Raymond Tallis – Sonsuz Uzayın Hâkimi (2021)

Kafamız bi dünya!

Raymond Tallis’in bu enfes çalışması, kafamızın içindeki büyüleyici sinirsel aktiviteler üzerine harika bir çalışma.

“Kafa, birinci tekil şahıs dünyamızın başkentidir. Bu dünyanın en gizli dairesinin merkezinde yer alır.” diyen Tallis, beynimizin, insanı hayrete düşüren sayısız faaliyete ev sahipliği yaptığını gözler önüne seriyor.

Çalışma, nefes almadan göz kırpmaya, horlamadan gülmeye; gözyaşından tere, tükürükten kusmuğa kadar kafanın bir parçası olduğu her şeyin biyolojik temellerinin ötesinde psikolojik ve hatta kültürel anlamlara sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Kafayla ilgili akla gelebilecek hemen her şeyin ele alındığı kitap, beynin biyolojik yapısından yola çıkarak zihin, benlik gibi konulara uzanıyor ve bunu yaparken de birey oluşumuza dair felsefi bir sorgulamaya girişiyor.

Künye: Raymond Tallis – Sonsuz Uzayın Hâkimi: Kafamızın İçinde Büyüleyici Bir Yolculuk, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2021

Gençay Gürsoy – Bir Hayat Üç Dönem (2021)

İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği başkanlığını yapan Gençay Gürsoy’un bu kitaptaki anıları, Türkiye’nin son altmış yılından önemli kesitler sunan, altın değerinde bir tanıklık.

‘Bir Hayat Üç Dönem, yalnızca bir nöroloji profesörünün anılarını değil, sosyalist siyaset içinde üniversite yıllarından beri yer almış bir mücadele insanının Oltu’da başlayıp, Kars’ta, İstanbul’da ve bir dönem Avrupa’da devam eden yaşamından gözlemlerini canlı bir dille aktarıyor.

Gürsoy, toplumsal gelişmelerin darbelerle kesintiye uğrayan dönemlerini ele alıyor, yanı sıra yakından tanıma fırsatını bulduğu bazı şahsiyetlerle ilgili tanıklıklarını sunuyor.

Kitapta, sağlık politikalarında kamu yararını sürekli önde tutan duruşu ve tercihlerinin yanında eşitlik, özgürlük ve barış hedefiyle katıldığı toplumsal mücadelelerin inişli çıkışlı, çoğu zaman ağır bir şiddetle bastırılan serüvenini izliyoruz.

Siyasal mücadeleyle bilimsel faaliyetleri birlikte götürmeyi başarmış, sosyalizm idealini hiç kaybetmemiş Gürsoy’a kulak veriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

“Çıplak bir gerçek var karşımızda, gezegenimizde yaşamın sürdürülebilmesi ve insan sağlığının barbar piyasa ahlâkına teslim edilmemesi için, eşitlikçi, katılımcı, çevreci, dayanışmacı, barışçı bir iradi müdahale kaçınılmazdır. Bu, artık sosyalistlerin siyasi mücadele perspektifi olmasının çok ötesinde, insanlık için bir varoluş sorunu haline gelmiştir.”

  • Künye: Gençay Gürsoy – Bir Hayat Üç Dönem: Anılar, Tanıklıklar (2021), İletişim Yayınları, anı, 526 sayfa, 2021

Nicolaus Copernicus ve Georg Joachim Rheticus – Copernicusçu İlk Astronomi Metinleri (2021)

Nicolaus Copernicus, güneş merkezli evren teorisiyle bilim tarihine damgasını vurdu.

Bu şahane kitap ise, Copernicusçu astronominin düşünce tarihindeki ilk metinlerini sunuyor.

Kitap, Copernicus’un ‘Commentariolus’ ve ‘Werner’e Karşı Mektup’ başlıklı metinlerini ve onun ilk ve tek öğrencisi olan Georg Joachim Rheticus’un ‘Narratio Prima’ adlı eserinin çevirisini içeriyor.

