Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Delikanlı (2015)

‘Delikanlı’, “Baba sorunu”nu sıra dışı karakterleri üzerinden işleyen, çok özgün bir Dostoyevski hikâyesi.

Kadın düşkünü toprak sahibi bir baba: Varsilov…

Onun gayrimeşru çocuğu: Dolgorukiy.

Günün birinde St. Petersburg’ta bir araya gelen baba ile oğul, duygusal, ideolojik ve ahlaki konulara uzanan hararetli bir tartışmaya girecek ve bu münakaşa, iki karakter arasında büyük bir çatışmaya ve kopuşa dönüşecektir.

Romanın bu baskısı, Joseph Frank’in önsözü ve Edward Hallet Carr’ın sonsözüyle zenginleşiyor.

  • Künye: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Delikanlı, çeviren: Ergin Altay, İletişim Yayınları

Frank Close – Antimadde (2015)

Bilindiği gibi, evrendeki her madde parçacığının karşıt bir parçacığı da bulunur.

Made ve antimadde, bir nevi yin ve yang gibi, birbirini tamamlar.

Başka bir deyişle biri olmadan, diğeri de olmaz.

İşte, kimilerinin maddenin ters ikizi dedikleri antimaddenin bilim dünyasındaki serüveni, bu kitapta.

Kitabın yazarı Frank Close, antimaddenin ne olduğundan nasıl keşfedildiğine, onu nasıl üretebileceğimizden ne gibi imkânlar ve ne tür tehditler barındırdığına pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitap bununla da yetinmeyerek, antimadde hakkındaki kimi efsaneleri de sorguluyor.

  • Künye: Frank Close – Antimadde, çeviren: Zeynep Alpar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Şehnaz Tahir Gürçağlar – Kapılar (2015)

Çeviri, sadece edebiyat veya bilgi üretimiyle ilgili bir etkinlik mi?

Bu soruya olumsuz yanıt veren Şehnaz Tahir Gürçağlar, çevirinin, bir anlamda ulus inşa etme, toplumsal dönüşüm süreçlerine kaynaklık etme gibi işlevlerinin bulunduğunu belirtiyor.

Çeviriyi farklı disiplinler bağlamında ele alan yazar, beş örnek üzerinden tezini kanıtlamaya koyuluyor.

  • Künye: Şehnaz Tahir Gürçağlar – Kapılar: Çeviri Tarihinde Yolculuklar, Scala Yayıncılık

Vercihan Ziflioğlu – Araftaki Ermenilerin Hikâyesi (2015)

Müslüman çoğunluğun içinde asimile olmuş, “Ne Hz. İsa’ya ne Hz. Muhammed’e yaranabilmiş” Ermenilerin hikâyeleri, bu özgün çalışmada sunuluyor.

Kitap, Sünni bir Türk/Kürt gibi veya Kürt/Alevi gibi yaşamış, kimisi molla-müezzin olmuş veya hacca gitmiş; Ermeni kimliklerine döndükten sonra ise Hıristiyan Ermeniler tarafından kabul görmekle ilgili sıkıntı yaşayanların tanıklığını sunuyor.

  • Künye: Vercihan Ziflioğlu – Araftaki Ermenilerin Hikâyesi, İletişim Yayınları

Ernst H. Gombrich – Sanat ve Yanılsama (2015)

Ernst Gombrich imzalı ‘Sanat ve Yanılsama’, bilhassa sanatta üslup kavramının ortaya çıkışını, gelişimini ve betimlemenin psikolojisini derinlemesine irdelemesiyle dikkat çeken, sanat teorisi kitapları alanında öncü çalışmalardandır.

Sanatta betimleme yöntemleri; doğanın taklidi; sanatta yanılsama; sanatta öykünmenin ortaya çıkışı ve gelişimi; geleneğin işlevi; soyutlama sorunu; resim sanatında yayılma etkisi; sanatta perspektifin geçerliliği ve sanatta ifadenin yorumu, Ernst Gombrich’in burada tartıştığı kimi ilgi çekici konular.

Resimde betimlemenin tarihi ve psikolojisi hakkında, eşi benzeri olmayan bir inceleme.

  • Künye: Ernst H. Gombrich – Sanat ve Yanılsama: Resim Yoluyla Betimlemenin Psikolojisi, çeviren: Ahmet Cemal, Remzi Kitabevi

Christopher Ryan ve Cacilda Jethá – Cinselliğin Şafağı (2015)

‘Cinselliğin Şafağı’, cinselliğin tarihöncesinden zamanımıza kadarki dönüşümünü inceliyor.

