Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar (2023)

Meropi Anastassiadou bu kitabında Pera Rumları özelinde İstanbul’un toplumsal, ekonomik, kültürel ve kentsel değişiminin izlerini sürüyor.

On dokuzuncu yüzyıl başında henüz bir mahalle olan Pera’nın yarım yüzyıl içinde Osmanlı modernleşmesinin vitrini ve yüzünü Avrupa’ya çevirmiş bir başkentin kalbi haline gelişini anlatıyor.

Kiliseleri, okulları, hastaneleri, hayır kurumları ve görkemli mimari eserleriyle İstanbul’daki Rum varlığını, İstanbul Rum toplumunun zengin mirasını aktarıyor.

Aynı zamanda Rumların gündelik yaşamından kesitler sunuyor.

Milliyetçiliğin yükseldiği bir çağda kozmopolit bir kentin dönüşümünü, Tanzimat döneminde yapılan reformların Rum kurumları üzerindeki etkisini gösteriyor.

Siyasal çalkantılar, rakip ideolojiler, savaşlar ve göç ekseninde cemaat içi dinamikleri, tartışmaları, gerilimleri ve uzlaşmaları yorumluyor.

On dokuzuncu yüzyıl dönümünde bir semtin, bir cemaatin, bir idealin parlayışı ve sönüşünün hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar: Pera Cemaatinin Toplumsal Kültürel Tarihi, çeviren: İsmail Yerguz, Alfa Yayınları, tarih, 480 sayfa, 2023

Erol Çağlar – Napolyon’un Peşinde Bir Osmanlı (2023)

Osmanlı İmparatorluğu en uzun yüzyılına girerken Avrupa önce Fransız Devrimi’nin sonrasında da Napolyon ordularının yol açtığı son derece çalkantılı bir dönemden geçiyordu.

Napolyon Bonapart’ın İtalya’dan Mısır’a, İber’den Rusya’ya uzanan macerası, İmparator oluşu ve 1814’te iktidardan düşüşü Modern tarihin en büyüleyici sahnelerinden biri olmuş, Napolyon efsanesi iki yüz yıldır edebiyattan akıl hastalıklarına her sahada temsil bulmuştur.

Erol Çağlar büyük bir titizlikle, yolu sadece Napolyon’la kesişmekle kalmamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu büyük sarsıntılar döneminde kilit bürokratlarından biri olmuş Seyyid Mehmed Emin Vahîd Efendi’nin hikâyesini ve 1808 yılında III. Selim’in görevlendirmesiyle çıktığı elçilik seyahatini gün yüzüne çıkarıyor.

Vahîd Efendi, Fransız elçisi General Sebastiyani’nin aracılık ettiği bu seyahatinde Napolyon’la olası bir Rusya seferi için ittifak antlaşması yapmak ve detayları istişare etmek için yola çıkar.

‘Sefâretname’de Edirne’den başlayarak Vidin, Temeşvar, Budapeşte, Viyana, Krakov, Varşova üzerinden Paris’e gider.

Vahîd Efendi’nin hatıratı hem diplomatik hem de dönüşen Batı şehirlerine dair gözlemlerde bulunur.

Çağlar’ın geniş bir özetle, özgün dilinde sunduğu bu sefaretnameye Vahîd Efendi’nin İngiltere ile imza ettiği Kale-i Sultaniye Antlaşması’na dair takrirleri ve antlaşma metni eşlik ediyor.

  • Künye: Erol Çağlar – Napolyon’un Peşinde Bir Osmanlı: Seyyid Mehmed Emin Vahîd Efendi ve Fransa Sefâretnamesi, Telemak Kitap, tarih, 220 sayfa, 2023

Çiğdem Oğuz – Osmanlı’da Ahlak Buhranı (2023)

 

Çok çeşitli orijinal kaynaklara dayanan bu çalışma, bize Birinci Dünya Savaşı sırasında bir İslam İmparatorluğu olarak Osmanlı’nın meşruiyeti açısından çok önemli olan genel ahlak meselesine ilişkin tartışmaların ve bu konudaki gerçeklerin tam ve çok katmanlı bir resmini sunuyor.

