Andonis Samarakis – Yanlış (2006)

  • YANLIŞ, Andonis Samarakis, çeviren: Ari Çokana, İletişim Yayınları, roman, 204 sayfa

‘Yanlış’ romanı, totaliter bir rejimin iki gizli servis ajanının, tutukladıkları bir şüpheliyi başkente götürmeleriyle başlar. Yolculuk başladığında, Merkez tarafından tüm detayları dikkatle hazırlanmış plan da işlemeye başlar. Bundan böyle ajanlar resmi görevliler değil, “insan” rolüne bürünmüş birer dosttur. Başkente gitmek için feribota yetişme çabalarından kentte beraber çıktıkları gezintiye kadar her şey, şüphelinin kendini güvende hissetmesi için kurgulanmış bu planın parçalarıdır. Amaç, tutukluya suçunu itiraf ettirmektir. Samarakis bu romanında, birbirlerine üstün gelmeye çalışan kahramanları üzerinden totaliter rejimlerin psikolojik savaşıyla alay ediyor.

Sergei Mihailoviç Eisenstein – Sinema Dersleri (2006)

  • SİNEMA DERSLERİ, Sergei Mihailoviç Eisenstein, çeviren: Engin Ayça, Agora Kitaplığı, sinema, 180 sayfa

Sinema tarihinin önemli filmlerinden ‘Potemkin Zırhlısı’, Sergei Mihailoviç Eisenstein denince ilk akla gelen filmlerden. ‘Sinema Dersleri’ isimli elimizdeki kitap ise, yönetmenin verdiği derslerin, öğrencisi Vladimir Nijni tarafından tutulan notlarından oluşuyor. Eisenstein’in sinema eğitimi verdiği öğrencilerle soru-cevap yöntemi üzerine kurulan kitap, sahne tasarımı tekniklerinden, bir kitabın ya da öykünün filme nasıl aktarılacağından, sahneye koyma, sahne üzerinde planlama, çekim teknikleri ve oyunculuk gibi sinemasal sahneleme konularındaki derslerden oluşuyor. Ayrıca dersler, zamanın bazı örnek filmlerini incelemek gibi uygulamalı bir özelliğe de sahip.

Bobby Schenk – Fırtınalar Diyarında (2006)

  • FIRTINALAR DİYARINDA, Bobby Schenk, çeviren: Hakan Toğluk, Ataköy Marina Yacht Club Yayınları, gezi, 287 sayfa

‘Fırtınalar Diyarında’, Almanya’nın ünlü yelkencilerinden Bobby Schenk’in, küçük bir motorlu taşıtla Atlantik’i geçişine ve Güney Amerika’daki Horn Burnu gezilerine dair anılarından oluşuyor. Bir gezgin olarak Schenk’in, gezi anılarını anlatmaya koyulmadan önce, kitabın önsözünde, modern hayatın köleleştirici yönlerine yaptığı vurgular oldukça ilgi çekici. “Çok övülen özgürlüğümüz, sonuç itibarıyla on tane bira markasından ve yirmi televizyon programından yaptığımız tercihlerle sınırlı değil midir?” diye soran Schenk, modern hayatın dayatmalarına isyan ediyor. Schenk’in gezisi, bu sınırlanmışlıktan ve dayatmalardan kurtulmanın nasıl mümkün olduğunu göstermeleriyle oldukça önemli.

Sylvia Plath – Suyu Geçiş (2006)

  • SUYU GEÇİŞ, Sylvia Plath, çeviren: Gürkal Aylan, Artshop Yayınları, şiir, 77 sayfa

‘Suyu Geçiş’, yazılış süreci olarak, Sylvia Plath’in ‘Colossus’ ve ‘Ariel’ isimli kitaplarının ortasında yer alır. Kitabın bu yönüyle, kendisinin geçiş dönemi şiirlerinden oluştuğunu söyleyebiliriz. Fakat bu orta dönem daha çok, şairin ‘Ariel’ine doğru evrim gösterir gibidir. Plath’in ‘Uğultulu Tepeler’ şiirinden bir alıntı: “Meşaleler gibi çevreliyor beni / Eğimli, uyumsuz, sürekli değişen ufuklar. / Isıtabilirler beni, bir kibritle dokununca / Buharlaşmadan önce perçinledikleri uzaklıklar / Alazlayıp portakal rengine dönüştürebilir / İnce sınır çizgileri, havayı / Daha parlak bir renge bürüyerek solgun göğü. / Ama bir dizi vaat gibi / Eriyorlar, eriyorlar yalnızca, ilerlediğimde. / (…)”

Faik Baysal – Drina’da Son Gün (2006)

  • DRİNA’DA SON GÜN, Faik Baysal, Can Yayınları, roman, 381 sayfa

Faik Baysal’ın ilk kez 1972 yılında yayımlandığında büyük ilgi gören romanı ‘Drina’da Son Gün’,  otuz dört yıl sonra yeniden yayımlandı. ‘Sarduvan’, ‘Elleri Sesinin Rengindeydi’, ‘Kırmızı Sardunya’, ‘Rezil Dünya’ ve ‘Madam Bambu’ Baysal’ın başlıca eserleri. Roman, parçalanma eşiğindeki Yugoslavya’nın yaşadığı etnik çatışmaları merkeze alıyor ve yüzyıllardır farklı din ve milletlerden insana kucak açan, hoşgörünün hüküm sürdüğü bu coğrafyadaki trajik değişime odaklanıyor. “Bu roman, gerçekten yaşanmış olan olayların bir yansısıdır” diyen Baysal’ın eseri, parçalanmış bir coğrafyayı kurgularken, özellikle barındırdığı görsel sahneler ve psikolojik tahlilleriyle de dikkate değer.

