Türkân Yeşilyurt – Hilmi Yavuz’un Şiirlerinde Geleneğin Yeniden Üretimi (2014)

Metinlerarası ilişkiler bağlamında, Yavuz’un yapıtlarının gelenekle ilişkisi.

Yavuz’un 14 yapıtını, ayrıca şiirlerinin yanı sıra yazılarını da inceleyen Yeşilyurt, şairi besleyen kaynaklara iniyor, Yavuz’un gelenek anlayışının ne olduğunu ve gelenekçi bir şairin geçmişle nasıl ilişki kurduğunu tartışıyor.

  • Künye: Türkân Yeşilyurt – Hilmi Yavuz’un Şiirlerinde Geleneğin Yeniden Üretimi, Yasakmeyve Yayınları

Warren H. Winkler – İki Doktor Bir Yolculuk (2014)

Orta Anadolu’da yirmi köyden oluşan bir topluluğun tıbbi gereksinimlerini karşılamak için yola çıkan iki doktor.

Amerikalı Dr. Winkler ile doktorluğu kendi anlayışları ile icra etmeye çalışan Kayserili “Tohtur” Salih.

Anılar, 1950, 1960 ve 1970’li yılların Anadolu’su hakkında dikkat çekici detaylar sunuyor.

  • Künye: Warren H. Winkler – İki Doktor Bir Yolculuk, çeviren: Yalçın Varnalı, Yapı Kredi Yayınları

Kolektif – Çeviri Seçkisi 1: Çeviriyi Düşünenler (2008)

İki ciltten oluşan ‘Çeviri Seçkisi’nin ‘Çeviriyi Düşünenler’ başlıklı bu birinci cildi, Türkiye’de çeviri üstüne düşünmüş, kafa yormuş isimlerin metinlerinden yapılmış bir seçmeye dayanıyor.

Zorlu bir çalışmanın sonucunda meydana gelen çalışmada, Türkiye’de çeviri konusuna odaklanmış, bu konuda düşünce üretmiş kırk dört yazar, şair, bilim insanı ve çevirmenin yazıları bulunuyor.

Burada, sadece geçmişte yazılmış metinlere değil, sadece bu seçki için kaleme alınmış yazılara da yer veriliyor.

Her yazının girişine, o metnin temel niteliklerini, ayırıcı özelliklerini vurgulayan italik olarak dizilmiş özetlenmiş satırların yerleştirilmesi de, metinle okur arasındaki mesafeyi aza indiriyor.

Kitabın sonunda yer alan ‘Yazarlar ve Çevirmenler Üstüne’ başlıklı bölümde de, seçkide yer alan isimlerin çeviriyle ilgili etkinlikleri, bakış açıları sunuluyor.

  • Künye: Kolektif – Çeviri Seçkisi 1: Çeviriyi Düşünenler, hazırlayan: Mehmet Rifat, Sel Yayıncılık, dil, 330 sayfa

Ertan Kılcıgil – Futbol Buysa Üstü Kalsın (2008)

Ertan Kılcıgil, yirmi dört yıldır Ankara Üniversitesi’nde çalışıyor.

Kılcıgil şu anda, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda öğretim üyesi.

Kendisinin ‘Futbol Buysa Üstü Kalsın’ isimli bu kitabı, uzun yıllardır içinde yer alan biri olarak, futbol konusundaki fikirlerini, deneyimini ve bilgisini okurla paylaşmayı amaçlıyor. “Ayağına top değmemişlerin futbol konusunda en otorite zannedilip ortalıkta cirit attığı bir toplumda, bir meslek adamının kıyısından köşesinden değil de işin tam içinde bulunması nedeniyle futbol konusunda yazı yazması akademik sorumluluk nedeniyle zorunlu hale gelmiştir.” diyen Kılcıgil, futbolun teknik analizlerinden öte, aslında eksikliği çokça duyulan futbolun görünmeyen sosyal dinamiklerini, futbol etiğini analiz ediyor.

Kılcıgil’in çalışması, bu özgünlüğünün yanı sıra, günümüz Türkiye futbolunu eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmesiyle dikkat çekeceğe benziyor.