Böyle az araştırılmış bir konu hakkında usta işi bir sosyal ve kültürel tarih kitabı olarak okunabilecek Çiğdem Oğuz’un çalışması, ahlaki gerileme ve Müslüman kimliği tartışmalarına odaklanan, cinsiyet ve aileye ilişkin politikaları araştırıyor, bize Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Osmanlı iç cephesi ve bunun yol açtığı sosyokültürel dönüşüm hakkında özgün bir analiz sunuyor.

Çalışma, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı yıllarına ait sağlam empirik verilerini kullanarak, birbiriyle yarışan ahlak vizyonlarının ve ahlaki kriz üzerine artan söylemin kriz, çürüme, kargaşa ve dönüşüm içindeki bir toplumun durumunu nasıl ve neden yansıttığını ortaya koyuyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan siyasi ve toplumsal krizin nedenlerini ve çözümlerini arayan ve bugünkü Türkiye’ye miras kalan birçok fikrî cereyan ortaya çıktı.

Her kesim kendi reçetesinde önce toplumun ahlak buhranına çare aradı.

Oğuz, ideolojilerin uğrak noktası hâline gelen bu tarihsel olguya geç dönem Osmanlı siyasi düşünce tarihinden günümüz Türkiyesi’ne derinlikli bir bakış sunuyor.

  • Künye: Çiğdem Oğuz – Osmanlı’da Ahlak Buhranı: Birinci Dünya Savaşı’nda Toplum, Siyaset ve Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Ertan Akkaş, Fol Kitap, tarih, 320 sayfa, 2023

Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek (2023)

  • Cansız madde nasıl olur da kendiliğinden canlılığa yol açar?
  • Zihin dediğimiz şey nerden çıktı?
  • Peki ya ahlâk?
  • Bütün bunlar tanrısal bir müdahale olmadan çıkar mı?
  • Bilim bu soruya evet olarak cevap verdiği için kutsallığı kaldırmakla suçlanıyor.

Oysa 3,8 milyar yıllık evrimden sonra canlı bir hücrenin örülmüş tümleşik karmaşıklığını düşünün: Hücrenin bir çırpıda biçimlendirildiğini varsaymak mı, yoksa canlı organizmanın gelişen biyosfer tarafından yaratıldığı gerçeğini kabul etmek mi daha harikadır?

Öndegelen karmaşıklık kuramcısı Stuart Kauffman, ortaya çıkmakta olan bilimsel temelli bir dünya görüşüne dayanan yeni bir doğal tanrısallık anlayışı öneriyor.

O soğuk, cansız bir evrene “tanrı” sokmaya çalışmıyor; bunun yerine, kutsal saydığı tanrısal niteliklerin ‒yaratıcılık, anlam, amaçlı eylem– aslında evrenin bilimsel olarak araştırılabilecek özellikleri olduğunu savunuyor.

Kauffman’ın tanrısallık yorumu, okurların fikirlerine bilimsel düşüncenin her düzeyinde meydan okuyacaktır.

  • Künye: Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek: Doğanın Kendini Yaratma Macerası, çeviren: Zekeriya Aydın, Alfa Yayınları, bilim, 408 sayfa, 2023

Kolektif – Anadolu’nun İmarında Yarışmalar (2023)

Kuşkusuz, mimari proje yarışmaları, Cumhuriyetin ilanının hemen ardından ülkede modern mimari kimliğin oluşturulması ve modern mimarlık anlayışının yaygınlaştırılması sürecinde önemli roller üstlendi.

Anadolu’nun farklı şehirlerinde kamu yapılarına odaklanan mimari proje yarışmaları düzenlenmiştir.

Bu kitap, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerin dışındaki Anadolu coğrafyasında, modern mimarlık örneklerinin belgelendiği bir çalışma olmanın ötesinde, 1930-1990 yılları arasındaki bir dönemin “mimarlık ortamının” anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Literatüre eksik olarak eklemlenmiş veya hiç ele alınmamış yarışmaları belgelemek, yapıların güncel durumlarını ortaya koymak ve sonuç olarak mimarlık yazınına bir kaynak eser kazandırmak hedefiyle tasarlanmış geniş katılımlı bir projedir.

Mimari projelerin gerçekleştirildiği 10’ar yıllık periyotlar halinde ait oldukları dönemlerin sosyal, kültürel ve siyasi bağlamları da dikkate alınarak, seçilen yapılar değerlendirilmiş, analiz edilmiş.

