Andrew H. Knoll – Dünya’nın Kısa Tarihi (2023)

Dünyaca tanınan jeolog Andrew H. Knoll, gezegenimizin 4,6 milyar yıllık geçmişinin soyağacını çıkardığı; özenle hazırlanmış, kolay anlaşılan bir Dünya biyografisiyle okurlarının karşısına çıkıyor.

Yirmi birinci yüzyılın iklim değişikliğini ana izleğine alan kitap, geçmişte nerede olduğumuza ve şu an nereye gittiğimize dair gerçekçi bir bakış sunuyor.

Ayaklarınızın altındaki zemini ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Büyük olasılıkla, durduğunuz yer bir zamanlar çalkantılı bir lav denizinin altında pişiyor, yükselen bir buz tabakası tarafından eziliyor, yakındaki bir meteor çarpmasıyla sarsılıyor ya da belki zehirli gazlar tarafından boğuluyor, okyanusun altında boğuluyor, bir dağ sırasının tepesine tünemiş, ya da korkunç canavarlar tarafından dolaşıyor.

Muhtemelen yukarıdakilerin çoğu, hatta hepsi.

Ana gezegenimizin ve yüzeyine yayılan organizmaların hikayesi, gişe rekorları kıran herhangi bir Hollywood filminden çok daha muhteşem ve çok satan bir gerilim filmine rakip olabilecek kadar olay örgüsüyle dolu.

Ancak son zamanlarda tüm gizemi tutarlı bir anlatı halinde birleştirmeye başladık.

Knoll, on yıllardır süren saha araştırmalarından ve en son bilime dair en güncel anlayışından yararlanarak, ana gezegenimizin 4,6 milyar yıllık destansı hikayesini anlatan, Dünya’nın titiz ama anlaşılabilir bir biyografisini sunuyor.

  • Künye: Andrew H. Knoll – Dünya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Aydın Çavdar, Düşbaz Kitaplar, tarih, 224 sayfa, 2023

Jerry Toner – Homeros’un Türkleri (2023)

Klasiklerin Batılıların Doğu’ya bakışını yüzyıllar boyunca nasıl etkilediği ve etkilemeye devam ettiği üzerine çok iyi bir çalışma.

Jerry Toner, Homeros’un Türkleri’nde İngilizlerin ve Batılıların tarih boyunca hem uykularını kaçırıp hem de rüyalarını süslemiş diyarlara dair inşa edilmiş imgelere odaklanıyor.

İngiliz seyahatname yazarları ve tarihçilerin kendi uzak âlemlerini, Şarklarını oluştururken kadim zamanları ve klasikleri nasıl kullandığını da ortaya koyuyor.

Toner, Antik Yunan ve Romalı yazarların, İngilizlerin Doğu’yla karşılaşmalarını ticaret, dini misyonlar ve imparatorluk çıkarlarının şekillendirdiği uzun dönemler boyunca kavramsal bir referans çerçevesi olarak hizmet ettiğini gösteriyor.

Batı düşüncesinin yaygın ve esnek bir aracı olarak İncil’e rakip olan Klasikler, Doğulu Öteki’nin tasviri ve anlaşılması için hazır bir model sağladı.

Yazar, bu tür imaj oluşturmanın bugün Batı’nın İslam dünyası, Hindistan ve Çin’in yükselen güçleri ile ilişkilerini çerçeveleme şekillerinden bazılarında da halen devam ettiğini savunuyor.

  • Künye: Jerry Toner – Homeros’un Türkleri: Klasiklerin Şark İmgesine Etkileri, çeviren: Adnan Tonguç, Alfa Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2023

Susan Buck-Morss – Yıl Bir (2023)

Bugünkü Yunanistan, Ege, Ortadoğu coğrafyasında, milat ile başlayan Yıl Bir’e gidiyoruz.

Susan Buck-Morss günümüzün tasavvurlarından uzaklaşarak tarihi kendi içinde, kendisi olarak yakalayıp kavramaya çalışıyor.

