David J. Linden – Beyin Fırtınası (2023)

Sinirbilimci David J. Linden öncü beyin araştırmacılarıyla muhabbet edip birlikte çakırkeyif olduktan sonra her birine aynı soruyu sorar: “Beynin işleyişi konusunda dünyaya açıklamayı en çok istediğin fikir hangisi?”

Verdikleri yanıtlar sonunda insan zihni ve onun olanakları hakkındaki bilgimizi genişletmeyi amaçlayan ve popüler bilim denemelerinden oluşan bu eşsiz eser meydana gelir.

Uzmanlık alanları arasında insan davranışı, moleküler genetik, evrimsel biyoloji ve karşılaştırmalı anatomi bulunan katılımcılar, kişilikten algıya, öğrenmeye, güzelliğe, sevgiye ve sekse kadar birçok büyüleyici konuyu ele alır.

Yaptıkları son deneylerin ayrıntılarına girmez, söyleyeceklerini terimlerle boğmazlar ve gayet net, aydınlatıcı, çoğu zaman da hiç beklenmedik ve sezgiye aykırı yanıtlar verirler.

Nihayetinde de bireysel deneyimlerin beynimizin yapısını nasıl dramatik bir şekilde değiştirebildiğini gösterirler.

Profesör Linden ve arkadaşları hem bilim meraklılarının hem de profesyonellerin erişilebilir ve keyifli bulacağı büyüleyici ve aydınlatıcı bir derleme ile insan zihninin yapısına ve sinirbilimin son teknoloji dünyasına yeni bir pencere açıyor.

  • Künye: David J. Linden – Beyin Fırtınası: Kırk Sinirbilimci İnsan Deneyiminin Biyolojik Kökenlerini Keşfediyor, çeviren: Barış Gönülşen, Kolektif Kitap, bilim, 352 sayfa, 2023

Rudolf Nissen – Aydınlık Sayfalar, Karanlık Sayfalar (2023)

Yirminci yüzyılın en ünlü cerrahlarından Rudolf Nissen’in kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı bu eser, savaş yıllarında tıp eğitimi almış bir delikanlıyken hatırı sayılır bir cerraha dönüşmesinin hikâyesidir…

Birinci Dünya Savaşı’nı tüm acılarıyla yaşamış ve atlatmış, asistanlık yıllarında dönemin en ünlü patologlarıyla araştırmalar yapmış Nissen en sonunda meşhur cerrah Ferdinand. Sauerbruch’un öğrencisi olmuştu.

Hayatı boyunca pek çok meslektaşıyla tanışma ve çalışma olanağı bulmuş; kralların, prenslerin ve ünlü isimlerin doktorluğunu yapmış, hatta ünlü fizikçi Albert Einstein’ı kendi adıyla anılan Nissen Fundoplikasyonu yöntemiyle ameliyat etmiştir.

Profesör Nissen, Yahudi kökeni nedeniyle Nazi Almanya’sından kaçmak zorunda kaldığında dönemin karanlık yüzünü tarihçelere özgü bir tarafsızlıkla aktarır anılarında.

Atatürk’ün o dönemde Hitler’in zulmünden kaçan profesörlere yaptığı çağrıyla Türkiye’ye yerleşir ve İstanbul Üniversitesi Cerrahi Anabilim Dalı’nı kurarak 1933-1939 yılları arasında altı yıl boyunca burada profesörlük yaparak Türk tıp tarihine eşsiz katkılarda bulunur.

Hocası Sauerbruch ile tıp tarihindeki ilk pnömonektomiyi gerçekleştiren Nissen, çalıştığı her ülkede ve üniversitede tıp eğitimi ve cerrahların yetişmesiyle ilgili, günümüzde de hâlen geçerli olan eğitim yöntemleri geliştirip uygulamaya başlar.

Mesleğine ve insanlara olağanüstü bir duyarlılıkla birlikte sevgiyle bağlı olan Profesör Nissen’in, zorlu bir yaşamın süzgecinden geçmiş anılarını ve felsefesini bu kitapta bulacak ve zengin tarih içeriğiyle, Nazi Almanya’sının doğuşuna ilişkin bire bir gözlemleriyle tarihe doyacaksınız.

