Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi (2008)

İnsanlığın belleğinde yer etmiş, artık anonimleşmiş sözler vardır.

İşte Helge Hesse’in elimizdeki keyifli kitabı, bu sözlerin hangi koşullarda, kim tarafından söylendiğini anlatıyor.

Hesse, “Kendini tanı”, “Para kokmaz”, “Amaca giden her yol mubahtır”, “Benim imparatorluğumda güneş hiç batmaz”, “Devrim kendi çocuklarını yer”, “Ama dünya yine de dönüyor”, “Bizden sonra tufan!”, “Mülkiyet hırsızlıktır” ve “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!” gibi sözlerin ışığında, okurunu, tarihin tozlu sayfalarında bilgilendirici bir seyahate davet ediyor.

  • Künye: Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen ve Gül Gürtunca, Doğan Kitap, tarih, 324 sayfa

Veysi Erdoğan – Şimdi Terk Edin Çadırımı (2008)

Veysi Erdoğan’ın ‘Şimdi Terk Edin Çadırımı’ isimli dosyası, 2008 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’ne değer görülmüştü.

Bu harika kitapta yer alan ‘Beter’ isimli şiirinden bir alıntı:

“şimdi hangi dilde konuşsam

tanrının huyuna uymaz kelimelerim

hangi zamanın zulmünden geçsem

hangi yalanın gözlerine dokunsam

sesimi değdirdiğim her ağrıda

küfrolurum bin tövbenin tufanına!

 

işte o vakit

gövdemin günahına çadır kurar

ellerimle diktiğim gözlerimin incisinden inerim

ben beterim derim herkese çünkü ben beterim

herkes susarken yüzünün en dilsiz perdesinde

ben ruhumun rüzgârlarıyla ölenleri öpenim! (…)”

  • Künye: Veysi Erdoğan – Şimdi Terk Edin Çadırımı, Varlık Yayınları, şiir, 56 sayfa

Kolektif – Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan (2008)

‘Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan’, ünlü Amerikalı yazar William Saroyan’ın yaşamı, yazarlığı ve ailesinin memleketi olan Bitlis’le olan ilişkisine dair çeşitli yazıları, fotoğraflar eşliğinde okura sunuyor.

Kitapta aynı zamanda, Saroyan’ın ‘Bitlis’ isimli oyunu da bulunuyor.

Saroyan’ın 100. doğum yıldönümü vesilesiyle hazırlanan çalışmada, Ara Güler, Aziz Gökdemir, Dickran Kouymjian, Bedros Zobyan, Fikret Otyam, Garig Basmadjian ve Stephen D. Calonne’un yazıları da yer alıyor.

Bu kitapta bir araya getirilen yazılar, Saroyan’ın 1964 yılındaki Bitlis gezisine odaklanmalarının yanı sıra, yazarın iç dünyasına dair ilginç ayrıntılar da barındırıyor.

  • Künye: Kolektif – Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan, Aras Yayıncılık, biyografi, 271 sayfa

Taner Timur – Devrimler Çağı: 1848, 1871, 1917 (2017)

Taner Timur’dan, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla taşan devrimler çağının dönüm noktalarını saptayan, onların zengin mirasını yeniden yorumlayan dört önemli yazı.

Bu yazıların ilk ikisi, ideallerini, vaatlerini gerçekleştirmek yerine, dar burjuva kalıplarına yenik düşen 1789 Devrimi’ne karşı tepki olarak ortaya çıkan, önceleri işçi ve öğrenci ayaklanması olarak başlayıp ardından tüm Avrupa’ya yayılan 1848 Devrimi’ne ve buna karşı gerçekleşen Louis Bonaparte’ın darbesine odaklanıyor.

Taner Timur, 1848 Devrimi’nde yaşananları Marks ve Engels’in ‘Komünist Manifesto’su ve Marx’ın ‘Louis Bonaparte’ın 18. Bruamaire’i çalışmasını merkeze alarak yorumluyor.

