Özhan Öztürk – Dünya Mitolojisi (2016)

Alfabetik biçimde hazırlanmış, dünya mitolojisi hakkında kapsamlı bir kaynak.

Özhan Öztürk kitabında Türk, İskandinav, Kelt, Yunan ve Roma mitolojileri ile pek bilinmeyen Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya mitolojilerine dair bilgiler de yer alıyor.

Ansiklopedik mitoloji sözlüğü olarak tanımlanabilecek kitap,  farklı ülke ve kültürlerdeki mitolojilerde tanrı, dünyanın yaratılışı, doğaüstü varlıklar, mitolojik kahramanlar hakkında aydınlatıcı bilgiler barındırmakta.

Çalışma, okurunu mitolojiler hakkında bilgilendirirken, mitolojilerin geçtiği ortaya çıktığı toplumlara dair önemli folklorik ayrıntılar da sunuyor.

  • Künye: Özhan Öztürk – Dünya Mitolojisi, Nika Yayınevi, mitoloji, 1264 sayfa

Yavuz Köse – Dersaadet’te Tüketim (1855-1923) (2016)

Dünya çapında varlık gösteren markaların Osmanlı İmparatorluğu’na girişi nasıl gelişti ve bu durumun tüketim kültürüne, toplumsal alana yansımaları neler oldu?

Yavuz Köse’nin dikkat çekici çalışması ‘Dersaadet’te Tüketim’, tam da bu konuda çok iyi ayrıntılar sunmasıyla önemli.

1855-1923 zaman aralığına odaklanılan incelemede, Osmanlı kentlerinin, doğal olarak varlıklı kesimlerinde Singer, Nestle, Odol gibi ünlü markaların reklam faaliyetlerini, İmparatorluk bünyesinde yarattıkları istihdamı ve bütün bunların ekonomik hayat ile toplumsal yaşamda ne gibi etkiler bıraktığını irdeliyor.

Çalışma en çok da, tüketim kültürüne dâhil olan Osmanlı toplumunda tüketim alışkanlıklarının nasıl dönüştüğünü ve bu durumun gelenekle çatışmaya nasıl zemin hazırladığını zengin örneklerle gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor diyebiliriz.

Kitap, hem Batı ekonomileri karşısında Osmanlı ekonomisinin durumuna hem 19. yüzyılda Osmanlı’da tüketim kültürüne ve hem de bu ekonomik durumun gündelik hayatın şekillenişine nasıl etkide bulunduğuna daha yakından bakmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak.

  • Künye: Yavuz Köse – Dersaadet’te Tüketim (1855-1923), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 552 sayfa

Hikmet Kırık ve Oya Morva – Cumhuriyet ve Pragmatizm (2016)

Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet’in kuruluşu ve bunu takip eden reformların temelinde nasıl bir pragmatizm yatıyordu?

Hikmet Kırık ve Oya Morva imzalı bu kitap da, dönem zihniyetinin kapsamlı bir okuması eşliğinde Cumhuriyet modernleşmesinin ardındaki anlayışın analizini yapıyor.

Kitap, Atatürk’ün düşüncelerinde somutlaşan kurucu iradenin hangi saiklerle hareket ettiğini ve onun mirasçısı yapının modernleşme çabalarının nasıl bir pragmatik bir pratik sergilediğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Hikmet Kırık ve Oya Morva – Cumhuriyet ve Pragmatizm, Doruk Yayınları, siyaset, 168 sayfa

Kolektif – İllüzyon: Cumhuriyet’in Klasik Müzik Serüveni (2016)

Cumhuriyet’in klasik müzik serüvenini eleştirel bir gözle değerlendiren, zengin bir derleme.

Kitapta,

  • Geleneksellik-çağdaşlık ikileminde Cumhuriyet’in “Milli Musiki” politikası ve Türk besteciler,
  • Cumhuriyet dönemi müzik politikalarının kitlesel uygulama alanı olarak Halkevleri,
  • Kültürel seçkincilik bağlamında Darülbedayi’de operet,
  • Türkiye’de müzik yazarlığının ideolojik boyutu,
  • Bir politik simülasyon örneği olarak Cumhuriyet dönemi Türk müziği politikaları,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze hükümet programlarında müzik,
  • Ve devlet Türk müziği korularında ideolojik yapı gibi, ilgi çekici konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Cihat Aşkın, Okan Murat Öztürk, Onur Nurcan, Ebru Güner Canbey, Emrah Zıraman, Fırat Kutluk, Yasemin Ata, Seyit Yöre, Özlem Doğuş Varlı ve Cenk Güray.

