Metin Hülagü – Yurtsuz İmparator Vahdeddin (2008)

  • YURTSUZ İMPARATOR VAHDEDDİN, Metin Hülagü, Timaş Yayınları, biyografi, 482 sayfa

Metin Hülagü ‘Yurtsuz İmparator Vahdeddin’de, İngiliz gizli belgelerinde, Vahdeddin ve Osmanlı Hanedanı’nın nasıl yer bulduğuna odaklanıyor. İngiliz Dışişleri Arşivi’nde uzun yıllar çalışan Hülagü’nün çalışması, Vahdeddin’in hayatı, karakteri, İngiltere’ye iltica edişi ve İstanbul’dan ayrılışına yer veriyor. Kitap bunun dışında, Saltanat’ın kaldırılışı, Veliaht Abdülmecid Efendi’nin seçilmesi, Hilafet’in kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı’nın sınır dışı edilmesi konularını da değerlendiriyor. Hülagü’nun kitabının, Sultan Vahdeddin ve onun Milli Mücadele döneminde takip etmiş olduğu politikaya odaklanmasıyla, özellikle dikkat çekeceğini belirtelim.

 

Gary Buffalo ve Sherry Firedancer – Şamanların Erk Hayvanları (2008)

  • ŞAMANLARIN ERK HAYVANLARI, Gary Buffalo ve Sherry Firedancer, çeviren: Bülent Uluçer, Okyanus Yayınları, din, 206 sayfa

İki yazarlı ‘Şamanların Erk Hayvanları’, şamanizm ve hayvanlar arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Hayvanlar, çoğu pagan inanışından da bilindiği üzere, insan için bedensel, ruhsal ve fiziksel destek sunan varlıklar olarak kabul edilir. Buffalo ve Firedancer, Amerikan yerlilerinin şaman anlayışından yola çıkarak, hayvan inanışının bu kabilelerde nasıl yer bulduğuna odaklanıyor. Amerikan yerlilerine göre, insanlardan daha hızlı koşan, yüzen, gören, daha iyi avlanan ve daha iyi uçan hayvanlar, bir erke ve dolayısıyla da bir bilgeliğe sahiptir. Yazarlar, hayvanların bu özelliklerinin, insan için barındırabileceği potansiyele odaklanıyor.

 

Hüner Tuncer – Atatürkçü Dış Politika (2008)

  • ATATÜRKÇÜ DIŞ POLİTİKA, Hüner Tuncer, Kaynak Yayınları, diplomasi, 240 sayfa

Hüner Tuncer ‘Atatürkçü Dış Politika’da, Atatürk döneminde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lozan Antlaşması’nın hemen ertesinde yürüttüğü dış politikayı inceliyor. Tuncer, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının hemen ertesinde kurulan yeni cumhuriyetin, İmparatorluk zihniyetini redettiğini ve bağımsız bir dış politika gütmeye başladığını söylüyor. Çalışma, Atatürkçü dış politikanın ilkelerine; Kurtuluş savaşı zamanında, yan yana yürütülen savaş ve diplomasiye; Lozan’da yürütülen diplomasiye; Lozan’ın hemen ertesindeki dış politika anlayışına; Atatürk Türkiye’sinin Ortadoğu ve Balkan devletleriyle ilişkilerine ve 1930’lardaki Türkiye dış politikası gibi konulara odaklanıyor.

 

Erdal Dağtaş – Türkiye’de Sivil İtaatsizlik, Toplumsal Hareketler ve Basın (2008)

  • TÜRKİYE’DE SİVİL İTAATSİZLİK, TOPLUMSAL HAREKETLER VE BASIN, derleyen: Erdal Dağtaş, Ütopya Yayınları, medya, 464 sayfa

‘Türkiye’de Sivil İtaatsizlik, Toplumsal Hareketler ve Basın’, konunun basın tarafından nasıl algılandığına odaklanıyor. Türkiye’de sivil itaatsizliğe dair kaleme alınan yayınların azlığı da düşünüldüğünde, çalışma kuşkusuz, önemli bir rol kazanıyor. Kitap, ‘Sivil İtaatsizlik Kavramı Üzerine Düşünmek’, ‘Türkiye’deki Sivil İtaatsizlik Eylemleri ve Basındaki Rolü’ ve ‘Türkiye’de Toplumsal Hareketler ve Basındaki Sunumlarından Örnekler’ başlıklı üç bölümden oluşuyor. Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle: Erdal Dağtaş, Mutlu Binark, Yiğit Ünsay, Aydan Özsoy, Devrim Deniz Erol, Banu Dağtaş, Gamze Göker, Ömer Özer ve Levent Yaylagül.

Gilles Deleuze – Sacher-Masoch’un Takdimi (2008)

  • SACHER-MASOCH’UN TAKDİMİ, Gilles Deleuze, çeviren: İnci Uysal, Norgunk Yayıncılık, biyografi, 269 sayfa

Sacher-Masoch’un adı, ünlü psikiyatrist Krafft-Ebing tarafından mazoşizmi tanımlamak için kullanılmıştı. Bunun nedeni de, kendisinin edebi eserlerindeki yoğun mazoşist kurguydu. Masoch’a uygun görülen bu yazgının, kendisinin edebi eserlerini gölgede bıraktığı için adil olmadığını söyleyen Deleuze, bu çalışmasında, hem bu karakterin biyografisine yer veriyor hem de onun eserlerini Marquis de Sade’ın eserleriyle karşılaştırıyor. Deleuze, iki karakteri dilleri, betimlemeleri, birbirini tamamlayan ya da birbirini yok sayan yönleri üzerinden değerlendiriyor.

