Tristran Tzara – Dada Manifestoları ve Diğer Metinler (2018)

Birinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllarda bu yıkıma ve burjuvanın çürümesine karşı bir isyan olarak başlamış Dada akımı, sanat dünyasında büyük bir devrim yarattı.

Dada akımının kurucularından ve önde gelen isimlerinden biri de, şair ve yazar Tristan Tzara’ydı.

İşte bu kitapta, Tzara’nın, Dada akımını anlattığı yedi manifestosu ile kendisinin Türkçede daha önce yayınlanmamış yazıları bir araya geliyor.

Bu yazılarda, Tzara’nın sanat, siyahi sanat ve şiir, tersine fotoğraf, sanat ve av ve mizahın iflası gibi konulardaki ilgi çekici fikirleriyle karşılaşıyoruz.

Kitap, Francis Picabia’nın özgün çizimleriyle de zenginleşmiş.

  • Künye: Tristran Tzara – Dada Manifestoları ve Diğer Metinler, çeviren: Elif Gökteke, Sel Yayıncılık, sanat, 126 sayfa, 2018

Haldun Gülalp – Laiklik, Vatandaşlık, Demokrasi (2018)

Türkiye’de özellikle son yıllarda laiklik, vatandaşlık ve demokrasi konuları her açıdan büyük tahribat almış durumda.

Haldun Gülalp da tarihsel bir perspektifle Türkiye’nin siyasal kültüründeki süreklilikleri ve kopuşları inceliyor.

Gülalp, “yeni” dönemin beraberinde getirdiği büyük yıkımın ufak tefek düzenlemelerle aşılamayacağını, bunun için baştan aşağı bir yenilenmenin elzem olduğunu belirtiyor.

Kitapta,

  • Avrupa modernleşmesi ve Osmanlı,
  • Türkiye’de laiklik ve sol,
  • Laikliğin anlamı ve önemi,
  • Demokratik kültür ve kamusal yaşam,
  • Demokratik vatandaşlık kavramının dönüşümü,
  • Toplumsal kimlikler ve iktidar,
  • Anayasalarımızda vatandaşlığın tanımlanışı,
  • Siyasal kültürümüzde vatandaşlık ve demokrasi,
  • Ve Gezi direnişinin ortaya koyduğu alternatif siyaset ve toplum perspektifi, gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Karl Marx, Max Weber, Anthony Giddens ve Perry Anderson gibi pek çok düşünürün yaklaşımları bağlamında, siyasal kültürümüzün dünü ve bugününün nitelikli bir fotoğrafını çeken ve günümüzde var olan sıkıntıyı nasıl aşabileceğimizi tartışan Gülalp şöyle diyor:

“Artık kapitalizm kendi sınırlarına varmıştır. Rosa Luxemburg’un bundan yaklaşık yüz yıl önce literatüre soktuğu ‘ya barbarlık ya sosyalizm’ öngörüsüne bugün gerçekten ulaştık diye düşünüyorum. Kapitalizmin her gün gözümüze sokarak yaptığı yıkım artık bu noktadan sonra ya doğal çevreyle birlikte insanlığın da sonunu getirecek ya da kapitalizmin aşılıp, eşitlik, özgürlük ve dayanışmanın egemen olduğu yeni bir düzenin kurulmasıyla son bulacaktır.”

  • Künye: Haldun Gülalp – Laiklik, Vatandaşlık, Demokrasi: Türkiye’nin Siyasal Kültürü Üzerine Çalışmalar, Metis Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2018

Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah (2015)

Mısır’da Müslüman Kardeşler, İsrail’de Sefarad Tevrat Muhafızları, İtalya’da Komünyon ve Kurtuluş, ABD’de Kurtuluş Ordusu…

Nancy Davis ve Robert Robinson’ın kaleme aldıkları bu çalışma, dünya çapında tanınmış, farklı ülkelerden dört dinsel hareketin dayandığı tarihsel, siyasi ve toplumsal kaynakların kapsamlı bir analizini sunuyor.

  • Künye: Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah, çeviren: Hasan Şen ve Balım Sultan Yetgin, İletişim Yayınları

Marshall Sahlins – Akrabalık Nedir, Ne Değildir? (2015)

Akrabalığın özgül niteliğinin “müşterek varoluş” olduğunu iddia eden Marshall Sahlins’, bu olgunun biyolojiden ziyade kültürün alanına girdiğini belirtiyor.

Tezini zengin antropolojik verilerle harmanlayan yazar, akrabaların, duygusal ve simgesel olarak birbirlerinin hayatlarını yaşayan ve birbirlerinin ölümüyle ölen insanlardan oluştuğunu savunuyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Akrabalık Nedir, Ne Değildir?, çeviren: Asena Pala, Dipnot Yayınları

Umut Koloş – Foucault, İktidar ve Hukuk (2015)

Türkiye’de daha önce benzeri yapılmamış, Michel Foucault’nun hukuka ilişkin tespit ve iddialarını hukuk felsefesi bağlamında analiz eden bir çalışma.

Umut Koloş çalışmasında, Foucault’nun felsefeyi ele alış metodolojisini irdeledikten sonra, iktidar sorununu ve Foucault’nun iktidar analizinde hukukun yerini tartışıyor.

  • Künye: Umut Koloş – Foucault, İktidar ve Hukuk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (2018)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından Mustafa Kemal Atatürk ve kendisinin ardından gelen İsmet İnönü, hem CHP Genel Başkanlığı ve hem de Cumhurbaşkanlığı görevlerini üstlenmişti.

