Sam Shepard – Motel Günlükleri (2018)

1984 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan Wim Wenders’in Paris-Texas filminin senaryosunda oyun yazarı, öykücü, oyuncu ve yönetmen Sam Shepard’ın imzası vardı.

Bu senaryoya kaynaklık eden ‘Motel Günlükleri’ ise, kısa öyküler, notlar, şiirler, günlük parçaları ve fotoğraflardan oluşan nevi şahsına münhasır bir kitap.

Shepard’ın hayatından pek çok iz taşıyan kitap, yazarın Güney Kaliforniya’nın kırsal bölgesinde geçen çocukluğunu, hayatından gelip geçmiş insanları ve çiftçi, garson, rock müzisyeni, tiyatrocu ve film oyuncusu olarak yaptığı farklı mesleklerden edindiği deneyimleri ve insan hikâyelerini sunuyor.

İlginç bir tefekkür metni olarak da okunabilecek ‘Motel Günlükleri’, yazarın yaşamına ve yapıtlarına ışık tutan, modern bir klasik.

  • Künye: Sam Shepard – Motel Günlükleri, çeviren: Ülker İnce, Everest Yayınları, öykü, 184 sayfa, 2018

Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar (2018)

Türkiyeli okur Wolfgang Bauer’i yakın zamanda yayınlanan ve deniz yoluyla Mısır’dan İtalya’ya ulaşmak isteyen Suriyeli sığınmacıların hayat ile ölüm arasında gidip gelen zorlu yolculuklarını adım adım izlediği ‘Denize Gömülenler’ ile hatırlayacaktır.

Alman gazeteci şimdi de, bugün Nijerya’nın beşte birini kontrolü altında tutan cihatçı terör örgütü Boko Haram’ın kaçırdığı kadınların yaşadıklarını kayıt altına alıyor.

Boko Haram bu tarz eylemlere uzun zamandır başvurmakla birlikte, dünyanın gündemine ilk kez 2014 yılında yatılı bir okuldan 276 kız öğrenciyi kaçırdıktan sonra girdi.

Bauer, Boko Haram’ın bugün binlerce kadın ve çocuğu elinde esir tuttuğunu, onları bir yandan köle olarak satıp öte yandan örgüt üyeleriyle nasıl zorla evlendirdiğini ve onları intihar eylemlerinde kullandığını gözler önüne seriyor.

“Başkalarının acılarına gözümüzü kapatırsak, yakında kendi acılarımıza ağlamamız işten bile değil” diyen Bauer, bu kitabı için, Boko Haram’ın elinden kaçmayı başarmış pek çok kadın ve kız çocuğuyla birebir görüşmeler gerçekleştirmiş.

Kitap, yalnızca bu kadınların tanıklığı aracılığıyla örgütün iç işleyişine dair önemli bilgiler vermekle kalmıyor, aynı zamanda terörün tarihsel ve politik arka planına bakıyor ve terörün dünyanın en büyük etnik ve kültürel çeşitliliğe sahip bir bölgede dengeleri nasıl tahrip ettiğini aydınlatıyor.

  • Künye: Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar: Boko Haram ve Afrika’nın Kalbindeki Terör, çeviren: Sergen Özhan, Kor Kitap, siyaset, 183 sayfa, 2018

Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş (2015)

Yunanistan’ın Syntagma meydanını işgal eden göstericiler, AB ve IMF’nin dayatmalarına geçit vermedi.

Costas Douzinas da bu görkemli direnişten hareketle krizin siyasi, ahlaki ve semiyotik yönlerini inceliyor, toplumsal sağlığın ve siyasi değişimin motoru olarak itaatsizlik ve direnişin imkânlarını sorguluyor.

  • Künye: Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş, çeviren: Tulga Buğra Işık, Metis Yayınları

Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett – Aklın G’özü (2009)

Bilişsel bilim profesörü Douglas R. Hofstadter ile felsefe profesörü Daniel C. Dennett’in kaleme aldığı ‘Aklın G’özü’nde, benlik, ruh, hayaller ve düşünceler, kapsamlı bir şekilde irdeleniyor.

“Ben kimim?”,

“Zihin nedir?”,

“Madde düşünebilir ya da hissedebilir mi?”,

gibi huzur kaçıran soruların yanıtlarını arayan yazarlar, akıl, yapay zekâ, zihin-beden ilişkisi konularındaki felsefi ve bilimsel düşünceleri tartışıyor.

