John Bowker – Dünya Dinleri (2023)

Kutsal metinler, insanoğlunun inşa etmiş olduğu eserler, resimler ve mimari aracılığıyla büyük dinlerin tarihini ve en önemli öğretilerini keşfedin.

Farklı ibadet tarzlarının ve dinsel ilkelerin izini sürün; günümüzde varlığını sürdüren eski inançların benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyin.

Büyük bir açıklık ve duyarlılıkla yazılmış olan bu resimli ve büyüleyici rehber, Klasik Dünyanın kadim mitolojilerinden Zerdüştçülüğe, Hıristiyanlıktan İslama kadar başlıca inanç sistemleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunuyor.

  • Künye: John Bowker – Dünya Dinleri, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, din, 352 sayfa, 2023

Gladys McGarey – İyi Yaşanmış Bir Hayat (2023)

 

Gladys McGarey, 102 yaşında hâlâ mesleğini sürdüren bir hekim.

O, bu kitapta, asırlık ömründen çıkardığı dersleri ve insan yaşamının nasıl daha iyi olacağına dair kendisine ilham kaynağı olan binlerce hastasının hikâyelerini bizlere anlatıyor.

Altmış yılı aşkın hekimlik hayatının ardından Dr. Gladys, bu kitapta uzun, mutlu ve dolu dolu bir yaşamın tadını çıkarmak için altı uygulanabilir sırrını şöyle paylaşıyor:

  • Enerjinizi çılgınca harcayın
  • Tüm yaşam hareket üzerine kuruludur
  • Burada olmanızın bir sebebi var
  • Asla yalnız değilsiniz
  • Her şey sizin öğretmeninizdir
  • Sevgi en güçlü ilaçtır

McGarey’nin, kendi sıra dışı yaşamından paylaştığı mucizevi iyileşme öyküleri de oldukça büyüleyici.

O, sadece sağlık ve şifa hakkında değil, aynı zamanda neşe içinde ve tatmin duyulan bir yaşam için neler yapılması gerektiği konusunda düşüncelerinizi etkileyip bakış açınızı değiştirecek.

Kitap boyunca, sizlere sevgi dolu ve bilge bir büyükanne gibi eşlik edecek.

  • Künye: Gladys McGarey – İyi Yaşanmış Bir Hayat: 102 Yaşında Bir Doktordan Her Yaşta Sağlıklı ve Mutlu Yaşamak Üzerine Altı Sır, çeviren: Dila Elmas, Mona Kitap, kişisel gelişim, 312 sayfa, 2023

Claude Grange, Régis Debray – Son Nefes (2023)

“Binyıllar yıl geçti ama insan ölüme alışamadı bir türlü.”

‘Son Nefes’, Malraux’nun bu sözleriyle başlıyor.

Maurice Blanchot, “Ölüm insanın olanağıdır, onun şansıdır, tamamlanmış bir dünyanın geleceği bize onun aracılığıyla kalır.” demişti.

Cioran ise, “Ölüm bir çözüm olmasaydı, faniler şöyle ya da böyle onu atlatmanın bir yolunu mutlaka bulurdu.” demişti.

Régis Debray ve Claude Grange’ın kaleme aldığı ‘Son Nefes’, çaresiz hastalıklar nedeniyle ölmekte olan insanların son anlarına odaklanıyor ve hayli çarpıcı, dramatik, yer yer trajik hikâyeler aktarıyor.

Satırlar arasında o insanların korkuları, kaygıları, çaresizlikleri, pişmanlıkları güçlü bir biçimde hissediliyor.

Bu yönüyle ‘Son Nefes’ kimi zaman ağır ve hazmedilmesi zor bir anlatıya dönüşüyor.

Fakat özellikle güncel bir eser olması itibarıyla, hassas meselelere ve onlara dair tartışmalara çok önemli katkılar sunuyor.

Ölümü olağan bulmak ile ölümden korkmamak apayrı şeyler.

Hepimiz bir gün öleceğiz demek kolay, ama yakında öleceğim, ben öleceğim demek zordur.

Grange, ölmekte olan insanlarla nasıl konuşacağımızı bilmek büyük bir meziyettir, diyor.

Yaşlılık ve yaşlılar, kitabın gündeminde önemli bir yer tutuyor.

Grange ve Debray bunlara dair algımızın zaman içinde nasıl değiştiğine dair dramatik gözlemler aktarıyorlar, modern toplumlara ciddi eleştiriler getiriyorlar.