  • Künye: Rudolf Nissen – Aydınlık Sayfalar, Karanlık Sayfalar, çeviren: Canan Erzen, Epsilon Yayıncılık, anı, 482 sayfa, 2023

Christopher Bollas – Histeri (2023)

Sigmund Freud’dan hareket eden, Melanie Klein ve Donald Winnicott ekollerine uğrayan, Fransız psikanalitik düşüncesinden Jacques Lacan’ı da ihmal etmeyen bu eserinde Christopher Bollas, histeri hususunda uzun süredir var olan fikirlere yeni bakış açıları getirerek psikanaliz ve psikoterapiyle ilgilenen öğrenciler ve profesyonellerin yanı sıra Batı kültüründe kişiliğin oluşumuyla ilgilenen sıradan okurlar için de aydınlatıcı bir metin sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Histeri ile ilgili her deneme, onun meşhur özelliklerini anmak zorunda. Histeri dendiğinde, bedenlerinin cinsel istekleri altında bunalmış, cinsel düşüncelerini bastıran, konversiyonlarına kayıtsız, ötekiyle had safhada özdeşleşen, kendini teatral tarzda ifade eden, kendini varoluşuna adayacağı yerde onu gündüz düşlerinde hayal eden, çocuksu bir masumiyeti erişkin dünyeviliğine yeğleyen insanlar akla gelir. Telkinden mustariptirler; ya ötekinden kolayca etkilenir, ya da düşüncelerini kendilerine refakat eden diğer histeriklere aktarırlar. Her ne kadar karakter bozuklukları âleminde ikamet eden başkaları da yukarıdaki özelliklerden bir veya birkaçını paylaşsa da bunların tümü yalnızca histerikte tek ve dinamik bir biçim altında bir araya gelir.

Kendime biçtiğim vazife, bütün bu özellikleri histerik biçimin kalıbına dökecek bir teori temin etmek.”

  • Künye: Christopher Bollas – Histeri, çeviren: Evren Asena, Kolektif Kitap, psikanaliz, 344 sayfa, 2023

Kolektif – İklim Adaleti (2023)

Küresel iklim değişikliği, buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi, düzensiz yağış rejimleri, salgın hastalıklar gibi doğal afetler yanında kıtlık, yoksulluk, kitlesel göç, siyasi kargaşa, adaletsiz risk paylaşımı gibi toplumsal sorunlar üretiyor.

Bilim insanlarının ortaya koyduğu bulgular, insanlığın ortak sorunu olan iklim değişikliğiyle mücadelede, küresel düzeyde kolektif bir çabanın ortaya konmasının kaçınılamaz olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin de taraf olduğu Paris Anlaşması başta olmak üzere, küresel ölçekte sürdürülen girişimlerin iklim değişikliği ile mücadelede yetersiz kaldığı, özellikle toplumlar arasında adalet ve eşitliği sağlamadığı konusunda endişeler mevcut.

Gelişmiş ve zengin toplumların çıkarını gözeten politikalar nedeniyle, az gelişmiş ve fakir toplumların maruz kaldığı haksızlıklar, iklim değişikliği ile bağlantılı konularda daha açık biçimde görülüyor.

Az kirleten konumundaki ülkelerin, iklim değişikliğinden daha fazla zarar görmesi, uluslararası boyutları olan “iklim adaleti” kavramını gündeme getirdi.

25 akademisyenin kolektif çabasının ürünü olan ‘İklim Adaleti’ kitabında, kavram bütün boyutlarıyla tartışılarak, küresel planda temiz bir gelecek ve adil bir uluslararası düzen tesisi için atılması gereken samimi adımlara dikkat çekilmektedir.

  • nye: Kolektif – İklim Adaleti, editör: Şükrü Karatepe, İdealKent Yayınları, ekoloji, 600 sayfa, 2023

Yanis Varoufakis – Başka Bir Şimdi (2023)

 

Ya mevcut ekonomik sistemimiz tek seçenek değilse?

