Rüzgar Mira Okan – Kendi Stilini Kendin Yarat (2014)

  • KENDİ STİLİNİ KENDİN YARAT, Rüzgar Mira Okan, Alfa Yayınları, hobi, 234 sayfa

KENDI

İmaj ve kişisel marka danışmanı Rüzgar Mira Okan ‘Kendi Stilini Kendin Yarat’da, hem kadınlar hem de erkekler için, stilini oluşturmak, vücut tipini ve şeklini öğrenmek, yapılan hatalardan kurtulmak, akıllı ve doğru parçalardan oluşan bir gardırop yaratmak konularında öneriler sunuyor. Öncelikle okurlarına yönelttiği kimi sorularla, onların stil beklentilerini açıklığa kavuşturan Okan, daha sonra vücut şeklinin ve vücut tipinin nasıl tespit edileceğini anlatıyor. Renklerin ne şekilde kullanılacağı, gardırobun nasıl düzenleneceği ve giysi alışverişinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Okan’ın odaklandığı diğer konular.

Orhan Bursalı – Hey Türkiye Nasılsın? (2014)

  • HEY TÜRKİYE NASILSIN?, Orhan Bursalı, Cumhuriyet Kitap, inceleme, 360 sayfa

HEY

Orhan Bursalı ‘Hey Türkiye Nasılsın?’da, Türkiye’nin uluslararası arenadaki yerini sayılar, rakamlar, olgular, yorumlar, kısacası çok sayıda istatistik üzerinden sorguluyor. Türkiye üzerine ağırlıklı olarak uluslararası çeşitli araştırmalara başvuran Bursalı, Türkiye’nin küresel ölçekteki yerini demokrasi ve özgürlükler, basın özgürlüğü, internet ve elektronik medya özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, kişi başı gelir, sağlık harcamaları, eğitim düzeyi, öğrenci başarısı, küresel barış, yolsuzluk ve rüşvet, askeri harcamalar, yeşil kent, refah ve zenginlik, hukuk ihlalleri ve doğurganlık gibi kıstaslar bağlamında değerlendiriyor.

Erdal Küçükyalçın – Samuraylar Çağı (2014)

  • SAMURAYLAR ÇAĞI, Erdal Küçükyalçın, İnkılap Kitabevi, tarih, 240 sayfa

SAMURAYLAR

Erdal Küçükyalçın ‘Samuraylar Çağı’nda, modern Japonya’nın temellerini oluşturan, 7. yüzyılda Budizmin Kore üzerinden girişinden 17. yüzyıla kadarki bin yıllık dönemi kapsayan  “Samuraylar Çağı”na odaklanıyor. Japon devlet mekanizmasının oluşumunda kritik önem taşıyan Taika devrimini anlatarak çalışmasına başlayan Küçükyalçın, Samuray sınıfının doğuşunu, Samurayların Japon tarihi akışına ne gibi silinmez etkilerde bulunduğunu, ilk askeri hükümetin kuruluşunu, yerel beylerin doğuşunu, yüzyıllık iç savaş ertesinde gelen birleşmeyi, 17. yüzyılda ülkede dengenin kuruluşunu, Japon halkının inanç ve değer sistemini anlatıyor.

Gürkan Tellioğlu – Naklen Hayat (2014)

  • NAKLEN HAYAT, Gürkan Tellioğlu, Mikado Yayınları, sağlık, 105 sayfa

NAKLEN

Doktor Gürkan Tellioğlu, gözlemlerine dayanan ‘Naklen Hayat’ta, böbrek yetmezliğini yaşamış insanların deneyimlerini aktarıyor, okurunu, hakkında pek çok hurafe bulunan böbrek nakli konusunda aydınlatıyor. Uzun yıllardır böbrek nakli sorumlusu olarak çalışan Tellioğlu, böbrek yetmezliği yaşayan insanların tedavi sürecinde deneyimledikleri zorlukları, diyaliz makinelerine bağlı hayatları, böbrek bağışını beklerken yaşadıkları ümitsizliği anlatıyor. Tellioğlu bunu yaparken, bizi, ancak hastalandığımızda değerini bildiğimiz vücudumuza daha çok özen göstermeye, böbrek bağışı ve böbrek nakli konusunda daha bilinçli olmaya davet ediyor.

Cicero – Kader Üzerine (2014)

  • KADER ÜZERİNE, Cicero, çeviren: C. Cengiz Çevik, Aylak Adam Yayınları, felsefe, 211 sayfa

KADER

‘Kader Üzerine’, Roma kültürünün olduğu kadar Yunan kültürünün de sonraki çağlarca bilinmesine katkıda bulunan ünlü düşünürlerden Marcus Tillius Cicero’nun ‘De Fato’ adlı Latince eserinin çevirisinden oluşuyor. Cicero kitabında ağırlıklı olarak, kader(kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan, farklı görüşlerini aktarıp yorumluyor, felsefenin etik ve mantık sahalarına ilişkin kısa bir kavram analizi yapıyor. Düşünür bunun yanı sıra, şans faktörünün hayatımızdaki rolünü ve dışsal faktörlerin bireyin karakteri ve yapısı üzerine etkilerini de tartışıyor.

Per Petterson-Reddediyorum (2014)

REDDEDIYORUM

Norveç edebiyatının önde gelen isimlerinden Per Petterson ‘Reddediyorum’da, iki kişinin uzun yıllara yayılan arkadaşlığı üzerinden bir dostluk, şiddet ve yıkım hikâyesi sunuyor.