  • Künye: Ertan Kılcıgil – Futbol Buysa Üstü Kalsın, Güncel Yayıncılık, futbol, 288 sayfa

Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa (2017)

Bilindiği gibi prekarya, sınırsız şekilde esnekleşmiş, sürekli değişen, başka bir deyişle düzenli olarak düzensiz işlerde çalışan kesimleri anlatan bir kavram.

Bu kesimi “çalışan yoksullar” veya “güvencesiz işçiler” olarak tanımlayanlar da var.

1975-2006 arasında Dünya Çalışma Örgütü’nde (ILO) çalışan ve 2013’ten beri Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nda (SOAS) öğretim üyesi olan Guy Standing ise, bu sınıfı “Yeni tehlikeli sınıf” olarak tanımlıyor.

Standing, daha önce yayımlanan ‘Prekarya’ adlı kitabında da, küreselleşme sürecinin yarattığı bir sonuç olan prekaryanın oluşumunu ve tabi olduğu sömürü mekanizmalarını kapsamlı bir şekilde tasvir etmişti.

Yazarın bir manifesto olarak okunabilecek elimizdeki çalışması ise, bir siyasi hareketin temeli olabilecek prekarya için gündem oluşturmayı ve yazarın daha önceki kitabına gelen tepkileri yanıtlamayı amaçlıyor.

Kitapta, ekonomik krizin prekarya üzerindeki sonuçları ve faydacı demokrasiye bir alternatif oluşturmak için neden bir Prekarya Bildirgesi’ne ihtiyaç duyulduğu tartışılıyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Bildirge’ye temel oluşturabilecek yirmi dokuz madde sunuluyor.

Bu maddelerden bazıları ise şöyle:

  • Çalışmayı üretici ve yeniden üretici bir etkinlik olarak yeniden tanımlayın
  • İşçi istatistiklerini yeniden düzenleyin
  • İşe alma süreçlerini basitleştirin
  • Esnek emeği düzenleyin
  • Örgütlenme özgürlüğünü geliştirin
  • Mesleki toplulukları yeniden inşa edin
  • Sınıf temelli göç politikasını durdurun
  • Adil yargı hakkını herkese sağlayın
  • Yoksulluk tuzaklarını ve güvencesizlik tuzağını ortadan kaldırın
  • Sosyal yardım değerlendirme sistemlerini ateşe verin
  • Engellileri şeytanlaştırmaktan vazgeçin
  • İstihdama dayalı refaha hemen şimdi son verin!
  • Günlük kredileri ve öğrenim kredilerini düzenleyin
  • Finansal bilgi ve danışmanlık hakkını tesis edin
  • Eğitimi meta olmaktan çıkarın

Künye: Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa, çeviren: Senem Demiralp ve Sercan Çınar, İletişim Yayınları, siyaset, 392 sayfa

Stanford J. Shaw – Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde Yahudiler (2008)

Profesör Stanford J. Shaw, ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde Yahudiler’ isimli bu çalışmasında, dünyanın farklı ülkelerinde yaptığı arşiv çalışmalarıyla Türkiyeli Yahudileri inceliyor.

Kitap, ilk olarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Osman’ın yönetiminde yaklaşık 1300 yılında kuruluşundan, Birinci Dünya Savaşı sonrası dağılışına kadar, bugün Türkiye olarak bilinen bölge ile Ortadoğu ve Balkanlar’da yaşamış İmparatorluk Yahudilerine odaklanıyor.

Shaw ardından, Osmanlı’nın baş halefi durumundaki günümüz Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Yahudilerin hikâyesini de anlatıyor.

Shaw’ın, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, ABD ve Fransa’daki kütüphane ve arşivlerde yaklaşık otuz beş yıl süren araştırmalar sonucunda hazırladığı kitap, konuya dair seçilmiş kapsamlı kaynakçasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Stanford J. Shaw – Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde Yahudiler, çeviren: Meriç Sobutay, Kapı Yayınları, inceleme, 553 sayfa

Dominique Sourdel – İslam (2008)

Paris-Sorbonne Üniversitesi’nde profesör olan Dominique Sourdel, elimizdeki kitabında, Kuran’ın ve İslam yasasının kurucu prensiplerine odaklanıyor.

