Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm (2018)

Elimizdeki güzel derleme, Michel Foucault’nun Manet ve Velázquez üzerine yaptığı incelemeleri bir araya getiriyor.

Foucault bu iki sanatçının eserlerini, estetik modernizmin doğuşu ve gelişimi bağlamında inceliyor.

Düşünür bunun yanı sıra, iki sanatçıyı da, yaşadıkları dönemdeki egemen dünya görüşü ve onların kendilerini bu görüşler karşısında nasıl konumlandırdıklarını da tartışıyor.

Manet’nin empresyonizmin kurucusu olduğu gibi, bütün bir 20. yüzyıl resmine yön verdiğini belirten Foucault, ardından, sanatçının aralarında ‘Tuileries’de Müzik’, ‘Opera’da Maskeli Balo’, ‘Maximilian’ın İnfazı’, ‘Bordeaux Limanı’, ‘Argenteuil’ ve ‘Garson Kız’ın da bulunduğu eserlerini derinlemesine yorumluyor.

Düşünür kitabının ikinci bölümünde de, ünlü eseri ‘Kelimeler ve Şeyler’in açılışında yer verdiği Velázquez’in ‘Las Meninas’ tablosunu değerlendiriyor.

Kitapta bütün bunların yanı sıra, Carole Talon-Hugon ve David Marie’nin Foucault’nun Manet üzerine düşüncelerini çok yönlü bir bakışla irdeledikleri metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm, çeviren: Savaş Kılıç, İletişim Yayınları, sanat, 123 sayfa, 2018

Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik (2018)

Otto Rank, özellikle psikanaliz ile felsefe, edebiyat ve sanatı ilişkilendiren eserler ortaya koymasıyla psikanaliz geleneğinde önemli yere sahip.

Rank’ın ‘Hakikat ve Gerçeklik’ adlı bu kitabı da, kendisinin geliştirdiği irade psikolojisini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Rank, bireyin iç dünyasıyla dış dünya arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiye yön veren uyuşma, kopuş ve çelişkileri irdeliyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Nevrotik denen insanlar toplumun devasını arayacağı hasta insan sınıfını temsil etmezler, onlar daha ziyade modern insan tipinin aşırı gelişmiş örneklerini temsil ederler.”

“Yalnızca hatanın içinde yaşam vardır; bilmek ölümdür.”

“Napolyon gibi general ya da başvekil olmak ona yetmez, kralların arasında imparator unvanıyla anılmak ister, hatta tüm evrenin hâkimiyetini ister. Benliğin kaçınılmaz trajedisi ve ayrıca bundan kaynaklanan suçluluk burada yatmaktadır.”

“Freudcu içerik kendisini Batının dini ahlak kisvesi altına gizler; bunun içerisinde kişi acı çekmeye devam eder ve bireysel problemleri çözmekte başarısızlığa uğrar. Böylece modern insan nihayet nevroz yönünden paramparça olur.”

“Kimse hakikat ile yaşayamaz. İnsan yaşayabilmek için, hem sanat, din, felsefe, bilim ve sevgi gibi dışsal yanılsamalara, hem de dışsal olanı belirleyen içsel yanılsamalara ihtiyaç duyar.”

“(İ)nsanın temel gelişimi için anlamlı olan yalnızca ruhani ilkedir.”

  • Künye: Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik, çeviren: Şirin Etik, Pinhan Yayıncılık, psikanaliz, 128 sayfa, 2018

 

Eduardo Berti – Yabancı Bir Baba (2018)

Arjantinli yazar Eduardo Berti, bizde de 2014’te yayınlanmış ‘Düşlenen Ülke’ ile Arjantin’in Emecé ödülünü kazanmış, ayrıca İspanyolcada yazılmış en iyi romana verilen “Premio Las Américas de Novela” ödülüne layık görülmüştü.

Berti şimdi de, yaklaşık yüz yıl arayla ilerleyen, iç içe geçen hikâyeleriyle dikkat çeken ‘Yabancı Bir Baba’ romanıyla karşımızda.

