Kolektif – Varlık 75. Yıl Seçkisi (2008)

Varlık dergisinin, Türkiye düşün ve edebiyat dünyasına yaptığı katkılar inkâr edilemez.

Derginin 75 yıllık arşivinden oluşturulan bu seçkinin ilginç yönlerinden biri de, daha önce yayımlanan 60. yıl seçkisinden farklı olması.

Bu 60. yıl seçkisinde yer alan yazılar, ağırlıklı olarak ilk kırk yıldan seçilirken, 75. yıl seçkisinde ise, derginin 1980 sonrası döneminin daha öne çıktığı görülüyor.

Hatırlanacağı gibi, 1980’den itibaren Türkiye’nin değişen, dönüşen atmosferine kendini uydurmaya çalışan dergi, farklı açılımlar, yenilikler denemişti.

İşte bu seçki, bir dönemin yazınsal ve kültürel çerçevesini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan yazılar barındırmasıyla önemli.

  • Künye: Kolektif – Varlık 75. Yıl Seçkisi, hazırlayan: Enver Ercan, Varlık Yayınları, antoloji, 475 sayfa

Martin Gardner – Hah Buldum! (2008)

Martin Gardner ‘Hah Buldum!’da, okura, zormuş gibi görünen ve geleneksel yollarla çözülmesi de zor olan bazı bulmacalardan ve onların çözümünden bir seçki sunuyor.

Kombinasyonla ilgili bulmacalar, geometri bulmacaları, aritmetik bulmacaları, mantık bulmacaları ve yöntem bulmacalarından oluşan seçki, zor gibi görünün bulmacaların, ani kavrayış yoluyla aslında çok basit bir şekilde çözülebileceğini, çizimler eşliğinde gösteriyor.

Gardner’ın keyifli kitabı, problemlerin çözümü için bilgisayarlara bel bağlayan insanı, zihinsel yaratıcılığını kullanmaya davet ediyor.

  • Künye: Martin Gardner – Hah Buldum!, çeviren: Barış Bıçakçı, TÜBİTAK Yayınları, bulmaca, 140 sayfa

Kenichi Ohmae – Yeni Küresel Sahne (2008)

Kenichi Ohmae, ‘Yeni Küresel Sahne’de, son yirmi yıldır muazzam bir şekilde dönüşen yeni dünya düzeni küreselleşmeye, onun tehditlerine ve fırsatlarına odaklanıyor.

“Sınırsız bir dünyada eski iktisat teorileri neden tarihe karışmıştır, bunun yerini ne alacaktır?”, “Mevcut güçlü platformlar büyüme açısından nasıl değerlendirilebilir?”, “Teknolojinin işlerimizi öldürmemesi için ne yapmalıyız?”, “Bu yeni koşullarda hükümetlere düşen görevler nelerdir?” gibi soruların yanıtlarını arayan Ohmae, küresel ekonomide liderlik ve strateji problemlerini de irdeliyor.

  • Künye: Kenichi Ohmae – Yeni Küresel Sahne, çeviren: Leyla Aslan, Optimist Kitap, ekonomi, 391 sayfa

Ernest Jackh – Yükselen Hilal (2008)

Atatürk’ün ‘Yükselen Hilal’i yazdığı için bizzat kutladığı Ernest Jackh, Osmanlı’nın son döneminde yaşananlara ve ardından ondan sonra tarihteki rolünü oynamaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş serüvenine odaklanıyor.

Türkiye’nin modern Avrupa’yı hedeflemesi; 1. Dünya Savaşı’nda oynadığı rol; bir zamanlar başörtüsü, fes, harem gibi konulara nasıl yaklaşıldığı; Osmanlı’nın bağnazlıkla mücadele edişi; Jön Türkler ve Balkanlar’daki olaylar, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Kendini Türk dostu olarak tanımlayan Jackh, 1940’larda Amerika’da yayımlanan kitabıyla, hep yanlış anlaşıldıklarına inandığı Türkleri dünyaya anlatmayı amaçlamıştı.

