Vedat Milor – Devleti Geri Getirmek (2022)

Vedat Milor’un yeni bir maharetine tanık olduğumuz bu kitabı, Türkiye’nin 1960’lı ve 1970’li yıllardaki planlama deneyimi üzerine yapılan en iyi çalışmalardan biri.

Milor, Fransa ve Türkiye’deki kapitalist planlama serüvenlerini ve dönemin siyasal iktisadını ustaca inceliyor.

Milor, “planlama” konusunu ve planlamanın ekonomik kalkınmadaki yerini Fransa ve Türkiye örneklerini karşılaştırarak ele alıyor.

Milor’un 1990’da Amerikan Sosyoloji Derneği’nin verdiği “en iyi tez ödülü”nü kazandığı doktora tezinden kitaplaştırılan ‘Devleti Geri Getirmek’, egemen sınıfların yapılanışını, güç̧/iktidar blokları arasında kurulan ve dağılan ittifakları, ülkelerinin kalkınması için uğrasan planlamacıların tüm bu ilişkiler içinde nasıl konumlandıklarını, çıkar çatışmalarının ekonomik kararlar üzerindeki etkisini ustalıkla sergiliyor. Planlamanın getirilerini, uygulamada karşılaşılan zorlukları, bu iki ülkedeki anlayış̧ farklılıklarını kapsamlı bir sosyolojik ve iktisadi literatür çerçevesinde değerlendiren Milor, bu alanda yapılmış̧ en iyi çalışmalardan birine imza atıyor.

Cin modelinin başarısıyla Avrupa’da ve Amerika’da yeniden gündeme gelen “ekonomik planlama”yı inceleyen, bilhassa Türkiye’nin 1960’lı yıllardan sonraki kalkınma rotasına daha yakından bakmak isteyenler için önemli bir kitap.

  • Künye: Vedat Milor – Devleti Geri Getirmek: Türkiye ve Fransa’da Planlama ve Ekonomik Kalkınma Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma, çeviren: Feza Aygen, İletişim Yayınları, sosyoloji, 387 sayfa, 2022

Alice Roberts – İnsanın İnanılmaz Yolculuğu (2022)

İnsanın gezegendeki ilerlemesinin büyüleyici ve karmaşık öyküsü bu kitapta.

Alice Roberts, son bilimsel keşiflerden yola çıkarak kim olduğumuz ve nereden geldiğimiz hakkında usta işi bir portre oluşturuyor.

Homo sapiens adı verilen türümüz dünyaya nasıl ve ne zaman yayıldı?

Neredeyse 200 yüzyıldır tartışılanı bu soru artık cevaplanmış durumda.

Atalarımız Afrika’dan yola çıktığında gezegende zaten iki insan türü daha vardı: Avrupa’da Neandertal ve Asya’da Homo erectus.

Her ikisi de yaygın kanının aksine zekiydi, alet ve silah yapımında ustaydı ve uzun süredir çevreleriyle uyum içinde yaşıyorlardı.

Peki neden sadece Homo sapiens hayatta kaldı?

Kısmen dedektif hikayesi, kısmen seyahatname olan kitabında Roberts, atalarımızın bu zorluklara karşı fiziksel olarak nasıl evrimleştiğini inceliyor; rengimizin, şeklimizin, büyüklüğümüzün, beslenmemizin, hastalıklara karşı direncimizin, hatta atletik yeteneğimizin nasıl geliştiğini keşfediyor.

  • Künye: Alice Roberts – İnsanın İnanılmaz Yolculuğu: Dünyaya Nasıl Yayıldığımızın Hikâyesi, çeviri: Kerem Kaynar, Alfa Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2022

Simone Weil – Felsefe Dersleri (2022)

Simone Weil’in henüz 24 yaşındayken lisede verdiği felsefe dersleri, bu kitapta.

Algı, zihin, dil, akıl yürütme, ahlak ve siyaset felsefesine odaklanan bu dersler, aynı zamanda çok iyi bir felsefeye giriş kitabı olarak da okunabilir.

Kimileri tarafından “yüzyılın en büyük mistiği”, kimileri tarafından “devrimci bir anarşist” olarak anılan Fransız filozof ve yazar Weil (1909-1943), 1933-1934 yıllarında Roanne Kız Lisesi’nde öğretmendi.

Okulun büyük binalarından uzakta, parkın köşesinde neredeyse görünmeyen küçük bir köşkte birkaç öğrenciye felsefe öğretti, bir fabrikada çalıştı, İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyetçilerin tarafında yer aldı ve Londra’da Gaullistlere katıldı.

Bu eserde, Weil’in öğrencilerinden biri olan Anne Reynaud- Guérithault’nun derlediği notlar sayesinde bu derslerin içeriğini öğreniyor, kısa yaşamını yoğun bir şekilde hakikat arayışına adamış olan Weil’in Sokratesçi konuşmalarını keşfediyoruz.

