Richard Sennett – Zanaatkâr (2009)

Kentli ailelerin ve çalışanların hayatı ve psikoloji üzerine kaleme aldığı kitaplarıyla bilinen sosyolog Richard Sennett, Türkiyeli okurlarca da takip edilen yazarlardan.

Sennett, maddi kültür alanında kült olabilecek yapıtı ‘Zanaatkâr’da, becerikli el emeğiyle, eşyaları güzel bir şekilde yapanların hikâyesini anlatıyor.

Fakat Sennett zanaatkârlığın, silinmekte olan bir hayat tarzı ve el emeğinden öte, temel bir insani içgüdüyle ilgili olduğunu belirtiyor.

Sennet bu amaçla, antikçağın duvar ustalarından Rönesans’ın sarraflarına ve Aydınlanma dönemindeki Paris matbaalarına uzanarak, konuyu derinlemesine tartışıyor.

Zanaatkârlığın, “Temel insan dürtüsüne, kendi iyiliği için bir görevi güzel yapma arzusu”na dayandığını söyleyen Sennett, Batı uygarlığının zanaatkârlık eğilimindeki sıkıntıları; becerinin gelişimini ve motivasyon ile hünerin genel sorunlarını irdeliyor.

Kitabında, zanaatkârın çalışma tarzının maddi gerçeklikte insanlara ne tür güvenlik sağlayabildiğini de değerlendiren Sennett, bir yerde şöyle diyor:

“Becerikli el emeğine kıyasla, zanaatkârlık çok daha cakalıdır: bilgisayar programcısının, doktorun ve ressamın işine yarar; yurttaşlık ve ebeveynlik dahi ustalıklı bir hüner olarak yaşama geçirildiğinde daha etkin olur.”

  • Künye: Richard Sennett – Zanaatkâr, çeviren: Melih Pekdemir, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 395 sayfa

Atilla Dorsay – Atilla Dorsay: Sinemayı Yazan Adam (2009)

Yazar Rıza Kıraç’ın, Hulki Aktunç’la gerçekleştirdiği ve yakın zamanda kitaplaştırılan söyleşi ilgiyle karşılanmıştı.

Kıraç’ın bu sefer söyleşi yaptığı isim ise, Türkiye’de sinema eleştirmeni denince ilk akla gelen isimlerden, sinema yazınında kırk yılı aşkın emeği bulunan Atilla Dorsay.

Dorsay bu uzun soluklu ve keyifli söyleşisinde, hayata dair izlenimlerini; İstanbul ve Galatasaray lisesi yıllarını; Paris’te yaşadığı dönemi; Cumhuriyet gazetesinde geçen yirmi yedi yılını; Yedinci Sanat dergisini; 70’lerin Yeşilçam sinemasını; tanıdığı insanları; müziğe duyduğu ilgiyi; Sinema Yazarları Derneği’ni ve sinema eleştirisine verdiği kırk yıllık emeği; TRT dönemini; Onat Kutlar’ı ve Sinematek’li yılları; 2000’lerin yönetmenlerini ve değişen sinema beğenisini anlatıyor.

Söyleşilere ayrıca, Dorsay’ın albümünden bir fotoğraf seçkisi de eşlik ediyor.

  • Künye: Atilla Dorsay – Atilla Dorsay: Sinemayı Yazan Adam, söyleşi: Rıza Kıraç, Say Yayıncılık, söyleşi, 296 sayfa

Hüseyin Aykol – Türkiye’de Siyasi Parti Kapatmanın Tarihi (2009)

Gazeteci Hüseyin Aykol, geniş bir arşiv çalışmasına dayanan ‘Türkiye’de Parti Kapatmanın Tarihi’nde, Türkiye’nin “kesintili” demokrasi tarihinde kapatılma sürecinden geçen ve kapatılan partilerin serüvenini anlatıyor.

Aykol’un nitelikli çalışması aynı zamanda, siyasal partileri kapatmanın yararsızlığını ve kapatılan bir partinin toplumsal tabanı varsa, uygulamada başka bir isimle yeniden siyaset sahnesine döndüğü gerçeğini de gözler önüne seriyor.

