Dana Sajdi – Şamlı Berber (2018)

Tarihçi Dana Sajdi, daha önce yayınlanan ‘Osmanlı Laleleri, Osmanlı Kahvehaneleri’ isimli önemli derlemesiyle hatırlanacaktır.

Sajdi elimizdeki bu ilgi çekici çalışmasında ise, 18. yüzyılda Şam’da yaşamış bir berber olan İbn Budeyr’in enteresan hikâyesini anlatıyor.

Budeyr, sıradan bir berber değil.

Zira kendisi, hayatı boyunca şehrinde olup bitenleri kaydettiği ve daha sonra Şam hakkında çok önemli bir kaynak haline gelecek bir kitap yazdı.

Sajdi’nin çalışması, toplumsal ve entelektüel bir biyografi olarak nitelenebilecek İbn Budeyr’in hikâyesini eksen alarak bu dönemde ortaya çıkan okuryazarlığın, dönemin Şam’ında yarattığı olağanüstü dönüşümü inceliyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, halk tabakası arasında okuryazarlık oranının yükseliş göstermesinin, Arap Rönesansı da denilen Nahda hareketiyle nasıl ilişkili olduğunu ayrıntılı bir bakışla tartışması.

Kitap, Osmanlı ve İslam tarihinde halk tabakasından bir insan hakkında yapılmış kitap formatında ilk mikrotarih çalışması.

  • Künye: Dana Sajdi – Şamlı Berber: 18. Yüzyıl Biladü’ş-Şam’ında Yeni Okuryazarlık, çeviren: Defne Karakaya, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 267 sayfa, 2018

Dennis R. MacDonald – Homeros Destanları ve Markos İncili (2018)

Klasik Yunan edebiyatı ile Hıristiyanlığın temel metinleri arasında önemli bir ilişki olduğu tezi, uzun zamandır dile getiriliyor.

Bu kitabın yazarı Dennis MacDonald da, bu alanda yaptığı ufuk açıcı çalışmalarıyla biliniyor.

MacDonald’ın elimizdeki kitabı ise, söz konusu ilişkiyi Markos İncili ile Homeros destanları üzerinden izliyor.

Yazar, ağırlıklı olarak Homeros’un Odysseia destanını merkeze alarak, Homeros’un Markos İncilinden ne şekilde etkilendiğini kapsamlı bir bakışla ve ilginç koşutluklar kurarak inceliyor.

MacDonald’a göre Homeros, başka pek çok kaynağın yanı sıra Markos İncilinden de etkilenmişti.

Hem tarih,  hem dinler tarihi ve hem de karşılaştırmalı edebiyat çalışmalarına ilgi duyanların keyifle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Dennis R. MacDonald – Homeros Destanları ve Markos İncili, çeviren: Selen Ak, İthaki Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2018

Kolektif – Türk-Yunan İlişkileri Üzerine Makaleler (2015)

Tarihsel süreçte, inişli çıkışlı bir seyir izlemiş Türk-Yunan ilişkilerinin farklı açılardan yorumu.

Yazarlar, Türk ve Yunan kaynaklarının Megali Idea değerlendirmeleri, Yunan iç savaşında Türk medyasının tutumu, on iki ada Türklerinin sorunları ve 2000’lerde Yunanistan’daki Türk azınlığı gibi konuları irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Türk-Yunan İlişkileri Üzerine Makaleler, editör: Yeliz Okay, Doğu Kitabevi

Kerim Edinsel – Sosyolojik Düşünme ve Çözümleme 1 (2015)

Auguste Comte, Herbert Spencer, Karl Marx, Friedrich Engels, Emile Durkheim ve Max Weber…

Kerim Edinsel, 19. yüzyıl Avrupa’sında insanın kendisiyle ve toplumla ilişkilerini irdelemiş bu altı büyük düşünürün, başka bir deyişle “klasik dönem” sosyoloğunun çalışmalarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Sosyoloji bölümü öğrencileri için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Kerim Edinsel – Sosyolojik Düşünme ve Çözümleme 1, Kabalcı Yayınları

René Char – Seçme Şiirler (2008)

Albert Camus’nün “Karanlık bir yıkımdan buralara düşmüş, dingin bir kaya parçası” dediği René Char, Fransız şiirinin en önemli duraklarından.

