Keller Easterling – Devletdışı Güç (2017)

Bu kitap, modern şehir hayatının vazgeçilmezi altyapıyı, bir iktidar mekânı olarak tanımlayıp irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Keller Easterling, genelde ulaşım, iletişim ya da kamu hizmetlerinin fiziksel ağlarının bütünü olarak bildiğimiz “altyapı”yı, elimizde tuttuğumuz elektronik cihazlardan uydulardan yayılan dalgalara uzanan, gündelik hayatın tüm mekânını yöneten kurallar bütünü olarak irdeliyor.

Kitap, altyapı hizmetlerinin bünyesinde hangi iktidar organizasyonlarını barındırdığını mobil telefonlardan nakliye ağlarına ve serbest bölge sistemine uzanan farklı örnekler üzerinden gözler önüne sermesiyle önemli.

Yazar ayrıca, altyapı ağları üzerinden dayatılan iktidarla nasıl mücadele edebileceğimizi de tartışıyor.

  • Künye: Keller Easterling – Devletdışı Güç, çeviren: Şahika Tokel, Metis Yayınları, siyaset, 256 sayfa

Elettra Stamboulis ve Angelo Mennillo – Küçük Kudüs: Selanik (2017)

Ne güzel şeyler olup bitiyor da, ruhumuz duymuyor?

Örneğin, İtalyanca ve Yunanca yayımlanmış başarılı grafik roman Küçük Kudüs, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bir baskıyla Türkçede yayımlanmış meğer.

Zengin karakterler barındıran roman, bir ailenin inişli çıkışlı hikâyesi ekseninde, çokkültürlü Selânik’in modern tarihine uzanıyor.

Türklerin Selanik’teki beş yüzyıllık egemenliğinden Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatında ve kişiliğinde Selanik’in yerine, şehirdeki Yahudi mirasından Nazilerin işgal zamanında yaşananlara, şehrin belleğinde yer etmiş pek çok kişi ve olay romanda işleniyor.

Başarılı çizimleri ve sağlam örülmüş insan hikâyeleriyle dikkat çeken roman, yakın tarihte birçok insanın belleğinde yer etmiş bu özgün kentin izlerini ve barındırdığı muazzam zenginliği daha belirgin kılıyor.

Hem edebiyat hem de grafikroman ve çizgiroman tutkunlarının kaçırmak istemeyecekleri eserlerden.

  • Künye: Elettra Stamboulis ve Angelo Mennillo – Küçük Kudüs: Selanik, Duvarın Yıkılışından Sonraki Bir Yaz Günü, çeviren: Hasan Özgür Tuna, İstos Yayın, 64 sayfa

Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek (2017)

İnsanlığın başında, erkek diye bir bela var.

Şiddet, saldırganlık, açgözlülük… Ne ararsan, onda.

Genetik bilimi alanında çalışmalar yapan Bryan Sykes de bu kitabında, erkeğin olmadığı, daha doğrusu bildiğimiz anlamda erkeklikle çerçevelenmiş cinsiyetlerin olmadığı bir dünya üzerine kafa yoruyor.

Genetik bilimindeki güncel araştırmalar ve evrim kuramından yola çıkan Sykes, aşağıdaki ilgi çekici sorulara yanıt arıyor:

  • Kadınlık genleri erkeklik genlerinin soyunu kurutabilir mi?
  • Kadınlık genlerinin baskın oluşu insanlık için nasıl bir gelecek anlamına geliyor?
  • Erkekteki saldırganlığın genetik nedenleri var mı?
  • Eşcinsellik geni olabilir mi?
  • Cinsel yönelim tam olarak ne zaman belirlenir?
  • Balıklardan cinsellik konusunda öğreneceğimiz neler var?

Künye: Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 246 sayfa

Pakita – Rose-Lou (2017)

Çocuk yazınının sevilen isimlerinden Pakita, başkahramanı Rose-Lou’nun günlükleri dizisiyle beğeni kazanmıştı.

Bu diziden çıkan dört kitap, şimdi Esra Okutan’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı.

  • Dizinin ilk kitabı ‘Herkes Yanılabilir, Ben Bile’, hataların neden kaçınılmaz olduğunu,
  • ‘Tüm Kalbimle Sevdiğim Üvey Kardeşim’, Rose-Lou’nun kendini üvey ablasına sevdirme çabasını,
  • ‘Hiç Yoktan İyidir’, Rose-Lou’nun hayvanat bahçesinde palyaço ve maymunlarla yaşadığı maceraları,
  • Ve son kitap olan ‘Rüküş de Olsam Güzelim’ ise, kendisine alınan kıyafetlerin içinde bir türlü rahat edemeyen Rose-Lou’nun kendi kıyafetini tasarlayışını, fakat bunda pek de başarılı olamayışını anlatıyor.