İkilinin bu tartışmayı, edebiyattan bilime, felsefeden bilim-kurguya, evrim kuramından psikolojiye uzanan farklı disiplinler aracılığıyla yapması ise, eseri nitelikli kılan unsurların başında geliyor.

  • Künye: Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett – Aklın G’özü: Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler , çeviren: Füsun Doruker, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 471 sayfa

Éric Debarbieux – Okulda Şiddet (2009)

Okulda şiddet ve ergenlik dönemindeki çocuklar üzerine birçok çalışması bulunan Éric Debarbieux, alt başlığı ‘Küresel Bir Tehdit’ olan ‘Okulda Şiddet’te, farklı ülkelerde yaşanan şiddet örneklerini değerlendiriyor, sorunun çözümlenmesi konusunda önerilerde bulunuyor.

Konuya dair güvenilir veriler içeren çalışmayı, öncelikle çocuklar ve eğitimle uğraşan kişilere tavsiye ediyoruz.

Debarbieux, okulda şiddeti globalleşme kavramı çerçevesinde değerlendirdikten sonra, onu tanımlıyor ve yeni şiddet türlerinin ne olduğuna odaklanıyor.

Yazar ardından, ön plana çıkardığı tedbirlerden biri olarak “önleyici” yaklaşımdan nasıl yararlanılabileceğini tartışıyor.

  • Künye: Éric Debarbieux – Okulda Şiddet, çeviren: İsmail Yerguz, İletişim Yayınları, psikoloji, 334 sayfa

George Monbiot – Bu Enkazı Kaldırmak (2018)

Biz her ne kadar öyle değilmiş gibi davransak da, gündelik yaşamın hayhuyuna kapılıp bu gerçeği kabul etmesek de, hayat politiktir.

Hem de her anında!

Günümüz bireyi rekabet ve bireycilik nedeniyle, bu gerçeği pek görmek istemez.

Fakat bu tutum, ister bilinçli olsun ister bilinçsiz, hepimizin aleyhine olan en yozlaştırıcı tutumdur.

Artık hayatımıza sahip çıkamıyoruz ve devletinden şirketine her iktidar odağı bu durumu aleyhimize olacak şekilde kullanmaktadır.

Ekolojist ve düşünür George Monbiot, bizi, böylesine elimizden kayıp gitmiş hayatımıza sahip çıkmaya ve bu yönde tasavvur ortaya koymaya çağırıyor.

Monbiot, tam da bireyciliğin böylesine güçlendiği çağımızda, bizi yeniden topluluklar oluşturmaya kolektif eylemde bulunmaya davet ediyor.

Her biri birer salgın haline gelmiş yalnızlık, yabancılaşma, tükenmişlik sendromu ve aşırı tüketimciliğe karşı yeni bir katılımcı kültür anlayışı öneren Monbiot, hayatımızı farklı bir yönde dönüştürebilecek ufuk açıcı düşünme ve eylemde bulunma yolları sunuyor.

  • Künye: George Monbiot – Bu Enkazı Kaldırmak, çeviren: Cem Alpan, Everest Yayınları, siyaset, 200 sayfa, 2018

Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri (2018)

Suriye’de 2011’de başlayan savaş, yüzbinlerce insanın ölümüne milyonlarcasının zorunlu göçüne neden oldu.

‘Milyonlardan Biri’, bununla ilgili iç burkucu olduğu kadar gerçekçi bir hikâye.

İdealist bir tıp öğrencisiyken ülkesi Suriye’nin cehennemi bir savaşa sürüklenişine tanık olan Modi’nin hikâyesi.

Modi’nin cerrahlık stajını tamamlamayı düşündüğü bir zamanda, Suriye’de iç savaş patlak verir.

İktidara öfkeli gençlerden biri olan Modi, bir hekim olarak hastaneye gelen yaralılara yardım etmektedir.

Modi, isyancılara yardım ettiği için mahkûmiyet alır.

Fakat cezaevinden çıktıktan sonra durumun düzelmek yerine daha da kötüleştiğini görür.

Şimdi önünde iki yol vardır:

Ya ülkesinde kalıp öfkesine rağmen yaşamaya devam edecek veyahut da ülkesini terk edecektir.

Modi, mecburen ikincisini seçer.