Antropoloji, arkeoloji, primatoloji ve anatomi gibi farklı alanlardan pek çok veriyle desteklenen kitap, tek eşlilik başta olmak üzere cinsellik konusundaki birçok egemen yaklaşımı da sorguluyor.

  • Künye: Christopher Ryan ve Cacilda Jethá – Cinselliğin Şafağı, çeviren: Ebru Erbaş, Okuyan Us Yayınları

Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair (2015)

Kişisel çıkarın ve sınırsız bencilliğin geçer akçe olduğu çağımızda, arkadaşlık ilişkisi duygusal, manevi ve zihinsel olarak bize sunduğu vaatler nelerdir?

Wilhelm Schmid, modern hayatın yalnızlığı içinde her geçen gün daha fazla değer kazanan arkadaşlık olgusu üzerine düşünüyor.

Çevrelerindeki insanlarla daha sıkı ilişkiler kurmak ve böylece daha doygun yaşamak isteyenlere.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Modern-öncesi dönemin kırsal dünyasında, herkesle az veya çok arkadaş olmaktan kaçınamazdınız. Modern şehir dünyasında ise, arkadaşı nadir bitki misali aramanız gerekir; internet de, bütün hayal kırıklıklarının telafisi yerine geçtiği gibi, bunun için de devrededir.”

“Değerlidir arkadaşlık, çünkü modern yaşam ve çalışma dünyasında hayatı kısmen kolaylaştıran fakat kısmen de zorlaştıran işlevsel ilişkilerin karşısında bir ağırlık oluşturur.”

“Arkadaşlık özgürce seçilmiş ilişkidir en yalın haliyle, insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl biçimlendirileceğini ve güzel biçimlendirilebileceğini, arkadaşlık içinde öğrenir ve tecrübe edersiniz.”

“Modern çağda bir özgür ilişki de aşktır, fakat âşıkların çok defa özgürlüklerinden ciddi fireleri göze almaları gerekir; bu fireler tutkularının duygusal etkilerine, gündelik hayattaki mahrem ortak yaşamın getirdiği alışkanlıklara ve ilişkinin yan oluşumlara öyle kolayca izin vermeyen müstesnalığına bağlıdır. Arkadaşlığın özgür bağı ise her türden yan ve çapraz bağlantıya izin verdiği gibi, geniş arkadaş çemberleri içinde yaşanabilir. Aşkın muzdarip olduğu modern özgürlük taleplerine daha rahat hesap verebilir arkadaşlık.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Gabriel Zucman – Vergi Cennetleri (2015)

5 trilyon 800 milyar Euro…

Bu kitabın yazarı Gabriel Zucman’a göre bu dudak uçuklatan meblağ, 2015 yılı itibariyle para babalarının dünya çapında gerçekleştirdiği vergi kaçaklığı miktarı.

Ve bu miktar, dünya hane halkı finansal zenginliğinin % 8’ine tekabül ediyor.

‘Vergi Cennetleri’, Zürih, Hong Kong, Bahamalar, Cayman Adaları, Lüksemburg gibi, dünyanın farklı noktalarında gerçekleşen bu büyük bir vurgunu ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor ve hükümetlerin buna karşı ne gibi tedbirler alabileceğini açıklıyor.

  • Künye: Gabriel Zucman – Vergi Cennetleri, çeviren: Yasemin Özden Charles, Yordam Kitap

Kolektif – Feminizm mi Sosyalizm mi? (2015)

Feminizmi, kapitalist sistemin özüne zarar vermeyen bir burjuva ideolojisi olarak tanımlayan bir kitap.

Kitapta bir araya gelen yazarlar, kadınların köleleştirilmesini, sınıfların ortaya çıkışını, kadın işçi hareketinin gelişimini ele alıyor ve feminizmin sınıf sorununa yaklaşımını kapsamlı bir bakışla tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Feminizm mi Sosyalizm mi?, derleyen: Zeynep Poyraz ve Hakan Çabuk, Yediveren Kökleri Yayınları

 

Selim Adanır – Ben Buranın Yabancısıyım (2015)

Üst mevkilere yükselmek için ülke liderine dalkavukluk eden şempanze Neş’in trajikomik hikâyesi.

Liderin gözüne girmek için sigarayı bırakan, içkiyi ağzına almayan Neş’in “ödülü”, bir kurumun başına getirilmektir.

Allahtan kahramanımız onurunu hepten yitirmemiştir.

Çünkü bu süreçte yaşayacağı garip bir tesadüf, onun hakikatle yüzleşmesine ve kendisiyle hesaplaşmasına vesile olacaktır.

  • Künye: Selim Adanır – Ben Buranın Yabancısıyım, Editura Yayınları