Günhan Kuşkanat – Aşk Bir Kar Tanesi (2020)

Günhan Kuşkanat, ödüllü ‘Kış Leylekleri’ ile başladığı yazarlık serüvenine altıncı kitabıyla kaldığı yerden devam ediyor.

Kuşkanat, burada, bir önceki romanı ‘Hiçkimse’nin Anısı’yla yeniden iletişime geçiyor ve orada bıraktığı hikâyeye yeni boyutlar ekliyor.

Romanın merkezinde ise, Lucien ve onun delicesine âşık olduğu mavi gözlü kızı yer alıyor.

  • Künye: Günhan Kuşkanat – Aşk Bir Kar Tanesi, Doğan Kitap, roman, 288 sayfa, 2020

James Bridle – Yeni Karanlık Çağ (2020)

Teknolojiyi anlamak neden hayati derecede önemlidir?

Çünkü yeni teknolojiler, bilimler ve toplumlar, siyaset ve eğitim, savaş ve ticaret gibi tüm konulardaki becerilerimizi hem geliştiriyor hem de onları bizzat biçimlendirip yönlendiriyor.

O nedenle, bu biçimlendirme ve yönlendirmede anlamlı bir rol üstlenebilmek için yeni teknolojiler üzerine düşünmenin farklı yollarını bulmak, eleştirel bir yaklaşım geliştirmek giderek daha önemli hale geliyor.

İşte James Bridle, tam da bu ihtiyaca yanıt veriyor.

İnsan, siyaset, kültür ve teknolojinin iyice iç içe geçtiği bu dünyanın gerçekliğini hem tanıyan hem irdeleyen yeni bir stenografiye ihtiyacımız olduğunu belirten Bridle, bir teknolojiyi enine boyuna, diğer sistemlerle ilişkisi içinde anlamanın yolları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Bir nevi teknoloji okuryazarlığı olarak okunabilecek çalışma, teknolojiyi pratik kullanımının ötesinde, bağlamı ve sonuçlarını merkeze alarak irdeliyor.

Şeyler ile biz birbirimize kökten bağlı bulunuyoruz.

Bridle da, teknoloji bağlamında bu gerçeği yeniden hatırlatıyor ve bunu anlayabilmenin yollarını anlatıyor.

  • Künye: James Bridle – Yeni Karanlık Çağ: Teknoloji ve Geleceğin Sonu, çeviren: Kemal Güleç, Metis Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2020

Kolektif – Mekânsallık (2020)

Mekânsallık ve eşzamanlılık konusunu farklı yönleriyle irdeleyen iyi çalışma arayanlara bu özgün derlemeyi öneriyoruz.

Kitap, çağdaş sanattan tiyatroya, mimarlıktan müziğe, edebiyattan dansa uzanan geniş bir çerçevede mekânsallık ve sanat üretiminde eşzamanlılık durumunu irdeliyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler, eşzamanlılık ve modern şiir, sanatta mekânsallığın kurucu öğesi olarak eşzamanlılık, çağdaş sanatta sergileme ve eşzamanlılık, çağdaş tiyatroda eşzamanlılık, tiyatroda mekânsallığın yaratılmasında seyirci öğesi, çağdaş tiyatroda eşzamanlılık ve müzikte mekânsal eşzamanlılık olgusu gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Aykut Köksal, Nusret Polat, Önay Sözer, Erdem Ceylan, Zeynep Dündar, Esen Çamurdan, Mehmet Kerem Özel, Nihal Geyran Koldaş, Tijen Savaşkan, Emre Zeytinoğlu, Sevgi Doğan, Tolga Yayalar, İlke Boran, Erdem Çöloğlu ve Yiğit Özatalay.

  • Künye: Kolektif – Mekânsallık: Sanat Üretiminde Eşzamanlılık Durumu, editör: Gülşen Özaydın ve Saadet Tuğçe Tezer, Yeni İnsan Yayınevi, sanat, 224 sayfa, 2020

Nusret Yılmaz – Suç ve Ceza (2020)

Kanunların kör noktalarında kendilerine ait bir nüfuz alanı oluşturan eşkıyalık, toplumsal hayatta olduğu kadar edebiyatta da özel bir yer tutmuştur.

Nusret Yılmaz’ın bu enfes çalışması da, bizde eşkıyalığın tarihsel köklerini irdelediği gibi, Yaşar Kemal ve Kemal Tahir’in romanlarındaki eşkıya tiplerini inceliyor.