Yazıların ikincisi, Bonaparte’ın yirmi yıllık despotizminin sona ermesinin ardından, Almanya’nın Fransa’yı işgal etmesinin ardından Fransızların direniş için kurdukları 1871 Komün deneyimini irdeliyor.

Timur bu süreci de, yine Marx’ın değerlendirmeleri ve dönemin önemli devrimci figürlerinden Lissagaray’ın anıları ışığında irdeliyor.

Timur, kitabının son yazısında da, devrimler çağının son ve kuşkusuz en görkemli duraklarından olan 1917 Sovyet Devrimi’ni işliyor.

Yazar, şu an 100. yılına giren Ekim Devrimi’ni ortaya çıkaran koşulları ve bu deneyimin günümüze nasıl bir miras bıraktığını kapsamlı bir bakışla tartışıyor.

  • Künye: Taner Timur – Devrimler Çağı: 1848, 1871, 1917 (2017), Yordam Kitap, tarih, 142 sayfa, 2017

Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920) (2017)

Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’na katılması, hem imparatorluğun hem de modern Ortadoğu tarihinde büyük dönüşüme, geri döndürülemez bir kırılmaya vesile oldu.

Zira Osmanlıların savaşa girişi, Avrupa savaşını başka herhangi bir olaydan daha fazla etkileyerek, bir dünya savaşına dönüştürmüş oldu.

İşte Ortadoğu tarihi alanında yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Eugene Rogan, Osmanlı için sonun başlangıcı olan bu büyük savaşın başından sonuna ve tüm cepheleriyle nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Rogan bunu yaparken, savaşa giren tarafların strateji ve planlarını da açıklıyor ve daha da önemlisi, Osmanlı’nın sonunu getiren bu büyük savaşın Batı cephesindeki ülkelerin geleceğine nasıl yön verdiğini de gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Savaştan önce dünyanın düzeni,
  • Savaşın Basra, Aden, Mısır ve Doğu Akdeniz’deki açılış salvoları,
  • Kafkasya ve Sina’da Osmanlı seferleri,
  • Çanakkale Boğazı’na saldırı,
  • Ermenilerin imhası,
  • Gelibolu’da Osmanlı zaferi,
  • Mezopotamya’nın istilası,
  • Kut kuşatması,
  • Arap isyanı,
  • Ve Bağdat, Sina ve Kudüs’ün düşüşünden sonra Osmanlı’nın geri çekilme süreci gibi, birçok önemli konu ele alınıyor.

Künye: Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920), çeviren: Özkan Akpınar, İletişim Yayınları, tarih, 477 sayfa, 2017

Kolektif – Kürt Edebiyatı (2017)

Paris Kürt Enstitüsü’nün kurumsal dergisi olan Études Kurdes, 2000 yılından bu yana, Kürt edebiyatı üzerine önemli yazılar yayımlıyor.

İşte bu kitap da, dergide yer almış yazıları bir araya getiriyor.

Kitap, Kürt edebiyatını tarihsel ve güncel bir bakışla irdelemesi ve bunu yaparken de bu alanda araştırma yapacaklar için zengin perspektifler vermesiyle önemli bir katkı sunuyor.

Çalışmada ele alınan kimi konular şöyle:

  • Ehmedê Xanî edebiyatının dilsel ve kültürel mirası,
  • Kürtlerin ilk yazılı eserleri,
  • Klasik Kürt edebiyatının karakteristik özellikleri,
  • Ehl-i Hak Kürtlerin dini edebiyatı,
  • Goran şiirleri
  • Bextiyar Elî’nin romanlarında büyülü gerçekçilik
  • Irak Kürdistanı’ndaki dilbilimsel politikanın Kürtlerin kültürel birliği üzerine etkileri,
  • İran’daki İslami Şûra Meclisi I. Kütüphanesi’nin elyazması koleksiyonunda yer alan Ehmedê Xanî’nin ‘Mem û Zîn’ destanının bir Osmanlı Türkçesi versiyonunun bir incelemesi.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise, Joyce Blau, Sandrine Alexie, Shahab Vali, Amr Taher Ahmed, Ahmad Hashimzadeh, Estelle Amy de la Bréteque, Geoffrey Haig ve Mustafa Dehqan.

