Bernhard Kellerman – Tünel (2017)

Avrupa ile Kuzey Amerika arasında okyanus altından kazılacak bir tünel hayali etrafında dönen ve buradan yola çıkarak işçilerin 20. yüzyılın başındaki korkunç çalışma şartlarına inen gerçekçi bir roman.

“İş, sadece karnını doyurma aracı değildir! İş bir idealdir. İş, çağımızın dinidir.” diyen romanın başkahramanı Allan, bizzat bu dinin yeryüzündeki temsilcisi ve yürütücüsü olarak konumlanmıştır.

Hikâye boyunca karşımıza çıkacak her bir karakterin hayatı, adeta bu “çağımızın dini”nin gereklerini yerine getirip getirmemelerine bağlıdır.

Bernhard Kellerman’ın romanı, kapitalizmin doymak bilmez iştahının ve yakıp yıkma potansiyelinin dünyayı nasıl büyük felaketlere sürükleyebileceğini ve kapitalizmin nasıl ter ve kandan inşa edildiğini gerçekçi bir bakışla ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

İlk olarak 1913’te yayımlanan ve kimi eleştirmenlerin bilim kurgu ve fantastik türe dâhil ettiği, kimilerininse zorlu çalışma koşullarının tasviri ve sıkı bir kapitalizm eleştirisi olarak tanımladığı ‘Tünel’, aynı zamanda dört sefer sinemaya da uyarlanmış.

  • Künye: Bernhard Kellerman – Tünel, çeviren: Sevinç Altınçekiç, Yordam Kitap, roman, 351 sayfa

Yavuz Özmakas – Metropolit Efendi (2008)

Yavuz Özmakas ‘Metropolit Efendi’de, Rum Metropoliti Hrisostomos’un İzmir günlerini anlatıyor.

Hrisostomos, dönemin Yunan milliyetçiliğinin simge isimlerindendi.

Yunan milliyetçiliğinin yükselişine destek vermiş, Osmanlı’dan kopuşu desteklemiş, Ortodoks düşünce ve milliyetçilik ideolojisini harmanlayarak topluma yaymaya çalışan bir din adamı olan Hrisostomos, Türklerin İzmir’i geri almalarından sonra yargılanmış, idamla cezalandırılmış; fakat cezası infaz edilmeden milliyetçi bir kalabalık tarafından linç edilmişti.

İşte Özmakas’ın bu çalışması, Hrisostomos’u anlatırken İzmir tarihine, bir dönemin ideolojik çatışmalarına ve kurumlar arası ilişkilere de odaklanıyor.

  • Künye: Yavuz Özmakas – Metropolit Efendi, Şenocak Yayınları, tarih, 145 sayfa

Tuğba Esen – Aktör Dediğin Nedir ki: Kevork Malikyan Kitabı (2017)

Diyarbakır doğumlu bir oyuncu olan Kevork Malikyan, şu ana kadar

Anka’nın Uyanışı, Indiana Jones: Son Macera, Geceyarısı Ekspresi, Mind Your Language, Şarkı Söyleyen Kadınlar ve Binbir Gece Masalları gibi birçok filmde rol aldı.

Sinema mesleğini hayatının merkezine koymuş Malikyan’la yapılmış bu uzun soluklu söyleşi de, kendisinin bir oyuncu ve insan olarak portresini sunuyor.

Malikyan bu söyleşide,

  • Hayata gözlerini açtığı Diyarbakır’a dair anımsadıklarını,
  • Ardından İstanbul’da devam eden hayatını,
  • Londra’ya göç edişini,
  • Burada ilkin din eğitimi, daha sonra da Rose Bruford College’da oyunculuk eğitimi alışını,
  • Royal Shakespeare Company’de sahneye çıktıktan sonra oyunculuk kariyerinin nasıl dönüştüğünü,
  • Oyuncu olarak sinema dünyasına dair gözlem ve deneyimlerini,
  • Ve kuşkusuz, sürgünde olmanın hayatını nasıl kökten değiştirip dönüştürdüğünü bizimle paylaşıyor.