Yunanistan’ın eski ekonomi bakanı dünyaca ünlü ekonomist ve yazar Yanis

Varoufakis bu sorunun radikal cevabını bu spekülatif kitabında sunarak bizleri, ekonominin şirket çıkarları yerine demokratik karar alma mekanizmaları tarafından yönlendirildiği alternatif bir dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Alternatif bir şimdiki zamandan gelen bir dizi mesaj aracılığıyla, kökten farklı bir ekonomik sistemin zorlukları ve fırsatlarıyla boğuşan çeşitli karakterlerle tanışıyoruz.

Adil ücretler ve çalışma koşulları için mücadele eden bir devrimciden, daha adil bir platform yaratmaya çalışan bir teknoloji girişimcisine ve yeni kolektif mülkiyet biçimlerini deneyen bir ekonomiste kadar, bu kişiler hem tanıdık hem de temelden dönüşmüş bir dünyanın canlı bir tablosunu çiziyor.

Varoufakis karakteristik açık kalemi ve içgörüsüyle ekonominin azınlık değil çokluk için çalıştığı bir gelecek adına cesur bir vizyon ortaya koymaktan çekinmiyor. Siyaset felsefesi, ekonomik analiz ve hikâye anlatımını bir araya getiren ‘Başka Bir Şimdi’, ekonomik dönüşümün olanaklarını ve tuzaklarını anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser.

  • Künye: Yanis Varoufakis – Başka Bir Şimdi: Alternatif Bugünle Yüzleşmek, çeviren: Elif Kayurtar, Epsilon Yayıncılık, iktisat, 206 sayfa, 2023

Jean Cavaillès – Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine (2023)

Jean Cavaillès, ufuk açıcı eserlere imza atmış bir matematik felsefesi dehasıydı.

Cavaillès ‘Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine’ adlı bu yapıtında, bilimsel düşüncenin -mantıksal veya ontolojik- kökenini belirlemeye yönelik felsefi çabaları değerlendiriyor.

Cavaillès’nin bilimin felsefeye ihtiyacı olmadığına dair pozitivist iddialar ile filozofların gerçek bilimsel olayları inatla umursamamaları iddiası bugün de yoğun olarak tartışılan konulardan.

Matematikte olduğu gibi, deneyim de belli bir “ritme” göre, kurallara bağlı olarak mümkündür.

Fransa’nın işgaline, “mantığın bir getirisi olarak” direnişle cevap veren Cavaillès 1944 yılında Naziler tarafından kurşuna dizilir.

‘Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine’ 20. yüzyıl akılcı Fransız felsefesi geleneğinin öncülerinden Cavaillès’in son eseridir.

  • Künye: Jean Cavaillès – Mantık ve Bilim Teorisi Üzerine, çeviren: Barış Dirican, İş Kültür Yayınları, bilim, 88 sayfa, 2023

Hekataĩos – Yeryüzünün Tasviri (2023)

En eski ve en seçkin Hellēn logográphos’larından, coğrafyacılarından ve tarihçilerinden birisi olan Mílēsios’lu Hekataĩos’un Tarih biliminin öncüsü olduğu kabul ediliyor.

Kaydedilmesi gereken konularda kendi yargısını uygulayan, kendisine masalsı görünen şeyleri reddetmek için tarihsel eleştiriyi kullanan ve mitsel bir geleneğin temelini oluşturan tarihsel gerçeği bulmaya çalışan “ilk tarih yazarı”dır.

Eserde Cebelitarık Boğazı’ndan başlayarak Akdeniz ve Karadeniz bölgelerindeki ülkeler, kentler ve halklar tasvir ediliyor.

Hekataĩos, önce halkların adından sonra yaşadıkları kasabalardan bahsetmiş ve bazen yerleşim yerlerinin kuruluşundan ya da dikkate değer diğer konulardan söz etmiş.

Yalnızca Batı Tarihi’nden bahsetmekle kalmayıp aynı zamanda Doğu Tarihi’nden de bahseden Hekataĩos’un aktarımları, Sehriye Şahin tarafından Hellēnce aslından çevrilen ‘Yeryüzünün Tasviri’ (‘Asya’) adlı eserinde.

  • Künye: Hekataĩos – Yeryüzünün Tasviri, çeviren: Sehriye Şahin, Kabalcı Yayınevi,  tarih, 176 sayfa, 2023

Simon Roberts – Düşünmemenin Gücü (2023)

Cep telefonunda ekran kilidi kullananlar iyi bilirler.

