Martin Heidegger – Olmaya Bırakılmışlık (2013)

  • OLMAYA BIRAKILMIŞLIK, Martin Heidegger, çeviren: Mesut Keskin, Avesta Yayınları, felsefe, 79 sayfa

OLMAYA

‘Olmaya Bırakılmışlık’, Martin Heidegger’in besteci Conradin Kreutzer’in bir doğum günü merasiminde yaptığı konuşma ile üç kişi arasında tartışmayla ördüğü bir diğer metnini bir araya getiriyor. Heidegger konuşmasında, Kreutzer’in yapıtlarından yola çıkarak yaratıcılık, müziğin sözsüz konuşması, merasim kültürü ve düşünce ve tefekkür gibi konulara odaklanıyor. Heidegger kitabın tartışma bölümünde de, bir araştırmacı, bilgin ve öğretmen arasındaki diyalogdan hareketle, insanın özünü, kendini olmaya bırakmayı, istemeyi, düşünmenin tuzaklarını, insanın hakikati arayışının altındaki nedenleri ve iradeyi tartışıyor.

Nihan Kaya – Yazma Cesareti (2013)

  • YAZMA CESARETİ, Nihan Kaya, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 264 sayfa

YAZMA

Nihan Kaya’nın yazarlar kadar sanatçıları da hedeflediği ‘Yazma Cesareti’, Carl Gustav Jung’un yaklaşımları ile psikanalizden yola çıkarak, yaratıcılığı ortaya koyan “enerji”nin izini sürüyor. Sanatın, sanatçının zihnine ilham olunduğu andan izleyicisine ulaştığı ana kadar, hep bir enerji olarak yaşandığını söyleyen Kaya, “sanat enerjisi” olarak tanımladığı bu özel enerjinin, diğer tüm enerjilere baskın çıkma kapasitesine sahip olduğunu savunuyor. Kaya bu bağlamda yaratıcı içgüdüyü, yaratıcılık ve regresyonu, sanatın neliğini, sanatın doğası gereği neden aykırı olduğunu ve insanın hikâyeye neden ihtiyaç duyduğunu irdeliyor.

David Damrosch – Dünya Edebiyatı Nedir? (2013)

  • DÜNYA EDEBİYATI NEDİR?, David Damrosch, çeviren: Oğul Köseoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 334 sayfa

DUNYA

David Damrosch, ‘Dünya Edebiyatı Nedir?’de, dünya edebiyatının zengin değişkenliğini ortaya koyuyor. Alanı, çeviriyle değer kazanan eserlerin dolaşımı şeklinde tanımlayan Damrosch, bir metnin çıkış noktasından yeni bir kültürel alana doğru hareket ederken maruz kalabileceği birbirine dolanmış dil, çağ, bölge, din, toplumsal statü ve edebi bağlam değişkenliklerine bakarak, çeviri ile neyin kaybedilip neyin kazanıldığını inceliyor. Eserlerin editör ve çevirmenler tarafından kolaylıkla manipüle edilebildiğini belirten Damrosch, Batı edebiyatı ürünlerinin yanı sıra, Sümer ve Aztek gibi Batı dışı uygarlıkların metinlerini de ele alıyor.

Sigmund Freud – Nevrozlar (2013)

  • NEVROZLAR, Sigmund Freud, çeviren: Kâmuran Şipal, Say Yayınları, psikanaliz, 310 sayfa

NEVROZLAR

Bu sitede, Jacques Lacan’ın psikanalizle ve alana önemli katkılarda bulunan Sigmund Freud’la hesaplaştığı ‘Psikanalizin Dört Temel Kavramı’na yer vermiştik. Şimdi elimizde, Sigmund Freud’un psikanaliz gibi çok yönlü bir alanın önemli bir kısmını  oluşturan nevrozları tartıştığı, psikanaliz klasiği olmuş çalışması yer alıyor. Freud burada, psikanaliz ve psikiyatri arasındaki ilişkiyi, semptomların anlamını, direnme ve bastırmayı, insanın cinsel yaşamını, libidonun gelişim sürecini ve cinsel örgütlenmeyi, semptomların oluşum yollarını, genel nevrozları, korkuyu, libido kuramı ve narsizmi, aktarımı ve analitik tedaviyi ele alıyor.

Jacques Lacan – Psikanalizin Dört Temel Kavramı (2013)

  • PSİKANALİZİN DÖRT TEMEL KAVRAMI, Jacques Lacan, yayıma hazırlayan: Jacques-Alain Miller, çeviren: Nilüfer Erdem, Metis Yayınları, psikanaliz, 301 sayfa

PSIKANALIZIN

Jacques Lacan, 1964 yılında yaptığı bir seminerden oluşan ‘Psikanalizin Dört Temel Kavramı’nda, psikanalizle hesaplaştığı gibi alanın temel kavramlarını, yani bilinçdışı ve tekrarlama, aktarım ve dürtü, bakış ve ötekinin alanını irdeliyor. Lacan, psikanalize dair olduğu kadar kendisinin psikanalize getirdiği katkılar anlamında da önemli bir eser olarak kabul edilen kitabında, Freudcu bilinçdışı ile bizim bilinçdışımız, kesinliğin öznesi, gösterenler ağı, göz ile bakış arasındaki bölünme, anamorfoz, analiz, dürtünün parçalarına ayrılması, tukhe ve automaton, aşk ve libido, özne ve öteki, yorum ve aktarım konularını tartışıyor.