Zamanı ölçme, sayma, adlandırma biçimlerinin bizim bildiklerimizden nasıl farklı olduğundan başlayarak, “hakikat” kabul edip kanıksadığımız şeylerin kültürel geçmişine uzanıyor.

Kelimelerin o dönemki anlamlarını inceleyerek bugünden geriye doğru yansıttığımız yorumlarımızı tartışıyor.

Geçmişte iz sürdükçe iki bin yıldır var olduğunu varsaydığımız ayrımların, “fark”ların ardında ne kadar çok bulanıklık olduğu açığa çıkıyor; Yunan kim, Romalı, Yahudi ya da Hıristiyan kim, başka bir tarih kavrayışıyla yeniden düşünmek gerektiği anlaşılıyor.

‘Yıl Bir’ Yunan, Roma ve İbrani kültürlerinin temas ve etkileşimlerini ele alırken Flavius Josephus, İskenderiyeli Philon ve Patmoslu Yuhanna gibi, genel kabul görmüş kimlik şemalarına sığmayan, marjinalleştirilmiş tarihsel kişilikleri araştırmasının eksenine alıyor ve filolojinin yanı sıra arkeoloji ve nümizmatik gibi tarihsel disiplinlerden yararlanıyor.

‘Yıl Bir’, geçmişin özgüllüğünü ve bugüne indirgenemezliğini güçlü bir felsefi birikim ve zekâ eşliğinde okuyan, böylelikle bugüne de ışık tutmak isteyen ufuk açıcı bir çalışma.

Başka bir tarih için.

  • Künye: Susan Buck-Morss – Yıl Bir: Felsefi Bir Döküm, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2023

Leo Strauss – Doğal Hak ve Tarih (2023)

Çağdaş siyaset felsefesinin köşe taşlarından biri olan Leo Strauss’un 1949’da, yani II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden kısa bir süre sonra, Soğuk Savaş kutuplaşmasının şekillenmeye başladığı bir dönemde Chicago Üniversitesi’nde verdiği altı dersin genişletilmiş versiyonu olan ‘Doğal Hak ve Tarih’ hâlâ onun en etkili yapıtı olarak kabul ediliyor.

Strauss bu klasik eserinde, doğal hak sorununu inceleyerek, Batı’nın ve Batı düşüncesinin damgasını yemiş coğrafyaların kendilerini içinde buldukları entelektüel krizin, tarihsicilik veya tarihsel yaklaşım yoluyla ortaya çıkan değer göreciliği ile karmaşık bir şekilde bağlantılı olduğunu savunur.

Bu siyasi krizler, yalnızca insanın insanlığa olan inancını değil, aynı zamanda insanlığın varlığını yok etme potansiyeli taşır ve entelektüel, ahlaki ve manevi bir krizle tamamen ilgisiz değildir.

Felsefe tarihi hakkında aynı zamanda felsefi bir araştırma olmayan hiçbir araştırma yoktur şiarıyla hareket eden Strauss’un felsefi projesi büyük oranda modern öncesi felsefeyi yeniden düşünme girişimi olsa da, bu yeniden değerlendirmenin itici gücü ve Strauss’u en çok rahatsız eden felsefi problemler kesinlikle moderndir.

Antik Yunan ve Roma’nın “doğal hak” kavramlarını –doğanın rasyonel düzenine içkin adaleti– rehabilite etmek yönündeki açık motivasyonuyla, onun görüşüne göre, yirminci yüzyıl siyasi düşüncesini karakterize eden görecilik ve tarihselciliği çürütmek üzere, işe sosyal bilim akademik disiplininin başlıca kurucularından biri olan Max Weber’in ve onun pozitivizminin bir analiziyle başlar.

Daha sonra, ona göre görüşleri belirli tarihsel bağlamların ötesinde ahlaki, politik veya bilimsel standartların olmadığı iddiasındaki tarihselci görecilikle sona eren Hobbes ile birlikte baş gösteren modern doğal hak anlayışlarını Platon ile başlayan antik kavramlarla karşılaştırır ve Rousseau, Locke ve Burke hakkında benzerine az rastlanan analizler sunar.