Algı, zihin, dil, akıl yürütmeyle ilgili problemlerden ahlak ve siyaset felsefesindeki meselelere uzanan incelemeler içeren ‘Felsefe Dersleri’, temel felsefi sorularla ilgilenen herkes tarafından okunmaya kesinlikle değerdir.

Weil, insanı kendinden mahrum bırakan inançlardan vazgeçme diyalektiğine dayanan spiritüalist bir felsefenin yazarıdır.

  • Künye: Simone Weil – Felsefe Dersleri, çeviren: Sena Selin Dizmen, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2022

Mustafa Pultar – Denizlük (2022)

Deniz, deryadır: anlatıla anlatıla bitirilemez.

Mustafa Pultar, uzun yıllar emek vererek her deniz sevdalısının kitaplığında bulunması gereken 904 sayfalık muazzam bir deniz sözlüğüne imza atmış.

Pultar yıllar önce, denizi anlatacak olanlara daha iyi anlatabilmeleri için, anlatılanları da okuyacak olanlara daha iyi anlayabilmeleri için denizin dilinin bir sözlüğünü yazmaya karar vermiş.

Bunun için önce ‘Yıldız Adları Sözlüğü’nü, arkasından da ‘Deniz Balıkları Sözlüğü’nü yazdı.

Deniz sözlüğü işlerinin piri olan Süleyman Nutkî’ye çömezlik edip onun ‘Kamûs-i Bahrî’sini yeni yazıya çevirdi.

O arada öğrendiklerimin bir bölümünü de ‘Denizin Dili-Denizin Yazısı’nda anlattı.

İşte ‘Denizlük’, o uzun yılların ve denemelerin ürünü.

Sözlüğün en iyi katkılarından biri de, diğer deniz sözlüklerinde büyük ölçüde göz ardı edilmiş olan deniz kavramlarına ilişkin etimolojik açıklamalar sunması.

Yazar, sözcüklerin kökenlerini açıklamak ya da bunlar hakkında açıklamalar önermek yönünde çaba göstermiş.

‘Denizlük’, bütün bunların yanı sıra, bir Türkçe-İngilizce sözlük olarak da kullanılabilir.

Doğrudan Türkçe sözcüklerden hareketle düzenlenmiş olduğundan, ‘Denizlük’te yer alan İngilizce karşılıklar, çoğu zaman uzun açıklayıcı ifadeler yerine, tekil sözcük ya da terim niteliğinde yer alıyor.

Bu yönüyle sözlük, genel bir deniz sözlüğü olmanın ötesinde, Türkçe deniz dili çalışmalarında el altında bulundurulabilecek yararlı bir kaynak olacaktır.

  • Künye: Mustafa Pultar – Denizlük: Büyük Deniz Sözlüğü, İş Kültür Yayınları, sözlük, 904 sayfa, 2022

Viktor E. Frankl – Yaşamı Karşılamak (2022)

‘Yaşamı Karşılamak’, Viktor E. Frankl’ın hayatına yakından bakmak isteyen okurlar için biçilmiş kaftan.

Dünya çapında milyonlarca satan eseri ‘İnsanın Anlam Arayışı’ ile hem İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarında yaşadığı deneyimleri anlatan hem de kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini paylaşan Viktor E. Frankl, bu defa kendi kaleminden yaşam öyküsüyle karşınızda…

Frankl, anlam merkezli psikoterapinin yolundan ilerleyerek ailesinin evini, Sigmund Freud ve Alfred Adler ile ilk temaslarını, intihara meyilli gençlerle yaptığı çalışmaları, Nazilere direnişini, sürgünü ve hayatının çoğunu geçirdiği Viyana’ya dönüşünü yalın bir dille anlatıyor.

Tüm kayıplarına, acılarına ve anlam arayışı esnasında yaşadıklarına rağmen iyimserlik etrafında şekillenen hayatını aynı zamanda aile arşivinden fotoğraflarla tamamlıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Belki de yaşamın bana sundukları yüzünden böyleyimdir. Herkese de tekrar tekrar, kendi hayatımda prensip olarak benimsediğim şeyi yapmalarını öneririm: Eğer başıma kötü bir şey gelirse diz çöker (tabii gerçekten değil, diz çöktüğümü hayal ederim sadece) ve gelecekte bundan daha kötüsünün olmamasını dilerim tüm kalbimle.”

  • Künye: Viktor E. Frankl – Yaşamı Karşılamak: Anlam Arayışı Üzerine Bir Otobiyografi, çeviren: Duygu Bolut, Okuyan Us Yayınları, otobiyografi, 196 sayfa, 2022

David Sumpter – Sayılara Yenik Düşmek (2022)

Google ve Facebook’un geliştirdiği algoritmaları ve bunların etkileri üzerine harika bir çalışma.