Char’ın ‘Seçme Şiirleri’nde yer alan ‘Geri Verin Onlara…’ başlıklı şiiri şöyle:

“Geri verin onlara, artık onlarda olmayanı.

Göreceklerdir yeniden, hasat tohumunun başakta

kapanıp kalışını, otların üstünde salınışını.

Öğretin onlara düşüşten yükselişe yüzlerinin

on iki ayını,

Seveceklerdir bir sonraki isteğe dek yüreklerinin

boşluğunu;

Çünkü hiçbir şey batıp gitmez ya da küllerde

kalmaz;

Ve sonunda toprağın yemişlere ulaştığını

görmeyi bilen kişi,

Sarsılmaz başarısızlıktan, yitirse bile her şeyi.”

  • Künye: René Char – Seçme Şiirler, çeviren: Samih Rifat, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 64 sayfa

Elias Canetti – Sinek Azabı (2017)

Yazın alanında birbirinden farklı birçok çalışmaya imza atmış Elias Canetti, şimdi de farklı temalar üzerinden ilerleyen denemeleriyle karşımızda.

Aforizmalar, alıntılar ve hatıralardan oluşan bu kitabında Canetti, yalnızlık, ölüm, iktidar, dil, dürüstlük, Tanrı ve kötülük gibi, insanoğlunun evrensel sorunlarına odaklanıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

  • “Her sözcüğün şiddetle etkilediği bir kurbanı vardır; bazen düşünüyorum da, galiba bütün sözcüklerin kurbanıyım ben. Yakayı sıyırabildiğim kelimeler, sadece kâğıda aktarabildiklerim; bunlar beni sakinleştiriyor; bu sözcükleri kullanmama müsaade edilmiş gibi; ölüp gittiğim zaman, beni artık tahrik etmeyeceklerinden eminim, her ne kadar o zaman bile, hatta asıl o zaman var olacaklarsa da.”
  • “Bildiğim en aşağılık duygu, ezilenlere karşı duyulan tiksintidir; bu tiksinti ezilenlerin niteliklerinden yola çıkarak ezilmişliklerini mazur göstermeyi gerektirir. Pek yüce ve dürüst filozoflar bu duygudan uzak değildir.”
  • “Hiçbir yazı insanın kendini hakikaten açığa vurabileceği kadar gizli değildir.”
  • “Hiçbir becerisi olmayan insanları seve seve metheder, ama yetenekli birini gördüğünde tedbiri elden bırakmaz.”
  • “Tanrı’ya çaktırmadan uzun yıllar yaşamayı ummuştu.”
  • “Sen, ölümden sonra görmeyeceğin her şeyden korkuyorsun.”
  • “Adam o kadar kötü ki, kendi kulağı bile dilinden korkuyor.”
  • “Adlandırmak, insanın büyük ve ciddi tesellisidir.”
  • “Başarı tecrübenin ancak en küçük kısmıdır.”

Kitap, Canetti’nin özgün düşünsel ve dilsel maharetini ortaya koymasıyla öne çıkıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Sinek Azabı, çeviren: Necati Aça, Sel Yayıncılık, deneme, 131 sayfa, 2017

Şevket Pamuk – Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme, 1820-1913 (2018)

Osmanlı, 19. yüzyıldan önce dünya ekonomisinden yalıtık bir hayat sürüyordu.

Fakat 1820’den itibaren gerçekleşen ticaret ve yabancı sermaye yatırımları, ülkenin ekonomisinin Avrupa’nın dişli kapitalizmiyle iletişime geçmesine sebep oldu.

İşte bu kitap da, daha sonra ülkeye miras kalacak bu dönemin Osmanlı ekonomisini nasıl etkilediğini ve ona nasıl yön verdiğini irdeliyor.

