Hegel – Karalama Defterinden Aforizmalar (2010)

‘Karalama Defterinden Aforizmalar’da yer alan kısa metinler, felsefe tarihinin önde gelen isimlerinden Hegel’in dünyaya bakışındaki renkli, ironik ve iğneleyici söylemine ilişkin iyi örnekler sunuyor.

1803-1806 döneminde kaleme alınmış bu aforizmalar, Hegel’in düşüncelerinin gelişimine dair bazı ipuçlarını sunuyor.

Ayrıca bu kitapta, düşünürün ‘Kim Soyut Düşünür’ başlıklı bir yazısı da yer alıyor.

Bu yazısında, sıradan düşünme biçiminin tek yanlı, indirgeyici ve böylece soyut oluşuna dikkat çeken Hegel, spekülatif düşüncenin soyuttan somuta gidişini tartışıyor ve soyut düşünmeye düşman olan felsefenin, ‘somut’u aradığını savunuyor.

  • Künye: Georg Wilhelm Friedrich Hegel – Karalama Defterinden Aforizmalar, çeviren: Enver Orman, Belge Yayınları, felsefe, 119 sayfa

Stefan Breuer – Milliyetçilikler ve Faşizmler (2010)

Önde gelen Max Weber araştırmacılarından biri olmasının yanı sıra, sağ politikanın tarihi hakkındaki çalışmalarıyla da dikkat çeken Stefan Breuer ‘Milliyetçilikler ve Faşizmler’de, Fransa, İtalya ve Almanya örnekleri üzerinden milliyetçiliği ve faşizmi inceliyor.

Breuer, milliyetçilik ve faşizm arasındaki değişken ve gerilimli ilişkiyi, özellikle bu ilişkinin ampirik-tarihsel biçimlenişini incelemesiyle ilgi çeken bir çalışmaya imza atmış diyebiliriz.

Liberal milliyetçilik, sol milliyetçilik ve sağ milliyetçilik gibi temel milliyetçilik türleri; Milliyetçiliğin işlev değişimi, faşist partilerin örgüt yapısı, Fransız milliyetçileri, ultra milliyetçilik, İtalya’da faşizmin beslendiği kaynaklardan sendikalizm, Almanya’da Nazi faşizmini doğuran etkenler ve “ırk aristokratçılığı”, Breuer’in odaklandığı konulardan birkaçı.

Künye: Stefan Breuer – Milliyetçilikler ve Faşizmler, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen, İletişim Yayınları, siyaset, 263 sayfa

Mustafa Sönmez – ‘Teğet’in Yıkımı (2010)

Mustafa Sönmez’in kaleme aldığı ‘Teğet’in Yıkımı’, 2008 krizinin dünyada ve Türkiye’de yarattığı enkazı ve emekçi sınıflar üzerindeki etkisini konu alıyor.

Kitapta, küresel krizin dünyada merkez ülkeleri ve çevre-bağımlı ülkeleri nasıl etkilediği; küresel krizin Türkiye kapitalizmine etkileri; krizin en önemli tahribatı olan işsizlik; çalışan sınıfın yaşadığı enflasyon ve düşen reel gelir; kriz döneminde bütçenin gelir ve harcama ayaklarında neler yaşandığı; Türkiye için özel bir önem taşıyan bölgesel eşitsizliklerin ne boyutlara ulaştığı, süren göçlerin hangi bölgelere yöneldiği ve nihayet, emekçi sınıfları bekleyen yeni saldırılar ve tehditlerin neler olduğu konuları irdeleniyor.

  • Künye: Mustafa Sönmez – ‘Teğet’in Yıkımı, Yordam Kitap, inceleme, 159 sayfa

Emre Aracı – Naum Tiyatrosu (2010)

 

Emre Aracı ‘Naum Tiyatrosu’ başlıklı elimizdeki çalışmasında, İtalyan operasının, 19. yüzyıl İstanbul’unda ciddi anlamda filizlenmeye başladığı Naum Tiyatrosu’nu kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Aracı, Beyoğlu’ndaki Naum Tiyatrosu’nu, inşaatından yok oluşuna, sanatçı profilinden seyirci mozaiğine, opera repertuvarından varyete temsillerine ve karnaval balolarından yaşanan skandallara kadar birçok yönüyle ele alıyor.

