Christian Fuchs – Sosyal Medya: Eleştirel Bir Giriş (2016)

  • SOSYAL MEDYA: ELEŞTİREL BİR GİRİŞ, Christian Fuchs, çeviren: Diyar Saraçoğlu ve İlker Kalaycı, Nota Bene Yayınları, medya, 408 sayfa

sosyal-medya-elestirel-bir-giris

Facebook, Twitter ve Google gibi platformlar kapitalist birer şirket olarak bizi nasıl sömürüyor? Christian Fuchs elimizdeki ilgi çekici çalışmasında bu sorunun yanıtını eleştirel bir perspektifle yanıtlarken, sosyal medyanın etkileri ve gücü konusunda okurlarını aydınlatıyor. Sosyal medya şirketlerinde iktidar yapısı, bu platformların gizliliğimizi güvence altına alıp almadığı ve bunların ekonomik olarak nasıl ayakta kaldığı gibi birçok konuyu irdeleyen Fuchs, konuyu sosyolojik, Marksist ekonomi politik, katılım kültürü ve kamusal alan gibi tartışmalar bağlamında inceliyor. Fuchs bununla yetinmeyip, WikiLeaks ve Wikipedia gibi mecralar bağlamında, alternatif sosyal medya araçlarının nasıl olması gerektiği üzerine de düşünüyor.

Hüseyin Mevsim – Diyarbakır Sürgünleri (2017)

  • DİYARBAKIR SÜRGÜNLERİ, Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, 244 sayfa, tarih

diyarbakir-surgunleri

1862-1878 yılları arasında, Bulgaristan’da ortaya çıkan isyan sonrasında 140 Bulgar, Diyarbakır’da bir hapishaneye sürgün gönderilir. Çeşitli yaş ve mesleklerden, farklı sosyal gruplardan gelen bu kişilerden bazıları, kış mevsiminin çetin geçtiği Anadolu’daki bu yolculuğu kaldıramaz. Sürgünlerin bir kısmı da, Diyarbakır’ın iklimine, havasına bir türlü alışamaz. Bu sürgünlerin önemli bir kısmı ise, ölümü dahi göze alarak Halep, İskenderun veya Erzurum ve Kafkasya üzerinden Romanya’ya firar eder. İşte bu çalışma, söz konusu sürgünlerin Anadolu ve Diyarbakır’daki günlerine dair hatıraları ile ailelerine gönderdikleri mektupları bir araya getirerek, bu sürgün sürecinin nitelikli bir resmini çiziyor. Kitap, sürgünlerin Diyarbakır’ın iklimi, coğrafi konumu, sosyal ve dini yapısı, ibadethaneleri, gündelik hayatı, geçim kaynakları ve etnik unsurları gibi konulara dair deneyim ve gözlemlerini paylaşmasıyla önemli bir tarihi vesika.

Yalçın Bürkev – ODTÜ: Tarih Direniyor (2016)

  • ODTÜ: TARİH DİRENİYOR, Yalçın Bürkev, Nota Bene Yayınları, tarih, 615 sayfa

odtu-tarih-direniyor

Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde öncü rol üstlenmiş ODTÜ’nün akademik-bilimsel gelişiminin yanı sıra kültürel tarihini de ele alan sağlam bir çalışma. Kitap, ODTÜ’nün 60 yıllık tarihinde neden muhalif geleneğin nasıl ortaya çıktığı, THKO’nun neden başka üniversitelerde değil de ODTÜ’de doğduğu, ÖTK türü bir örgütlenmenin neden ODTÜ’de geliştiği, askeri darbe döneminde ODTÜ’nün sol muhalif ruhunun nasıl korunduğu ve AKP döneminde ODTÜ’de muhalefetin nasıl dönüşüm geçirdiği gibi pek çok ilgi çekici soruyu yanıtlıyor. Çalışma bu soruları yanıtlarken, Prof. Uğur Ersoy, Prof. Tosun Terzioğlu, Prof. Raşit Kaya, Ertuğrul Kürkçü, Nuran Ağırnaslı, Ali Artun, Yılmaz Aysan, Taner Akçam, Mehmet Ali Yılmaz, Doğan Tılıç, Metin Özuğurlu, Cengiz Bozkurt ve Hakan Gülseven gibi, yolu ODTÜ’den geçmiş önemli isimlerin tanıklık ve gözlemleriyle de zenginleşiyor.

