Vanessa Baird – Cinsel Çeşitlilik (2017)

  • CİNSEL ÇEŞİTLİLİK, Vanessa Baird, çeviren: Hayrullah Doğan, Metis Yayınları

cinsel-cesitlilik

Cinsel yönelimlere yönelik baskılar tarihte hiç eksilmese de cinsel yönelim çeşitliliği hiçbir zaman ortadan kalkmadı. Bu kitap da, hem cinselliği kontrol etmeyi amaçlayan siyasetlerden dinin cinsel çeşitlilik üzerindeki baskılarına, konuyu tarihsel boyutlarıyla irdeliyor hem de bu alandaki güncel tartışmaları bir araya getiriyor.

Witold Gombrowicz – Günlük (2017)

  • GÜNLÜK, Witold Gombrowicz, çeviren: Neşe Taluy Yüce, Yapı Kredi Yayınları

gunluk

Gombrowicz, üç ciltlik meşhur günlüğünün ikinci cildiyle karşımızda. Acıdan aşka, bilinçten değerlere kimi temalar ile Beethoven’dan Dante’ye ve Sartre’a farklı isimlerin ele alındığı günlükler, hem yazarın nevi şahsına münhasır kişiliğini aydınlatmaları hem de kendisinin hayata, yazarlara ve edebiyata bakışını ortaya koymalarıyla önemli.

Niyazi Berkes – Felsefe ve Toplumbilim Yazıları (2017)

  • FELSEFE VE TOPLUMBİLİM YAZILARI, Niyazi Berkes, Yapı Kredi Yayınları

felsefe-ve-toplumbilim-yazilari

Berkes’in dergilerde yayımlanan, toplantılarda sunulan makale ve bildirileri… Berkes burada, eski Grek toplum düşününden modern demokrasi devrimlerine, Osmanlı’da bilimlerin durumundan modern Türkiye’de felsefenin durumuna, Türkiye’de ekonomik düşünün evriminden Batı uygarlığının Türkiye’ye etkilerine pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Alfred Bester -Kaplan! Kaplan! (2017)

  • KAPLAN! KAPLAN!, Alfred Bester, çeviren: Barış Tanyeri, İthaki Yayınları

kaplan-kaplan

Tarihteki ilk Hugo Ödülü’nün sahibi Bester’dan 24. yüzyılda geçen harika bir bilimkurgu hikâyesi. Işınlanmanın icat edildiği bu dönemde Gully Foyle, mahsur kaldığı gemi enkazından kurtulmayı başarmıştır. Uzayda ölüme terk edildiğini anlayan Foyle, evvela buradan kurtulmaya, ardından da kendisini bu hale getirenlerden öcünü almaya kararlıdır.

C. Canan Küçükeren – Karia Efsaneleri (2007)

  • KARİA EFSANELERİ, C. Canan Küçükeren, resimleyen: Güngör Kabakçıoğlu, Ekin Yayın Grubu, mitoloji, 144 sayfa

karia-efsaneleri

Arkeolog C. Canan Küçükeren’in ‘Karia Efsaneleri’, Didim, Milas, Bodrum, Dalyan, Güllük, Marmaris ve Datça’dan derlenmiş efsaneleri barındırıyor. Karia, bugünkü Aydın, Muğla ile Denizli’nin bir kısmı ve İzmir’in küçük bir kısmına yayılmış kentlerden oluşuyordu. Çalışmadan da görüleceği gibi, bu medeniyet, Antik Çağ’ın diğer büyük uygarlıklarında olduğu gibi çok sayıda efsane üretmiş. Kitapta efsanelerin yanında bir harita, Karia kentlerinin bugünkü yerleşimleri, efsanelerle ilgili açıklamalar, bir mini sözlük ve kaynakça da bulunuyor. Kitap, iyi resimleri ve kaliteli baskıyla, tarih ve mitoloji konularına meraklı okurlara önerilir.

Leyla Ağaçkoparan – Geri Vites Hayatlar (2007)

  • GERİ VİTES HAYATLAR, Leyla Ağaçkoparan, İletişim Yayınları, anı, 124 sayfa

geri-vites-hayatlar

Leyla Ağaçkoparan, Türkiye’nin ilk kadın ağır vasıta şoförü. ‘Geri Vites Hayatlar’, ambulanstan otobüse, TIR’dan tankere, çekiciden çöp kamyonuna kadar çok sayıda motorlu araç kullanan kendisinin ilginç anılarından, anekdotlarından oluşuyor. Kitabı dikkat çekici kılan başlıca husus, çoğunlukla erkeklerin egemenliğindeki ağır vasıta araçlarında çalışmış bir kadının, iş hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları, bu araçlara karşı beslediği amansız tutkuyu ve kendini kadınlığından taviz vermeden kabul ettirme serüvenini ele almalarıdır diyebiliriz. Anılar, sadece bu mücadeleye odaklanmakla kalmayıp, şehir içi, şehirlerarası ve uluslararası yollarda geçen renkli bir hayatı anlatıyor.