1848 yılında inşa edilen tiyatro, 1870 yılına kadar yaklaşık otuz yıl boyunca şehrin kültür ve sanat hayatında önemli roller üstlenmişti. Çok sayıda belgeyle desteklenen ve görsel malzemesiyle de dikkat çeken çalışma, bu ünlü tiyatroya dair yetkin bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Emre Aracı – Naum Tiyatrosu, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 406 sayfa

Dirk Wittenborn – Vahşi İnsanlar (2010)

Dirk Wittenborn elimizdeki romanı ‘Vahşi İnsanlar’da, başkahramanı Finn Earl üzerinden, çağdaş, “medeniyetin” göbeğinde bir vahşi dünyayı resmediyor.

Uyuşturucu müptelası annesiyle birlikte yaşayan Earl’ün en büyük hayali, amazon ormanlarının vahşi insanlarından Yanomami kabilesiyle yaşayan antropolog babasının yanına gitmektir.

Annesiyle, sevgi ve nefret arasında dönüp dolaşan bir ilişkisi olan Earl, büyükbabasını kandırarak Yanomileri görmesini sağlayacak bir yolculuğa çıkmayı planlar.

Fakat beklenmedik bir anda, Earl’ün annesi uyuşturucu krizine girer ve genç adam annesi için uyuşturucu temin etmeye çalışırken polisler tarafından enselenir.

Yolculuk planları suya düşen Earl, New Jersey’de, annesinin zengin bir eski müşterisine ait malikânede yaşamaya başlayacaktır.

Fakat genç adam burada kısa bir süre sonra, Amerikan hayatının tam göbeğinde yaşayan, kuşkusuz vahşi Yanomamilerden de vahşi insanları keşfedecektir.

Sinemaya da uyarlanmış ve büyük beğeni kazanmış ‘Vahşi İnsanlar’, sivri diliyle de, Amerikan rüyasına yönelttiği sert eleştirilerle de enfes bir roman.

  • Künye: Dirk Wittenborn – Vahşi İnsanlar, çeviren: Mesut Kondu, Ayrıntı Yayınları, roman, 407 sayfa

Ryūnosuke Akutagava – Kappa (2010)

‘Kappa’, Akira Kurosava’nın sinemaya da uyarladığı ‘Raşōmon’u da yazmış Japon edebiyatının önemli isimlerinden Ryūnosuke Akutagava’nın 1927 yılında yayımlanan bir uzun öyküsü.

Öykü, sisli bir günde, dağa tırmanmak için yola koyulan anlatıcısının ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşmasıyla başlar.

Kappa’yı yakalamak için peşinden koşturmaya başlayan adam, dengesini kaybedip bir kuyuya düşer.

Bir süre sonra uyandığında, artık Kappa Ülkesi’ndedir.

Kısa süre sonra kendisine vatandaşlık hakkı verilir ve adam burada yaşamaya başlar.

Fakat ortada bir gariplik vardır.

Zira kappaların ülkesindeki gelenekler, gerçek dünyadakilerden çok farklıdır.

Kappa, Japon folklorunda nehirlerde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı düz, hayali bir varlık.

Birçok siyasal, toplumsal ve psikolojik soruna değinen Akutagava, gerçek ve ideal dünya arasındaki farklılıkları, kendine has hiciv tarzıyla resmediyor.

  • Künye: Ryūnosuke Akutagava – Kappa, çeviren: Oğuz Baykara, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, öykü, 77 sayfa

Juan José Millás – Dünya ve Ben (2010)

İspanyol yazar Juan José Millás, ‘Dünya ve Ben’ başlıklı ilgi çeken romanında, yazmanın doğasını, sınırlarını ve imkânlarını irdeliyor.

Romanın başkahramanı Juanjo, kendi kendisiyle röportaj yapmakla görevlendirilir.

Genç adam, bu röportajı ortaya koyabilmek için farklı bir yöntem deneyerek, iç dünyasına, geçmişine ve babasıyla kurmuş olduğu ilişkiye döner.