Uygulamalı matematik profesörü David Sumpter, sistemin yalanları ve aldatmacalarına karşı uyanık olmaya davet ediyor.

Google ve Facebook gibi teknoloji şirketleri, bizimle ilgili her tür bilgiyi toplayarak ve kişiliklerimizi çözümleyerek, bizi yönlendirebilir duruma gelmeye çalışıyor.

  • Ne kadar başarılı oluyorlar ve ne tür sınırlarla karşılaşıyorlar?
  • İnternette, “filtre balonları” ve “yankı odaları” denen, farklı bilgilerin ve farklı bakış açılarının giremediği ortamlar da üretiliyor.
  • Bunlar insanlığı ne ölçüde tehdit ediyor?
  • Büyük bir bölümü internet robotlarından oluşan trol ordularının yaydığı yalan haberler ne kadar etkili?
  • Bir hakikat sonrası dünyasında yaşamaya başladığımız ne kadar doğru?
  • Yapay zekânın dünyayı ele geçirmesi olasılığını ne ölçüde ciddiye almalıyız?

Sumpter, bizi çözümlemeleri, bizi etkilemeleri ve bizim yerimizi almaları için geliştirilen algoritmaların nasıl çalıştıklarını göstererek, teknoloji alanındaki gelişmeleri daha gerçekçi bir şekilde değerlendirmemizi mümkün kılıyor.

Bugünkü sistemin yalanlarına ve aldatmacalarına değil, bu sistemin kendisine saldırmak isteyenlerin bu kitaptan öğreneceği çok şey var.

  • Künye: David Sumpter – Sayılara Yenik Düşmek: Facebook ve Google’dan Yalan Haberlere ve Filtre Balonlarına–Yaşamlarımızı Denetim Altına Alan Algoritmalar, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2022

William Robinson – Küresel Polis Devleti (2022)

Bugün bütün dünyada artan polis şiddetiyle karşı karşıyayız.

Bunu kontrolden çıkmış, özünde de vahşi ve baskıcı olan kapitalizmin sonucu olarak okuyan William Robinson buna karşı toplumsal bir hareketi oluşturmanın neden hayati olduğunu tartışıyor.

Eşitsizlikler gün geçtikçe artarken, insanlar da “gözden çıkarılabilir” hale gelmeye başladı.

Bugünlerde hükümetler, orantısız polis şiddeti ile nüfusun bir kısmını sistematik olarak toplumdan dışlıyor.

Robinson, bu kontrolden çıkmış sistemin doğasını ve dinamiklerini ele alırken mücadele etmek için toplumsal bir hareket oluşturmanın gerekliliğinin aciliyetini vurguluyor.

Küresel polis devleti; toplu tutuklamalar, polis şiddeti, ABD tarafından yönetilen savaşlar, göçmenlere ve mültecilere zulüm ve çevre aktivistlerinin baskılanması gibi birçok kontrol yöntemine başvuruyor.

Bu artan militarizasyona, gözetime ve toplumdan “öteki” kavramının temizlenmesine karşı çıkmak üzere toplumsal hareketler yükselişte.

Ancak bunların birçoğu, sorunun kaynağı olan küresel kapitalizmi ele almaktansa sadece toplumsal adalet kavramına değinmekle kalıyor.

Robinson, kapitalizmin ne denli baskılayıcı bir sistem haline geldiğini ortaya koyan dikkat çekici verileri kullanarak; ortaya çıkmakta olan megakentlerin, dışlananların ve ezilenlerin polis devletleriyle yüzleştiği bir savaş alanı haline geldiğini savunuyor.

Robinson, California Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olup, çalışmaları politik ekonomi, küreselleşme, Latin Amerika ve tarihsel materyalizme odaklanıyor.

Ayrıca 1980’lerde Nikaragua’da savaş muhabirliği yaptı.

Birçok kitabın yanı sıra çeşitli dergilerde ve haber sitelerinde akademik yazıların yanı sıra makaleler kaleme alıyor.

  • Künye: William I. Robinson – Küresel Polis Devleti, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2022

Gaye Amus – Çık Dışarıya Oynayalım (2022)

Çocuklarımızı, en iyi öğretmenlerden biri olan doğanın kollarına bırakmalıyız.

Zira doğa, muazzam bir öğretmendir.

Gaye Amus, kendi deneyimlerinden ve kuzey ülkelerinden öğrendiklerinden yola çıkarak okulöncesi çocuk eğitiminde açık havanın ne kadar önemli olduğunu göstererek özgün bir doğa pedagojisi öneriyor.

