Necmi Zekâ – Kitaba Adını Veren Şiir (2009)

Necmi Zekâ, ‘Kitaba Adını Veren Şiir’ isimli elimizdeki kitabında, sözleri ve davranışlarıyla, hataları ve sevaplarıyla, doğruları ve yalanlarıyla, çelişkileriyle insanı konu ediniyor.

Kitapta yer alan ‘O Varsa, Olayım mı, Ben de’ başlıklı şiirden bir alıntı:

bu ses, benden, bana mı, ayaksız köprü, bu hayret

bas bas beyan, teklifsiz kahır, biraz, eskinin tabiriyle

kadimliğe kavuşuk, en başından, pek kol-kanatsız

bu bükük belli kâse ve kâsenin fakr u zaruret gamı

 

yok mu, bir pay, nereye diye, soran, gözdeki takibe

var ya, yakan, yandıran, yüzülmeyen o derya-kap

tane tane, sıfat, var ya, kendini cisim eylenen, kelepçe

aklımı, her nasılsa, derecek, bu olmayan dal-uykular

(…)”

  • Künye: Necmi Zekâ – Kitaba Adını Veren Şiir, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 110 sayfa

Radi Dikici – Theodora (2009)

Radi Dikici, uzun araştırmalar sonucu kaleme aldığı ‘Theodora’da, tam adı Flavia Maximiana Theodora olan Bizans İmparatoriçesi Theodora’nın hikâyesini anlatıyor.

İmparatoriçe’nin 48 yıllık yaşamını, günümüze ulaşan belgelerden de yararlanarak işleyen Dikici, tarihin en güçlü kadınlarından biri olan, Bizans İmparatorluğu’nu büyük badirelerden kurtaran Theodora’yı, zaafları ve güçlü yönleriyle hikâye ediyor.

Tarihte Theodora, cinsellik düşkünü bir figür olarak yer alır.

Oysa kraliçe, çariçe ve sultan gibi hüküm sürmüş kadınlar arasında Theodora güçlü bir devlet yöneticisi oluşuyla da bilinir.

Dikici, bu güçlü kadının, Bizans entrikalarıyla iç içe geçmiş ilginç hayatını sunuyor.

  • Künye: Radi Dikici – Theodora, Remzi Kitabevi, roman, 367 sayfa

Osman Şahin – Bucaklar (2009)

Osman Şahin, daha önce ‘Fırat’ın Sırtındaki Kan’ ismiyle yayımlanan bu romanında, Siverek’in büyük aşiretlerinden Bucaklar’ın hikâyesini sunuyor.

Aşiretin 200 yıllık tarihi, 1960’lı yıllarda patlak veren ve yirmi dört kişinin ölümüyle sonuçlanan kan davasının iç yüzü, bu olayların içinde doğup büyümüş, en yetkili tanıklarından biri olan Adnan Bucak’ın anlatımıyla veriliyor.

Roman, Urfa’nın işgalinden sonra Kurtuluş Savaşı’na katılmış, Şeyh Sait İsyanı’na karşı çıkmış, Cumhuriyet döneminde sürgün yaşamış aşiretin, sürgün edilme nedenlerini de anlatıyor.

Osman Şahin, öğretmenlik yaptığı yıllarda tanıdığı Bucaklar aşiretinin ve aşiret üyelerinin yaşadığı trajedinin kaydını sunuyor.

  • Künye: Osman Şahin – Bucaklar, Kavis Kitap, roman, 326 sayfa

Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları (2009)

Yaşar Yılmaz, uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan, elimizdeki nitelikle eseri ‘Anadolu Antik Tiyatroları’nda, 115 antik kentin ve bu kentlerde bulunan 119 tiyatronun tarihini okurlarına sunuyor.

Bu kentler ile tiyatrolarının tarihçesini, o dönemin kültürel özellikleriyle birlikte aktaran Yılmaz, Anadolu’nun dört bir yanına serpilmiş tiyatro yapılarının yanı sıra, onlara hayat vermiş sanatçı ve yapı ustalarının öykülerini de anlatıyor.