Kilidi açmak için şifrenizi girmeniz gerektiğinde hemencecik giriverirsiniz.

Şifrenizin hangi kombinasyon olduğu ya da ne anlama geldiği aklınızın ucundan bile geçmez.

Parmaklarınız doğru tuşlara adeta kendiliğinden gider.

‘Düşünmemenin Gücü’, her gün defalarca başvurduğumuz bu hayret verici kabiliyetimizi masaya yatırıyor ve soruyor: Hayatta pek de düşünmeden hareket edebilmek gerçekten mümkün müdür?

Zor anlarda, nahoş seçimlerde, can sıkıcı vaziyetlerde ekran kilidimizi açar gibi seri, isabetli ve esnek olabilir miyiz?

İşletme antropolojisinin önde gelen araştırmacılarından Simon Roberts’la, bedenlerimizin hafızasına, öğrenme kabiliyetine ve şaşırtıcı derecede esneyebilen sınırlarına yakından tanık olmaya hazırlanın.

Eğer sezgilerine güvenen biriyseniz, içimde bir his var cümlesi sizi nadiren yarı yolda bırakıyorsa, bu kitap tam size göre.

  • Künye: Simon Roberts – Düşünmemenin Gücü: Bedenimiz Nasıl Öğrenir ve Bedenimize Neden Güvenmeliyiz?, çeviren: Saadet Şemsa Özok, Okuyanus Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2023

Shane Ewen – Şehir Tarihi Nedir? (2023)

Bu kitap, şehir yaşamının konumsal ve deneysel yönlerinin anlaşılmasını hedefliyor ayrıca karşılaştırmalı ve disiplinlerarası yaklaşımların ortak değerlerini vurguluyor.

Bu türden bütünlüklü bir yaklaşım, kentsel deneyimde ortak olanın ne olduğunu ve bir şehirsel mekânı diğerinden ayıran şeyin ne olduğunu belirlemek için deneysel kanıtların sistematik olarak bir araya getirilmesine olanak sağlıyor.

Disiplinlerarasılık, şehir tarihi için gereklidir çünkü bu alan yirminci yüzyıl boyunca hem beşerî bilimlerden hem sosyal bilimlerden sayısız etkiyle büyüdü ve gelişti.

Hem güzel sanatlarda ve beşerî bilimlerde hem de alanda yeterli çoğunluğu, yoğun bir tarz ve kaynaklar yapısının oluşumunu sağlayan; sanat, edebiyat, fotoğraf, arkeoloji, kültürel çalışmalar ve film çalışmalarının da dâhil olduğu sosyal bilimlerde yaygın olarak görülür.

Şehir tarihinin önemi, dünya nüfusunun büyük çoğunluğunun şehirlere taşınmasıyla epeyce arttı.

Öte yanda şehirlerin, uluslararası karşılaştırmalarını yapmanın önemi ve zorlukları (şehir tarihinin lojistik ve tarihsel/kültürel geleneklerinden ötürü) ulusal bir ölçme ve değerlendirme açısından verimli oluyor.

Ancak uluslararası ve ulus aşırı karşılaştırma güdüsü, özellikle Latin Amerika ve Hindistan alt kıtasından Çin ve Orta Doğu’ya kadar gelişmekte olan dünyadaki hızla büyüyen mega kentler ve mega bölgelerle gelişmiş dünyadaki iyi yapılandırılmış ve bütünlüklü şehirler arasında daha belirgin.

Bu türden kıtalar arası bir araştırma hem bu mega kentlerde hem de gelişmiş dünyada yaşayanlara maddesel olarak fayda sağlayabilecek daha geniş bir sosyo-politik alışveriş içinde konumlandırma imkânı sağlıyor.

‘Şehir Tarihi’, değerli dersler sunuyor.