  • Künye: Ernest Jackh – Yükselen Hilal, çeviren: Sakıp Murat Yalçın, Ikarus Yayınları, tarih, 303 sayfa

Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı (2008)

Alper Çeker, dönemin siyasi bir okuması paralelinde, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının ve muhalif yazarının dünyasını araştırıyor.

Alper Çeker bu çalışmasında, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının Türkiye’deki kamu kurumlarının yönetimini elinde tutan zümrenin uygulamalarına getirdiği eleştiriye ve romancının bu zümre ile giriştiği hesaplaşmaya odaklanıyor.

Bu dönemin en güçlü eserlerinin, söz konusu rejimle hesaplaşmaya girişenler olduğunu savunan Çeker, bu durumu, dönemin siyasî tarihi üzerinden izliyor.

Çeker kitabının ilk bölümünde, Türkiyeli eleştirmen ve okurların roman algısını eleştiriyor.

Daha sonra Cumhuriyetin kuruluş yıllarının bir özeti yapılıyor ve o yıllarda gerçekleşen uygulamalara romancıların verdiği ilk tepkiler anlatılıyor.

  • Künye: Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı, Özgür Yayınları, edebiyat eleştiri, 136 sayfa

Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi (2008)

‘Paris ’68’, Paris’te başlayarak hızla dünyaya yayılan 1968 hareketini, o dönem orada bulunan Hıfzı Topuz’un tanıklığıyla sunuyor.

1968 Mayısında Paris’te başlayan kıvılcımı, “doğaçlama ve başarısız ama kansız ve güler yüzlü bir devrim denemesi” olarak tanımlayan Topuz, sadece bu kıvılcıma beşiklik eden Paris’i değil, bunun, Meksika, Vietnam, ABD, Çekoslovakya, İtalya ve Türkiye gibi ülkelere yansımalarını da odaklanıyor.

Topuz, kendi tanıklığıyla, Daniel Cohn-Bendit gibi dönemin efsane önderlerini, hareketin başlamasını, gelişmesini, hemen ardından önüne geçilemeyen bir sel haline gelişini ve “şimdi iktidar” diyerek başkaldıran hareketin vardığı noktayı anlatıyor.

  • Künye: Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi, Agora Kitaplığı, anı, 114 sayfa

Marc Ferro – İslamın Şoku (2008)

Marc Ferro ‘İslamın Şoku’nda, İslam’ın eski travmalarının geri döndüğünü söylüyor.

İslam dünyasının yenilenmek için değişik yollar keşfettiğini belirten Ferro, bu yolların sonuncusunun da 11 Eylül 2001 saldırılarında, en gelişmiş teknikler ve başka bir çağdan kalan kendini feda etme eylemleriyle bir araya geldiğini savunuyor.

İslam-modernlik, İslam-ulus ve İslam-reform ilişkisini analiz eden Ferro, “İslam’ın Batıya meydan okuması beklenmeyen bir durum muydu?”, “İslam dünyasının Batıyla karşılaşması nasıl bir şok yarattı?” ve “İslam’ın modernleşmesi ya da modernitenin İslamlaştırılması günümüz dünyasını nasıl etkilemektedir?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Marc Ferro – İslamın Şoku, çeviren: İdil Engindeniz, İthaki Yayınları, tarih, 256 sayfa

Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı (2017)

Özellikle Sanayi devriminden sonra, Avrupa’da devlet yapısı büyük oranda dönüştü.

Bu durum beraberinde “sağlıklı vatandaş” düşüncesinin ortaya çıkmasına ve böylece kamu sağlığı uygulamalarının yaygınlaşmasına vesile oldu.

Dolayısıyla kamu sağlığı ile modernleşme süreci arasında kopmaz bir ilişki var.

Bu kitap ise, salgın hastalıklar ve kamu sağlığı uygulamalarını Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet dönemleri bağlamında izlemesiyle alana önemli bir katkı sunuyor.

Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in genel sağlık politikasını kapsamlı bir şekilde ortaya koyan çalışma, devletin sağlıklı vatandaş yetiştirmek için ortaya koyduğu kurumları, sağlık politikalarının nasıl bir zihniyet değişimine işaret ettiğini ve bireylerin bu amaçla nasıl seferber edildiğini araştırıyor.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı, editör: Burcu Kurt ve İsmail Yaşayanlar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 254 sayfa, 2017

Susann Sitzler – Kardeşler: Hayatımızın En Uzun İlişkisi (2017)

Kardeşi olanlar şanslıdır. Zira onlar, toplumsallaşmanın ilk adımlarını daha dışarıya çıkmadan deneyimler.

Bu kitabın yazarı gazeteci Susann Sitzler’in de bir öz, iki üvey ve üç yarı kardeşten oluşan kalabalık bir ailesi var.

Dolayısıyla kendisinin, kardeşliğin nasıl zengin bir potansiyele sahip olduğu hakkında söyleyeceği çok şeyi var.

  • Kardeş nedir?
  • Kardeşler birbirlerinden ne zaman rahatsız olurlar?
  • Kardeşlerden nasıl kurtulunur?
  • Kardeşler nereden edinilir?
  • İnsanın kardeşinin olması neden iyidir?

Sitzler, yukarıdaki sorulara yanıt verirken, her ailenin eşsiz ve benzersiz olduğunu, her kardeşlik ilişkisinin kendine özel olduğunu gözler önüne seriyor.

Son yıllarda kardeşlik çalışmaları büyük hız kazanmış durumda.

Kimilerine göre kardeşler, kişiliğin gelişiminde anne babalar kadar önemli rollere sahip.

İşte Sitzler’in çalışması da, her ne kadar kendi kardeşlik deneyiminden yola çıksa da, psikoloji, sosyoloji, tarih ve etnoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanmasıyla, kardeşlik konusunda aydınlatıcı ve zengin bir çerçeve sunuyor.

  • Künye: Susann Sitzler – Kardeşler: Hayatımızın En Uzun İlişkisi, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, kültür, 303 sayfa, 2017

Çetin Altan – Onlar Uyanırken: Türk Sosyalistlerinin El Kitabı (2017)

1960’ların önde gelen siyasi yıldızı Çetin Altan’ın ilkin 1967 yılında yayımlanan ve sosyalist dünya ve toplum düzeninin sağlam bir tasavvurunu sunduğu ‘Onlar Uyanırken’ adlı bu kitabı, Türkiye’nin sosyalist düşünce klasiklerinden.

Kitabın ilk bölümünde, Altan’ın Türkiye’ye, ülkenin toplumsal ve siyasal koşullarına, içinde bulunduğu sorunlara ve bunlara çözüm olarak sosyalizmin ne gibi imkânlar sunduğuna odaklanıyor.

Altan’ın kendine has zekâsı, bilgisi ve tutkusunun, bu bölümün en büyük gücü olduğunu söylemeye bile gerek yok.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşayan emekçilerin boğuştukları sorunları ve buna dair çözüm önerilerini kaleme aldıkları, Altan’a yazdıkları binlerce mektup içinden kurayla seçilen 80 mektuba yer veriyor.

İşçi, ırgat, şoför, bakkal, terzi ve zanaatkâr gibi emekçilerden gelen bu mektuplar, hem onların sınıf bilincini ve düşüncelerindeki berraklığı ortaya koymaları hem de bir döneme ışık tutmalarıyla ilgi çekiyor.

Çetin Altan’la işçi ve emekçi sınıfların evrensel sorunları ve gündemleriyle karşımıza çıktıkları kitap, sosyalist bilinç ve örgütlenmenin önündeki engellerden biri olan “kuşaklar arası kopukluğa” da ilaç olacak türden.

  • Künye: Çetin Altan – Onlar Uyanırken: Türk Sosyalistlerinin El Kitabı, Yordam Kitap, siyaset, 239 sayfa