  • Künye: Leo Strauss – Doğal Hak ve Tarih, çeviren: Murat Erşen, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 320 sayfa, 2023

Ersin Doğer – Antik Çağ’da Bağ ve Şarap (2023)

‘İlyada’ destanında Akhilleus’un kalkanın üzerindeki sahneler içinde bağın ve bağbozumunun canlı bir tasviri vardır: “Tanrı kalkana koca salkımlar yüklü bir bağ kodu, altından güzel bir bağdı bu, kara kara üzümler sarkıyordu, salkımlar gümüş sırıklara yaslıydı boydan boya. Göktaşından bir hendek çizilmişti, kalaydan bir çit çizilmişti çepeçevre. Bir tek dar yol vardı bağın içinde, bağ bozumunda oradan geçilir yürünürdü, kızlar, delikanlılar, çocuklar gibi şen, bal gibi tatlı yemişler taşıyorlardı sepet sepet.”

Roma ordusunda komutanlar köleleri sopayla, özgür askerleri ise ancak asma dalı ile dövebilirlerdi.

Asmayı ve onun meyvelerini övmeyen yazar ve şair çok azdır.

Cicero’ya göre “Bağcılık kültürü doğuşu ve gelişimi ile mucize doludur.”

Kitab-ı Mukaddes’te bağdan, üzümden ve şaraptan söz etmeyen çok az mesel ve öykü vardır.

Yahova’nın İbranilere vaat ettiği kutsal topraklarda “asmaların gölgesinde” barış içinde yaşayacaklarını bildirir.

Üzüm Cennet’in meyvesi, şarap İsa’nın kanı olarak kabul edilir.

‘Antik Çağ’da Bağ ve Şarap’, antik dönem hikâyesini efsaneler, gerçekler ve kaynaklar vasıtayla araştırırken bir yandan da şarabın Anadolu’daki ilk dönemiyle ilgili bilgiler sunuyor.

  • Künye: Ersin Doğer – Antik Çağ’da Bağ ve Şarap, Sakin Kitap, tarih, 236 sayfa, 2023

Başak Tuğ – Namus Siyaseti (2023)

Başak Tuğ bu kapsamlı araştırmasında sosyal ve hukuki pratikler üzerinden 18. yüzyıl Osmanlısı’nda cinsel ve ahlâki düzeni inceliyor.

Osmanlı tebaasının arzuhalleri ile Ankara ve Bursa mahkemeleri ve Divân-ı Hümâyun’un hukuki uygulamalarından yola çıkan ‘Namus Siyaseti: 18. yüzyıl Osmanlı Anadolusu’nda Irz, Şiddet, Hukuk’, erken modern denetim ve yönetim mekanizmalarının işleyişi ve modern iktidar biçimlerine geçiş sürecini toplumsal aktörlerin öznelliğini göz ardı etmeden ele alıyor.

Tuğ, 18. yüzyıl imparatorluk tarihyazımına sağladığı katkının yanı sıra cinsiyet politikalarının tarihselleştirilmesiyle günümüzdeki egemen namus siyaseti ve söyleminin tarihsel kaynaklarını tartışıyor.

Merkezî hükümet, kadı mahkemeleri ve Osmanlı tebaası arasındaki hukuki ilişkileri, adli alanın 18. yüzyıl ortalarında Osmanlı Anadolusu’nda cinsellik ve toplumsal cinsiyet pratiklerini ne açılardan ve ne şekilde inşa ettiğini isteyenlerin ilgisini çekecek bir çalışma.

Kitaptan bir alıntı:

“18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda namus siyasetini incelemenin günümüz için önemli siyasi ve toplumsal sonuçları bulunmaktadır. Böyle bir çalışma, cinselliğin kontrolü ile İslâm hukuku arasındaki ‘fıtri’ ilişki hakkındaki varsayımlarımızı yeniden düşünmemiz için bir uyarı niteliğindedir. Osmanlı İmparatorluğu’nda ahlâki düzenin idaresinin tarihselleştirilmesi, cinselliğin normatif İslâm hukukunun takdirine bırakılmış bir şey olmaktan çok, siyasi iktidar tarafından düzenlenen kamusal bir mesele olduğunu göstermektedir.”

