Sargun A. Tont – Odunluk Günlükleri (2021)

‘Odunluk Günlükleri’, doğa tarihi ve edebiyatı üzerine aydınlatıcı bir çalışma.

Türkiye’de oşinografi alanında önemli çalışmalara imza atmış Sargun Tont, okurunu evrim tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Tont’un bir söyleşi dışında ilk kez görücüye çıkan yazılarından oluşan kitabın içinde bol bol Thoreau, Humboldt, Wordsworth ve elbette Darwin yer alıyor.

Kitap aynı zamanda yazarın kendi yaşam öyküsüne de ışık tutuyor.

  • Künye: Sargun A. Tont – Odunluk Günlükleri: Darwin ve Doğa Üzerine Yeni Denemeler, Kor Kitap, bilim, 64 sayfa, 2021

Ercüment Akdeniz – Sekizinci Kıta (2021)

Bugün dünya üzerinde hareket eden tam 272 milyonluk göçmen nüfus var.

Ercüment Akdeniz de, atıkların biriktiği ‘Yedinci Kıta’dan yola çıkarak sermayenin ürettiği felaketlerden kaçan bu göçmenleri tanımlamak için ‘Sekizinci Kıta’ kavramını kullanıyor.

Daha önce mülteci işçiler ve sığınmacılar üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Akdeniz, dünyanın on farklı ülkesinden kaçarak Türkiye’ye gelen göçmenlerin yaşam ve çalışma koşullarını gözler önüne seriyor.

Kitap, bu göçmenlerin neden ülkelerinden göç etmek zorunda kaldıkları, Türkiye’ye gelene kadar yaşadıkları, onları Türkiye’de hapseden politik ve sosyal koşulların neler olduğu ve işçileşme deneyimleri hakkında dört dörtlük bir belgesel.

Kıtalar arası göçmen hareketinin Türkiye durağı üzerine aydınlatıcı bir inceleme.

  • Künye: Ercüment Akdeniz – Sekizinci Kıta, Kor Kitap, inceleme, 196 sayfa, 2021

Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri (2020)

Devletin işi, işverenlerin kullanımına hazır bir göçmen işçi ordusu oluşturmaktır.

Örneğin Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye kaçmasından sonra, işverenler hayal bile edemeyecekleri “ucuz” işgücüne kavuştular ve böylece karın tokluğuna Suriyeli göçmen “istihdam” etmeye başladılar.

Taner Akpınar’ın göç ve göçmen işçilik olgusuna çok farklı bir gözle bakmamıza olanak sağlayacak bu çalışması, sermaye ile göçmen emeği arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.

Bizde göç yazını çoğunlukla, göç olgusunu tartışırken çatışma ve gerilim noktalarını gizlemeyi tercih etme yolunu seçer.

Akpınar’ın çalışması ise bunun yerine, tam da sınıflar arasındaki çıkar farklılıkları ve çatışma noktalarını görünürleştirmesi, bunları merkeze almasıyla büyük öneme haiz.

Türkiye göç literatürüne büyük katkı sağlayacak çalışma, sermaye ve göçmen emeği arasındaki ilişkiyi çarpıcı bir şekilde resmediyor.

  • Künye: Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri: ‘Kaçak’ Göçmen İşçiler, Kor Kitap, inceleme, 148 sayfa, 2020

Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu (2021)

Türkiye’de işsizlik çığ gibi büyüyor.

Bu kitap ise, Türkiye’de işgücü piyasası, işsizlik ve işsizliğin ücretlerle ilişkisi üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Senem Oğuz, Türkiye’de yedek işgücü ordusunu, kapitalist üretim biçimine özgü yapıları ile ele alıyor ve Marx’ın göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusu kavramlarıyla yeniden değerlendiriyor.

Oğuz bunu yaparken de, mevcut işsizlik ölçümlerine bir alternatif sunuyor ve daha da önemlisi, işgücü ve işsizlik kategorilerini farklı bir soyutlama biçimiyle ele alıyor.

Analizini, Marksist yaklaşımın bütüncül, toplumsal gerçekliği kavrayıcı, diyalektik ve maddeci tarih perspektifine dayandıran çalışma, bunun yanı sıra, işgücü piyasasını tarihsel bağlarıyla, üretim ve mülkiyet ilişkileriyle ele alan ve işsizliğin kapitalizmle bağını ortaya koyan bir yaklaşımla işgücü istatistiklerini yeniden değerlendirmesiyle de dikkat çekiyor.

Tarihsel ve kuramsal çerçevenin çizildiği bölümden sonra ikinci bölümde, işgücü istatistikleri kullanılarak göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusunun farklı biçimlerinin nasıl belirlenebileceği tartışılıyor.

Bu bölümde nüfus, göreli artı nüfus yöntemiyle işgücü kategorileri kullanılarak yeniden tasnif ediliyor.

Üçüncü bölüm ise, bir önceki bölümde temellendirilen yöntemin uygulanmasını ve uygulama sonucunda elde edilen bulguların incelenmesini içermekte.

Bu bölümde, Türkiye işgücü piyasası 2004-2013 yılları için yedek işgücü ordusu üzerinden inceleniyor.

  • Künye: Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu: Kriz, İşsizlik, Ücret, Kor Kitap, iktisat, 170 sayfa, 2021

Christopher Hill – Marksizm ve Tarih (2017)

Christopher Hill, başka alanlardaki katkılarının yanı sıra, özellikle 17. yüzyıl İngiliz tarihine getirdiği özgün yorumlarla, yalnızca çağının değil, günümüzün de en önemli tarihçileri arasında yer alır.