Osmanlı ekonomisinin dışa açılmasına vesile olan etkenleri, artan bağımlılığın ülke ekonomisinde yarattığı yapısal dönüşümleri ve bu dönemde gerçekleşen iktisadi büyümenin dinamikleri, Pamuk’un burada irdelediği kimi konular.

İlk baskısı 1984’te yapılan kitap, Osmanlı iktisat tarihi alanında önemli bir kitap olmaya devam ediyor.

  • Künye: Şevket Pamuk – Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme, 1820-1913, İş Kültür Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2018

Arthur Coleman Danto – Andy Warhol (2018)

Sanat eleştirmeni ve filozof Arthur Coleman Danto, bizde de, özellikle ‘Sanat Nedir?’, ‘Sıradan Olanın Başkalaşımı’ ve ‘Sanatın Sonundan Sonra’ gibi kitaplarıyla bilinen bir isim.

Danto, elimizdeki önemli çalışmasında ise, ressam, sinemacı, yapımcı ve yayıncı Andy Warhol’un nitelikli bir portresini sunuyor.

Danto, Warhol için, “Beni bir sanat felsefecisine dönüştürdü” diyor.

Bu kitap ise, Warhol’un neden sanatta özel bir yere sahip olduğunu, hayatı ile eserleri arasında nasıl bir bağ bulunduğunu, ünlü atölyesi Fabrika’daki hayatını ve çalışmalarını, uğradığı silahlı saldırının ruh sağlığına ve sanatına ne gibi etkilerde bulunduğunu ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Danto, bununla yetinmiyor.

Aynı zamanda, Warhol’un Amerikan kitle kültürüne ve Amerikan kapitalizmine getirdiği eleştirilerin başta Avrupa olmak üzere dünyanın farklı kesimlerindeki entelektüeller tarafından nasıl yorumlandığını da tartışıyor.

  • Künye: Arthur Coleman Danto – Andy Warhol, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Ayrıntı Yayınları, sanat, 144 sayfa, 2018

Hilmi Yavuz ve Burcu Pelvanoğlu – Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş (2008)

‘Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş’, Hilmi Yavuz’un İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nde vermiş olduğu derslerden oluşuyor.

Yavuz’un, öğrencisi Burcu Pelvanoğlu’yla ana hatlarını saptadığı kitap, Batı uygarlığı tarihine kuramsal bir giriş niteliğinde.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, uygarlık ve uygarlık tarihini oluşturan kültür, doğa, kültür tarihi gibi kavram ve süreçler, antropoloji, etnoloji, dilbilim, sosyoloji, estetik gibi disiplinler aracılığıyla anlatıyor.

İkinci bölümdeyse, Batı uygarlığının zihinsel tarihi, modernizm ve modernleşme tartışmaları, yine farklı disiplinler aracılığıyla irdeleniyor.

Künye: Hilmi Yavuz ve Burcu Pelvanoğlu – Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş, Aşina Kitaplar, kültür, 157 sayfa

Catherine O’Flynn – Kaybolan (2008)

Catherine O’Flynn, psikolojik gerilim türündeki ilk romanı ‘Kaybolan’da, bir kızın kayboluşunun, insanların yaşamlarında nasıl yansımalara yol açtığını hikâye ediyor.

Küçük kız çocuğu Kate Meaney, 1983 yılında bir alışveriş merkezinde ortadan kaybolur.

Bu olayın yaşandığı andan başlayıp 2004 yılına uzanan kurgu, yitip giden şeylerin, insanların yaşamlarında nasıl bir iz bıraktığını, zengin karakterleri; zeki, sürükleyici ve heyecanlı gerilimiyle anlatıyor.

Romanın özellikle, kapitalist, çılgın tüketim toplumuna getirdiği eleştiriyle dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

Ayrıca, O’Flynn’ın eserinin, Whitbread İlk Roman Ödülü aldığını da belirtmekte fayda var.

  • Künye: Catherine O’Flynn – Kaybolan, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 246 sayfa