  • Künye: Başak Tuğ – Namus Siyaseti: 18. Yüzyıl Osmanlı Anadolusu’nda Irz, Şiddet, Hukuk, çeviren: Gülbin Akgün, İletişim Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2023

Glenn R. Schiraldi – Özsaygı (2023)

Hayatta her an kendimize dair çıkarımlarda bulunuruz.

Eğer özsaygı düzeyimiz düşükse ya da başarı ve başarısızlıklarımızı sürekli çevrenizdeki insanlarla kıyaslama eğilimindeysek, bir adım geriye çekilip kendimize nasıl muamele ettiğimizi yeniden değerlendirmenin vakti gelmiş demektir.

Bu klasik ancak çok etkili kitap, özsaygının kendi kendine yardım materyalleri kullanılarak geliştirilebileceğine ilişkin yeni çalışma bulgularına dayanıyor.

Psikolog ve sağlık eğitimcisi Dr. Schiraldi, okurlarına her biri özsaygının çok önemli bir boyutunu geliştirmeye odaklanan teknikler içeren kapsamlı ve kendi kendilerine uygulayabilecekleri bir rehber sunuyor.

Kendinize karşı şefkat göstermeye ve kendinizi anlamaya hazırsanız, bu kitap tam ihtiyacınız olan kaynak.

Özsaygıyı artırmak için etkili ve kolay uygulanabilir stratejilerle dolu olan kitap, olumsuz düşüncelerinden kurtulmak ve kendi gerçek değerlerini görmek isteyen herkes için çok faydalı.

  • Künye: Glenn R. Schiraldi – Özsaygı: Öz Şefkat Geliştirmek ve Yıkıcı Düşüncelerden Kaçınmak İçin Temel Beceriler Rehberi, çeviren: Ömer Anlatan, Nova Kitap, psikoloji, 264 sayfa, 2023

David North – Lev Troçki ve Yirmi Birinci Yüzyılda Sosyalizm Mücadelesi (2023)

Lev Troçki -sürekli devrim teorisyeni, 1917 Ekim Devrimi’nin Lenin’le birlikte lideri, 1918-21 İç Savaşı’nda Sovyetler Birliği’nin hayatta kalmasını sağlayan Kızıl Ordu’nun komutanı, Stalinist karşıdevrimin amansız muhalifi ve Dördüncü Enternasyonal’in kurucusu- yirminci yüzyıl sosyalizm tarihinin tartışmasız en önemli figürlerinden biridir.

Fakat Troçki siyasi geçerliliği kendi döneminin durum ve şartlarıyla sınırlı olan bir tarihsel figür değildir.

Stalinistlerin, emperyalistlerin ve akademisyen lejyonlarının onu itibarsızlaştırmaya yönelik amansız çabalarına rağmen, Troçki’nin siyasi mirası yeni yüzyılın tırmanan toplumsal mücadelelerinin üzerinde beliriyor.

Sovyetler Birliği’nin dağıtılması, Çin’de kapitalizmin restorasyonu ve Stalinizm ile onun Maocu çeşidinin gözden düşmesinin ardından, Troçkizm yirmi birinci yüzyılın Marksizmi ve devrimci sosyalizmi olarak ortaya çıkıyor.

David North şöyle diyor:

“Troçki’nin tarihteki yeri daha da büyüyor; çünkü çağdaş kapitalizmin ve emperyalizmin temel eğilimleri ve özellikleri, onun küresel kapitalist krizin dinamiğine ve küresel sınıf mücadelesinin mantığına ilişkin analiziyle örtüşüyor. Günümüz dünyasını anlamak için vazgeçilmez olan eserleri, yazıldıkları günkü kadar tazedir.”

  • Künye: David North – Lev Troçki ve Yirmi Birinci Yüzyılda Sosyalizm Mücadelesi, Mehring Yayıncılık, siyaset, 276 sayfa, 2023

Kolektif – Osmanlı Dünyası (2023)

Osmanlı dünyasını farklı yönlerini ele alan kaçırılmaması gereken bir çalışma.