Jonathan Carroll – Kahkahalar Ülkesi (2006)

  • KAHKAHALAR ÜLKESİ, Jonathan Carroll, çeviren: Sönmez Güven, İthaki Yayınları, roman, 335 sayfa

Jonathan Carroll’un ‘Kahkahalar Ülkesi’nin kahramanı, Marshall France adında bir yazar. Romanın ismi olan ‘Kahkahalar Ülkesi’, kurguda, Galen adlı küçük bir kasabada inzivaya çekilmiş ve kırk dört yaşında geçirdiği bir kalp krizi sonucunda ölmüş olan, çocuk kitapları yazarı France’ın da kaleme aldığı kitabın ismi olarak görünür. Olay örgüsü, Tom Abbey ve kız arkadaşı Saxony Gardner en beğendikleri yazar olan France’ın biyografisini yazmak için Galen’e gelmeleriyle başlar. Ancak ne bu uyuşuk, küçük kasaba ne de orada yaşayanlar göründükleri gibidir: France’ın gölgesi hâlâ kasabada dolaşmaktadır. Carroll’ın romanının, ‘İmgelem Büyük Ödülü’ aldığını da belirtelim.

Mehmet H. Doğan – Yazının Bir Çağı (2006)

  • YAZININ BİR ÇAĞI, Mehmet H. Doğan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 369 sayfa

Ağırlıklı olarak şiir üzerine yazılan denemelerden oluşan ‘Yazının Bir Çağı’, Mehmet H. Doğan’ın, 1968 ve 1998 yılları arasında kaleme aldığı yazılarından bir seçmeyi içeriyor. Doğan, çevirileri, hazırladığı şiir seçkileri ve özellikle de denemeleri Türkiye edebiyatının önemli bir ismi. Bu seçme, “Tekrarın Tekrarı”, “Birikime Dayanmak”, “Şiirin Yalnızlığı”, “Çağının Tanığı Olmak”, “Yazıdan Bakmak”, “Şiir ve Eleştiri” ve “Şiir, Bugün” gibi yedi bölümden oluşuyor. Denemeler, Behçet Necatigil’den Melih Cevdet Anday’a, Nâzım Hikmet’ten Edip Cansever’e, Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Enis Batur’a, modern Türk şiiri üzerine, Doğan’ın yapıt odaklı eleştirel düşüncelerini içeriyor.

Stefano de Martino – Hititler (2006)

  • HİTİTLER, Stefano de Martino, çeviren: Erendiz Özbayoğlu, Dost Kitabevi, tarih, 127 sayfa

Hititleri, Anadolu’da İ.Ö. 2. bin yıldan itibaren, devlet yapıları, askeri düzenleri ve toplumsal örgütlenme biçimleriyle kendilerinden sonraki uygarlıkları da biçimlendiren etkiler yarattı. Uzun yıllardır yörede Hititlerle ilgili kazı çalışmalarında yer alan Stefano de Martino, arkeolojik, mitolojik ve dilbilimsel verileri harmanlayarak Hitit kültürünün genel panoramasını ve dinlerini, tarihi arka planın bütünlüğü içinde aktarmayı amaçlıyor. de Martino’nun çalışması, konunun uzmanı olmayan okuyucuları hedeflemesiyle rehber nitelikte bir eser. Kitapta, gerek Hitit ve gerekse Yakındoğu ülkeleri kültür ve dillerine ait kişi, yer ve tanrı adlarının, çevriyazı ile dönüştürülmesi de buna katkıda bulunuyor.

Paul Gendrop – Mayalar (2006)

  • MAYALAR, Paul Gendrop, çeviren: İsmail Yerguz, Dost Kitabevi, tarih, 128 sayfa

15. Yüzyılda İspanyol fethi gerçekleştiğinde, Amerika’nın kültürel panoramasında iki büyük halk egemendi: Kuzey Amerika’nın güney ucunda, Meksika’da yaşayan Aztekler ile Güney Amerika’nın And bölgesindeki İnkalar. İki halk da peş peşe gelmiş yerli halkların son halkasıydı. İşte Gendrop’un çalışması, bu halkın ataları olan, eski Meksika’nın en parlak uygarlıklarından birini oluşturan Mayalar’ı anlatıyor. İspanyollar Maya kolundan halklarla ilişkiye geçtiğinde, klasik Maya uygarlığı sona ermişti. Gendrop, söz konusu klasik dönem hakkında 19. yüzyıldan itibaren yapılan arkeolojik ve etnolojik çalışmalardan yararlanarak, Mayalar’ı başlı başına bir olgu olarak incelemeye koyuluyor.

Aldo Rossi – Şehrin Mimarisi (2006)

  • ŞEHRİN MİMARİSİ, Aldo Rossi, çeviren: Nurdan Gürbilek, Kanat Yayınları, sanat, 222 sayfa

Aldo Rossi’nin bu kitaptaki mimarlık eleştirisi, işlevselcilik veya kendisinin deyişiyle “modern işlevselcilik” üzerine odaklanıyordu ve modern mimarlık eleştirileri açısından bir dönüm noktasına işaret ediyordu. Rossi’nin işlevselliğe eleştirisi, işlevin mimarlık için bir başlangıç noktası olmayacağı şeklindeydi ve kendisinin önerisi, şehirle mimari arasında karşılıklı bir ilişki kurulmasıydı. Bu, “mimarlık şehrin inşasından sorumlu olan bir disiplinken, şehir de kolektif belleğiyle mimarlığın kaynağıdır” şeklinde özetlenebilir. Rossi, modern mimarinin tektipleştirici tasarımından öte, her şehrin kendi morfolojisine dayanan bir mimari anlayışı öneriyordu.