Fotoğraflar ve günlüklerle de desteklenen kitap, Malikyan’ın bir oyuncu ve insan olarak portresini sunduğu gibi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan ayrıntılar da barındırıyor.

Künye: Tuğba Esen – Aktör Dediğin Nedir ki: Kevork Malikyan Kitabı, Aras Yayıncılık, söyleşi, 240 sayfa

Şefik Hüsnü – Toplumsal Sınıflar, Türkiye Devrimi ve Sosyalizm (2017)

1959’da Manisa’da sürgündeyken hayatını kaybeden Şefik Hüsnü, bilindiği gibi, Türkiye’de Marksist düşüncenin ve sosyalist hareketin kurucu isimlerindendi.

Bu kitapta bir araya getirilen metinler ise, Şefik Hüsnü’nün Aydınlık dergisindeki yazılarından yapılmış bir derleme.

Türkiye’de sosyalist düşüncenin ilk metinleri arasında yer alan bu yazılar, Şefik Hüsnü’nün gözlem ve çözümlemelerini barındırıyor.

Kitapta,

  • Türkiye’de toplumsal sınıflar,
  • Türkiye’de işçi sınıfının içinde bulunduğu şartlar,
  • Türk burjuvazisinin aile kavgaları,
  • Siyasi partilerle toplumsal sınıflar arasındaki ilişkiler,
  • Türkiye köylüsünün kurtuluşu,
  • Türk aydını,
  • Halk ve sanat,
  • Toplumsal devrim ve kadınlar,
  • Sosyalizmin Türkiye’ye etkileri,
  • Toplumsal reform sorunu,
  • Lonca sosyalizmi,
  • Ve Ekim Devrimi’nin yansımaları gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitabın, Şefik Hüsnü’nün düşünsel serüveniyle Türkiye’deki sosyalist deneyimin irdelendiği, Gökhan Atılgan imzalı, aydınlatıcı bir sunuş yazısıyla birlikte yayımlandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Şefik Hüsnü – Toplumsal Sınıflar, Türkiye Devrimi ve Sosyalizm, derleyen: Gökhan Atılgan, transliterasyon: Şeyda Oğuz, Yordam Kitap, siyaset, 382 sayfa

Kolektif – Çağdaş Sloven Öyküleri (2008)

Osman Deniztekin tarafından hazırlanıp Türkçeye kazandırılan ‘Çağdaş Sloven Öyküleri’ adlı bu antoloji, önde gelen on üç Sloven yazarın öykülerini bir araya getiriyor.

Sloven edebiyatı çok gelişmemiş olmakla birlikte, devlet desteğiyle yayınlanan dergileri ve bedava hizmet veren, halka açık kütüphanelerinin çokluğuyla gelişme vaat eden bir edebiyat.

Günümüzde bu dergilerden en çok bilinenleri de, Nova Revija, Literatura ve Sodobnost.

Bu dergilerde geleneksel yazarlar kadar, genç kuşaktan modern yazarlara da yer verilmekte.

Antoloji için, Sloven edebiyatının karakteristik özelliklerini taşıyan örnekler barındırmasıyla ilgi çekiyor diyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Sloven Öyküleri, hazırlayan ve çeviren: Osman Deniztekin, Varlık Yayınları, öykü, 215 sayfa

Carlos Drummond de Andrade – Dünyayı Taşıyor Omuzların (2008)

Brezilyalı şair Carlos Drummond de Andrade’nin seçme şiirlerinden oluşan ‘Dünyayı Taşıyor Omuzların’, Cevat Çapan’ın şair üzerine bir yazısını da barındırıyor.

‘Ben de Brezilyalıydım’ şiirinden bir alıntı:

“Ben de Brezilyalıydım

hem de moreno sizin gibi

Gitar tıngırdattım, Ford kullandım,

milliyetçiliğin erdem sayıldığı kahvelerde

dirsek çürütmeyi başardım.

İnsan vazgeçerdi bütün erdemlerinden.

 

Ben de şairdim bir zamanlar.

Bir kadına bakmak yeterdi

hemen gökteki yıldızlarla

öbür varlıkları düşlemek için.