Tommy ve Jim çocukluk arkadaşıdır.

Tommy’nin annesi onları terk etmiş, babanın çocuklarıyla kurduğu tek ilişki biçimi ise, onlara uyguladığı sonu gelmez şiddettir.

Annesiyle birlikte yaşayan Jim ile Tommy arasında, görünüşte güçlü bir ilişki vardır.

Fakat günün birinde, ilk başta önemsizmiş gibi görünen bir olay, bu arkadaşlığı büyük bir yıkıma sürükleyecektir.

Bu kopuş, iki arkadaşın aradan otuz beş yıl geçtikten sonra tesadüfen karşılaşacakları ana kadar sürecektir.

Petterson’dan geçmişin silinmeyecek izleri, unutamama ve intikam hakkında bir hikâye.

  • Künye: Per Petterson – Reddediyorum, çeviren: Banu Gürsaler Syvertsen, Metis Yayınları, roman, 241 sayfa

Sabahattin Ali – Canım Aliye, Ruhum Filiz (2014)

  • CANIM ALİYE, RUHUM FİLİZ, Sabahattin Ali, hazırlayan: Sevengül Sönmez, Yapı Kredi Yayınları, mektup, 159 sayfa

CANIM

Edebiyatımızın önemli simalarından Sabahattin Ali, yaşadığı dönemde sık sık kovuşturmalara uğradığı gibi, üstesinden gelmek için muazzam çaba harcadığı ekonomik sıkıntılarla da boğuşmuştu. Bu çalışma, yazarın yaşamı konusunda önemli ipuçları barındırmasıyla önemli. Sabahattin Ali’nin 1935 ve 1948 yılları arasında eşi Aliye Hanım ile kızı Filiz’e gönderdiği mektuplardan oluşan kitap, yazarın iç dünyasına, edebi serüvenine, arkadaşlarına ve yaşadığı çevreye dair bilinmeyenleri aydınlatıyor. Yazar mektuplarında, tanık olduğu bazı olayları ve yaşadığı sıkıntıları, ailesine karşı beslediği muazzam sevgiyle örerek ifade ediyor.

Wilhelm Schmid – Mutsuz Olmak (2014)

  • MUTSUZ OLMAK, Wilhelm Schmid, çeviren: Tanıl Bora, çizimler: Turgut Demir, İletişim Yayınları, psikoloji, 92 sayfa

MUTSUZ

Wilhelm Schmid ‘Mutsuz Olmak’ta, çağın mutluluk anlayışını sorguluyor ve okurunu, içinde mutsuzluğun da bulunduğu bütünlüklü bir hayatla yüzleştiriyor. İnsanları sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırmış bir çağda yaşadığımızı belirten Schmid, bunu “mutluluk diktatörlüğü” olarak tanımlıyor. Mutluluk diktatörlüğünün, mutsuz olmaya pek alan bırakmadığını ve mutluluğun insan hayatı üzerindeki mutlak egemenliğinden şüphe duyan herkesin suratına sert bir rüzgâr yediğini belirten Schmid, mutluluk üzerine fazla düşünmenin bizi nasıl doyumsuz hale getirdiğini, mutsuzluğu kabullenmemenin algımızı nasıl zehirlediğini ortaya koyuyor.

Mehmet Rauf Kesici – Emek Piyasaları (2014)

  • EMEK PİYASALARI, Mehmet Rauf Kesici, Dipnot Yayınları, iktisat, 183 sayfa

EMEK

Mehmet Rauf Kesici, “çalışma” olarak ifade bulan faaliyetleri ve farklı iktisadi anlayışların emek piyasası yaklaşımlarını anlamaya koyulduğu kitabında, çalışma eylemliliğini tarihsel bir perspektifle ortaya koyuyor; toplumları ekonomik açıdan anlamaya ve açıklamaya çalışan iktisadi yaklaşımların emek piyasası yapılanmalarını inceliyor. Emek piyasalarına ilişkin kavramsal bir çerçeve kurarak kitabına başlayan Kesici’nin çalışması, klasik gelenek ve Keynesyen yaklaşımla birlikte diğer iktisat teorilerinin de emek piyasalarına yaklaşımını tartışması ve bu bağlamda küreselleşmenin yarattığı etkileri araştırmasıyla önemli.

Nilhan Aras – Bayram Çöreği: Diyarbakır Mutfağı (2014)

  • BAYRAM ÇÖREĞİ: DİYARBAKIR MUTFAĞI, Nilhan Aras, Metro Kültür Yayınları, yemek, 280 sayfa

BAYRAM

Nilhan Aras ‘Bayram Çöreği’nde, merkezi, ilçesi, köyüyle Diyarbakır mutfağını birebir Diyarbakırlıların anlatımlarıyla sunuyor. Yerel mutfak kültürü araştırmaları açısından da önemli olan çalışmada yörenin süt ürünleri, çorbaları, sebze yemekleri, et yemekleri, kebaplar, köfteler, hamur işleri, pilavlar, dolma ve sarmalarından çok sayıda tarife yer veriliyor. Kitapta Helawî, Nokên Sêle, Otlu Lavaş, Habenîsk, Diwinye, Gebbol, Tirşikê Hişk, Hêkerûn, Sîravî, Avsîrk, Xilorik ve Malêz gibi yöreye özgü tariflerin yanı sıra Türkiye’nin başka yerlerinde yapılıp Diyarbakır’da yeniden yorumlanan yemeklere de yer veriyor.