Kitap, edebiyat ve suç ilişkisini irdeleyerek açılıyor ve devamında da,

  • Eşkıyalığı doğuran nedenleri,
  • Sosyal eşkıyalığın yapısal özelliklerini,
  • Türk romanında eşkıyalık imgesini,
  • Kurtuluş Savaşı’nda eşkıyalığı,
  • Eşkıyalığı doğuran ekonomik, toplumsal ve özel nedenleri,
  • Eşkıyalığın toplumsal yansımalarını,
  • Eşkıyanın mitleşmesini,
  • Eşkıyanın tiranlaşmasını,
  • Eşkıyaların yerel beylerle ve bürokrasiyle ilişkisini,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Künye: Nusret Yılmaz – Suç ve Ceza: Türk Romanında Eşkıyalık, Libra Kitap, inceleme, 340 sayfa, 2020

Benjamin Moffitt – Popülizmin Küresel Yükselişi (2020)

 

Popülizm dünya çapında nasıl bu kadar hızlı bir biçimde yaygınlaştı?

Benjamin Moffitt, bugün değişip dönüşen çağdaş popülizm üzerine derinlemesine düşünerek ve beri yandan da çağdaş popülizm üzerine günümüze kadar yazılmış literatürü eleştirel bir perspektifle irdeleyerek bu soruya yanıt veriyor.

Yazar bunu yaparken de, siyasalın gitgide medyatikleşmesinin popülizme nasıl yarar sağladığını, popülist figürlerin halka ulaşmak için medyanın farklı yönlerini nasıl kullandıklarını ve internet ile sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının çağdaş popülizmi nasıl değiştirdiğini ortaya koyuyor.

Popülizm üzerine düşünürken yorumlayıcı ve disiplinlerarası bir duruş noktasından yola çıkmasıyla da dikkat çeken çalışma, salt bölgesel popülizm kavramsallaştırmasının ötesine geçiyor ve yerine, popülizmi bir küresel fenomen olarak gören anlayışı kuruyor.

  • Künye: Benjamin Moffitt – Popülizmin Küresel Yükselişi: Performans, Siyasi Üslup ve Temsil, çeviren: Onur Özgür, İletişim Yayınları, siyaset, 280 sayfa, 2020

Fausto Brizzi – Bir Vegan ile Evlendim (2020)

Vegan bir kadın olan Claudia’ya âşık olan Fausto’nun trajikomik deneyimleri bu kitapta.

Bir veganla evlenmenin beklenmedik sonuçları olabilir.

Örneğin kendinizi balkonunuzdaki saksıda bitki ve sebze yetiştirirken bulabilirsiniz.

Tam da bu durumu mizah dozu yüksek bir üslupla hikâye eden ‘Bir Vegan ile Evlendim’, çağımızın burjuva alışkanlıkları ile kıyasıya dalga geçiyor ve veganlığın sadece bir beslenme biçimi değil aynı zamanda ne denli anlamlı bir yaşam biçimi, bir hayat felsefesi olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu kitap da Claudia’ya duyduğu aşkla vegan olmaya doğru adım atan Fausto’nun hayatının daha önceki döneminde yemiş olduğu tüm etlerden ve tavuklardan dolayı vicdan azabı çekişini, veganlığa doğru adım atarken hayatının hem ruhsal hem de fiziksel rotasında yaşadığı büyük değişimi anlatıyor.

  • Künye: Fausto Brizzi – Bir Vegan ile Evlendim (Maalesef Gerçek Bir Hikâye), çeviren: Eren Cendey, Pan Yayıncılık, anlatı, 144 sayfa, 2020

Howard J. Herzog – Karbon Yakalama (2020)

İklim değişikliğini azaltmanın en etkili yollarından biri de karbon yakalama ve depolamadır.

Şimdiye kadar hak ettiği ilgiyi göremese de bu yöntem, şirketlerden sıradan insanlara, karbon izimizi azaltmamız konusunda pratik öneriler vermesiyle gerçekçe hayati derecede önemli.

İşte bu kitabın yazarı Howard Herzog da, karbon yakalamanın ve depolamanın ne olduğunu çok yönlü bir şekilde ortaya koyarak bu konuda merak edilenleri aydınlatıyor.