Ama o kadar sayısızdır ki yıldızlar,

gök öyle uçsuz bucaksızdır ki,

şiirim kayıplara karışmıştı aralarında. (…)”

  • Künye: Carlos Drummond de Andrade – Dünyayı Taşıyor Omuzların, çeviren: Cevat Çapan, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 80 sayfa

Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu (2008)

Yusuf Küçükdağ ‘Bozkır Armutlu’da, 13. yüzyılın başlarında kurulan Konya’nın Bozkır ilesine bağlı Armutlu Köyü’nün tarihi ile sosyo-ekonomik yapısını anlatıyor.

Çalışma, son zamanlarda arttığı gözlenebilen şehir, kasaba ve köy eserlerine iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Kitapta, Armutlu köyü ile bu köyün sakinleri ve kökenini bu köyden alan bilim adamı, şair ve yazarlara dair bilgiler yer alıyor.

Kitabın girişi ile ilk bölümünde köyün tarihi, ikinci bölümünde de coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı anlatılıyor.

Üçüncü bölümde kültürel durumu ile folkloru, beşinci bölümde de köydeki ekonomik etkinlikler değerlendiriliyor.

Kitabın son bölümünde de köyle ilgili belgeler sunuluyor.

  • Künye: Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu, Çizgi Kitabevi, tarih, 358 sayfa

Marshall Sahlins – Tarihsel Metaforlar ve Mitsel Gerçeklikler (2014)

Hem teorik açıdan önemli yenilikler getiren hem de tarihsel bir süreç bağlamında teorisini sınayan, yapısalcı antropoloji alanında öncü bir çalışma.

Sahlins, Kaptan Cook’un Hawaii Adaları’na gidişiyle yaşanan dönüşümü, birbirinden uçurumla ayrılmış iki farklı kültürün karşılaşmasındaki enteresan detayları su yüzüne çıkarıyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Tarihsel Metaforlar ve Mitsel Gerçeklikler, çeviren: Taylan Doğan, Bgst Yayınları

Michelle Paver – Sürgün (2008)

‘Sürgün’ Michelle Paver’in ‘Tarih Öncesi Günlükleri’ isimli dizisinin dördüncü romanı.

Bu dizi bilindiği gibi, Paver’in hayvanlar dünyası, antropoloji ve tarih öncesine duyduğu ilginin sonucu olarak ortaya çıkmış.

Roman, yazarın yaptığı kimi yolculuklardan, özellikle de Kaliforniya’nın ıssız bir vadisinde dev bir ayıyla karşılaşmasından esinlenilmiş.

Dizinin ‘Sürgün’ isimli bu devam romanında, serinin diğer kitaplarının da başkahramanı olan Torak klanlardan sürgün edilmiştir.

Klanların kovaladığı Torak’ın biricik kurtuluş yolu da, yine dostluk ve arkadaşlığın gücü olacaktır.

  • Künye: Michelle Paver – Sürgün, çeviren: Ebru Sürmeli, Remzi Kitabevi, roman, 255 sayfa

Suna Dumankaya ve Frederico Ciongoli – Doğal Sağlık ve Güzellik (2008)

Suna Dumankaya bitkisel ürünlerle cilt bakımı yapan bir güzellik uzmanı.

Asıl ilgi alanı astroloji olan Brezilyalı Frederico Ciongoli’nin kendini tanımladığı etiketlerden biri de “yaşam koçluğu”.

İşte bu iki ismin hazırladığı elimizdeki kitap, şifalı bitkiler ve Brezilya’nın spiritüel anlayışı yoluyla psikolojik rahatsızlıkların kökenine inmeyi amaçlıyor.

Kitap, Ciongilo’nun on iki burcun herbirinin söz konusu psikolojik rahatsızlıklar üzerindeki etkisine dair anlatımları ile Dumankaya’nın bunlara karşı geliştirdiği doğal tedavi önerilerini barındırıyor.

  • Künye: Suna Dumankaya ve Frederico Ciongoli – Doğal Sağlık ve Güzellik, Alfa Yayınları, sağlık, 179 sayfa