Jodi Picoult – Yapboz (2009)

Amerikalı yazar Jodi Picoult, ilgi çekici romanı ‘Yapboz’da, bölge savcısı Nina Frost’un adalete bakışındaki dönüşümü, her suçun cezasını gerektiği şekilde bulup bulmadığı konusunda yaşadığı büyük kafa karışıklığını hikâye ediyor.

Parlak bir kariyere ve iyi bir aileye sahip Nina Frost, bölge savcısı olarak başarılı bir görev yürütmektedir.

Günün birinde Frost, küçük oğlu Nathaniel’in birden konuşmayı kesmesine tanık olur.

Nathaniel, cinsel tacize uğramıştır.

Bu durumda, aynı zamanda mesleği olan hukukun adaleti ne kadar sağlayabileceğine kafa yoran Frost, ailesinin mutluluğunu tehdit eden tacizi kendi elleriyle cezalandırmaya girişecektir.

  • Künye: Jodi Picoult – Yapboz, çeviren: Ergin Kaptan, APRIL Yayıncılık, roman, 454 sayfa

Muammer Kırdök – Ölümsüz Olduğum Zamanlar (2009)

Muammer Kırdök, ilk romanı ‘Ölümsüz Olduğum Zamanlar’da, sevdiğini arayan bir adamın mistik yolculuğunu hikâye ediyor.

Aşk ve gerçekliği kurgunun merkezine alan Kırdök’ün eseri, başkahramanının bu arayışını anlatırken, günümüz dünyasında erozyona uğramış, hırpalanmış değerleri de yeniden öne çıkarıyor.

“Aşk nedir?”, “Gerçeklik var mı?” ve “Sahiciliğinden kuşku duymadığımız olgularla algıladığımız yaşam birbiriyle örtüşmediğinde var olma gücümüz azalıyor mu?” gibi, insanoğlunun ezeli ve ebedi sorun ve sorularının yanıtlanmaya çalışıldığı roman, gizemli, mistik çerçevesiyle de dikkat çekiyor.

Yazar, bu soruların yanıtlarını, akıcı bir olay örgüsü ve karakterlerinin kişisel hikâyeleri üzerinden arıyor.

  • Künye: Muammer Kırdök – Ölümsüz Olduğum Zamanlar, Notos Kitap, roman, 330 sayfa

Hal Foster – Gerçeğin Geri Dönüşü (2009)

Sanat ve arkeoloji profesörü Hal Foster ‘Gerçeğin Geri Dönüşü’nde, yirminci yüzyılı derinden etkilemiş avangard sanatı ve onun yorumcularını anlatıyor.

1960’tan beri tarihsel ve yeni avangardın yeniden eklemlenişiyle sanat ve kuramda ortaya çıkan eleştirel modelleri anlatmakla çalışmasına başlayan Foster, ardından,

  • Bu dönemdeki minimalist sanatı,
  • Sanat eserinin yazılı metin olarak şekillendiği 1970’leri,
  • 1980’lerde, imgenin yayılımcı muhafazakârlığı içinde bu modelin eriyişini,
  • Metin ve imgenin çifte patlamasına yönelik çağdaş tepkileri,
  • Sanat ile kuramın özne eleştirisini,
  • Kültürel ötekiyle uzlaşmayı,
  • Bütün bu süreçte teknolojinin üstlendiği rolü ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Çalışmayı, 1960’dan günümüze kadarki sanat anlayışlarının ve kuramın tarihçesi hakkında sağlam bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Hal Foster – Gerçeğin Geri Dönüşü: Yüzyılın Sonunda Avangard, çeviren: Esin Hoşsucu, Ayrıntı Yayınları, sanat, 282 sayfa

Charlotte Greig – Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk (2009)

Charlotte Greig ‘Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk’ta, başkahramanı Susannah’ın, Nietzsche, Heidegger ve Kierkegaard gibi üç önemli Avrupalı filozofun rehberliğinde hayatı deneyimlemesini hikâye ediyor.

Susannah’ın günleri, 1970’lerin toplumsal ve cinsel özgürlüğünün damgasını vurduğu üniversite kampüsünde hayat, felsefe, arkadaşlık ve aşk üzerine düşünmekle geçer.

Bu esnada, sınıf arkadaşı Rob’la hesapta olmayan bir ilişki yaşayan Susannah, aynı zamanda, gelecek kaygılarıyla da yüzleşir.

Susannah’ın bu kaygı ve sıkıntılarla yüzleşmesine yardımcı olacak kişiler ise, Avrupa felsefesinin mihenk taşlarından Nietzsche, Heidegger ve Kierkegaard olacaktır.

  • Künye: Charlotte Greig – Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk, çeviren: Aliye Yılmaz, Sel Yayıncılık, roman, 283 sayfa

Işık Öğütçü – Orhan Kemal’in Babası Abdülkadir Kemali Bey’in Anıları (2009)

Yazar Orhan Kemal’in babası olan Abdülkadir Kemali Bey’in elimizdeki anıları, torunu Işık Öğütçü tarafından hazırlandı.

Abdülkadir Kemali Bey, bugün pek çok kaynakta karşımıza çıkan olaylara tanıklık etmiş, bu olayların içindeki kişilerle tanışmış, onlarla yakın ilişkiler kurmuş ve mücadeleye katılmış bir isim.

Kendisini özgün kılan hususların başında, sadece fikir üretmekle yetinmemesi, aynı zamanda düşüncelerini eylemlerinde gerçekleştirebilmesidir diyebiliriz.

Bir imparatorluğun çözülüşünden yeni bir devletin doğuşuna tanıklık eden Abdülkadir Kemali Bey’in anıları, Türkiye yakın tarihi açısından değerli bir kaynak.