Michel Foucault (ed.) – XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti (2007)

  • XIX. YÜZYILDA BİR AİLE CİNAYETİ, editör: Michel Foucault, çeviren: Erdoğan Yıldırım ve Alev Özgüner, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 330 sayfa

xix-yuzyilda

XIX. yüzyılın Fransa’sında annesini, kız kardeşini ve erkek kardeşini öldüren Pierre Rivierè, hapishanedeyken hatıralarını kaleme almıştı. Dönemin Fransa’sında, bu cinayetleri işleyen Rivierè’in akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu hararetli bir şekilde tartışılmış ama nihayetinde bir türlü ortak karara da varılamamıştı. İşte bu hatıralar, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine araştırma yapmak amacıyla yola çıkan Foucault ve arkadaşlarının başlıca çalışma konusu olur. Kitap, Foucault’nun zayıfların, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya çalıştığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri.

Mehmed Uzun – Bir Romanın Hatıra Defteri (2007)

  • BİR ROMANIN HATIRA DEFTERİ, Mehmed Uzun, çeviren: Muhsin Kızılkaya, İthaki Yayınları, günlük, 162 sayfa

bir-romanin-hatira-defteri

Mehmed Uzun, ‘Bir Romanın Hatıra Defteri’nde, Kürtçe yazdığı ‘Hawara Dicleyê’ isimli romanının, gün gün yazılış serüvenini anlatıyor. Günlük, Uzun’un romanın ilk notlarını almaya başladığı 6 Ekim 1998’den, romanının ikinci cildini de tamamladığı 29 Nisan 2003’e kadar devam ediyor. Bu beş yıllık süreyi kapsayan günlükte, yazarın romanına doğru yol alırken yaşadıkları, tanık olduğu olaylar, hayatına girmiş isimler, edebiyatçılar ve kitaplar yer alıyor. Günlüğün en dikkat çekici yönünün, Uzun’un romanını yaratırken yaşadığı kaygılara, sancılara, sorunlara ve sevinçlere yer vermesidir diyebiliriz. Bir romanın yazılma serüvenini merak edenlere önerilir.

Nedret Güvenç – İzmir’de Üç Gün ve Bir Gece (2007)

  • İZMİR’DE ÜÇ GÜN VE BİR GECE, Nedret Güvenç, Agora Kitaplığı, roman, 392 sayfa

izmirde-uc-gun

‘İzmir’de Üç Gün ve Bir Gece’, “Fazla yaşamakla az yaşamak arasındaki acıyı çoğaltmaktan başka ne fark var ki,” diyen başkahramanı şair Mehlika’nın trajik yaşamını hikâye ediyor. Nedret Güvenç, şairlikle başladığı edebiyatta, çok farklı türlerde eserler ortaya koymuş bir isim. Kendisinin bu kurmacası ise, henüz yirmilerindeyken kendini denize bırakarak hayata veda eden Mehlika ile ona acılarını dindirme konusunda yardımcı olmak isteyen genç dergi editörünün etrafında dönüyor. Bu trajik hikâyenin anlatımında, kahramanı Mehlika’nın şairliğinden de kaynaklı olarak, şiirsel bir üslup öne çıkıyor. Hikâyenin gerçek bir olaya dayanmasının da, kurguyu ilgi çekici kıldığını söyleyebiliriz.

İsmail Yılmaz – Türk Tarihinde Dalkavukluk ve İhanetler (2007)

  • TÜRK TARİHİNDE DALKAVUKLUK VE İHANETLER, İsmail Yılmaz, Selis Kitaplar, tarih, 352 sayfa

turk-tarihinde-dalkavukluk

İsmail Yılmaz’ın ‘Türk Tarihinde Dalkavukluk ve İhanetler’ sıkıcı olmayan tarih kitaplarına iyi örneklerden biri. Yılmaz, hep güncel bir konu olagelmiş ve görünürde böyle de devam edecek gibi görünen dalkavukluk ve ihanet gibi iki önemli konuyu ele alıyor. Kitap konuya dokuz bölümde ve Hunlardan Cumhuriyet dönemine uzanarak odaklanıyor. “Bu eser, tarihin kenarında durup, yönetenlerle dalkavuklar arasındaki hastalıklı ilişkileri ibretle seyredenler için yazılmıştır. Yalakaların yağlı elleriyle eserime dokunmasını, dalkavukların maskaralıklarıyla sayfalarımı buruşturmasını istemiyorum” diyen Yılmaz’ın kitabı, tarihte bu yönleriyle nam salmış aktörleri anlatıyor.