MIT Enerji Girişimi araştırmacısı Herzog’un, konuyu uzman olmayan okurların da rahatça anlayacağı bir üslupla ele aldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Howard J. Herzog – Karbon Yakalama, çeviren: Deniz Ulkat, Pan Yayıncılık, bilim, 240 sayfa, 2020

Frantz Fanon – Siyah Deri, Beyaz Maskeler (2020)

Frantz Fanon’dan modern siyahinin dünyasına tutulan güçlü bir ışık.

‘Siyah Deri, Beyaz Maskeler’, bugünkü siyah insanı, onun beyaz dünyadaki tutumlarını belirliyor, daha da önemlisi siyahın varoluş biçimini psikopatolojik ve felsefi anlamda yorumluyor.

Fanon, siyah insanın beyaza benzemek, onun gibi olmak istediğini, uzunca bir zamandan beri beyazın tartışılmaz üstünlüğünü kabul ettiğini ve böyle olduğu için de, beyaz insanın değerler örgüsüyle yoğrulmuş bir varoluş hamlesi gerçekleştirme eğilimi içinde olduğunu belirtiyor.

Siyah insanın varoluş biçimi bağlamında sömürgecilik psikolojisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Fanon, siyah insana aşağılık kompleksinin nasıl aşılandığını ve sömürülenlerin nasıl sonunda zulmedicilerini taklit eder hale geldiğini psikanalitik bir bakışla gözler önüne seriyor.

‘Siyah Deri, Beyaz Maskeler’in, ABD’deki Kara Panterler ve Üçüncü Dünyadaki bağımsızlık mücadeleleri gibi siyasi hareketlere ilham kaynağı olduğunu, aynı zamanda sömürgecilik ve ırkçılıkla bağlantılı kimlik sorunlarının tartışılmasına öncülük ettiğini de ayrıca belirtelim.

Irkçılık ve ayrımcılık halen büyük bir sorun olmaya devam ediyor ve modern eşitlikçi düşüncenin klasiklerinden biri olan bu kitap da, bu nedenden dolayı güncelliğini koruyor.

  • Künye: Frantz Fanon – Siyah Deri, Beyaz Maskeler, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, psikanaliz, 192 sayfa, 2020

Julia Shaw – Kötülük (2020)

Madem hepimiz o denli nefret ediyoruz, bunca kötülük neden hâlâ var?

Seri katillere, onların yaptıkları vahşete kimileri neden bu kadar meraklı?

Filmlerde ve dizilerde şiddete kimler bayılıyor?

Hitler gibi bir canavar, nasıl oluyor da en popüler tarihi kişiliklerden biri olmaya devam ediyor.

İşte Julia Shaw’ın eldeki enfes kitabı, bilimsel bir bakışla, kötülük karşısındaki büyük ikiyüzlülüğümüzü çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

İnsanın yüksek sesle ifade etmeye çekindiği bu karanlık yönünü çok yönlü bir bakışla sorgulayan Shaw, kötülüğü etik, tarihsel, psikolojik ve bilimsel yönleriyle tartışıyor.

Akıl hastalıkları ve cinsel sapkınlıklar, tecavüz kültürü, yapay zekâ ve teknoloji ikilemi ve terörizm, Shaw’ın bu bağlamda tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Julia Shaw – Kötülük: İnsanın Karanlık Tarafının Ardındaki Bilim, çeviren: Funda Sezer, Say Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2020

Adam Phillips – Akıl Sağlığı Üzerine (2020)

“Delileri nerede bulacağımızı biliyoruz. Fakat akıllıyı bulmak için nereye gidebiliriz?”

Delilik üzerine çok şey söylenmiştir ve biz “normal” insanlar da deliliğin ne anlama geldiği hakkında sağlam fikirlere sahipmişiz gibi görünürüz.

Oysa “deliliğin zıttı” olarak tanımlanması dışında akıllılık üzerine çok az düşünülmüş, çok az yazılmıştır.

İşte önde gelen psikanalist Adam Phillips, okurunu akıllı olmak üzerine derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Psikiyatrinin yanı sıra edebiyat, tarih, antropoloji ve felsefe gibi farklı disiplinlerden yararlanan Phillips, delilik ile akıllılık arasındaki tarihsel dengesizliğe meydan okuyor ve bizi akıllılık üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Adam Phillips – Akıl Sağlığı Üzerine, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 176 sayfa, 2020