Muhammed ve Kuran; 19. yüzyıla kadar Müslüman dünyası; İslam yasası; mezhep hareketleri; sufilik ve felsefe; İslam dünyasında entelektüel ve sanatsal faaliyetler ve modern İslam, Sourdel’nin bu rehber kitabında ele aldığı konulardan birkaçı.

Sourdel bu konuları işlerken, gerek İslam dünyasında gerekse de Batı’da İslamiyet’e dair kalıplaşmış bazı fikir, önyargı ve klişeleri sorgulamayı da ihmal etmiyor.

Kitapta ayrıca, İslam uygarlığını biçimlendiren felsefi, sanatsal ve toplumsal dinamikler de değerlendiriliyor.

  • Künye: Dominique Sourdel – İslam, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, din, 128 sayfa

Sencer Derya – Ney Öğretim Kitabı (2008)

Sencer Derya, kırk yıl boyunca ney öğrencisi yetiştirmiş bir isim.

Ney’den çıkması gereken sesin, aslında, insanın kendisine söylemesi gereken ses olduğunu söyleyen Derya kitabında, beş bölümde ney’i öğretiyor.

Kitapta, ney’in bölümlerinden Türk müziğinde makamlara, ney solosu ve taksiminden ney’de dudak pozisyonlarına kadar birçok konu yer alıyor.

Bir CD’yle sunulan kitapta ayrıca, ney’in tarihçesi; Türkiye kültürü, müziği ve edebiyatında ney’in yeri, geçmişten günümüze neyzenler; ney yapımı ve ney ustaları gibi, konuya dair zengin ayrıntılar bulunuyor.

  • Künye: Sencer Derya – Ney Öğretim Kitabı, yayına hazırlayan: Aziz Şenol Filiz, Pan Yayıncılık, müzik, 211 sayfa

Ahmet Erhan – Deniz, Unutma Adını (2008)

Ahmet Erhan’ın, ilk baskısı 1992’de yapılan ‘Deniz, Unutma Adını’ isimli bu kitabı, Türkiye tarihinde derin izleri bulunan Deniz ismi üzerinden, bir dönem yaşananları şiirin süzgecinden geçirip damıtıyor.

Kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

“Oğlum unutma adını

Sana boşuna konulmadı o

Göğe çizilen resimleri hatırla

Oğlum unutma adını

Dağları teğelleyen suları

Oğlum unutma adını

Kardeşliği, cesareti ve yanılgıyı

Oğlum unutma adını

Tarihe karşı yürüyen bedenleri hatırla

Oğlum unutma adını

Ve tarihi olan sonra

Oğlum unutma adını

Hep ipte olacak boynun (…)”

  • Künye: Ahmet Erhan – Deniz, Unutma Adını, Everest Yayınları, şiir, 84 sayfa

Rius – Yeni Başlayanlar İçin Marx (2008)

Meksikalı yazar ve çizer Rius’un 1972 yılında kaleme aldığı, 1977 yılında da Can Yücel tarafından çevrilen ‘Yeni Başlayanlar İçin Marx’, çizimler yoluyla Marx’ın fikirlerini özetliyor.

Marx’ı Don Kişot’a benzeten Rius, “Herkes ondan bahseder de pek azı bilerek konuşur. Çok daha azı da gerçekten anlar onu” diyor.

Çağının neredeyse tüm bilimlerine hâkim olan Marx’ın eserleri, anlaşılabilirlik konusunda herkese hitap etmez.

Kitabın hem yazarı hem de çizeri Rius, öncelikle Marx’ı anlamaya çalışmış, anladıklarını da bu çizimlerle ifade etmiş.

  • Künye: Rius – Yeni Başlayanlar İçin Marx, çeviren: Fırat Koç, Daktylos Yayınları, çizgiroman, 137 sayfa