Christine Woodhead’in editörlüğünü üstlendiği kitaba yabancı ve yerli, alanında uzman pek çok isim katkıda bulunmuş.

Kitapta,

  • Osmanlı İmparatorluğu’nda göçebeler ve aşiretler,
  • Erken İmparatorluk çağında Osmanlı ekonomisi,
  • Osmanlı’da arazi hukuku,
  • Devlet inşası ve mezhepleşme çağında sufiler,
  • Rönesans aracıları olarak 16. yüzyıl Osmanlı Enderun tercümanları,
  • Osmanlı dilleri,
  • Osmanlı’da etnisite, ırk, din ve toplumsal sınıfılar,
  • Suriyeli Kızılbaşlar ve Osmanlı Şiiliği,
  • 1550 ila 1700 arasında Celaliler,
  • On altıncı ve on yedinci yüzyılda Kürdistan’daki Osmanlı sınır boyu,
  • Osmanlı İmparatorluğunda fetih, kentleşme ve veba ağları (1453-1600),
  • Amsterdam’da gayrimüslim Osmanlı tüccarları,
  • On yedinci ve on sekizinci yüzyılda İstanbul’da lonca antlaşmaları için müzakere eden zanaatkârlar,
  • Osmanlı Kahire’sinde zanaatkâr ve esnaf arasında okuryazarlık,
  • Hukuk ve evlilik özneleri olarak Osmanlı kadınları,
  • Osmanlı mali yönetiminin dönüşümü (yaklaşık 1600-1850),
  • Geç dönem Osmanlı dünyasında taşradaki iktidar sahipleri ve imparatorluk,
  • Ve Osmanlı Ortadoğu’su gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Reşat Kasaba, Rhoads Murphey, Colin Imber, Rossitsa Gradeva, Amy Singer, Derin Terzioğlu, Metin Kunt, Hakan T. Karateke, Tijana Kristič, Christine Woodhead, Baki Tezcan, Stefan Winter, Oktay Özel, Dariusz Kolodziejczyk, Gábor Ágoston, Nelida Fuccaro, Nükhet Varlık, Tal Shuval, İsmail Hakkı, Charles L. Wilkins, Suraiya Faroqhi, Nelly Hanna, Jan Schmidt, Eugenia Kermeli, Başak Tuğ, Tülay Artan, Michael Ursinus, Ali Yaycıoğlu, Ehud R. Toledano.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı Dünyası, editör: Christine Woodhead, çeviren: Gül Çağalı Güven, Alfa Yayınları, tarih, 680 sayfa, 2023

Charlotte Perkins Gilman – Erkeğin ve Kadının Dini (2023)

‘Erkeğin ve Kadının Dini’, kurumsal dine ve erkeğin inşa ettiği bir dinin gündelik yaşam üzerindeki sonuçlarına yönelik cesur bir eleştiri.

Gilman bu kitabıyla seküler etiğin geliştirilmesi yoluyla, dinin mitik bir öte dünya beklentisine değil; bugünün dönüşümüne yönlendirilebileceğini öne sürer.

“Dinin, ahlakın ya da etiğin bizi neden iyi yapamadığı”nı sorgulayan yazar, erkek güdümlü bir ideolojinin ölüme odaklanan bir din yarattığını ve bu dinin dünyadaki yaşamı iyileştirmeye yönelik herhangi bir çabayı nasıl engellediğini gösteriyor.

Toplumsal bir tutum ve kavrayış değişimini savunarak özgün ve güncel düşünceler sunan bu kitap, din ve toplumsal cinsiyetin yarattığı etkiyi derinlemesine inceliyor.

  • Künye: Charlotte Perkins Gilman – Erkeğin ve Kadının Dini: Babalarımızın İnancı ve Annelerimizin İşi Üzerine Bir Çalışma, çeviren: Esmanur Coşkun, Akademim Yayıncılık, sosyoloji, 192 sayfa, 2023