Bunlar da Copernicus’un teorisini açıkladığı ana metni olan ‘De Revolutionibus Orbium Caelestium’la (‘Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine’) birlikte Copernicusçu astronominin düşünce tarihindeki ilk metinleridir.

  • Künye: Nicolaus Copernicus ve Georg Joachim Rheticus – Copernicusçu İlk Astronomi Metinleri, çeviren: C. Cengiz Çevik, Albaraka Kültür Yayınları, bilim, 176 sayfa, 2021

Geoffrey Parker – Egemen Kentler (2021)

Kentin tarihteki rolü üzerine muazzam bir eser.

Geoffrey Parker, Batı uygarlığının doğuşundan 21. yüzyılın küreselleşme olgusuna uzanarak kentin tarih boyunca sürekli değişen statüsünü gözler önüne seriyor.

Kent devletini jeopolitik bir form olarak ele alan Parker, kitabında, dünya tarihi boyunca çeşitli kentleri ve kent devletlerini inceliyor.

Kitapta ele alınan kentler şöyle:

  • Platon ve Aristoteles’in mükemmel bir devlet türü olarak gördüğü Yunan polisi,
  • Roma imparatorluk başkenti,
  • Venedik ve Rönesans kentleri,
  • Alman Hanse’si,
  • Rus ve Baltık kentleri…

Parker ayrıca, erken dönem İslam toplumunda kente atfedilen politik rolü tartışıyor ve kent devletlerinin Kuzey Avrupa’da yeniden canlanmasıyla başlayan ancak ulus devletin yükselmesiyle son bulan gelişme sürecini gözler önüne seriyor.

‘Egemen Kentler’, kentin tarihteki rolünü anlamaya çalışan en güçlü ve kapsamlı incelemelerden biri olarak kesinlikle okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Geoffrey Parker – Egemen Kentler: Tarih Boyunca Kent Devletleri, çeviren: Yavuz Baran, Tellekt Kitap, tarih, 280 sayfa, 2021

Kolektif – Parlak Yıldızlardık O Zaman (2021)

Yeni Türkü için şarkı sözleri de yazmış Meral Özbek, Türkiye’de kültür incelemeleri alanında öncü, çok değerli isimlerdendir.

Özbek’in öğrencileri, eski dostları ve meslektaşlarının yazılarıyla katkıda bulunduğu bu güzel derleme de, sinemadan edebiyat analizine, tarihten kültürel analize ve toplumsal cinsiyet çalışmalarına uzanan makaleler barındırıyor.

Gündelik hayatın içindeki sınıf mücadelelerinin, toplumsal cinsiyet meselelerinin, insan varoluşunun canlı görünümlerini sunan kitapta, “Erkeklik Sözleşmesi” şarkıcı Bergen’in çilesi üzerinden çözümleniyor; sinemadaki öğretmen tiplemelerinin bize neler anlattığına bakılıyor; edebiyat ve sinema yapıtlarında belleğin, duyguların kendilerine nasıl yer bulduğu irdeleniyor ve kadınlık deneyimlerinin seyri izleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Narin Bağdatlı, Hülya Bulut, Aylin Sayın Gönenç, Sibel Kır, Eser Köker, Feryal Saygılıgil, Seval Şahin, Bahadır Vural, Egemen Yılgür ve Levent Yılmazok.

  • Künye: Kolektif – Parlak Yıldızlardık O Zaman: Kültür Çalışmaları (Meral Özbek’e Armağan 1), derleyen: Tülin Ural ve Bahadır Vural, İletişim Yayınları, kültürel çalışmalar, 288 sayfa, 2021

Jean Lafitte – Eylemciler (2021)

Fransa’daki Nazi işgali sürecini sıcağı sıcağına izleyen efsanevi bir roman.

Eşi Madeleine’i ve birçok yoldaşını Nazı toplama kamplarında kaybetmiş Jean Lafitte, çarpıcı bir anı-romanla karşımızda.

İşgalin tam ortasından yazdığı romanında Lafitte, her koşul altında çalışmasını ve direncini sürdüren emekçilerin, gençlerin, yeraltında mücadele veren militanların, yurtseverlerin, komünistlerin, neferlerin ve önderlerin hikâyelerini anlatıyor.