  • Künye: Işık Öğütçü – Orhan Kemal’in Babası Abdülkadir Kemali Bey’in Anıları, Everest Yayınları, anı, 307 sayfa

Kenneth White – Mavi Yol (2009)

Kendini “göçebe bir entelektüel” olarak tanımlayan Kenneth White, kültürden kültüre yaptığı yolculukları ‘Mavi Yol’ isimli elimizdeki kitapta bir araya getiriyor.

Entelektüel göçebeliğe, “geopoetika” adını veren yazar, “geopoetika”yı, halkları bölen her türlü siyasal ve dinsel ideolojinin ötesinde bir kavram olarak tanımlıyor.

Gezip gördüğü kültürleri, ortaklaşa sahip olunan Yer’in gizemli, kırılgan ve güzel mirasının bileşenleri olarak düşünen White, bu coğrafyalardaki farklı kültürleri, kimi zaman deneme, kimi zaman anlatı ve kimi zamansa şiir aracılığıyla okuruyla paylaşıyor.

Kitap, gezi tutkunları kadar, farklı kültürleri tanımak isteyenlere de hitap ediyor.

  • Künye: Kenneth White – Mavi Yol, çeviren: Ömer Bozkurt, Yapı Kredi Yayınları, gezi, 183 sayfa

Kolektif – Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar (2009)

Chris Murray’ın hazırladığı ‘Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar’, düşünceleri, görsel sanatların anlaşılmasında önemli rol oynayan, sanat, felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi çeşitli disiplinlerden birçok yazar ve düşünürü tanıtıyor.

Bu isimlerden bazıları tarihçi ya da estetikçi olarak özellikle görsel sanatlar konusunda yazmış; toplumbilim, siyaset felsefesi, psikanalitik kuramlar ve benzerleri konusunda yazmış diğerleri de, sanat araştırmalarına uygulanabilecek fikirler üretmiş.

Bu yazarlardan bazıları şöyle: Adorno, Baudrillard, Benjamin, Danto, Derrida, Arnold Hausser, Julia Kristeva, Panofsky, Wittgenstein ve Richard Wollheim.

  • Künye: Kolektif – Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar, yayına hazırlayan: Chris Murray, çeviren: Suğra Öncü, Sel Yayıncılık, sanat, 328 sayfa

Yiğit Okur – Piç Osman’ın Pabuçları (2009)

Türkiye edebiyatının üretken kalemlerinden Yiğit Okur, ‘Piç Osman’ın Pabuçları’ isimli elimizdeki romanında, Sulukuleli ayakkabı boyacısı Osman’ın maceralarını hikâye ediyor.

Boya sandığına zabıtalar tarafından el konan Osman, sandığını kurtarmak için karakola gider.

Burada, rastlantı eseri kendini önce Asayiş Şubesi’nde, ardından da Siyasi Şube’de bulan afacan ayakkabı boyacısı, Suriyeli iki casusu izlemek üzere görevlendirilir.

Fakat Osman izleme görevine başlayınca, başına gelmedik kalmaz.

Kahramanımız kendini, artık kontrol edemediği olaylar zincirinin içinde bulacaktır.

Okur’un, Türkiye’nin yakın tarihinde geçen romanı, akıcı üslubu ve zengin olay örgüsüyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Yiğit Okur – Piç Osman’ın Pabuçları, Can Yayınları, roman, 124 sayfa

Torsten Krol – Callisto (2009)

Avustralyalı edebiyatçı Torsten Krol ‘Callisto’da, milliyetçilik, kültürler çatışması gibi günümüzün sıkıntılı konularının, kasabalı bir Amerikalının dünyasındaki yansımalarını hikâye ediyor.

Arabası yolda bozulan Odell Deefus, bir bardak su almak için bir eve girer ve evin sahibi Dean ile tanışır.

Kaza sonucu Dean’i öldüren Deefus, hemen ardından Dean’in de, teyzesini öldürüp onu derin dondurucuda sakladığını öğrenir.

Evde bulunan Müslümanlık konulu kitaplar ve bir politikacıya sarf edilen nahoş sözlerle birleşince, olay iyice içinden çıkılmaz hale gelecektir.

Kısa sürede işin içine FBI ve medya da dahil olmaya başlayınca, kabak trajikomik bir şekilde Deefus’un başına patlayacaktır.

  • Künye: Torsten Krol – Callisto, çeviren: İmge Tan, Everest Yayınları, roman, 441 sayfa

Şengül Hablemitoğlu ve Filiz Yıldırım – Risk Çağı ve Gençler (2009)

İki yazarlı ‘Risk Çağı ve Gençler’, alan araştırması verilerini yorumlayarak, risk ve gençlik konularını inceliyor.

Risk kavramına, kuramlar yoluyla açıklık getirmeye çalışan yazarlar, üniversite gençliğinin güncel risk algısını ve risklere yaklaşımını örnekler üzerinden anlamayı amaçlıyor.

Alan araştırması verilerine dayanarak, gençlik döneminde kadınların, erkeklere oranla risklere daha duyarlı olduğunu tespit eden çalışma, bunların aşılması için yapılması gerekenler konusunda önerilerde de bulunuyor.

Yazarlar, gençlerin kaygılarının azaltılmasının, üniversite yıllarında onlara sağlanacak imkânların genişletilmesiyle olanaklı olduğunu söylüyor.

  • Künye: Şengül Hablemitoğlu ve Filiz Yıldırım – Risk Çağı ve Gençler, Eflatun Yayınevi, psikoloji, 168 sayfa