Yalnız önünde, düşündüğünden daha zorlu bir yolculuk vardır.

Suriye’den Türkiye’ye oradan da Avrupa’ya uzanan bu çileli yolculuğunda Modi, IŞİD üyesi insan kaçakçılarına, Akdeniz’in hırçın sularında yitip gidenlere, ötekileştirilmeye, yabancı olmaya, sürgünlüğe ve bunun gibi büyük trajedilere tanık olacaktır.

Romanın yazarı Lotta Nuotio, serbest gazeteci.

Nuotio, ilk olaylardan itibaren Suriyeli mültecilerin durumlarını takip etmiş, hem Suriye sınırında hem Türkiye’de hem de Bulgaristan’da mülteci kamplarında bulunmuş ve mültecilerle birebir görüşmeler yapmıştı.

‘Milyonlardan Biri’ de, Nuotio’nun bu süreçten edindiği deneyimlerinin çarpıcı ve iç burkucu meyvesidir.

  • Künye: Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri, çeviren: Ezgi Özdil, Ayrıntı Yayınları, roman, 240 sayfa, 2018

Agatha Christie – Hercule’ün On İki Görevi (2009)

Agatha Christie’nin ünlü dedektif karakteri Hercule Poirot ‘Hercule’ün On İki Görevi’nde, tarihte işlenmiş suçlardan çıkarımlar yaparak becerilerini kullanmaya çalışıyor.

Roman böylece, okurunu mitolojik bir yolculuğa çıkarıyor.

Poirot’nun görevlerinden bazıları şöyle: Nemea Aslanı’nı öldürüp derisini yüzmek, Lerna Gölü’ndeki Hydra Ejderi’ni öldürmek, Artemis’in kutsal hayvanlarından Arkadia Geyiği’ni yakalamak, Erymanthian Dağı’nda yaşayan büyük yabandomuzunu yakalamak, Augias’ın Ahırlarını bir günde temizlemek, Girit’e gidip, Poseidon’un Minos’a verdiği azgın Girit Boğası’nı getirmek, Troya Kralı Diomedes’in insan eti yiyen kısraklarını yakalamak…

  • Künye: Agatha Christie – Hercule’ün On İki Görevi, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar, roman, 333 sayfa

Daniel Glattauer – Poyraza Çare (2009)

Alman edebiyatçı Daniel Glattauer’in 2006 yılında yayımlanan ‘Poyraza Çare’ isimli romanı, Emmi Rothner ve Leo Leike isimli karakterleri üzerinden sanal aşkları alaycı bir üslupla hikâye ediyor.

Emmi Rothner, Like dergisine aboneliğini iptal ettirmek için, dergiye bir e-mail göndermek ister.

Fakat mail, yanlışlıkla Leo Leike’ye gider, bu da ikili arasında sanal bir ilişkinin başlamasına vesile olur.

Bu tesadüfi ilişki, karakterlerin yabancılaşma ve yakınlaşma gibi karşıt duygular arasında gidip gelmelerine neden olur.

Glattauer, Rothner ve Leike tarafından yazılan yüzlerce mail üzerinden, günümüzün kadın-erkek ilişkilerini hicvediyor.

  • Künye: Daniel Glattauer – Poyraza Çare, çeviren: Sezer Duru, Kanat Kitap, roman, 196 sayfa

Hasan Barutçu – Sorumluluklar ve Paylaşımlar Üzerine (2009)

Hasan Barutçu, Tepe Grubu’nda üst düzey yöneticilik yaptığı dönemde birçok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi.

İşte, Barutçu’nun bu şirketteki deneyimlerini barındıran ve onun öncülüğünde bir araya gelen isimlerin görüşlerini ve anılarını barındıran elimizdeki eser, şirketlerin toplumsal sorumluluklarını ayrıntılı bir biçimde ele alıyor.

Krizin tüm dünya gibi Türkiye’yi de sarstığı bugünlerde, en çok dillendirilen hususlardan biri de şirketlerin sosyal sorumluluğu.

Kitaptaki yazılar, okuru bu sorumluluğun değişik anlamları üzerine düşünmeye davet ediyor; çeşitli şirketlerdeki yöneticilere ve yönetici adayı gençlere önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Hasan Barutçu – Sorumluluklar ve Paylaşımlar Üzerine…, Boyut Yayınları, anı, 199 sayfa