“Türkiye’de kapatılan siyasi partilerden söz açıldığında birçok kişi ve kaynak, Anayasa Mahkemesi’nin kapattığı 24 partiyi hatırlıyor; oysa Cumhuriyet tarihimizin 86 yılı boyunca değişik mahkeme ve otoritelerce kapatılan parti sayısı aslında 60’tır.” diyen Aykol, çalışmasının ekler bölümünde de, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde siyasi partilerle ilgili düzenlemeler gibi aydınlatıcı bilgileri okurlarına sunuyor.

  • Künye: Hüseyin Aykol – Türkiye’de Siyasi Parti Kapatmanın Tarihi, İmge Kitabevi, siyaset, 390 sayfa

Tarık Dursun K. – Gönlümün Bir Parçası (2009)

‘Karanfilli Hikâye’den sonra yayımlanan ‘Gönlümün Bir Parçası’, Tarık Dursun K.’nın toplu öykülerinin ikinci cildi.

Tarık Dursun K., ömrünü yazıya adamış üretken kalemlerden.

1955’te yayımlanan ilk kitabı ‘Hasangiller’i öyküler, romanlar, denemeler, çocuk kitapları, çeviriler ve senaryolardan oluşan birçok eser izledi.

Toplu öykülerden oluşan bu ciltte, Tarık Dursun K.’nın ‘İmbatla Dol Kalbim’, ‘Ona Sevdiğimi Söyle’, ‘Ömrüm, Ömrüm…’, ‘Aşk, Allahaısmarladık’, ‘Yaz Öpüşleri’, ‘Dulevi’ ve ‘Hepsi Hikâye’ adlı kitaplarını bir araya geliyor.

Yazarın öykücülüğünün son perdesi olan eserin, Tarık Dursun’u yeniden keşfetmek için harika bir fırsat olduğunu söyleyelim.

  • Künye: Tarık Dursun K. – Gönlümün Bir Parçası, Yapı Kredi Yayınlar, öykü, 757 sayfa

Gökhan Atılgan – Behice Boran (2009)

Gökhan Atılgan’ın Behice Boran biyografisi, iki sene önce yayımlanmıştı.

Kitabın ikinci baskısı için yeni kaynaklardan yararlanılmış, anlatım bozuklukları giderilmiş, bazı ekler yapılmış ve kitabın sonuna da adlar dizini eklenmiş.

Çalışma, Türkiye’nin önemli Marksist aydınlarından Boran’ın siyasal ve entelektüel portresini çiziyor.

Beş bölümden oluşan kapsamlı kitapta, salt bir eylemci olmayan, toplum bilimlerinde çığır açmış çalışmaları bulunan Boran’ın hayatına ve çalışmalarına dair çok sayıda ayrıntıya ulaşmak mümkün.

Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal yapısının çözümlenmesinde sınıf analizini yetkin bir biçimde kullanışıyla öne çıkan Boran’ın, ülkedeki sosyalist düşünceye en büyük katkısı, bilindiği gibi, sosyalist devrim tezi.

Atılgan, Behice Boran’ın siyasal ve entelektüel serüveninin yanı sıra, Türkiye sosyalist hareketinin tarihini de izliyor.

  • Künye: Gökhan Atılgan – Behice Boran: Öğretim Üyesi, Siyasetçi, Kuramcı, Yordam Kitap, biyografi, 488 sayfa

Kolektif – Renoir (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Renoir’, kadın bedeninin büyük izlenimci ressamı Pierre Auguste Renoir’ın sanatına odaklanıyor.

Kitaptaki eserler, erken dönemlerinde Seine nehri kenarında ve bahçelerde yaptığı açık hava resimlerinin yanı sıra, “nü”ler ve aktris Jeanne Samary’nin biri portre diğeri boydan iki resmini içeriyor.

Tamamı renkli röprodüksiyonlar içeren kitap, Renoir’ın en ünlü tablolarının yanı sıra, az bilinen eserlerinden bazılarını da görme fırsatı sunuyor.

Eldeki kitap, Batı resminin bu usta isminin çalışmalarına hayran olanlar kadar, Renoir’ın eserleriyle yeni tanışanlar için de iyi bir başlangıç. Çoğunlukla, Renoir’ın 1870’lere ve 1880’lere ait resimlerinden oluşan kitapta ayrıca, sanatçının diğerlerinden farklı bir manzara resmi de yer alıyor.