Okuru yakın tarihin karanlık sokaklarında dolaştıran ‘Eylemciler’, dehşet dolu zindanlara atılan insanların yaşadıklarını, taş ocaklarında ölesiye çalıştırılmanın ve aç bırakılmanın gerçekliğini bütün çıplaklığıyla tasvir ediyor.

Roman, gözden geçirilmiş yepyeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kitaptan bir alıntı:

“Cesaret korkmamak değil, önce korkuyu yenmektir. Yalnızca budalalar korkmadığını söyler. Onlara da ihtiyacımız yok. Sonucu bilerek savaşmayı kabul eden insanlar gerek bize. Onlar da bizde var. Böylelikle güven içinde ilerleyebiliriz, zafer bu yolun sonundadır…”

  • Künye: Jean Lafitte – Eylemciler, çeviren: Okay Gönensin, Yordam Kitap, roman, 320 sayfa, 2021

Robert Macfarlane – Yeraltı Diyarı (2021)

Bu gezegendeki yaşamımızın gizli kökleri hakkında düşünme biçimimizi kökten dönüştürecek bol ödüllü bir kitap.

Doğa bilimci Robert Macfarlane, bizi yerin altında, bildiğimizden bambaşka bir dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Evrenin doğuşundan insanlık sonrası bir geleceğe, Norveç deniz mağaralarının tarihöncesi sanatından Grönland’ın mavi derinliklerine doğru ilerleyen çalışma, Tunç Çağı mezar höyüklerinden Paris’in altındaki katakomp labirentine uzanıyor, oradan ağaçların iletişim kurduğu yeraltı mantar ağlarından nükleer atıkların 100.000 yıl boyunca depolanacağı derin bir “saklama yeri”ne doğru yol alıyor.

Jeolojinin gizemli gerçeklerinin bize neler anlattığı ve bu gerçeklerin bugünümüz ile geleceğimiz üzerindeki muazzam etkilerini daha iyi kavramak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Robert Macfarlane – Yeraltı Diyarı: Bir Derin Zaman Seyahati, çeviren: Fatih Yiğiter, Tellekt Kitap, bilim, 472 sayfa, 2021

Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi (2021)

On dokuzuncu yüzyılın sonunda İstanbul, renkli bir tiyatro çevresine sahipti.

Öyle ki, Paris, Londra, Viyana, Tokyo gibi bir “tiyatro şehri”ydi.

İki Japon araştırmacı, Yuzo Nagata ve Hikari Egawa da, Türkiye modern tiyatro tarihine çok büyük katkıda bulunuyor.

On dokuzuncu yüzyıl sonu İstanbul’unda, Batı’dan alınan tiyatro biçimleriyle geleneksel Türk tiyatrosu biçimlerinin kaynaşarak dinamik bir tiyatro çevresinin oluşturulmuştu.

Nagata ve Egawa da, bu çalışmalarında, 1881-1921 yıllarına ait yüz yetmiş tiyatro afişi ve broşürünü çeşitli tiyatro temsillerinde seyirciye sunulan oyun programlarıyla birlikte değerlendiriyor ve her bir temsilin nasıl bir manzara oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Böylece modern çağ Türk tiyatrosu tarihi araştırmalarına büyük katkı sunan yazarlar, ayrıca Türk tiyatro tarihini hem dünya tiyatro tarihi içine yerleştiriyor, hem de Japon tiyatro tarihiyle bazı noktalarda karşılaştırıp aralarındaki benzerlikleri ortaya koyuyor.

Tiyatro araştırmacılarının ve tiyatro tutkunlarının kitaplığında bulunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Bir Kentin Toplumsal Tarihi Açısından Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi, Dergah Yayınları, 210 sayfa, 2021

James Lovelock – Novasen (2021)

Gelecek üç yüz yılın sonunda şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak.

Gaia teorisinin yaratıcısı James Lovelock, Novasen çağının sakinleri siborgları anlatıyor.