Fakat zaman ilerler ve Juanjo kendi dünyası üzerine düşünürken, beklenmedik bir anda varoluş hissiyle ve hemen onun ardından bastıran muazzam bir krizle yüz yüze gelecektir.

Juanjo artık, insanın doğası, yazma ediminin ne anlama geldiği ve insanın varoluşunun sapabileceği tehlikeli eşiklerden başka bir şey düşünemez hale gelmiştir.

Fakat yazının acı veren yönleri kadar, sağaltıcı yönleri de bulunmaktadır.

Zira genç adam, içinde açılan yaraları, yine yazmanın yardımıyla tedavi etmeyi keşfedecek ve gerçekte neden yazar olduğunun bilincine varacaktır.

Şu ana kadar pek çok dile çevrilen ‘Dünya ve Ben’in, 2007’de Planeta Ödülü’nü ve 2008’de de Ulusal Öykü Ödülü’nü kazandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Juan José Millás – Dünya ve Ben, çeviren: Saliha Nilüfer, Hayy Kitap, roman, 216 sayfa

İlyas Yazar – Kânî Dîvanı (2010)

İlyas Yazar ‘Kânî Dîvanı’nda, divan şiirinin temsilcilerinden Tokatlı Ebû Bekir Kânî’ye ait divanın tenkitli metnini ve tahlilini sunuyor.

Üç bölümden oluşan kitabın girişinde, Kânî’nin yetiştiği 18. yüzyılın tarihi, siyasî, sosyal ve kültürel açıdan genel çizgileri ele alınıyor.

Kânî’nin hayatı, görevleri, Mevleviliği, edebi kişiliği, eserleri ve Divân’ın, şairin edebi kişiliğine katkısı, kitabın birinci bölümünün konusu.

Çalışmanın ikinci bölümünde, Dîvân’ın şekil özellikleri değerlendiriliyor ve bu eserden hareketle Kânî’nin sanatı dil üslup özellikleri açısından ortaya konmaya çalışılıyor.

Son bölümde ise, Dîvân’ın yazma nüshaları değerlendirilerek tenkitli metin veriliyor.

  • Künye: İlyas Yazar – Kânî Dîvanı, Libra Kitap, inceleme, 760 sayfa

Yücel Kayıran – Kritiğin Toprağında (2010)

Yücel Kayıran ‘Kritiğin Toprağında’ başlıklı kitabında, Türk şiirine felsefenin penceresinden bakıyor.

Eleştiri yerine “felsefi kritik” tanımını tercih eden Kayıran, felsefi bilgi aracılığıyla, şiiri ne’liklerine göre analiz etmeye koyuluyor.

Hatırlanacağı gibi Kayıran, daha önce yayımlanan ‘Felsefi Şiir’ isimli çalışmasında, felsefe aracılığıyla kendi şiir anlayışının etrafında dolaşırken, elimizdeki çalışmasında ise, başka şairlerin eserlerini merkeze alarak bunu yapıyor ve konu edindiği şiirin ne’liğini, temel niteliklerini, buluş ve keşiflerini tanımlamaya girişiyor.

  • Künye: Yücel Kayıran – Kritiğin Toprağında, Yapı Kredi Yayınları, eleştiri, 351 sayfa

Kolektif – Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar (2010)

Yapımını A. Süheyl Ünver Sanat Atölyesi Çalışma Grubu’nun üstlendiği ‘Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar’, Mardin’in Artuklu ve yakın tarihinin uzantıları olan Müslüman ve Süryani yapılarına ait üsluplar içeren taş oymacılığının çeşitli örneklerini, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi tezyini dallarıyla yorumlayarak gün ışığına çıkarıyor.

Mardin’de Akkoyunlu dönemlerinin mimari tezyinatından örneklerin de bulunduğu çalışmada ayrıca, söz konusu medeniyetlere ait taş, ahşap ve maden işçiliği gibi tezyini dallara ait bir koleksiyon da bulunuyor.

Kitap, valiliğin 0482. 212 10 06 veya 212 37 41 numaralı telefonlarından temin edilebilir.

  • Künye: Kolektif – Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar, Mardin Valiliği Yayınları, mimari, 254 sayfa