Debray’nin ifadesiyle “hiçbir şey üretmeyen ve doğru dürüst tüketmeyen” yaşlılar her yerde birer fazlalığa dönüştüler.”

Evin bir köşesinde sessizleşip silindikçe varlığı makbul görülen kişiler oldular.

Onlar bir kez yaşlanmakla, elden ayaktan düşmekle hayatlarının hatasını yapmışlardır!

Yaşadıkları fazladan her gün için neredeyse mahcubiyet duyacak kadar sessizleşmiş, küçülmüşlerdir.

  • Künye: Claude Grange, Régis Debray – Son Nefes: Ölmekte Olanlara Eşlik Etmek, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 109 sayfa, 2023

Luce Irigaray – Cinsel Fark Etiği (2023)

‘Cinsel Fark Etiği’ felsefeyle feminizmin geleneksel sınırlarını zorlayan, çığır açıcı bir keşif yolculuğu.

Bu kışkırtıcı eserinde Luce Irigaray cinsel farkın karmaşık dünyasına dalıyor, etik söylemin temellerini yeniden tanımlıyor.

Dile, kültüre ve arzunun dinamiklerine dair derinlikli kavrayışlarından hareketle, kadınları tarihsel olarak marjinalleştirmiş patriyarkal yapıları çözümlüyor.

Irigaray, temeline cinsel farkın tanınmasını alan ve geleneksel ahlaki çerçevelerin sınırlarını aşmaya çalışan yeni bir etik paradigma öneriyor.

Okuyucuyu felsefenin de sınırlarını aşan sorular sormaya sevk ediyor ve daha kapsayıcı, eşitlikçi bir dünyanın nasıl kurulabileceği hakkında düşünmeye zorluyor.

Ayrıca dil ve düşünceyi somutlaştıran çeşitli yolları izleyerek çağımızın en önemli felsefi problemlerinden biri olan cinsel fark meselesini pek çok yönüyle soruşturmayı deniyor.

Bu bağlamda felsefe tarihinin bazı önemli metinleri hakkındaki ilgi çekici okumalarıyla sevginin çeşitli deneyimleri hakkındaki sorgulamalarını da bir araya getiriyor.

  • Künye: Luce Irigaray – Cinsel Fark Etiği, çeviren: Öznur Karakaş, Seher Özkaya, Fol Kitap, felsefe, 216 sayfa, 2023

Kolektif – Affetmenin Politikası (2023)

Elinizdeki kitap affetmenin, bağışlamanın imkânı ya da imkânsızlığını tartışıyor.

Affetmeyi, bağışlamayı, özür dilemeyi, helalleşmeyi, siyasal bağışlamayı, bağışlamanın kederini, politik af ve politik özür dilemeyi, genel af ve özel affı, onarıcı adaleti, hukuki af düzenlemelerini, politik bir enstrüman olarak affı, modern siyasetle af ilişkisini, yas tutmayı, geçmişle yüzleşmeyi, yaralarımızı, yaşamı savunmayı, oyunbozanlığı, sükûtu, uzlaşmayı, direniş imkânlarını, umudun ve hıncın birlikteliğini çeşitli veçheleriyle, kavramsal ya da öznel olarak, tarihsel süreçler içinde masaya yatırıyor.

“Bağışlamanın unutmak olmadığını,” bağışlamanın “ısmarlama unutuşa” hizmet ettiğini, “kötülülüğün” de bağışlama kadar güçlü olduğunu, “cezalandırılamaz olanın bağışlanamayacağını, bağışlanamaz olduğu düşünülenin de cezalandırılamaz olduğunu”, “bağışlamakla özgürlük arasındaki ilişkiyi”, “hınç etiğini”, “felaketi tanıklığın değil edebiyatın anlatabileceğini”, “yaralarımızı” “yaralanabilirliğimizi ve bunun temelinde kurulan yaşamın dönüşümüne dair imkânların peşine düşen bir zeminde kurulan sorumluluğumuzu” derinlemesine irdeliyor.

Feryal Saygılıgil’in derlediği kitaba Sevilay Çelenk, Ali Çakmak, Fatmagül Berktay, Nesrin Uçarlar, Tanıl Bora, Umut Tümay Arslan, Cansu Muratoğlu, Hülya Dinçer, İlkay Özküralpli, Işıl Çoklar Okutkan, Nimet Altıntaş, Hatice Çoban Keneş, Kayuş Çalıkman Gavrilof, Sibel Kır ve Sare Öztürk katkıda bulunmuş.