Göçmenlik, aile sırları ve geçmişle hesaplaşma temaları üzerinden ilerleyen ‘Yabancı Bir Baba’, okuruna zengin karakterler ve özgün bir olay örgüsü armağan ediyor.

Oğullarıyla bir türlü ilişki kuramamış iki baba, anavatanlarından uzakta varla yok arası bir hayat süren göçmenler, başka yazarların yapıtlarından yola çıkarak kendi hayatlarını ve öykülerini kurmaya girişen yazarlar…

Berti, bütün bu karakterle hikâyeleri bir araya getiriyor ve bütün bunları, ilk başlarda karmaşıkmış gibi görünen olay örgüsüyle ustaca birbirine bağlıyor.

  • Künye: Eduardo Berti – Yabancı Bir Baba, çeviren: Roza Hakmen, Metis Yayınları, roman, 272 sayfa, 2018

Galenos – Tıp Sanatının Anayasası (2018)

Pergamonlu hekim filozof Galenos, Yunan tıbbının Hippokrates ile birlikte en büyük iki isminden biriydi.

Asıl olarak tıpla ilgilenmesine rağmen, Galenos’u önemli kılan hususların başında, yaşadığı dönemdeki felsefi tartışmalara da büyük etkide bulunmuş olmasıdır.

Fikirleriyle Avrupa kadar Arap-İslam dünyasını da derinden etkilemiş Galenos’un çok sayıda mantık ve etik kitabı bulunuyor, bunun yanı sıra tıbbi yazılarında epistemolojiden, nedenselliğe ve zihin felsefesine, gibi kimi felsefi meseleleri de sıklıkla işledi.

Elimizdeki çok değerli çalışma ise, Galenos’un çok yönlülüğünü ortaya koyan, onun hem teorik hem de pratik yaklaşımlarını kapsamlı bir şekilde serimleyen metinlerini bir araya getiriyor.

Kitabı, tıp ve felsefenin şahane bir bireşimi olarak şiddetle öneriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

“Dengesiz her şey doğaya zıtsa ve dengeli her şey doğayla uyumluysa dengesiz her şey gerekli ölçüde zıddıyla dengelenmelidir.”

  • Künye: Galenos – Tıp Sanatının Anayasası – Tıp Sanatı: Glaukon’a Tedavi Yöntemi, çeviren: Nur Nirven, Pinhan Yayıncılık, tıp, 328 sayfa, 2018

 

Erving Goffman – Karşılaşmalar (2018)

Birey, toplumsal rollerini icra ederken mekanik bir icracı mıdır, yoksa bu rolleri yerine göre eğip bükebilen bir yorumcu mudur?

Toplumsal etkileşim üzerine önemli çalışmalara imza atmış Erving Goffman, toplumsal kurumları, rolleri ve normları iç içe geçmiş şekilde irdelediği ‘Karşılaşmalar’ adlı özgün çalışmasıyla karşımızda.

Toplumsal rolleri, etkileşim ve karşılaşmaların zengin ve canlı bir sahnesi olarak irdeleyen Goffman, bireyi, toplumsal rolleri üstlenirken mekanik bir icracı olmaktan öte, yaşamının farklı sahnelerinde bu rolleri eğip bükebilen, kimi zaman toplumsal performansla arasına mesafe koyabilen, fakat bütün bunları da bir süreklilik içinde yapan bir yorumcu olarak ele alıyor.

Goffman’a göre, tek başına yetkin bir sahneleme, kimlik temin etmek için yeterli değildir, aynı zamanda faaliyetlerin toplumsal olarak tesis edilmesi ve anlamlandırılması gerekmektedir.

‘Karşılaşmalar’, çevremizdeki bireylere ve onların davranışlarına farklı bir pencereden bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Erving Goffman – Karşılaşmalar: Etkileşim Sosyolojisinde İki Çalışma, çeviren: Serkan Çalcı, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 166 sayfa, 2018

Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak (2018)

Bugünün ekonomistleri, krizlerin gelişini neden göremiyor?

Ekonomistler, 2007’den önce ABD’de bir daha finansal krizlerin yaşanmayacağını savunuyorlardı.