  • Orman anaokulu nedir?
  • Sınıf dışı eğitim ne demek?
  • Doğa pedagojisi nedir?
  • Kendimizi ormanın güvenli kollarına nasıl bırakabiliriz?
  • Doğada oyun esnasında cesaret verici, çevreye de özen gösteren cümleleri nasıl kullanırız?
  • Kötü hava diye bir şey var mı?

Amus, yıllara yayılan deneyimini kendi hikâyesinin dönüm noktalarıyla birleştirerek okulöncesi sınıf dışı eğitim macerasını anlatıyor.

Türkiye’de Doğada Öğreniyorum’un kurucusu olarak da tanınan Amus, açık havada olmanın çocuklara ve hatta yetişkinlere getirdiği bakış açılarını anlatırken, kuzey ülkelerinde öğrendiklerini de kitap aracılığıyla paylaşıyor.

Eğitmenler ya da ebeveynler olarak çocuğun doğal ritmine, onun ihtiyaçlarına ve ilgilerine dayalı bir akışa dahil olmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Amus, şöyle diyor:

“Çocuklar, onlara rehber olan yetişkinler ve çevremiz, hepimiz birbirinden beslenen ve yenilenen doğanın kendisiyiz.”

  • Künye: Gaye Amus – Çık Dışarıya Oynayalım: Doğa Pedagojisine Doğru Bir Öğrenme Yolculuğu, Epsilon Yayıncılık, eğitim, 248 sayfa, 2022

Ali Artun – Eros ve Sanat (2022)

Sanat ve erotizm ilişkisi hakkında sağlam bir inceleme.

Ali Artun, Antik Yunan sanatından Ortaçağ’da cinsellik tabusuna, oradan Bataille antropolojisine ve Picasso’ya uzanarak konuyu geniş bir pencereden irdeliyor.

Kitapta,

  • Georges Bataille’da erotizm ile ölümün birliği ve sanat,
  • Erotizm tabusu ve orjiler,
  • Filozof fahişeler,
  • Ortaçağ ve cinsellik tabusu,
  • Rönasans’ta erotizm,
  • Seksin felsefesi, bilimi ve sanatı,
  • Picasso ve şehvetin estetiği,
  • Alain Badiou ve aşkın komünizmi,
  • Ve şehvetin yitimi gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Bataille’ın antropolojisinde insan, sadece icat ettiği aletlerle akıllı isler yaparak insan olmuyor.

Arzuları ve hayalleriyle de insan oluyor.

Erotizmi keşfederek ve sanatı yaratarak insan oluyor. Antik dinler ve mitolojiler bu kaynaklardan türüyor.

Antik Yunan kültürüne egemen olan erotizm ile sanatın birliği, Ortaçağ’da gerilerken, Rönesans’la yeniden canlanıyor ve hümanizmi güdülüyor.

On sekizinci yüzyılda romantik filozoflarla birlikte estetiğin ve sanatın özerkleşmesi olayının temelini oluşturuyor.

Erotizm-sanat birliği, estetik modernizmin ve avangardın örgütlenmesiyle iyice politikleşiyor ve rasyonalist dogmalara karşı, faydaya ve işleve indirgenmiş̧ disiplinlere karşı arzunun, hayal gücünün, büyünün, düşün, oyunun yaratıcılığını seferber ediyor.

  • Künye: Ali Artun – Eros ve Sanat: Modernizm Çağında Sanat ve Cinsellik, İletişim Yayınları, sanat, 148 sayfa, 2022

Samuel Noah Kramer – Sümerler (2022)

Dünya tarihinde en alışılmadık buluşlara imza atmış Sümerler üzerine derli toplu bir inceleme.

Samuel Noah Kramer’in çalışması, Sümerler hakkında yapılmış en güncel araştırmalardan yararlanmasıyla dikkat çekiyor.

Yaklaşık olarak MÖ 4000’den 2000’e kadar arasında tarih sahnesinde yer alan Sümerlerin 35’e yakın şehir ve kasabası vardı.

On dokuzuncu yüzyıldan itibaren arkeologlar tarafından çıkarılmış binlerce kil tablet, çiviyazısının çözülmesiyle birlikte, Batı Asya tarihinin ilk dönemlerine ilişkin bilgilerimizin hemen hemen tümünü bize sunmuş oldu.

Sümerler, ilk yazılı hukuk kurallarını kayda geçirmelerinden, dönemin teknolojik buluşlarına imza atmalarına kadar hemen hemen her alanda alışılmadık yenilikler gerçekleştirdiler.

Sulama sistemleri oluşturup bataklıkları kuruttular.

Düzenli tarımla birlikte saban kullandılar, sayı sistemleri geliştirip matematik ve geometrinin temellerini attılar.

  • Künye: Samuel Noah Kramer – Sümerler: Tarihleri, Kültürleri ve Karakterleri, çeviren: Özcan Buze, Alfa Yayınları, tarih 440 sayfa, 2022