Haşim Şahin – Dervişler ve Sufi Çevreler (2017)

 

dervisler-ve-sufi-cevreler

Tarihçi Haşim Şahin elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, klasik çağ Osmanlı toplumunda, halkı derinden etkilemiş tasavvufi şahsiyetlere ve bu şahsiyetlerin dönemlerinin iktidarlarıyla ilişkilerine odaklanıyor.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, sufilerin hayatlarından bahseden menakıpnameler ile Alevi-Bektaşi geleneğinde önemli bir yeri olan vilayetnameler inceleniyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, 1300-1600 yılları arasında yaşamış bazı sufilerin hayatları anlatılıyor.

Şahin’in burada biyografilerini sunduğu isimler ise şöyle: Seyyid Ali Sultan, Emir Sikkînî, Yazıcızâde Kardeşler, Otman Baba, Merzifonlu Piri Baba, Koyun Baba, Seyyid Velâyet, Baba Haydar en-Nakşbendî, Beşiktaşlı Yahya Efendi ve Lâ’lîzâde Abdülbâki Efendi.

Çalışma, Osmanlı mutasavvıflarına geniş bir perspektiften bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Haşim Şahin – Dervişler ve Sufi Çevreler, Kitap Yayınevi, tarih, 264 sayfa

Gizem Çelik – Öldüren Erkek(lik)ler (2017)

  • ÖLDÜREN ERKEK(LİK)LER, Gizem Çelik, Nota Bene Yayınları, toplumsal cinsiyet, 336 sayfa

olduren-erkeklikler

Türkiye’nin en yakıcı sorunlarının başında, kadına yönelik şiddet geliyor. Hatta kamuoyunda bu yönde büyük bir tepki oluştuğu halde, kadına yönelik işkence ve cinayetler azalmak yerine gün geçtikçe daha da artıyor. Gizem Çelik’in bu önemli çalışması da, eşine şiddet uygulamış cezaevindeki erkeklerin dünyasını gözler önüne sermesi açısından, alana önemli bir katkı sunuyor. Doğrudan bu erkeklerin anlatımlarıyla yol alan bu kitap, meselenin ataerkil boyutunu kapsamlı ayrıntılı bir şekilde serimliyor. Sorunu saptamakla kalmayıp, bunun çözümü konusunda öneriler de geliştiren Çelik, hem eleştirel erkeklik incelemeleri hem de toplumsal cinsiyet konularına ilişkin nitelikli bir kaynağa imza atmış.

Konstantin Veliçkov – İstanbul’dan Hatıralar: 1870-1890 (2017)

  • İSTANBUL’DAN HATIRALAR: 1870-1890, Konstantin Veliçkov, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, anı, 80 sayfa

istanbuldan-hatiralar

1855-1907 yılları arasında yaşamış Bulgar şair ve yazar Konstantin Veliçkov’dan İstanbul’daki günlerine dair anı ve tanıklıklar. Galatasaray Lisesi’nin ilk mezunlarından olan Veliçkov, lise dönemindeki İstanbul ikametinin yanı sıra, ülkesindeki toplumsal ve siyasi durumdan kaynaklı olarak İstanbul’da gönüllü bir sürgün dönemi de yaşadı. Veliçkov’un anılarını sıra dışı kılan hususların başında 19. yüzyılın önemli olaylarına konusunda barındırdığı ayrıntılar ile İstanbul’a dair özgün yorumlar sunması. Bağımsız Bulgar kilisesi mücadelesinin bir meyvesi olarak Aziz Stefan Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin inşası ile İstanbul’daki Bulgar kültürünün merkezi niteliğindeki Mısır Çarşısı’nın arkasındaki Balkapan Han’a dair keyifli bilgiler barındıran kitapta, Veliçkov’un, İstanbul ile ilgili yapılan en şiirsel metinlerden biri olarak kabul edilen ‘Çamlıca’ başlıklı yazısı da yer alıyor.

