Necla Geyikdağı – Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye (2008)

Necla Geyikdağı ‘Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye’de, Osmanlı’nın kapitalizmin ilk küreselleşme sürecine nasıl dahil edildiğini anlatıyor.

Geyikdağı bunu, söz konusu sürece dair istatistiklerden yararlanarak, yerel ekonominin tarihsel yapısına odaklanarak ve devlet adamları ile aydınların iktisadi zihniyetini inceleyerek yapıyor.

Çalışma bu yönleriyle, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ayrıntılı bir biçimde irdeliyor.

Feroz Ahmad’ın sunuşuyla yayımlanan kitabın özellikle, Türkiye’nin neden hâlâ gelişmekte olan bir ülke konumundan çıkamadığına dair önemli ipuçları vermesiyle ilgi çekeceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: V. Necla Geyikdağı – Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye, 1854-1914, Hil Yayın, tarih,  247 sayfa

Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat (2017)

Michel Foucault düşüncesini daha iyi kavramak açısından büyük önem arz eden Collège de France’taki dersleri, bu kitapta.

Foucault’nun, özellikle ‘Cinselliğin Tarihi’ adlı kült eserinin ikinci ve üçüncü ciltlerine temel teşkil etmesiyle önem arz eden bu kitabında,

  • Antik Yunan’da paranın tesisi,
  • On sekizinci yüzyıl Fransa şehirciliği,
  • Psikiyatrik iktidar,
  • Devlet aklı,
  • Hıristiyan öznellik biçimleri,
  • Neoliberalizmin insan kavrayışı,
  • Meselin Ortaçağ’da ve on altıncı yüzyılda aldığı biçimler,
  • Hakikat ve özne arasındaki ilişkinin biçimleri,
  • Antikçağ’ın cinselliği sorunsallaştırma biçimleri,
  • Tekeşli cinsellik etiğinin ilkeleri,
  • Batı toplumlarının oto-analiz kategorileri olarak “paganlık”, “Yahudi-Hıristiyan” ve “kapitalizm” kavramları,
  • Hıristiyan cinsel ahlakının Stoacılıkta önceden mevcut olması meselesi,
  • Evliliğin değer kazanması ve zinanın tanımı,
  • Genç erkeklerde ilişkinin sorunsallaştırılması,
  • Modernliğin “cinsellik” ve “arzu”yu inşa edişinin altındaki dinamikler,
  • Ve arzunun doğuşu gibi konular ele alınıyor.

Kitap, özellikle, Foucault’nun tarihsel materyalleri nasıl ustaca işlediğini ve bilhassa felsefeyle tarih arasındaki bağı nasıl ördüğünü gözler önüne sermesiyle ayrıca önemli.

  • Künye: Michel Foucault – Öznellik ve Hakikat, çeviren: Sibel Yardımcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 335 sayfa, 2017

Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu (2018)

Savaş sonrası Alman edebiyatının usta kalemlerinden olan Hans Magnus Enzensberger, şimdi de Hitler döneminden çarpıcı bir kişiliğe sahip Hammerstein’ın ve onun sıra dışı çocuklarının hikâyesini anlatıyor.

Çok zeki, prensiplerinden asla taviz vermez ve karizmatik bir kişilik olan Kurt von Hammerstein, İkinci Dünya Savaşı öncesi Alman ordusunda başkomutandır.

Fakat Adolf Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte işler bozulur.

Hammerstein, ordudaki görevini bırakmak zorunda kalır.

Öte yandan Hammerstein’ın, en az kendisi kadar asi ve maceracı çocukları da vardır.

Örneğin bunlardan biri komünizm adına ajanlık yapar, bir diğeri Hitler’e suikast tertipleyen ekibin içindedir.

Roman bu ilginç hikâyelerden hareket ederek Hitler dönemi Almanya’sına, ülkedeki bin bir zorluk baskı altında nefes almaya çalışan Nazi karşıtı muhalefete ve Hitler’e karşı ayaklanmanın pek bilinmeyen yönlerine doğru yol alıyor.

‘Hammerstein’ın Suskunluğu’nun, tarih, anı, inceleme ve kurgunun çok iyi bir bireşimi olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu, çeviren: Regaip Minareci, Everest Yayınları, roman, 340 sayfa, 2018

İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız (2008)

‘Yıllara mı Çarptı Hızımız’, inceleme, araştırma, öykü, şiir, roman ve anı türlerindeki kitaplarıyla bildiğimiz İsmet Kür’ün anılarından oluşuyor.

1916’da İstanbul’da doğan Kür, yirmi bir yıl Türkçe edebiyat öğretmenliği yaptı.

Kür’ün, eski İstanbul’la başlayan anıları, hayatının önemli duraklarına uğramalarının yanı sıra, Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli ayrıntılar da barındırıyor.

Yazar, bir yandan doğduğu ve hayatına etkide bulunan İstanbul’u anlatırken, öte yandan da buna paralel bir biçimde ülkenin yaşadığı büyük dönüşümün izini sürüyor.