  • Künye: Kolektif – Affetmenin Politikası, derleyen: Feryal Saygılıgil, Dipnot Yayınları, siyaset, 384 sayfa, 2023

Anthony Aveni – Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi (2023)

Babil, Yunan, İnuit, Maya, Hindu, Navajo, Polinezya, Afrika ve daha çok sayıda farklı yaratılış mitini konu alan bu kitap evreni açıklama girişimlerimizdeki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyuyor.

Antropoloji ve astronomi profesörü, ödüllü yazar Anthony Aveni dünyadaki çeşitli kültürlerin kökenlerimizi nasıl açıkladığını incelerken aynı zamanda doğal çevrenin bu anlatıları şekillendirmede oynadığı rolü de gözler önüne seriyor.

‘Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi’, insanlığın doğal dünyanın ritmine duyduğu evrensel ve daimî hayranlığı ortaya koyarken, geçmişten günümüze çeşitli kültürlere ait yaratılış anlatılarını merkeze alarak, mit ile bilimin buluştuğu zemini inceliyor.

Göreceğimiz gibi, çağdaş bilimin hikâyesi diğerlerinden farklı görülebilir ama kendine has tarihiyle şekillenen Batı medeniyeti de diğer yaratılış hikâyeleriyle benzer motifler taşır.

Birbiriyle örtüşen bu fikirler bize, hepimizi birleştiren ortak bir payda olduğunu, çevremizdeki dünyada bir düzen, bir örüntü bulmayı arzuladığımızı anımsatır.

  • Künye: Anthony Aveni – Yaratılış Öyküleriyle Dünya Mitolojisi, çeviren: Şafak Tahmaz, Say Yayınları, antropoloji, 224 sayfa, 2023

Mark T. Gilderhus – Tarih ve Tarihçiler (2023)

Antik çağlardan günümüze tarih ve tarihçiler ile ilgili son derece bütünlüklü ve kayda değer bir resmi ortaya çıkarır kitabın yazarı Mark T. Gilderhus.

  • Nereden başlamalıyız?
  • Ne okumalı, nasıl bir yol takip etmeli ve kendimizi tarih mesleğinde ileriye götürebilecek hangi araçları kullanmalıyız?

Kayıtlar, belgeler, arşivler, kişi ve kurumlar, olaylar, kronikler vb. tüm bunlar tarihin malzemeleri arasında sayılır evet ama genç bir tarihçiye çok daha fazlası gereklidir: Tüm bu zenginlikleri birleştirecek bir bakış açısına sahip midir?

Tarihin sadece bir olaylar ve gelişmeler dizisi olmadığını, popüler anlatımların tuzağına düşülmemesi, bundan daha önemlisi belirli bir yöntem ve disipline sadık kalınması gerektiğini sıklıkla bize hatırlatır Gilderhus. “Tarihçi” kategorisinde ünlenen isimler, her şeyden önce metodolojik birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmışlar, hemen her zaman kendilerinin sınanabileceği karşılaştırmaya dayalı nesnel bir yaklaşıma doğru yol almışladır.

Bu sebeple Gilderhus Yunan, Roma ve Ortaçağ ve modern zamanlarda ortaya çıkan yaklaşımların her şeyden önce güçlü bir geleneğe yaslandığını söyler.

Tarih kadar ekonomi, coğrafya, nüfus, iklim ve sosyal bilimlerin birçok alanı tarihçilik mesleğinin olmazsa olmaz ilgi alanları arasındadır.

Herodotos, Thukydides, Tacitus, Titius Livius, Vico, Herder, Gibbon, Michelet, Ranke, Spengler, Toynbee, Bloch, Braudel vb. tarihçiler sözü edilen zenginliğin temsil edilmesinde, her biri ayrı bir perspektif ve yöntem sundular.

Son olarak yazar, tüm bu yaklaşımları gösteren, hemen her dönemle ilgili gözden kaçırılmaması gereken bir okuma listesi de veriyor.

  • Künye: Mark T. Gilderhus – Tarih ve Tarihçiler: Tarihyazımına Giriş, çeviren: Emine Sonnur Özcan, Doğu Batı Yayınları, tarih, 205 sayfa, 2023

Kolektif – Bir Büyük Dönüşümden Kesitler (2023)

Ülkesinde yeri olmadığını düşünen, ülkesini artık sevmeyen, tanıyamayan ve hatta ülkesine artık katlanamayan insanların sayısı, Türkiye’de çok can yakıcı bir biçimde deneyimlense de, dünyanın pek çok yerinde hızla artıyor.