  • Künye: Kolektif – Anadolu’nun İmarında Yarışmalar (1930-1990), editör: Filiz Sönmez, Semra Arslan Selçuk, İdealKent Yayınları, mimari, 480 sayfa, 2023

Melis Gönenç – İslamcı Yıllarda Devlet Opera ve Balesi (2023)

Devlet Opera ve Balesi (DOB), özgül tarihsel koşullar gereği, ülkemizde yalnızca opera ve bale sanatının değil, siyasal alanın da barometrelerinden biridir.

Yüksek sanatlarda laik Cumhuriyet’in en arı kültür ve kurumu niteliğini taşıyor oluşu, Laik Cumhuriyet düşmanı gerici ideoloji ve iktidarların ilk hedeflerinden olmasına yol açmıştır.

İslamcı karanlık, 20 yılı aşkın iktidar döneminde, kurum içinden devşirdiği ve çoğumuzun “ilerici/çağdaş” kimlikli olarak tanıdığı işbirlikçileri eliyle, hem opera-bale sanatında, hem de DOB’da önemli bir yıkıma neden olmuştur. Kitap, Cumhuriyet’in 100.yılında, tarihselci bir yaklaşımla bu yıkımı tutanak altına alma çabasıdır.

  • Künye: Melis Gönenç – İslamcı Yıllarda Devlet Opera ve Balesi, Yazılama Yayınları, sanat, 628 sayfa, 2023

David S. Meyer – Toplumsal Hareketler (Bazen) Nasıl Fark Yaratabilir? (2023)

Dünyayı değiştirmek için protestolara katılırız, değişimde bir katkımız olabileceğini, bir fark yaratabileceğimizi düşündüğümüzden.

Bazen bu hedefe ulaşırız ve bir şeyleri değiştirmeyi başarırız.

Ama kimse bu noktaya kendi kendisine gelemez ve çoğu kez değişim tam istenen şekilde, istenen anda gelmez.

Bu kısa ve öz çalışma, sıradan insanların dünyayı nasıl ve hangi şartlarda etkileyebileceğini, bazen işlerin neden plana göre gitmediğini açıklıyor.

David S. Meyer, toplumsal hareketler külliyatını derinlemesine inceleyerek toplumsal hareketlerin ortaya çıkışını, devrim hareketleriyle arasındaki farkı ve aktivistlerin içine bulunduğu dönemde siyaseti, politikaları, kültürü ve yaşam biçimini nasıl etkilediğini irdeliyor.

Aktivistlerin oluşturduğu siyasi değişim anlatılarının ve bu anlatıların yaratabileceği etkinin üzerinde durarak son noktayı koyuyor.

Çok sayıda toplumsal hareket örneğini masaya yatırarak protesto siyasetinin yapısı ile muhtemel sonuçlarına ışık tutuyor.

  • Künye: David S. Meyer – Toplumsal Hareketler (Bazen) Nasıl Fark Yaratabilir?, çeviren: Zeynep Demir, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2023

Kolektif – Sosyal Politika (2023)

Yeni dünya düzeni, başta beslenme ve barınma sorunları olmak üzere, yoksulluk, göç, kölelik, işsizlik, güvencesizlik, örgütsüzlük ve toplumsal cinsiyet konularında yeni sorunları, yeni çalışma biçimleri ile yeni işleri, yetersiz sağlık ve eğitim uygulamalarını getirmiştir.

Sosyal politikanın finansallaşması nedeniyle bulunan çözümler de beklenen faydayı sağlamıyor.

Genç akademisyenlerin bu tür çok boyutlu ve kapsamlı bir çalışmayı yapmış olmalarını takdirle karşılamak gerekir.

Bugünün sosyal politika alanındaki yeni yaklaşımların, uygulamaların ve bunların işe yararlığının tartışıldığı bu kitap, alana önemli katkıda bulunuyor.

Sosyal politika alanında çalışan genç akademisyenlerin katkıda bulunduğu derleme kitap, son yıllarda çalışma yaşamını derinden etkileyen ve şekillendiren güncel gelişmeleri emek perspektifi ile ele almakta ve tartışmaya açıyor.

Bundan birkaç on yıl önce akıllara bile gelmeyen yeni, hızlı ve çalışma yaşamını yeniden biçimlendiren gelişmeler, ulusal ve uluslararası sosyal politikanın önemini bir kez daha öne çıkarıyor.