Gaia teorisiyle yaşamlarımızı ve gezegenimizi anlama biçimimizi çarpıcı şekilde değiştiren, çağımızın önemli çevreci düşünürlerinden Lovelock, bu çalışmasında, Dünya’da yaşamın geleceği hakkında muazzam bir yeni teori atıyor ortaya.

Lovelock, üç yüz yılın sonunda Antroposen’in biteceğini ve Novasen adını verdiği yeni bir çağın başlamak üzere olduğunu savunuyor.

Bu yeni çağda, şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak, bunun yanı sıra bizden on bin kat daha hızlı düşünen, kendi kendisini iyileştirme ve kopyalama becerisine sahip siborglar dünyayı yönetecek.

Lovelock’a göre bu hiperzeki varlıklar, kıyamet senaryolarının aksine, gezegenimize en az bizim kadar bağlı olacak ve Dünya’yı soğutma, Gaia’daki organik yaşamı koruma projesinde bizimle birlikte çalışacak.

Bu yeni çağla evrende düşünen tek varlık, kozmosu anlayan tek varlık olma statümüzü kaybedeceğiz.

Kitaptan bir alıntı:

“Antroposen’in başlamasından kısa süre sonra hızlanmanın gücüyle kendisinden geçen yarışçı çocuklara döndük. Üç yüz yıldır hız pedalına basıyoruz, şimdi de insan yapımı elektronik, mekanik ve biyolojik şeylerin Dünya sistemini kendi başlarına yönetebileceği çağa yaklaşıyoruz.”

  • Künye: James Lovelock – Novasen: Yaklaşan Hiperzekâ Çağı, çeviren: Ebru Kılıç, Kolektif Kitap, bilim, 142 sayfa, 2021

Kolektif – Eğitimin Cinsiyeti (2021)

Ataerkiyle mücadelenin en önemli ayaklarından biri eğitimdir.

Bu usta işi derleme ise, okul öncesinden akademiye uzanarak eğitimdeki ayrımcılığı toplumsal cinsiyet perspektifinden irdeleyen makaleleri bir araya getirmesiyle çok değerli.

‘Eğitimin Cinsiyeti’, ataerkinin eğitim alanındaki yeniden üretim süreçlerini anlamak ve ataerkiyle mücadele yollarını keşfetmek için önemli saptamalar barındırıyor.

Eğitimsel gerçekliğin toplumsal cinsiyet bağlamında analizine ilişkin mevcut birikimi daha ileriye taşıyabilecek kapsamlı ve bütünlüklü bir kitap olan çalışma, Türkiye’de eğitimin cinsiyetini çeşitli boyutlarıyla ortaya koyuyor.

Kitap, okul öncesinden akademiye tüm eğitim düzeylerinde, bilginin üretim/yeniden üretim süreçlerini, bir mekân olarak okulu ve mekânla anlam kazanan ilişki ve etkileşimleri anlamaya yönelik kavramsal/kuramsal analizleri kapsamlı bir biçimde okura sunuyor.

Toplumsal cinsiyet araştırmaları yapan ve farklı sosyal bilim disiplinlerinden gelen araştırmacıların emeğini birleştiren çalışma, hem akademik katkı anlamında hem de eğitim alanındaki mücadeleye ivme kazandırma potansiyeli açısından ayrıca değer kazanıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Canan Aratemur Çimen, Derya Kayacan, Ebru Eren, Emine Sevim, Fatma Gök, Funda Şenol Cantek, Gülsün Sağlamer, H. Özden Aras Kaya, Hülya Çağlayan, İdil Soyseçkin, L. Işıl Ünal, Mine Göğüş Tan, Nuran Aytemur Sağıroğlu, Pelin Yalçınoğlu Kaplan, Remzi Altunpolat, Sebahat Şahin, Sezen Bayhan, Simten Coşar, Tuba Kancı ve Yeşer Torun.

  • Künye: Kolektif – Eğitimin Cinsiyeti, derleyen: L. Işıl Ünal, Derya Kayacan, Sebahat Şahin ve Yeşer Torun, Dipnot Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 272 sayfa, 2021