Bu kitlesel yabancılaşmanın hem sebeplerinden hem de semptomlarından biri, anaakım partilerin üzerinde anlaştıkları temel değer ve kuralları ifade eden siyasi merkezin çok sayıda ülkede çarpıcı bir çöküş içinde olması.

Aşırı sağ birçok ülkede hem boşalan merkezi dolduruyor hem de hâlihazırda zaten var olan azınlık, göçmen, kadın ve eşcinsel düşmanlıklarının üzerinde yükseliyor.

Elinizdeki kitap Türkiye’deki ve dünyadaki çoklu ve eşzamanlı kriz, çalkantı ve belirsizlikleri, düşüş ve yükselişleri, çöküş ve inşaları, umut ve umutsuzlukları, güçlenme ve güçsüzleşmeleri büyük tehditler ve fırsatlar barındıran bir Büyük Dönüşüm olarak görüyor ve bu dönüşümün çeşitli veçhelerini farklı sol perspektiflerle anlamaya ve analiz etmeye çalışıyor.

Türkiye ve dünyadaki büyük dönüşümü küresel bir çerçeve ve duyarlılıkla ele alan kitaptaki yazılar, Cumhuriyetin 100. yılı vesilesiyle yapılan değerlendirmelere önemli bir katkı niteliğinde.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alev Özkazanç, Barış Ünlü, Bülent Batuman, Bülent Eken, Delal Aydın, Egemen Özbek, Esra Sarıoğlu, Faruk Alpkaya, Kaan Ağartan, Selahattin Demirtaş, Şükrü Argın.

  • Künye: Kolektif – Bir Büyük Dönüşümden Kesitler: Dünya ve Türkiye, derleyen: Barış Ünlü, Bülent Eken, Dipnot Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2023

Fred Feldman – Etik Nedir? (2023)

Felsefe tarihinde, ahlaki yönden doğru eylemleri doğru olmayanlardan ayırt etmeyi sağlama iddiasıyla onlarca teori öne sürülmüştür.

Bunların hepsi yol gösterici olmakla birlikte hiçbiri ahlaki doğruluk konusunda henüz kesin ve yanılmaz bir ilke ortaya koymuş değil.

Elinizdeki kitap ise bu klasik ve çağdaş etik teorilerinden başlıcalarını konu ediyor, her birinin argümanlarını incelikle değerlendiriyor, olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendiriyor ve en önemlisi de ahlak felsefesiyle neden ilgilenmek gerektiği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor: Doğru eylemin nasıl olması gerektiğine karar vermeye çalışırken başvurduğumuz ilkelerin tutarsızlıklarını gösteriyor ve bu ilkelerin yol açtığı beklenmedik sonuçlara dikkat çekiyor.

Bu sırada da eylem faydacılığı, Kant etiği, biçimcilik, sözleşmecilik, görecilik gibi normatif etik teorilerini ve doğalcılık, gayridoğalcılık ve duyguculuk gibi metaetik teorilerini okurlara tanıtıyor.

  • Künye: Fred Feldman – Etik Nedir?, çeviren: Ferit Burak Aydar, Fol Kitap, felsefe, 376 sayfa, 2023

Julia Galef – İzci Gibi Düşünmek (2023)

Hayat gelişine yaşanmayacak kadar kıymetli bir serüven.

Bu serüven boyunca akıntıya kapılmamak ve hataya az düşmek ise herkesin dileği.

Peki ama nasıl?

Julia Galef’e göre işin sırrı izci gibi düşünmekte saklı.

İzci sahayı inceler, havayı koklar, gerçeği arar.

İzci tehlikeleri öngörür, atacağı adımı bilir.

Üstelik izci olmak için üstün zekaya ya da yılların birikimine gerek yoktur.

Genellikle bir dizi beceri ve alışkanlıktan fazlası gerekmez.

Belirsizliklerle dolu bir dünyada aklın gücüyle hareket etmek, karanlıkta ıslık çalmak yerine karanlığın ötesindekileri bilmek mümkün.

‘İzci Gibi Düşünmek’, bu yolda yanınıza alabileceğiniz kullanışlı bir alet çantası.

  • Künye: Julia Galef – İzci Gibi Düşünmek: Bazı Kişiler Gerçekleri Net Göremezken Diğerleri Nasıl Daha Net Görür?, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 288 sayfa, 20223