Fakat daha sonra ABD ekonomisinde büyük bir gedik yaratması yetmiyormuş gibi bütün dünya ekonomilerine de yansıyan 2008 krizi yaşandı.

Peki, ekonomistler nerede yanıldı?

Gary Gorton, tam da bu konunun izinde 1934-2007 arasında ABD’de neden hiç kriz yaşanmadığı olgusunu kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Gorton burada, 1934’ten beri krizleri önleyen başarılı düzenlemelerin finans sektöründeki yeniliklere yeterince ayak uyduramadığını, bunun sebebinin de bir yönüyle ekonomistlerin yanlış anlamaları olduğunu savunuyor.

Krizlerin hangi şartlarda ortaya çıktığı ve birbirini nasıl etkileyip tetiklediğini irdeleyen Gorton, ekonomistlerin, pek çok önemli hususu; örneğin sermaye piyasalarında ve bankacılık sisteminde yaşanan evrimi, yeni finans enstrümanlarını ve yeni para piyasalarının boyutunu ıskaladığını söylüyor.

Banka borcu ve likidite, kredilerde ani artışlar, ahlaki tehlikeler ve kurumların devasa büyüklükte olması gibi kilit meseleleri, krizin önemli faktörleri olarak ele alan Gorton, hem bugünün piyasalarını anlamamıza olanak verecek hem de gelecekteki olası finansal felaketleri öngörmemizi sağlayacak sağlam bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 280 sayfa, 2018

Claude Lévi-Strauss – Montaigne’den Montaigne’e (2018)

Önde gelen antropologlardan Claude Lévi-Strauss, deneme türünün kurucusu Montaigne üzerine, yıllar önce iki önemli konferans vermişti.

Birbirinden 55 yıl gibi uzun bir arayla yapılmış bu iki konferans, hem Lévi-Strauss’un Montaigne hakkındaki ilgi çekici görüşlerini ortaya koyuyor hem de bizzat Lévi-Strauss’un mesleki gelişiminin ana duraklarını izlememize olanak veriyor.

Lévi-Strauss’un, yüzyıllar önce yaşamış Montaigne’i, başkasıyla karşılaşan insanın epik ve trajik suretlerinin evrensel bir örneği olarak incelemesi, bu konferansların en öne çıkan vurgusudur diyebiliriz.

Lévi-Strauss üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Emmanuel Désveaux’nun bu kitap için kaleme aldığı sunuş da, aralarında 400 yıl bulunan Lévi-Strauss ile Montaigne arasındaki tarihsel ve evrensel diyalogu daha görünür kılıyor.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Montaigne’den Montaigne’e – Devrimci Bir Bilim: Etnografya, çeviren: Alev Er, Sel Yayıncılık, antropoloji, 90 sayfa, 2018

Kolektif – Yaşlanma ve Yaşlılık (2018)

Fakat uzmanlar, 2050’ye gelindiğinde, ülkenin demografik yapısında 80 yaş üstü nüfusun çok artacağı öngörüsünde bulunuyor.

Peki, bugün ve gelecekte yaşlı olmanın zihinsel, bedensel ve toplumsal sonuçları ne olabilir?

İşte, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bu kitap, nöroloji, psikoloji, demografi, sosyoloji, hukuk, ekonomi, medya çalışmaları, yeni teknolojiler ve sosyal politikalar çerçevesinden yaşlılık ve yaşlanma olgularına çok yönlü bir şekilde bakıyor.

Türkiye ve dünyadan pek çok örnekle desteklenen çalışma,

  • Yaşlılığın biyososyal boyutları,
  • Yaşlılıkta biyolojik saatin önemi,
  • Yaşlılığın psikolojik ve toplumsal boyutları,
  • Türkiye ve Avrupa’da nüfus yaşlanmasının karşılaştırılması,
  • Ders kitaplarında yaşlılık temsili,
  • Sinemada yaşlılık ve erkeklik,
  • Yaşlı bireylere insan hak ve özgürlükleri perspektifinden bakış,
  • Yaşlı sağlığında geronteknolojik ürünlerin kullanımı,
  • Türkiye’de nüfus yaşlanmasının ekonomik sonuçları,
  • Ve Sosyal politikalar ve yaşlanma gibi önemli konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gülüstü Salur, Reşit Canbeyli, Ryan Wise, Alan Duben, Kenan Çayır, Itır Erhart, Hande Eslen-Ziya, İdil Işıl Gül, Seray Öney Doğanyiğit, Aylin Seçkin, Patrick Georges ve Volkan Yılmaz.