İsmet Kür’ün anıları, her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği dünyada bizi, zamanın akışı üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız, Everest Yayınları, anı, 303 sayfa

Adnan Nur Baykal – Türklerin Strateji Serüveni (2008)

Adnan Nur Baykal ‘Türklerin Strateji Serüveni’nde, Türkiye tarihinde önemli yeri bulunan yirmi isim aracılığıyla tarihin perdesini aralıyor ve burada tespit ettiği strateji, taktik ve uygulamalardan örnekler veriyor.

Türk tarihini, strateji anlayışı açısından takip eden Baykal bunu, beş yüz yıllık bir tarihi kesiti inceleyerek yapıyor.

“Medeniyetin olduğu her yerde strateji var” diyen Baykal, strateji prensiplerinin doğa kanunları gibi her zaman geçerli olduğunu söylüyor.

Yazar, strateji anlayışlarını anlattığı tarihi aktörler aracılığıyla, günümüz bireyinin gündelik hayatında kendi strateji prensiplerini ne şekilde oluşturabileceğine kafa yoruyor.

  • Künye: Adnan Nur Baykal – Türklerin Strateji Serüveni, Sistem Yayıncılık, yönetim, 318 sayfa

Hüsnü Arkan – Uyku (2008)

‘Uyku’, 1993 yılından bu yana Ezginin Günlüğü’nde söz yazarı ve solist olarak çalışan Hüsnü Arkan’ın roman yazarlığının dördüncü durağı.

Daha önce ‘Ölü Kelebeklerin Dansı’, ‘Menekşeler, Atlar, Oburlar’, ‘Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer’ romanları ile ‘Hiç’e Doğru’ başlıklı şiir kitabından da bilindiği gibi Arkan, edebiyat alanındaki üretimleriyle de dikkat çeken bir isim.

Arkan bu son romanıyla, yazın yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor.

Gerçekle ütopyanın iç içe geçtiği bir kurguyla okurun karşısına çıkan ‘Uyku’dan bir alıntı:

“Bence her insan iki kişidir. Birincisi önden gidip yolu açar. Ama belki de kapatır; emin değilim. Öteki bazen irkilerek, korkuyla; bazen de umut ederek peşine takılır.”

Roman, muhalif düşünceleri nedeniyle rüyaya sürgün edilmiş bir adamın hikayesini anlatıyor.

  • Künye: Hüsnü Arkan – Uyku, İthaki Yayınları, roman, 219 sayfa

Angela Nanetti – Kuyrukluyıldız Eken Adam (2015)

İtalya’nın bir köyünde yaşayan, babasının terk ettiği Arno’nun sıkıntılı büyüme süreci.

Annesi ve kardeşiyle yaşayan Arno’nun yaklaşan kuyrukluyıldızdan biricik dileği, babasının eve geri dönmesidir.

Bu esnada ormandaki terk edilmiş kulübeye taşınan gizemli adam, Arno’nun hayatına bambaşka bir pencere açacaktır.

  • Künye: Angela Nanetti – Kuyrukluyıldız Eken Adam, çeviren: Nilüfer Uğur Dalay, ON8 Kitap

Kolektif – Sinemada Bir Asır (2015)

Sinemaya emek ve gönül vermiş yapımcı, yönetmen, senarist, oyuncu, yazar, akademisyen ve sanat insanlarının Türkiye sinemasının 100. yılı vesilesiyle kaleme aldıkları makale ve yazılar.

Türkiye sinemasının, bundan yüz yıl önce Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin yıkılışıyla başlayıp bugüne uzanan kapsamlı bir hikâyesi.

  • Künye: Kolektif – Sinemada Bir Asır: Altın Portakal Film Festivali Armağan Kitabı, editör: Ş. Abdurrahman Çelik, Altın Portakal Film Festivali Yayınları

İdil Pişgin – Thui (2015)

Thui, apartmanlarda büyümüş, etraflarından yalıtılmış çocukların aksine, sokakla iç içe yaşayan, burada arkadaşlarıyla bir dünya kuran şanslı çocuklardan.

Böyle bir hayatta macera ve hikâye eksik olamayacağından, akşam eve geldiğinde kahramanımızın her zaman anlatacağı çok şeyi vardır.

Thui’nin en iyi dinleyicisi ve en büyük destekçisi de şakacı büyükbabasıdır.

  • Künye: İdil Pişgin – Thui, Can Yayınları

Michael Kuyucu ve Tüba Kuruhisar – Yeni İletişim Teknolojileri (2015)

Son 20 yılda baş döndürücü bir hızla gelişen yeni iletişim teknolojileri ile ona paralel bir hızla yükselen yeni medya mecraları…

Yazarlar, “podcasting”in ürün tanıtımı açısından sunduğu avantajları, sosyal medyanın girişimcilere sunduğu fırsatları, dijital radyonun radyo mecrasında yarattığı devrimi ve bunun gibi daha birçok konuyu ele alıyor.

  • Künye: Michael Kuyucu ve Tüba Kuruhisar – Yeni İletişim Teknolojileri, Zinde Yayıncılık