Sanatçının canlı ve coşkulu renk dünyasını bir kere daha gözlemek için iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Renoir, çeviren: Betül Kadıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa

Kolektif – Kriz Yönetimi (2009)

Konusunda uzman birçok yazarın makalelerinden oluşan ‘Kriz Yönetimi’, bir krizin doğası hakkında değişik çözümlemeler yapıyor; krizin nasıl aşılabileceğine dair farklı yaklaşımlar sunmaya çalışıyor.

İşletme yöneticileri ve ortakları arasında yaşanan çatışmalar, yanlış sistem yapılandırmaları, hukuki düzenlemelerin gözardı edilmesi, stratejik planlamaların eksik hazırlanması ve ülke genelinde ortaya çıkan ekonomik kriz gibi dış etkenler işletmeleri krize sürükleyen nedenlerden birkaçı olarak sıralanabilir.

Çalışmada yer alan yazılar, krizin nedenleri ve sonuçlarını kavramsal olarak açıklıyor; kriz yönetimi muhasebe, organizasyon, yönetim, finansman, denetim, pazarlama ve hukuk gibi değişik bilim dalları açısından inceleniyor.

Kitap nihayetinde, işletmesi kriz içinde bulunan veye bulunma ihtimali olan yöneticilere krizden kurtulma yolları sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kriz Yönetimi, derleyen: Haluk Sumer ve Helmut Pernsteiner, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iş dünyası, 759 sayfa

Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine (2009)

‘Halkla İlişkiler Üzerine’ başlıklı elimizdeki derleme, alanın yeri ve işlevine odaklanan disiplinlerarası yaklaşımları bir araya getiriyor.

Akademik bir çalışma alanı olarak halkla ilişkiler konusuna odaklanan kitap, Türkiye’de alanın kavranışına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Çalışmada, Türkiye’de halkla ilişkiler alanının mevcut durumu; halkla ilişkiler alanında en çok bilinen ve üzerine en çok söz söylenen iki-yönlü simetrik iletişimi temel alan mükemmellik teorisi; halkla ilişkilerde medyatikleşme ve profesyonelleşme konuları değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine, derleyen: Fatih Keskin ve B. Pınar Özdemir, Dipnot Yayınları, inceleme, 302 sayfa

Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası (2009)

Tahsin Tapur ‘Karaman Şehir Coğrafyası’nda, yaklaşık 10 bin yıldan bu yana insanların yaşadığı merkezlerden ve Cumhuriyet tarihi boyunca şehirleşmenin geliştiği yerleşim birimlerinden biri olan Karaman’ın coğrafyasına odaklanıyor.

Kitabın giriş bölümünde Tapur, Karaman’ın yeri, genel coğrafi özellikleri ve saha ile ilgili daha önce yapılmış çalışmaları anlatıyor.

Kitaptaki konular, Karaman’ın doğal ve çevre özellikleri; şehrin beşeri çevre özellikleri; Karaman şehrini oluşturan şehir fonksiyonları ve özellikleri; şehrin imar ve altyapı durumu; şehrin yerleşim alanı ve arazi kullanımı; şehrin etki bölgesi, kentsel kademe durumu ve kentsel çevre sorunları şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası, Çizgi Kitabevi, coğrafya, 175 sayfa

Emirhan Oğuz – Ateş Hırsızları Söylencesi (2009)

Emirhan Oğuz’un ‘Ateş Hırsızları Söylencesi’, yirmi yıl önce bir ilk kitap olarak yayımlanmıştı.

Oğuz’un yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan eseri yayımlandığı dönem, Akademi Kitabevi ve Ceyhun Atuf Kansu şiir ödüllerine değer görülmüştü.

Pablo Neruda’nın ‘Canto General’ adlı kitabından bir alıntıyla başlayan kitabında Oğuz, kendi ülkesinden yola çıkarak özgürlük mücadelelerine sahne olmuş ülkelere doğru bir yolculuğa çıkıyor.

“ateşi çalmaya gittim… / ateşi çalmaya gittim gizleme ölüm vaktimi ey ateş ülkesi şiiri / umudun ateş ülkesiyim küllerimin haritasında ateş söylencesi” diyen Oğuz, uzun ölümlerin ortasında kalmış bir kuşağın hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Emirhan Oğuz – Ateş Hırsızları Söylencesi, Kırmızı Yayınları, şiir, 141 sayfa