Zeki, hazırcevap ve eğlenmeyi bilen karakterimiz Rose-Lou ile tanışmaya hazır olun.

  • Künye: Pakita – Rose-Lou, çizer: Laurent Audouin, çeviren: Esra Okutan, Hep Kitap, çocuk

 

C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları (2017)

Latin edebiyatını ve felsefesini derinden etkilemiş düşünür ve siyasetçi Cicero’nun ‘Devlet’i için, Platon’un ‘Devlet’inin tamamlayıcısı demek yanlış olmaz.

Düşünür orijinal adıyla De Re Publica olan kitabında, Platon’un tanımladığı “ideal devlet”i Roma İmparatorluğu bağlamında tartışıyor.

İşte, Latinceden yaptığı nitelikli çevirileriyle bildiğimiz Cengiz Çevik’in elimizdeki çalışması, Cicero’nun siyaset felsefesini ayrıntılı bir bakışla tartışıyor.

Çevik buradaki dört makalesiyle, Cicero’nun De Re Publica’sını merkeze alarak,

  • Cicero’nun Roma İmparatorluğu’nun tarihsel gelişimini nasıl izlediğini,
  • İdeal devlet teorisini,
  • Ve düşünürün devlete dair kavramsallaştırmasının kendisinden sonraki düşünürleri nasıl etkilediğini gözler önüne sermekte.

Çevik bunu yaparken, Cicero’nun yaşadığı dönemin düşünsel atmosferin bir fotoğrafını da çekiyor.

  • Künye: C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları, Yapı Kredi Yayınları, siyaset felsefesi, 220 sayfa

Barry Charles Tharaud – Çukurova (2017)

Çukurova deyince Yaşar Kemal’i, Yaşar Kemal deyince Çukurova’yı hatırlıyoruz. Çukurova, William Faulkner’ın hayali ülkesi Yoknapatawpha gibi, adeta Yaşar Kemal ile özdeşleşmiş, onunla bütünleşmiştir.

İşte Barry Charles Tharaud’un bu kitabı da, Yaşar Kemal’in edebiyatının temellerinin, başka bir deyişle Kemal’in edebiyatının filizlendiği coğrafya olarak Çukurova’nın peşine düşüyor.

Tharaud, Türkiye’nin bir medeniyetler kavşağında bulunduğunu ve bu kültürel zenginliğin Yaşar Kemal’in yapıtlarına yoğun bir şekilde yansıdığını belirtiyor.

Yaşar Kemal’in ‘İnce Memed’in ilk ve ikinci cildi, ‘Yer Demir, Gök Bakır’ ve ‘Ölmez Otu’ kitaplarını merkeze alan incelemesinde Tharaud, Yaşar Kemal’in eserlerinin arkasındaki felsefeyi, kültürel zenginliği ve başlıca yazım tekniklerini gözler önüne seriyor.

Tharaud, Yaşar Kemal edebiyatının, modern varoluşsal sorunlara yanıt verecek yetkin bir edebiyat olduğunu da belirtiyor.

Yaşar Kemal’in yapıtlarına ve bunun kaynağı olan Anadolu’nun kültürel zenginliğine dair derinlikli bir analiz.

  • Künye: Barry Charles Tharaud – Çukurova, çeviren: Tahsin Çulhaoğlu, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat inceleme, sayfa 480

Şenay Aydemir – 100 Sinema Klişesi (2017)

Biz Şenay Aydemir’i ilk önce keyifli sinema yazılarıyla tanımıştık. Bu keşfi de, bir süre önce yayımlanan, neoliberal zamanlarda tembellik hakkı üzerine düşündüğü ‘Organik Bozukluk’ kitabıyla tanışıklığa dönüştürmüştük.

Aydemir şimdi de, keyifli ve keyifli olduğu kadar düşündürücü bir kitapla karşımızda: ‘100 Sinema Klişesi’.

Yazar burada, Türkiye ve dünya sinemasında artık alışkanlık halini almış tam 100 klişeyi masaya yatırıyor.

Sinemaya meraklı olanlar iyi bilir: Her türün kendince klişeleri vardır. Yani her romantik komedi, her western, her polisiye belli klişeleri kullanmadan duramaz.