Klasik sosyal politika konularının ötesine geçen kitap, çalışma yaşamını ve gündelik yaşamı etkileyen değişim ve dönüşüm sürecini sınıf perspektifi ile eleştirel bir yaklaşımla ele alıyor.

Kitap, çalışma sosyolojisi ve sosyal politika alanında tartışılan sıcak konuların bir kesişimini veriyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar şöyle: Mehmet Atilla Güler, Güven Savul, Özge Kahraman Ersöz, Nuray Şahin, Fatma Yeşilkaya, Gaye Burcu Yıldız, Orkun Saip Durmaz, Onur Metin, Öztekin Düzgün, Aylin Güler Ünlü, İlayda Erturun, Özal Çiçek, Çağatay Edgücan Şahin, Özal Çiçek-Çağağtay, Emek Önder Ünlü, Cüneyt Eren, Denizcan Kutlu.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Politika: Yeniden İnşanın Eleştirisi, editör: Serter Oran, Nika Yayınevi, inceleme, 424 sayfa, 2023

John-Paul Stonard – Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü (2023)

İnsanlar neden sanat eserleri yaratır?

40.000 yıl önce yaşamış insanların mağara duvarlarına resim yapmasını sağlayan içgüdüyü nasıl açıklayabiliriz?

Peki günümüzdeki çağdaş sanat galerilerinde sergilenen eserlerde aynı ilhamın etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Dünyadaki tüm coğrafyalarda, tarihin her anında imge yaratmanın ardında müthiş bir kaynak vardır, o da insanın doğayla karşılaşmasıdır. İşte ‘Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü’, nasıl düşündüğümüzü ve doğayla nasıl bir ilişki kurduğumuzu gösteren sanat eserlerinden yola çıkarak dünya sanatına kapsamlı bir yaklaşım getiriyor.

Sanat eleştirmeni, tarihçi ve küratör John-Paul Stonard’ın titiz bir araştırmasının ürünü olan kitap, Paleolitik Çağ’ın en eski kaya resimlerinden günümüzün kavramsal sanatına kadar önemli sanat eserlerini ve onların öyküsünü yeni bir yolda keşfetmeye çağıran heyecan verici bir çalışma.

Ernst Gombrich’in efsanevi eseri ‘Sanatın Öyküsü’nün yerini alabilecek bir çalışma.

  • Künye: John-Paul Stonard – Başlangıçtan Bugüne Sanatın Öyküsü, çeviren: Sema Özgün, Say Yayınları, sanat, 536 sayfa, 2023

Mostafa Minawi – İstanbul’u Kaybetmek (2023)

Mostafa Minawi, ödüllü bu çalışmasında bir zamanlar çokkültürlü bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesiyle imparatorluk başkentindeki evlerinden hatta kimliklerinden vazgeçmek zorunda kalanların tarihini anlatıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarının alternatif bir tarihini sunan ‘İstanbul’u Kaybetmek’, imparatorluk düzeninin yıkılış tarihinin bireylerin tarihiyle nasıl kesiştiğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

Minawi, Arap-Osmanlı imparatorluk deneyiminin kayıp gelecekleri ve gözden kaçan mirasları hakkında ustaca ve büyüleyici bir anlatım sunuyor.

‘İstanbul’u Kaybetmek’ bize geç dönem Osmanlı tarihini Türk milliyetçi anlatılarından nasıl kurtaracağımızı ve emperyalizmin yüksek çağının küresel entelektüel ve siyasi tarihine dair çok daha zengin bir anlayış kazanmayı öğretiyor.

Ortadoğu ve Afrika’nın gerçekten rahatsız edici bir döneminin kısmen biyografisi, kısmen siyasi coğrafyası ve kısmen tarihi olan ‘İstanbul’u Kaybetmek’, Osmanlı İmparatorluğu’ndan yeni Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar hayatta kalamayan hayatları ve yakın ilişkileri ortaya koyuyor.

Yazar, 100 yıl önce İstanbul’da yaşamış olan Arap-Osmanlı emperyalistlerinin ve aile üyelerinin yaşamlarını anlatıyor.

  • Künye: Mostafa Minawi – İstanbul’u Kaybetmek: Arap-Osmanlı Emperyalistleri ve İmparatorluğun Sonu, çeviren: Murat Devres, Fol Kitap, tarih, 368 sayfa, 2023