André Suaréz – Üç Ölümsüz: Tolstoy, Baudelaire, Cervantes (2007)

  • ÜÇ ÖLÜMSÜZ: TOLSTOY, BAUDELAIRE, CERVANTES, André Suaréz, çeviren: Tahir Yücel, Hece Yayınları, inceleme, 247 sayfa

uc-olumsuz

André Suaréz ‘Üç Ölümsüz: Tolstoy, Baudelaire, Cervantes’te, dünya edebiyatının bu üç önemli yazarının kişiliklerini, yaşadıkları çevreyi, düşüncelerini, kederlerini, inançlarını, yapmak istedikleriyle kaçındıklarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor. Akıcı ve duru bir dille kaleme alınan kitap, hem edebiyat tutkunlarına hem de yaşamları ve eserleriyle çoğu insan için ışık olmaya devam eden, Tolstoy, Baudelaire ve Cervantes’e ilgi duyan her kesimden okuyucuya önerilir.

Noam Chomsky – İktidarı Anlamak, Cilt 1 (2007)

  • İKTİDARI ANLAMAK, CİLT 1, Noam Chomsky, çeviren: Sibel Yeşilgöz ve Burcu Şentürk, Aram Yayınları, siyaset, 333 sayfa

iktidari-anlamak

Noam Chomsky’nin iki cilt olarak yayımlanmış ‘İktidarı Anlamak’ isimli çalışmasının bu ilk cildi, özellikle ABD emperyalizminin dünya üzerinde yaratmak istediği ve Yeni Dünya Düzeni olarak tanımlanan iktidarı sorgulamasıyla ilgi çekiyor. Chomsky’nin verdiği örneklerle, ABD’nin kurduğu iktidar ağıyla, yeryüzünün insanlık için ne derece yaşanmaz hale getirildiğini ayrıntılarıyla görmek mümkün. Chomsky’nin hafta sonu tartışmaları olarak düzenlenen toplantılardaki konuşmalarından oluşan kitap, ABD’nin, Türkiye gibi üçüncü dünya ülkelerinde askeri darbeler yaptırarak, bu ülkelerdeki iktidarları nasıl egemenliği altına aldığını ve kullandığını anlatıyor.

Hakan Özerol – Silkelenen Keriz Olmayın (2007)

  • SİLKELENEN KERİZ OLMAYIN, Hakan Özerol, Elma Yayınları, iş dünyası, 153 sayfa

silkelenen-keriz-olmayin

Hakan Özerol, ‘Silkelenen Keriz Olmayın’ isimli bu çalışmasında, küçük ve büyük ekonomi işletmelerin başarılı olabilmesi için çeşitli tüyolar veriyor. “Keriz silkeleme”, bir piyasa terimi. Bu terim, piyasanın büyük oyuncularının parasal güçlerini kullanıp, fiyatları suni olarak yukarı çekmeleri ve ardından oltaya takılarak alıma geçen küçük ve bilgisiz yatırımcılara yüksek fiyattan menkul kıymet satıp kâr etmeleri anlamına geliyor. Özerol çalışmasında, yatırımcıların şanslarını arttırmayı hedefleyen finans piyasalarda tahmin yöntemlerini veriyor. Piyasaların nasıl okunması gerektiği, faiz oranları, döviz kurları ve enflasyonun ne anlama geldiği, kitapta ele alınan birkaç konu.

James Lasdun – Yedi Yalan (2007)

  • YEDİ YALAN, James Lasdun, çeviren: Ayşen Anadol, Merkez Kitapçılık, roman, 195 sayfa

yedi-yalan

James Lasdun’un ‘Yedi Yalan’ı, kahramanı Stefan Vogel’in hayatını belirleyen yalanları hikâye ediyor. Doğup büyüdüğü Doğu Almanya’dan Amerika’ya kaçan Vogel, burada anılarını yazmaya karar verir. Fakat anlatacakları, hayatının gerçekleri değil, kendisinin ve sevdiklerinin hayatını sarmalayan, hatta kaderlerini belirleyen yalanları olacaktır. Vogel bu aşamada, daha çocukken söylediği ilk yalandan itibaren, hayatının yalanlardan ve onların korkunç sonuçlarından oluşan bir oyun olduğunu görecektir. Lasdun’un kurgusunun temelinde, hem Doğu Almanya’daki komünist rejimin hem de Amerika’daki kapitalizmin vaat ettiği sözde özgürlüklerin yarattığı hayal kırıklığı vardır.