Aynı zamanda Marksist tarihçiliğin güçlü isimlerinden biri de olan Hill’in elimizdeki kitabı ise, kendisinin tarih üzerine kaleme aldığı altı değerli makalesini sunuyor.

Hill burada,

  • Marksizmin tarihe yaklaşımı,
  • Tarihle yüzleşme ve milli tarih müfredatının nasıl ele alınacağı,
  • Popüler edebiyatın ve şarkıcıların tarihçi açısından neden çok değerli birer kaynak olduğu,
  • Sovyetler Birliği’ndeki tarih eğitiminin özgünlükleri,
  • Tarih konulu doktora çalışmalarının nasıl olması gerektiği,
  • İngiliz tarihçilerin kapitalizmin ortaya çıkışı, 1640-60 devriminin dinamikleri konusundaki farklı yorumları,
  • Ve Stalin’in tarih alanına getirdiği katkılar gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitaptaki altı makale, Hill’in tarihe yaklaşımını aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Christopher Hill – Marksizm ve Tarih, çeviren: Aynur Toraman, Kor Kitap, tarih, 136 sayfa, 2017

Melek Özlem Sezer – Masallar ve Toplumsal Cinsiyet (2018)

Hepimiz masallarla büyürüz, ama ne yazık ki hiçbirimizin aklına masallardaki akıl almaz cinsiyetçiliği sorgulamak pek gelmez.

Örnek vermek gerekirse:

Bir ölü olan Pamuk Prenses, öpülür…

Hansel ve Gretel’de çocuklar ormana atılır ve bu yetmezmiş gibi masal haneye tecavüz, yamyamlık, cinayet ve hırsızlıkla devam eder…

Peri kızlarının kanatları çalınınca evlenmeye mecbur kalırlar…

Yine Pamuk Prenses masalında, elmanın yalnızca kırmızı tarafı zehirler…

Kırmızı pabuç giydiği için ayakları kesilen Karin, Kırmızı Başlıklı Kız’ın başına gelenler ve bunun gibi, masallarda kırmızının çoğunlukla belalı bir renk olarak yer alışı…

Melek Özlem Sezer, daha önce yayınlanan bu ödüllü çalışmasında, masallarda sıklıkla karşı karşıya kaldığımız bu ve bunun gibi simgelerin izini sürüyor.

Sezer’in çalışmasının en önemli katkılarından biri de, masallarda işlenen kodların yetişkin yaşamımızda bizi nasıl etkilediğini ve en önemlisi de bu kodların toplumsal cinsiyet algımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne sermesi.

  • Künye: Melek Özlem Sezer – Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, Kor Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 240 sayfa, 2018

Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar (2018)

Türkiyeli okur Wolfgang Bauer’i yakın zamanda yayınlanan ve deniz yoluyla Mısır’dan İtalya’ya ulaşmak isteyen Suriyeli sığınmacıların hayat ile ölüm arasında gidip gelen zorlu yolculuklarını adım adım izlediği ‘Denize Gömülenler’ ile hatırlayacaktır.

Alman gazeteci şimdi de, bugün Nijerya’nın beşte birini kontrolü altında tutan cihatçı terör örgütü Boko Haram’ın kaçırdığı kadınların yaşadıklarını kayıt altına alıyor.

Boko Haram bu tarz eylemlere uzun zamandır başvurmakla birlikte, dünyanın gündemine ilk kez 2014 yılında yatılı bir okuldan 276 kız öğrenciyi kaçırdıktan sonra girdi.

Bauer, Boko Haram’ın bugün binlerce kadın ve çocuğu elinde esir tuttuğunu, onları bir yandan köle olarak satıp öte yandan örgüt üyeleriyle nasıl zorla evlendirdiğini ve onları intihar eylemlerinde kullandığını gözler önüne seriyor.

“Başkalarının acılarına gözümüzü kapatırsak, yakında kendi acılarımıza ağlamamız işten bile değil” diyen Bauer, bu kitabı için, Boko Haram’ın elinden kaçmayı başarmış pek çok kadın ve kız çocuğuyla birebir görüşmeler gerçekleştirmiş.

Kitap, yalnızca bu kadınların tanıklığı aracılığıyla örgütün iç işleyişine dair önemli bilgiler vermekle kalmıyor, aynı zamanda terörün tarihsel ve politik arka planına bakıyor ve terörün dünyanın en büyük etnik ve kültürel çeşitliliğe sahip bir bölgede dengeleri nasıl tahrip ettiğini aydınlatıyor.

  • Künye: Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar: Boko Haram ve Afrika’nın Kalbindeki Terör, çeviren: Sergen Özhan, Kor Kitap, siyaset, 183 sayfa, 2018

Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler (2017)

Bu kitap, dünya çapında, tüm zorluklara rağmen kendini var etmek için mücadele eden çalışan kadınların deneyimlerini bir araya getiriyor.

Kitap, ev işlerinde çalışan kadınlardan fabrikalarda, özel kurumlarda veya kamu kuruluşlarında çalışan kadınların yaşadıklarını ilk elden aktarmalarıyla önemli.

Aktivist, akademisyen, işçi ve sendikacı birçok kadının yer aldığı kitap, çalışmanın kadınlar için ne gibi güçlendirici yönleri olduğunu, kadınların çalışma hayatında var olurken yaşadıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini ortaya koyuyor.

Kitaptaki tanıklıklar, kadınların hangi şartlarda olurlarsa olsunlar örgütlenebildiklerini göstermesiyle, bizim geleceğe ve mücadeleye inancımıza katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler, derleyen: Naila Kabeer, Ratna Sudarshan ve Kirsty Milward, çeviren: Fulya Alikoç, Kor Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 320 sayfa, 2017