  • Künye: Kolektif – Kürt Edebiyatı, çeviren: Heval Bucak, Avesta Yayınları, edebiyat inceleme, 144 sayfa, 2017

Ferit Edgü – Hakkâri’de Bir Mevsim (2017)

“Söyledim değil mi, teknem kayalara çarpıp battı.

Ve kendimi burada buldum.”

Ferit Edgü’nün ilkin 1977 yılında yayımlanan ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’i, bu cümleyle açılıyor.

Özgün atmosferi, sıra dışı karakterleri, gerçekçi ve fantastik öğeleri harmanlamadaki ustalığı ve özellikle olağanüstü dil kullanımıyla öne çıkan roman, yayımlandığı tarihten bugüne Türkiye edebiyatını derinden etkilemiş, yanı sıra dünyanın farklı dillerine çevrilmiş yapıtlardan.

Roman, o zamanlar en fazla eşkıyalık öyküleriyle ülke gündeminde yer edinen, zorlu sosyo-ekonomik ve siyasi şartları pek bilinmeyen ülkenin doğusunu daha görünür kılmasıyla da ayrı bir öneme sahip.

İşte, romanın elimizdeki bu edisyonu, eserin 40. yıl özel baskısı.

‘Hakkâri’de Bir Mevsim’i özel basımı, ciltli, özel kâğıdı ve tasarımıyla görmek ayrı bir güzellik.

Kaçmaz denilen türden, arşivlik bir edisyon.

Künye: Ferit Edgü – Hakkâri’de Bir Mevsim, Sel Yayıncılık, roman, 194 sayfa

Anonim – Mitler ve Efsaneler: Mitolojik Hikâyeler (2017)

Dünyanın değişik milletlerinden, her çağda insanlığın ilgisini çekmiş ve çekmeye devam edecek pek çok mit ve efsane.

Kitapta,

  • Prometheus,
  • Herkül,
  • Theseus ve Centaur,
  • Niobe,
  • Altın Post,
  • Kiklop,
  • Oedipus ve Sfenks,
  • İphigenia,
  • Truva’nın yağmalanması,
  • Beowulf ve Grendel,
  • Kral Arthur,
  • Demirci Wayland,
  • Ve Cid gibi, yüzyıllarca önce vücut bulmuş çok sayıda mit ve hikâye anlatılıyor.

Kitap, kimisi çoktan tarihten silinmiş, kimisi hâlâ varlığını sürdüren dünyanın değişik medeniyetlerinin alternatif bir tarihi okumasını yapmak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Anonim – Mitler ve Efsaneler: Mitolojik Hikâyeler, çeviren: Duygu Alçul, Maya Kitap, mitoloji, 282 sayfa, 2017

Semih Erelvanlı – İki Bacaklı At ya da Dört Bacaklı İnsan (2014)

Dünya çapında yankı uyandıran İran yeni sineması üzerine denemeler.

Semih Erelvanlı, özellikle 1980’lerin ikinci yarısıyla birlikte atılıma geçen İran yeni dalga sinemasının dilini, biçimsel özelliklerini ve temalarını; İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin bu sinema üzerindeki etkilerini ve burada öne çıkan yönetmenleri inceliyor.

  • Künye: Semih Erelvanlı – İki Bacaklı At ya da Dört Bacaklı İnsan, Evrensel Yayınları

Nurullah Kuzu – Kırkyama (2014)

Şiirden feyz alarak yola çıkan, insanın evrensel hallerini dert edinen öyküler.

Nurullah Kuzu, okurunu toplumsal ve kişisel çatışmalara davet ederken, yalnızlığıyla boğuşan, sonu gelmez arayışlarla yön bulmaya çalışan, fakat her halükarda hayatın kaybedeni olan bireyin hikâyesini sunuyor.

Kitabın, 2014 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü kazandığını da hatırlatalım.

  • Künye: Nurullah Kuzu – Kırkyama, Varlık Yayınları