  • Künye: Kolektif – İllüzyon: Cumhuriyet’in Klasik Müzik Serüveni, derleyen: Fırat Kutluk, H2O Kitap, müzik, 295 sayfa

Carl Gustav Jung – Kişiliğin Gelişimi (2016)

Bilindiği gibi Carl Gustav Jung’un kişilik üzerine yaptığı çalışmalar meşhurdur ve bunlar da ağırlıklı olarak yetişkin kişiliği konusuna eğilmiştir.

Elimizdeki kitabı Jung’un benzer çalışmalarından ayıran yön ise, daha çok çocuğun kişiliğinin gelişimindeki dinamiklere eğilmesi.

Jung, “Kişilik sahibi olmayan hiç kimse bir kişiliği eğitemez.” diyerek çocuk psikolojisinde ebeveynlerin ve eğitimcilerin karakterlerinin belirleyici olduğunu, çocukların, ebeveynlerinin psikolojik tutumlarına derinden dâhil olduklarını söylüyor.

Düşünür bunu yaparken de öğretici ve ilgi çekici pek çok örnek üzerinden ilerliyor.

Çocukları eğitirken, aynı zamanda kendi kişiliklerine üzerine düşünmek isteyen her anne-baba ile eğitimcinin muhakkak bakması gereken bir kitap.

  • Künye: Carl Gustav Jung – Kişiliğin Gelişimi, çeviren: Duygu Olgaç, Pinhan Yayıncılık, psikanaliz, 240 sayfa

Vilfredo Pareto – Demokrasinin Dönüşümü (2016)

İtalyan iktisatçı ve sosyolog Vilfredo Pareto dünyada olduğu gibi Türkiye’de de asıl ününü ‘Seçkinlerin Yükselişi ve Düşüşü’ isimli muazzam kitabıyla kazanmıştı.

Bu kitap, siyaset sosyolojisi alanında o denli etkili oldu ki, alan için halen en önemli kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor.

‘Demokrasinin Dönüşümü’ adlı elimizdeki kitap ise, Pareto’nun son çalışması.

Yazarın bu nitelikli çalışması, bizi demokrasinin kabiliyetleri, sınırları ve tehlikeleri hakkında uyarıyor.

Kitabında bir sosyal fenomenler teorisi ortaya koyan Pareto, demokrasinin gelişimini kapsamlı bir bakışla irdeliyor, fakat öte yandan da en modern yönetim biçimlerinden biri olan demokrasinin hangi tehlike ve tehditlere açık olduğunu ayrıntılı bir bakışla tartışıyor.

“Bir merkezi hükümet ancak güçlü olduğu, sorunları çözme iradesi gösterdiği ve adalet dağıttığı zaman otorite sahibi olur.” diyen Pareto, vatandaşların merkezi hükümetin kendilerini koruyacağına güvenmezlerse eğer hükümetin meşruiyetini kaybedeceğini söylüyor.

Kitaptan bir alıntı:

  • “Hükümetler açgözlü yandaşlarını memnun etmek ve politik karşıtlarını yatıştırmak için kaynakları tüketirler. Gün be gün yük büyür. Sonunda yük daha fazla kaldırılamayacak bir noktaya erişir. Politik alanın ekonomiye hakim olması böyle gerçekleşir. Aynı olaylar modeli, Roma İmparatorluğu’nun nihai yıkımında da görüldü. Aynı şey bugün yine olabilir.”

Siyaset sosyolojisi alanına büyük katkılar sunan ‘Demokrasinin Dönüşümü’, Pareto’nun sistemini aydınlatan bir anahtar niteliğinde.

  • Künye: Vilfredo Pareto – Demokrasinin Dönüşümü, çeviren: Kadir Zeki Tezer, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 144 sayfa

Kolektif – Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri (2016)

 

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün ‘Dört Ayaklı Belediye’ adlı sergisi, İstanbul’un gündelik ve tarihsel serüveninde önemli yer tutan köpekleri çok yönlü bir bakışla anlatmıştı.

Sergi, İstanbul’un fethinden Tanzimat’a uzanan yaklaşık dört yüz yıllık süreçte, şehri sakinleriyle paylaşan ve aynı zamanda şehrin yaşadığı dönüşümlerden de bizzat etkilenen bu dört ayaklı dostlarımızı daha görünür kılmasıyla dikkat çekiyordu.

Elimizdeki çalışma da, sokak köpeklerinin geç Osmanlı dönemi gündelik yaşamdaki serüvenlerinden 1910 yılında Hayırsızada’ya (Sivriada) sürgünlerine uzanan tarihlerini gözler önüne sermiş bu serginin kataloğu.

Çalışma, Ekrem Işın ve serginin danışmanı Catherine Pinguet’nin konuya odaklanan çerçeve yazılarıyla açılıyor.

Devamında ise, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu, Pierre de Gigord Koleksiyonu ve Galeri Alfa Koleksiyonu’ndan seçilen, köpekleri konu eden fotoğraf, gravür, kitap ve dergiler sunuluyor.