 

Seyit Göktepe – Ben Ol da Gör (2008)

  • BEN OL DA GÖR, Seyit Göktepe, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 134 sayfa

‘Defter ve Çikolata’ ile ‘İlkyazların Anısıyla’, Türkiye öykücülüğünün genç isimlerinden Seyit Göktepe’nin ‘Ben Ol da Gör’ isimli kitabından önce yayınlanan öykü kitaplarıydı. Göktepe’nin bu kitabında yer alan öyküler, yazarın daha önce yayınlanan öykülerinden de bilindiği gibi, daha çok kendine özgü simgesel anlatımıyla öne çıkıyor. “Karanlığı dinliyordum. İçinde geçmişime dair hiçbir şeyin olmadığı bir karanlığı. Yeni bir öyküye başlayabilmem için hediye edilmiş mis kokulu bir defter gibiydi gece,” diyen Göktepe, üçüncü kitabıyla, kendine has öykü anlayışını zenginleştiriyor.

Robert Olson – Koyun ve Kasap (2008)

  • KOYUN VE KASAP, Robert Olson, çeviren: Muhittin Ataman, Orion Yayınları, siyaset, 361 sayfa

Robert Olson ‘Koyun ve Kasap’ta, kapitalizm ve milliyetçiliğin Kürdistan-Irak özelinde, bölge siyasetini nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. Kitap temelde, ABD’nin Irak işgalinin ulusal, bölgesel ve küresel gelişmelere etkisini değerlendiriyor. Olson, Kürdistan-Irak örneğine başvurarak milliyetçilik, kapitalizm ve devlet oluşum süreçlerini açıkladığı kitabı, bu örnek olayın hem Irak hem de Türkiye siyaseti üzerindeki etkilerini inceliyor. Çalışma, özellikle Arap, Türk ve Kürt milliyetçilik süreçlerinin birbirine etkilerini incelemesiyle de dikkat çekiyor.

Walter Isaacson – Geleceği Keşfedenler (2017)

  • GELECEĞİ KEŞFEDENLER, Walter Isaacson, çeviren: Duygu Dalgakıran, Domingo Kitap, biyografi, 520 sayfa

Walter Isaacson daha önce yayımladığı Steve Jobs biyografisiyle geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Yazar en az diğer çalışması kadar heyecan uyandıracak bu kitabında da, dijital çağı başlatan, onu dönüştüren ve bu çağda devrim yaratan çalışmalara imza atmış pek çok ismin biyografilerine yer veriyor. Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs ve Larry Page, burada karşımıza çıkan isimlerden yalnızca birkaçı. Kitap hem bu kişiler hakkında feyz alınabilecek biyografik detaylar sunuyor hem de bu isimlerin hayalleri, yaratıcılıklarının ardındaki etkenler ve nasıl bir düşünüş yapısına sahip oldukları konularında okurunu bilgilendiriyor.

Eugenio Barba ve Nicola Savarese – Oyuncunun Gizli Sanatı (2017)

Günümüzün önde gelen tiyatro kuramcılarından Eugenio Barba’nın kaleme aldığı nitelikli bir tiyatro antropolojisi.

1980 yılında Uluslararası Tiyatro Antropolojisi Okulu’nu (ISTA) kurmasıyla da bildiğimiz Barba çalışmalarında, Doğu ve Batı tiyatro teknikleri arasındaki ortaklıkları ve farklılıkları derinlemesine irdeler.

Barba, sözlük biçiminde hazırladığı bu pratik çalışmasında da, alıştırmalardan anlatıma, Avrasya tiyatrosundan Çin ve Hint tiyatrolarına, dengeden dramaturjiye, eşdeğerlikten karşıtlığa, metin ve sahneden organikliğe pek çok konu ve kavram irdeleniyor.

Richard Schechner, Fabrizio Cruciani, Rosemary Jeanes Antze, Ferdinando Taviani ve Franco Ruffini de, kitaba katkıda bulunan, alanın önde gelen diğer isimleri.

  • Künye: Eugenio Barba ve Nicola Savarese – Oyuncunun Gizli Sanatı, çeviren: Ayşın Candan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tiyatro, 352 sayfa

Henry Thorau – Görünmez Tiyatro (2017)

  • GÖRÜNMEZ TİYATRO, Henry Thorau, çeviren: Hülya Karcı, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, tiyatro, 199 sayfa

Augusto Boal, Paulo Freire’nin ‘Ezilenlerin Pedagojisi kuramından hareketle ‘Ezilenlerin Tiyatro’ kuramını geliştirmişti. Görünmez Tiyatro ise, ‘Gazete Tiyatrosu’, ‘İmge Tiyatrosu’, ‘Forum Tiyatrosu’ ve ‘Yasama Tiyatrosu’ gibi Boal’in geliştirdiği ‘Ezilenlerin Tiyatrosu’ yöntemlerinden biri. Görünmez Tiyatro, daha çok kamusal alanda gerçekleştirilen, oyuncuların seyircileri de oyuna dâhil ettiği, kışkırtıcı bir tiyatro pratiği. İşte, Boal’in hem çevirmeni hem de uzun yıllar dostu olmuş Thorau da bu çalışmasında, ‘Görünmez Tiyatro’ uygulamasını hem kuramsal hem de uygulamalı yönleriyle ele alıyor. Boal’in birkaç makale dışında ‘Görünmez Tiyatro’ üzerine detaylı bir şekilde duramadığı gerçeği düşünüldüğünde, bu kitap alan için daha da önem kazanıyor diyebiliriz. Tiyatrocular, tiyatro eğitmenleri ve tiyatroya gönül vermiş herkes için nitelikli bir kaynak.