Çalışmasıyla, Anadolu’nun tarihi zenginliğini yerinde tespit eden Yılmaz ayrıca, tiyatro olgusunun neden Mısır, Mezopotamya, Çin, Hint, Pers kültürlerinde değil de, Ege Denizi kıyılarında ortaya çıktığını da tartışıyor.

  • Künye: Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları, Yem Yayın, arkeoloji, 256 sayfa

Selahattin Hilav – Felsefe El Kitabı (2009)

Yazar ve felsefeci Selahattin Hilav’ın ‘Felsefe El Kitabı’ isimli elimizdeki kitabı, aydınlanmacı felsefenin ve Marksizm’in Türkiye’de kuramsal olarak anlaşılmasında önemli katkısı var.

Daha önce ‘Entelektüeller ve Eylem’, ‘Edebiyat Yazıları’ ve ‘Felsefe Yazıları’ isimli çalışmaları da yeniden yayımlanan Hilav’ın, ilk olarak 1970’te ve ‘100 Soruda Felsefe El Kitabı’ başlığıyla yayımlanan bu eseri, felsefe alanındaki birçok sorunun yanıtını, kapsamlı bir biçimde vermesiyle göz dolduruyor.

Hilav bu çalışmasında, “Felsefe Nedir?”, “İlkçağda Felsefe”, “Ortaçağda Felsefe”, “Yeniçağda Felsefe” ve “Tarihsel Gerçeğimiz ve Felsefe” başlıkları altında, yüz önemli soruya cevap veriyor.

Kitabın güncel kapağı da aşağıda.

  • Künye: Selahattin Hilav – Felsefe El Kitabı, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 262 sayfa

 

George Levine – Darwin Sizi Seviyor (2009)

George Levine ‘Darwin Sizi Seviyor’da, okuyucuya derinlikli ve çok yönlü bir Darwin yorumu sunuyor.

Fakat buradaki yorumun, evrim teorisinden çok, Darwin’i kişisel yönleriyle ele alıyor olması, kitabı ilgi çekici kılan başlıca unsur.

Levine, Darwin hakkındaki kilit nitelikteki toplumsal tartışmalardan bazılarını tanıtarak, Darwin’e yöneltilen ana suçlamaları ortaya seriyor.

Levine’in bu tartışma ve suçlamalardan yola çıkarak ulaştığı nokta; yaşadığı zamanın önyargılarından muaf olmayan ama bilimsel zihniyeti ve açık fikirliliğiyle bunları aşabilen doğa bilgini bir Darwin’dir. Yazar, hayatıyla biliminin iç içe olduğu, müşfik bir doğa âşığının portresini sunuyor.

  • Künye: George Levine – Darwin Sizi Seviyor: Doğal Seçilim ve Dünyanın Yeniden Büyülenmesi, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, bilim, 328 sayfa

Annemarie Schwarzenbach – İran’da Ölüm (2009)

İsviçreli edebiyatçı Annemarie Schwarzenbach’ın, orijinal adı ‘Mutlu Vadi’ olan bu romanı, 1935 yılında İran’da geçirdiği zamanın meyvesi.

Roman, Batılı başkahramanının, İran’a yaptığı yolculuk esnasında Doğu coğrafyasına âşık oluşunu ve bunun ardından kökeniyle giriştiği hesaplaşmayı hikâye ediyor.

‘İran’da Ölüm’, özgün konusuyla olduğu kadar, yazarının trajik hayatıyla da dikkat çekiyor.

Savaş karşıtı bir isim olan Schwarzenbach, gezi gazeteciliği yaparken dünyanın birçok ülkesine gitmiş.

Savaş esnasında, antifaşist, savaş karşıtı kampanyalara destek veren Schwarzenbach, bir bisiklet kazasının ertesinde, henüz otuz dört yaşındayken hayatını kaybetti.

  • Künye: Annemarie Schwarzenbach – İran’da Ölüm, çeviren: Melike Öztürk, İkaros Yayınları, roman, 152 sayfa

Aysu Erinç – Çocukluğumun Öyküsü (2009)

Aysu Erinç ‘Çocukluğumun Öyküsü’ isimli elimizdeki eserinde, Rusya, Almanya ve Türkiye üçgeninde savrulan bir aileyi anlatıyor.