  • Künye: Kolektif – Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları, sergi katalogu, 210 sayfa

İslam Can – Türkiye’de Siyasal Güven (2016)

Russel Hardin modern dönemi “güvensizlik çağı” olarak tanımlamıştı.

Bunu Türkiye’ye uygulayacak olursak, bilhassa son 10-15 yılda yaşadığımız olağanüstü durumlar nedeniyle, yurttaşların hiçbir şeye güven duymadığı hakikatiyle yüz yüze kalırız ki, güvensizlik duyulan kurumların başında da siyaset gelir.

İslam Can’ın siyaset sosyolojisi alanındaki elimizdeki nitelikli çalışması ise, Türkiye’de söz konusu siyasal güven erozyonunu kapsamlı bir bakışla tartışmakta.

Bunu, siyasi liderler, siyasi kurumlar ve siyasi süreçler üzerinden irdeleyen Can, böylece Türkiye siyasal kültürünün bir fotoğrafını çekiyor.

  • Demokratikleşme ve ekonomik gelişim siyasal güvenin düzeyini nasıl belirler?
  • Yakın tarihte yaşanmış önemli gelişmeler, yurttaştaki siyasal güveni nasıl etkiledi?

Bu iki önemli sorunun yanıtını, çözüm süreci, terör, paralel devlet, darbe ve artan korkular bağlamında arayan çalışma, saha çalışmalarına dayanan bulgulara dayanmakta.

  • Künye: İslam Can – Türkiye’de Siyasal Güven, Açılım Kitap, siyaset, 400 sayfa

Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler (2016)

Marcus Aurelius, en büyük Roma İmparatorlarındandı. Fakat kendisini diğer imparatorlardan ayıran bir yönü de, filozof oluşuydu.

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük hükümdar filozoflarından Aurelius’un gün gün yazdığı notlardan oluşan düşünceleri, aradan geçen zamana rağmen halen en önemli klasik yapıtlardan biri olarak kabul ediliyor.

İmparator bu notlarında kendi siyasi görüşlerini ve bir imparator olarak hedeflerini anlatıyor.

Fakat kitap bundan da önemlisi, Aurelius’un evrensel değerleri ve hümanist çerçevesiyle göz dolduran felsefesini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan, gün gün kaleme alınmış nükteli notlar olarak okunmalı.

Epiktetos ve Stoa felsefesinin düşüncelerinden etkilenen Aurelius burada evren, us, usa uygun yaşamak, hayattaki sürekli değişim, ün, mal, mülk ve içgüdüler gibi farklı konular hakkında fikirlerini paylaşıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Kendi amaçlarınla ilgilen, diğer insanlarla değil. Yaşadıklarını evrenin doğası öyle istediği için yaşıyorsun.”

“Kendi içini kaz. Çünkü iyilik içinde, sen kazdıkça o fışkıracak.”

“Sanki binlerce yıl daha yaşayacakmışsın gibi yaşama. Kader, başının üzerinde bir kılıç gibi asılı duruyor. Yaşamın boyunca iyi biri olmaya çalış.”

  • Künye: Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler, çeviren: Furkan Akderin, Say Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Nanni Balestrini – Sandokan: Camorra’nın Öyküsü (2016)

Camorra, İtalya Napoli merkezli meşhur bir mafya örgütü.

Kan ve şiddet üzerinde yükselen bu örgüt, kimilerine göre 200 yıllık bir tarihe sahip, kimilerine göreyse kökenleri 16. yüzyıla kadar uzanmakta.

İşte şair ve yazar Nanni Balestrini elimizdeki romanında, bu suç makinesinin hikâyesini anlatıyor.

Camorra’ya dair gerçek olaylara dayanan roman, suç örgütü üyelerinin şiddet eylemlerini, uyuşturucu ve silah kaçakçılığını, askeri ve siyasi kurumlarda örgütlenmelerini, rüşvet ve yolsuzluk olaylarını, dolandırıcılıklarını, hileli seçimlere karışmalarını, kısacası örgütün geniş suç paletinden pek çok ayrıntıyı karşımıza çıkarıyor.

Romanın ilgi çeken yanlarından biri de, mafyayla sıkı ilişkiler kuran siyaset kurumundaki büyük yozlaşmayı gözler önüne sermesi.

Roman, sağlam kurgusunun yanı sıra, mafya örgütünün bir nehir gibi durmamacasına akan şiddet döngüsüne uygun olması açısından, baştan sona hiçbir noktalama işareti kullanılmadan yazılmış.

  • Künye: Nanni Balestrini – Sandokan: Camorra’nın Öyküsü, çeviren: Durdu Kundakçı, Otonom Yayıncılık, roman, 160 sayfa