Tabii klişeleri yerinde kullanmak da apayrı bir maharet gerektirir.

Aydemir’in kitabında evlenmeden olmazdan Yılmaz Güney oturuşuna, kadının sabah yataktan çıktıktan sonra erkeğin gömleğini giymesinden kötü kalpli sarışına ve “Kırmızı kablo mu, mavi kablo mu?”ya tam 100 klişeyi, ironik ve keyifli bir üslupla ele alıyor.

  • Künye: Şenay Aydemir – 100 Sinema Klişesi, Ağaçkakan Yayınları, sinema, 232 sayfa

Halise Karaaslan Şanlı, İnan Özdemir Taştan ve Ülkü Doğanay – Seçimlik Demokrasi (2017)

Malumunuz Türkiye’nin demokrasi ve temel hak ve özürlükler karnesi pek iç açıcı değil.

Üç yazarlı bu nitelikli çalışma, Türkiye siyasetinden dört ismin, yani Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ve Selahattin Demirtaş’ın demokrasi söylemlerini derinlemesine irdeliyor.

Yazarlar bunu da, 30 Mart 2014 yerel seçimleri, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde bu liderlerin performanslarına bakarak yapıyor.

Söz konusu dört lider, seçim çalışmalarında temel hak ve özgürlükler ile temel demokratik ilkeleri nasıl ele aldı?

Kitap, parti liderlerinin demokrasi anlayışlarını ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sererek hem bu soruya tatmin edici yanıtlar vermekte hem de ülkenin demokrasi konusundaki eksikliklerini ortaya koymakta.

  • Künye: Halise Karaaslan Şanlı, İnan Özdemir Taştan ve Ülkü Doğanay – Seçimlik Demokrasi, İmge Kitabevi, siyaset, 261 sayfa

Ertuğ Uçar – Woolf’un İzinde (2017)

Ertuğ Uçar’ın bu kitabının ilk nüveleri, kendisinin deniz fenerlerine duyduğu tutkuyla ortaya çıkmış.

Yazarın, Virginia Woolf’un meşhur Deniz Feneri kitabına ilham kaynağı olan Godrevy Fenerini görmesiyle de kitabın devamı deyim yerindeyse çorap söküğü gibi gelmiş.

Bu kitap, Uçar’ın yazma deneyimini kelime ve kavramlara döktüğü ve bunu yaparken de Woolf’un ardında bıraktıklarının ince ince izini sürdüğü bir anlatı aslında.

Antalya, İstanbul, Eastburne ve St. Ives arasında hem coğrafi hem zihinsel bir yolculuğa çıkan Uçar’ın kitabı, neden yazdığımız, nasıl yazdığımız, yazarken neler yaşadığımız ve yazmamızın altındaki psikolojik ve varoluşsal etkenler konusunda bir tefekkür metni.

Yazar adaylarının da kendini ispatlamış yazarların da bakmakla iyi edecekleri bir kitap.

  • Künye: Ertuğ Uçar – Woolf’un İzinde, Can Yayınları, deneme, 96 sayfa

Ian Crofton ve Jeremy Black – Bir Solukta Evren ve Dünya Tarihi (2017)

Evrenin nasıl meydana geldiğinden yıldız ve gezegenlerin nasıl oluştuğuna, evrenin tarihini bir baştan diğerine kuşatan bir kılavuz.

Ian Crofton ve Jeremy Black’in çalışmaları, konuya başlangıç yapmak isteyen okurlar da gözetilerek hazırlanmış.

Kitapta,

Evrenin oluşumu,

İlk canlıların ve ilk insanın ortaya çıkışı,

İnsanın dünyaya egemen oluşu,

Dünyanın farklı coğrafyalarında uygarlıkların ortaya çıkışı,

Modern dünyanın oluşumu…

Bu ve bunun gibi pek çok konunun aydınlatıldığı kitap, hem dünya ve evren ile ilgili merak edilen birçok soruyu yanıtlıyor hem de bu hikâyede önemli roller üstlenmiş bilimsel keşifler ile bunları gerçekleştirmiş bilim insanlarının da izini sürüyor.

Bir solukta okunabilecek bir popüler bilim kitabı.

  • Künye: Ian Crofton ve Jeremy Black – Bir Solukta Evren ve Dünya Tarihi, çeviren: Ilgın Yıldız, Say Yayınları, bilim, 272 sayfa