Şehir kapitalizminin büyük eşitsizliklerinin adil biçimde çözümlenebilmesine; piyasanın aşırılıklarına kapılması durumunda yaşanan hızlı şehirleşmenin ortaya çıkardığı çevresel tehlikelerin tespit edilerek en aza indirgenmesine ve şehirlerin yaşamak, çalışmak ya da seyahat etmek için cazip yerlere dönüştürülmesinde kültür, doğa ve planlamanın önemine ilişkin olarak önemli veriler aktarıyor.

  • Künye: Shane Ewen – Şehir Tarihi Nedir?, çeviren: Gökçe Metin, Yeni İnsan Yayınevi, tarih, 172 sayfa, 2023

Özlem Kevseroğlu – Hafıza Peyzajları (2023)

Tarihsel süreç içerisinde yaşamların hayat bulduğu kültürel peyzajlar, bireylerin ve toplumların davranışını ve yaşam biçimlerini etkileyen kolektif belleğin geçtiği alanlardır.

Kültürel peyzajlara yaşam veren, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimi sonucunda üretilen çevrelerde insanın doğa karşısında sunduğu katkı, o coğrafyada yere özgü değerler oluşturur.

Tarihsel süreçte peyzajda yaşamış olan kültürlerin izlerini taşıyan bu değerler, günlük yaşam biçiminin oluştuğu bir sahne ve yaşamın temsil alanı olarak değerlendirilebilir.

“Doğa” ve “kültür” arasındaki etkileşimle oluşan kültürel peyzajlar, kültür grubu tarafından belirli bir zamanda yaşamış veya halen yaşamakta olan topluluğun gündelik yaşamlarında sahip oldukları devingen çevrelerdir.

Bu çalışmada “peyzaj” kavramı, insan ve doğanın karşılıklı etkileşimleri sonucu yapılı çevreye yansıyan kolektif hafızanın üretim sahnesi olarak tanımlanıyor.

Sahne olarak vadilerdeki köy mahali, gündelik sosyo-mekansal etkileşimler aracılığı ile üretilen bir uzam olarak geçiyor.

Kayseri Melikgazi ilçesinde yer alan Derevenk- Gesi ve Koramaz Vadileri ve içerisinde bulunan yerleşimler, Gayrimüslim – Müslüman nüfusun bir aradalıklarını 20. yüzyılın başlarına kadar devam ettirebilmiş ve bunun sonucu olarak somut ve somut olmayan kültür mirası değerlerinin zenginliği açısından değerli bulunduğu için bu çalışmaya konu olmuş.

Geçmişten bu yana sosyal, ekonomik ve kültürel etkenler, vadilerde bulunan bu köylerin doğal ve fiziksel strüktürünün bir parçası olmuştur.

Bu kırsal karakterdeki yerleşimler, çeşitli doğal, sosyo–kültürel, ekonomik, siyasi nedenlerden dolayı nüfus kaybına uğramıştır ve halen de nüfus kayıpları devam ediyor.

Bu kayıplara rağmen her yerleşim kendine özel hafızaları, eylemleri ve olayları ile geçmişe ışık tutuyor.

Farklı kökenlere ait toplumların bir arada yaşadığı yerleşimlerde ve buna bağlı olarak oluşan kültürel peyzajlar bize yerleşimlerin fiziksel olmayan zihinsel katmanlarını ortaya çıkarmakla birlikte geçmişe dönük yaşantılarla ilgili ipuçları da veriyor.

Tarihten bu yana insanın doğa ile birlikte uyum içerisinde yaşadığının yansımalarını görebileceğimiz vadi köyleri, sahip olduğu değerleri ile yaşatılması gereken eşsiz coğrafyalardır.

Kayseri’nin kuzeydoğusunda yer alan Derevenk, Gesi ve Koramaz vadi yerleşimlerinde bulunan 14 kırsal karakterdeki yerleşimin kültürel peyzaj bağlamında somut ve somut olmayan kültür varlıkları üzerinden, bütüncül bir perspektifle birbiri arasındaki ilişki ağlarını incelemek Kayseri’nin geçmişten bugüne hafıza peyzajları üzerine düşünmemizi sağlayacaktır.

  • Künye: Özlem Kevseroğlu – Hafıza Peyzajları: Kayseri Derevenk, Gesi ve Koramaz Vadi Yerleşimleri Üzerine, İdealKent Yayınları, mimari, 260 sayfa, 2023