Bugün sağ cenahta yer alan siyasetçiler şimdilerde canı gönülden “Partili Cumhurbaşkanlığı”nı savunurken, Atatürk ve İsmet İnönü’nün bu konumunu referans gösterse de, onların öncüleri olan Demokrat Parti idarecileri o zamanlar bugünkü sağ parti idarecileriyle tamı tamına zıt söylemlere sahipti.

CHP’ye muhalif parti idarecilerine göre Cumhurbaşkanı partisiz olmalı ve Devlet Başkanı partiler arası ilişkilerde bir tür hakem görevi üstlenmeliydi.

İşte Ahmet Gülen de bu önemli çalışmasında, ağırlıklı olarak çok partili dönemlerde kurulan muhalefet partilerinin “Parti Başkanlığı – Devlet Başkanlığı” birleşmesine değerlendirmelerinin ve buna yönelttikleri eleştirilerinin izini sürüyor.

1923-1950 arasında iktidarda bulunan CHP idarecilerinin eleştiriler karşısındaki tutum ve davranışlarını da irdeleyen Gülen’in çalışması, cumhuriyetin erken dönemi sayılan ilk 27 yılında ortaya çıkan “Partili Cumhurbaşkanı” tartışmalarına ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (1923-1950), Tarihçi Kitabevi, tarih, 120 sayfa, 2018

Isabelle Mons – Ruhun Kadınları (2018)

Anna Freud ve Melanie Klein’ı saymazsak, psikanaliz tarihinde kadınlar sanki hiç yokmuş gibi davranılır.

Oysa kadınlar, her alanda olduğu gibi psikanalize de önemli katkılarda bulunmuştur.

İşte ‘Ruhun Kadınları’ da, bu alanda varlık göstermiş on dört kadının hikâyesini anlatıyor.

Kitapta ilk kadın psikanalist Emma Eckstein başta olmak üzere, sıkı bir Freud savunucusu olan Lou Andreas-Salomé ve Marie Bonaparte gibi isimlerle karşılaşıyoruz.

Bunun yanı sıra Margarethe Hilferding, Anna Freud, Melanie Klein, Sabina Spielrein, Helene Deutsch, Eugénie Sokolnicka ve Hermine von Hug-Hellmuth da, burada kendilerine yer verilen diğer isimler.

‘Ruhun Kadınları’, kadınların, psikanalizin daha ilk zamanlarından itibaren bu disipline nasıl katkıda bulunduklarını, ayrıca ilerleyen zamanlarda ortaya koydukları teorilerin psikanaliz disiplini açısından ne denli vazgeçilmez olduğunu gözler önüne sermesiyle önemli bir çalışma.

  • Künye: Isabelle Mons – Ruhun Kadınları: Psikanalizin Öncü Kadınları, çeviren: Öncel Naldemirci, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 280 sayfa, 2018

Martin Loughlin – Kamu Hukukunun Temelleri (2018)

Kamu hukukunun Ortaçağ’dan modern devletin ortaya çıkışına uzanan bir süreçte irdeleyen, alan için önemli bir rehber.

Martin Loughlin burada,

  • Kamu hukukunun oluşumunu sağlayan etkenleri,
  • Kamu hukukunun gelişiminde Ortaçağ hukukçularınca yürütülen tartışmaların hayati payını,
  • Ortaçağ temel hukuk düşüncesinin sekülerleşmesi ve rasyonelleşmesini,
  • Kamu hukukunun modern yönetim anlayışına nasıl yetke ve meşruiyet kazandırdığını,
  • Devlet, anayasa ve hükümet gibi, kamu hukukunun üç temel öğesinin işlevlerini,
  • Ve siyaset, teknoloji ve bilim alanında yaşanan gelişmelerin kamu hukukunu nasıl şekillendirdiğini anlatıyor.

Loughlin bu konuları da, on altıncı yüzyıldan on dokuzuncu yüzyılın başına uzanan bir zaman diliminde ve Bodin, Althusius, Lipsius, Grotius, Hobbes, Spinoza, Locke, Montesquieu, Rousseau, Kant, Fichte, Smith ve Hegel gibi pek çok ismin kamu hukukuna dair fikirleri ekseninde irdeliyor.

  • Künye: Martin Loughlin – Kamu Hukukunun Temelleri, çeviren: Dilşad Çiğdem Sever ve Kıvılcım Turanlı, Dipnot Yayınları, hukuk, 407 sayfa, 2018

Giusi Quarenghi – Ben ve Sen (2015)

Kütüphane projesinde yan yana gelen bir İtalyan ve bir Faslı çocuğun, tüm önyargılara ve ötekileştirmelere rağmen birbirini tanımaya ve anlamaya çalışmalarının hikâyesi.

Bambaşka kültürel dünyalara sahip Beata ve Aziza bu süreçte, farklılık ve benzerliklerini tanıdıkları kadar, birbirinden heyecanlı maceralar da yaşayacaktır.

  • Künye: Giusi Quarenghi – Ben ve Sen, resimleyen: Giuditta Gaviraghi, çeviren: Nilüfer Uğur Dalay, Günışığı Kitaplığı

Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi (2015)

Sinemayı hayatın merkezi kılmış, nevi şahsına münhasır bir ailenin filmler ve maceralarla örülü hayatı.

Okurlar burada sıra dışı karakterlerle tanışırken, sinema tarihinde iz bırakmış Zorro, Yüzüklerin Efendisi ve Miki Fare gibi başarılı filmler vesilesiyle sinemanın yaşamımızdaki önemine yeniden tanık olacak.

  • Künye: Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi, resimleyen: Julia Binfield, çeviren: Âlâ Sivas Gülçur, Kelime Yayınları