Berlin’de doğan Erinç, 1946’da ailesiyle birlikte Türkiye’ye döndü.

Anneyle babanın Rusya’sı, Nazi Almanya’sında, Berlin’de geçen çocukluk, okul hayatı, 2. Dünya Savaşı cehenneminde yaşananlar ve dünyanın farklı ülkelerinin farklı şehirlerinde tanık olunan değişik kültürler, Erinç’in derinlikli anlatımında okurun karşısına çıkan konulardan birkaçı.

Kazan asıllı bir ailenin önce Almanya’ya sonra Türkiye’ye uzanan yolculuğunu anlatan Erinç, savaş yıllarının trajedisini, sığınaklarda geçmesine rağmen her zaman özlenen çocukluğunu, gidilen her ülkede hissedilen yabancı olma burukluğunu ve ailesiyle beraber ayakta kalabilmek için gösterdikleri olağanüstü çabayı akıcı bir dille anlatıyor.

Erinç’in anıları, acılı bir dönemin tanıklığı olarak da okunabilir.

  • Künye: Aysu Erinç – Çocukluğumun Öyküsü: Rusya, Almanya, Türkiye Üçgeninde Savrulan Bir Aile, Everest Yayınları, anı, 248 sayfa

Selçuk Baran – Bozkır Çiçekleri (2009)

Selçuk Baran, ilk kez 1987’de yayımlanan ‘Bozkır Çiçekleri’nde, yalnızlığı seçmediği halde umarsızca yalnız kalan kahramanlarıyla, 1970’li yılların Ankara’sının izini sürüyor.

Roman, yolları bozkırın ortasında kesişen Seyfi’nin, Nurten’in ve Müfit’in gözünden, o dönem Ankara’sını, hem hüzünlü hem de umutlu bir üslupla resmediyor.

Türkiye edebiyatının nitelikli kalemlerinden Baran, sadece yazdıklarıyla değil, son yıllarındaki susuşuyla da tanınan bir isim. İlk kitabı ‘Haziran’ ile 1973 TDK Öykü Ödülü’nü kazanan, ‘Bir Solgun Adam’la 1974 Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda mansiyon alan, ‘Anaların Hakkı’yla 1978 Sait Faik hikâye Armağanı’nı Adnan Özyalçıner’le paylaşan Baran, ‘Bozkır Çiçekleri’yle de 1979 Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda mansiyon kazanmıştı.

Romanın yeni bir baskıyla raflardaki yerini alışı, bu usta kalemi yeniden okumak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Selçuk Baran – Bozkır Çiçekleri, Yapı Kredi Yayınları, roman, 210 sayfa

M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (2009)

Reza Hamzeh’ee, alt başlığı ‘Bir Kürt Cemaati Üzerine Sosyolojik Tarihsel ve Dini-Tarihsel Bir İnceleme’ olan ‘Yaresan (Ehl-i Hak)’ta, İran’da yoğunlaşmış bu önemli Kürt cemaatine odaklanıyor.

Hamzeh’ee, dokuz bölümden oluşan ve uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan çalışmasında, bu insanların sosyolojik ve dini köklerini, cemaatin ortaya çıktığı bağlamı ve cemiyetin bekaasına katkıda bulunan etmenleri anlatıyor.

Yaresan cemaatinin ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölge; cemaatin barındırdığı toplumsal tabakalar; cemaatin başlıca ayırt edici özellikleri; Yaresan yaratılış hikâyelerinin bazı İrani yaratılış düşünceleriyle ilişkisi; Tecelli, Melekbilim ve Dualizm’in İrani arkaplanı; Yaresan inancının Tenasüh ve Binyılcılık doktrinleri ile bunların İranı arkaplanı; Yaresan’ın toplumsal yaşamı ve örgütlenmesi, konuyla ilgili bu altın değerindeki kaynakta irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (Ehl-i Hak), çeviren: Engin Öpengin, Avesta Yayınları, sosyoloji, 415 sayfa