  • Künye: Kolektif – Yaşlanma ve Yaşlılık: Disiplinlerarası Bakış Açıları, derleyen: Alen Duben, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 208 sayfa, 2018

 

Kolektif – Felsefe ve Devrim (2018)

Devrimci olmayan bir felsefe, gerçek anlamda felsefe midir?

Felsefede tarihten bu yana en çok tartışılan sorulardan biri, budur.

İşte bu kitap da, felsefe ve devrim ilişkisini farklı pencerelerden tartışan makaleleri bir araya getiriyor.

Bu makaleler, hem felsefenin devrimci olması gerektiği hem de bunun tam zıddı fikirleri bir arada tartışarak okuru zengin bir söylem alanına davet ediyor.

Konuya dair güncel tartışmaları izlemek isteyen, özellikle de felsefenin tam olarak ne anlama geldiği üzerine derinlemesine düşünmek isteyen okurlar, çalışmayı kaçırmamalı.

Kitaptan iki alıntı:

“Ne kadar güç görünürse görünsün –ki hiç de güç değildir– kapitalizmden sonrasını düşünmeliyiz.”

“Felsefe, kapitalist sistemde radikal bir alternatife dair tüm fikirlerin silinmeye ve değersizleştirilmeye çalışıldığı dönemde bize neyi düşünmemizin doğru olduğunu ve neyi umut edebileceğimizi gösterir.”

  • Künye: Kolektif – Felsefe ve Devrim, editör: Senem Kurtar ve Mustafa Demirtaş, Pinhan Yayıncılık, felsefe, siyaset, 296 sayfa, 2018

Lauren Elkin – Flanöz: Şehirde Yürüyen Kadınlar (2018)

Lauren Elkin’den, şehirde yürüyen kadınların, flanözlerin tarihi.

Başka bir deyişle, kadın kent gezginlerinin bir şeceresi.

Flanör, Paris’in pasajlarında “amaçsızca dolaşan kişi” anlamına geliyor ve kavramın kendisi de daha ziyade erkekleri kapsıyor.

Elkin de, flanörü erilden dişile flanöz şeklinde dönüştürüyor ve hem kavramın temsil ettikleri üzerine derinlemesine düşünüyor hem de bunu temsil eden kadın figürlerin dünyasına iniyor.

Elkin, okurunu Paris, New York, Tokyo, Venedik ve Londra’nın sokaklarında bir yolculuğa çıkarıyor ve George Sand, Virginia Woolf, Jean Rhys, Agnes Varda, Sophie Calle, Martha Gellhorn ve Joan Didion gibi güçlü kadınların, birer flanöz olarak izlerini takip ediyor.

Deneme, biyografi, kültürel tarih, gezi, edebi eleştiri, kent topografyası ve anı türlerinin harika bir bireşimi olarak okunabilecek kitap, kadınların edebiyat, sanat, tarih, sinema aracılığıyla şehirle, metropolle kurdukları ilişkinin tarihini kapsamlı bir gözle ortaya koymasıyla çok ilgi çekici.

Lauren Elkin’in kitabı, sürekli sokaktan kovalanan kadınların, geçmişten bugüne kamusal alanla nasıl güçlü bir bağa ve tarihe sahip olduklarını gözler önüne sermesiyle, özellikle kadın okurlar için güçlü ve güncel bir moral kaynak olmaya aday.

  • Künye: Lauren Elkin – Flanöz: Şehirde Yürüyen Kadınlar, çeviren: Doğancan Dilcun Doğan, Nebula Kitap, deneme, 372 sayfa, 2018