünyanın kişisel bir beceriyle cennet kılınabileceği gibi totaliteryen bir beklentiden söz edilir.

Mimara fırsat verilirse, tüm sorunlarımızı rasyonel mesleki kavrayışıyla çözeceği inancının beyhude olduğunu düşünen Tanyeli, böyle bir inancın, örtük bir biçimde siyasal iktidarların diktatoryel tutumuna su taşıdığını söylüyor. Çünkü mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısadır ve her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya işaret etmektedir.

Kitabın öne çıkan kimi konularını şöyle özetleyebiliriz:

  • Mimarlık düşüncesinin altmetni olarak totalitarizm,
  • Yenilik, icat, yaratıcılık ve diğer mimarlık mucizeleri,
  • Mimarlıktaki kutsallık illüzyonları,
  • Anarşist mimarlığın imkânları…

Künye: Uğur Tanyeli – Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık, Metis Yayınları, mimari, 376 sayfa

Eren Kaya – Uyku Kitabı (2017)

Uyku, bebek ve çocukların gelişiminde vazgeçilmez bir öneme sahip.

Fakat ne yazık ki, bu konuda yeterince bilgi sahibi değiliz ve bu da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemizin başlıca nedeni.

Amerika’da bebek-çocuk bakımı konularında pek çok araştırmaya katılmış Eren Kaya da ‘Uyku Kitabı’nda, uykuyla ilgili sıklıkla yapılan yanlışların neler olduğunu ve sağlıklı bir uyku için olmazsa olmazları anlatıyor.

Kitabı önemli kılan hususların başında, uyku konusunda ebeveynlerden gelen birçok sorunun yanıtını barındırması.

Çalışma, bebeklere ve çocuklara sağlıklı uyku eğitimi verilmesi konusunda ebeveynlere önemli bilgiler ve ipuçları sunuyor.

  • Uykunun evreleri nelerdir?
  • Uykunun büyüme ve gelişimle nasıl bir ilişkisi var?
  • Bebek ve çocuklarda farklı yaşlarda karşılaşılan belli başlı uyku sorunları nelerdir ve bunlar nasıl çözülebilir?
  • Bebekler ve çocuklar hangi yaşlarda ne kadar uyumalı?
  • Erken uyanmaya nasıl çözüm bulunur?
  • İkizler aynı odada uyumalı mı?

Kitapta bu ve bunun gibi pek çok soru yanıtlanıyor, ayrıca uyku eğitimlerinde yapılan doğru ve yanlışlara örnek olması açısından kimi ebeveynlerin gerçek hikâyelerine yer veriliyor.

  • Künye: Eren Kaya – Uyku Kitabı, Ağaçkakan Yayınları, sağlık, 184 sayfa

Geronimo Stilton – Dinozorlarla Buluşma (2017)

Geronimo Stilton’un ‘Zamanda Yolculuk’ serisi, dünyada 140 milyon adetten fazla satan bir çocuk kitabı.

‘Dinozorlarla Buluşma’ ise, Stilton’un bu diziden Türkçeye çevrilen ilk kitabı.

Profesör Amper Volt, zaman makinesini icat etmiştir.

Böyle bir fırsatı kim kaçırabilir ki!

Nitekim Geronimo Stilton ve akrabaları da zaman makinesiyle, en çok merak ettikleri dinozorlar çağına gider.

Geziye katılanlar birbirinden eğlenceli maceralar yaşar. Fakat gezi, Geronimo’nun ipe sapa gelmez korkuları nedeniyle komik bir hal de alır.

Arkadaşlığın ve dayanışmanın her şeyin üstesinden gelebileceğini, dinozorlar çağına dair aydınlatıcı bilgilerle harmanlayarak sunan sıcak ve keyifli bir hikâye.

  • Künye: Geronimo Stilton – Dinozorlarla Buluşma, çeviren: Filiz Özdem, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 128 sayfa

Tanyeri Erkman ve Murat Belge – Bu Şehr-i İstanbul Ki (2017)

Tanyeri Erkman ve Murat Belge’nin Açık Radyo’da hazırlayıp sundukları Bu Şehr-i İstanbul Ki’, kendi dinleyicisini yaratmış kült bir yapımdı.

Program İstanbul’un muhtelif mekânlarını anlatıyor, ama bunu da şiirlerle, şarkılarla ve anılarla harmanlayarak sumasıyla dikkat çekiyordu.

Dinleyici bu programla, Şehzadebaşı’ndan Galatasaray’a, Kalamış’tan Kurtuluş’a ve Samatya’dan Balat’a, bu şehrin birçok durağını adım adım geziyordu.

Tanyeri Erkman’ın 1996 yılında erken yaşta aramızdan ayrılmasıyla sonlanan program, yalnızca İstanbul’u değil, İstanbul insanının kültürel ve gündelik hayatında yer etmiş ayrıntıları ve anekdotları özgün bir tarzda dinleyicilerine sunmasıyla önemliydi.

Şimdi bu kült programın kayıtları elimizdeki kitapta bir araya getiriliyor.

O güzel program, taş plaklardan çalınan o şahane müzikleri olmazsa olmaz diyenlerin de, kitabın içinde yer alan bir QR kod sayesinde programın müziklerine ulaşma imkânı var.

Artık İstanbul için bitti denen dönemler yaşıyoruz.

Erkman ve Belge’nin kitaplaşan programı sayesinde İstanbul’un şu haline bakıp bir anlamda nostalji yaşıyoruz, fakat en önemlisi de, bu kadim şehrin nasıl bir kültürel zenginlik barındırdığı ve ne olursa olsun bunun asla bitirilemeyeceği mesajını da alıyoruz.

  • Künye: Tanyeri Erkman ve Murat Belge, Bu Şehr-i İstanbul Ki, Encore Yayınları, şehir, 416 sayfa

Ayşegül Dede – Hadi Masal Anlatalım (2017)

Masallar çok güzeldir.

Fakat daha da güzeli, masalların etkileyici anlatımıdır.

Kimi maharetli insanlar, masalları öyle bir tarza anlatırlar ki, o masal ne kadar bilinirse bilinsin ve hatta ezberlensin, anlatımın özgünlüğü onu daha bir harika kılar.

İşte, masal konusunda uzun zamandır çalışmalar yürüten Ayşegül Dede de bu kitabında, masalları daha etkileyici kılacak anlatım biçimleri konusunda ipuçları veriyor.

Masal anlatılırken hangi vurgunun nerede yapılacağından masal ortamının nasıl hazırlanacağına, çocukların yaşlarına göre masal içeriğinin nasıl sunulacağından masalda bulunan sakıncalı bilgilerin anlatılıp anlatılamayacağına kadar, konu hakkında birçok aydınlatıcı bilgi burada sunuluyor.

Kitap, masal anlatımını teorik bir çerçevede ele aldığı gibi, uygulama olarak da resimli dört örnek masal da barındırıyor. İsteyenlerin yazarın sesinden de dinleyebileceği bu masallar, kelimelerinden yapılan yönergeleri ve nerede nasıl vurgu yapılacağını belirtir halleriyle sunuluyor.

Çocuklarına masal anlatmayı seven anne-babalar ile masal tutkunu okurlara tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Ayşegül Dede – Hadi Masal Anlatalım, Taze Kitap, çocuk, 144 sayfa