Özkan Agtaş – Ceza ve Adalet (2013)

  • CEZA VE ADALET, Özkan Agtaş, Metis Yayınları, siyaset, 316 sayfa

CEZA

Özkan Agtaş, siyaset bilimi ve hukuk felsefesi alanında yaptığı geniş bir sorgulamaya dayanan ‘Ceza ve Adalet’te, “Cezayı bir adalet pratiği yapan nedir?” sorusunun yanıtını arıyor. Suç ve cezaya dair yeni eğilimleri akılda tutarak ceza adaleti hakkında siyasal bir incelemeye girişen Agtaş, adalet problemini, ceza adaletinin arkaik niteliğini, devlet formu ile adalet uygulamalarının eklemlenmesiyle gelen şiddetin devlet tekeline alınması sorununu, toplumda norm ve ceza konusundaki klasik açmazları, politika-sonrası çağda suç ile siyaset arasındaki salınımı, salt bir tahakküm uygulamasına dönüşen cezalandırıcı makineyi tartışıyor.

Alan B. Spitzer – Louis Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri (2013)

LOUIS

Alan  Spitzer eldeki çalışmasında, Fransız sosyalist devrimci hareketin önemli ismi Louis Auguste Blanqui’nin düşüncelerine odaklanıyor.

Spitzer, Blanqui’nin yaşamı ve onun Fransız devrimci geleneğindeki tarihsel rolünü, Blanquiciliğin felsefi temellerini, Blanqui’nin sosyalizm ve devrim anlayışını ve ekonomi konularındaki teorilerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitap, aktif politik kariyerine, Fransız Carbonarilerin restorasyon monarşisine karşı komplosunda yer almasıyla başlayan ve Gambetta’nın cumhuriyetçi oportünizmine karşı sosyalist muhalefetin sözcüsü olarak son bulan Blanqui hakkında iyi bir kaynak.

  • Künye: Alan B. Spitzer – Louis Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri, çeviren: Suphi Nejat Ağırnaslı, Otonom Yayıncılık, siyaset, 197 sayfa

Abbas Vali – Kürt Tarihi, Kimliği ve Siyaseti (2013)

  • KÜRT TARİHİ, KİMLİĞİ VE SİYASETİ, Abbas Vali, çeviren: İbrahim Bingöl, Avesta Yayınları, tarih, 303 sayfa

KURT

‘Kürt Tarihi, Kimliği ve Siyaseti’, halen Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde çalışmakta olan profesör Abbas Vali’nin konuyu kuramsal ve siyasal analizler ekseninde irdelediği makaleleri, konuşmaları ve söyleşilerinden oluşuyor. Vali burada, milliyetçilik, Kürt tarih yazımı, Kürt kimliğinin oluşumu, sivil toplum ve Kürt kimliği, İran’da Kürt milliyetçiliğinin oluşumu, İran teokratik rejimine karşı muhalefette Kürt hareketinin rolü, özerklik tartışmaları ekseninde Kürtlerin tarihsel deneyimleri ve Kürt aydınlarının modernleşmeye yaklaşımı gibi, Kürt sorunu ve onun tarihsel, siyasal oluşumuna dair pek çok konuyu tartışıyor.

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım (2013)

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı ‘Keşke Öpüp Koklasaydım’da, 12 Eylül çocuklarının, annelerinin, babalarının, kardeşlerinin ve eşlerinin yaşadıklarını kayda geçiriyor.

Bir sözlü tarih çalışması olan kitap en çok, 12 Eylül’ün üzerine doğmuş, ebeveynlerine reva görülen işkenceleri öğrenmiş çocukların hikâyesi.

Bu anlatımlarda karşımıza, meslekleri ellerinden alınmış mücadele insanları, kimi zaman zorluklara direnmiş kimi zaman çözülmüş aileler, cezaevi önünde geçen hayatlar çıkıyor. Kitap, bir dönemin travmalarıyla yüzleştiği gibi, gelecek nesillerin nasıl bir toplum yapısını ve sol geleneği miras aldıklarını da ortaya koyuyor.

  • Künye: Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım: Geride Kalan Aileler 12 Eylül’ü Anlatıyor, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 543 sayfa, 2013

Karl Marx – Halkın Afyonu (2013)

  • HALKIN AFYONU, Karl Marx, çeviren: Özge Öztürk, Kafe Kültür Yayıncılık, felsefe, 44 sayfa

HALKIN

Karl Marx’a ait olan “Din halkın afyonudur” sözü, belki de felsefe tarihinin en çok bağlamından koparılan cümlelerinden. İşte ‘Halkın Afyonu’ adıyla Türkçeye kazandırılan bu metin, söz konusu çarpıtmaya konu olan Marx’ın 1843’te yazdığı ‘Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı/Giriş’ adlı denemesinin eksiksiz çevirisini sunuyor. Marx’ın, Hegelcilere ilgi duyduğu bir dönemde yazdığı makalesinde, bağlamından koparılan söz konusu cümlenin tam hali şöyle: “Din baskı gören insanın iç çekişini, kalpsiz dünyanın sıcaklığını, tinin dışlandığı toplumsal şartların tinsel yapısını meydana getirir. Din halkın afyonunu oluşturur.”