İrem Hattat – Online Flört, Online Romantizm (2023)

Tüm dünyanın dijitalleşmesi ile aşkın kuralları yeniden şekilleniyor.”

Teknoloji artık duygusal ilişkilerimizi de yönetiyor, tutku dolu ilişkileri başlatmamız, devam ettirmemiz ve sonlandırmamız için yepyeni bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Karşı cinsler arası iletişim hızlanıyor, ilişkiye geçme biçimleri çeşitleniyor.

Sosyal medya platformları ve birçok uygulamayla yeni ilişkilere yelken açmak bir tık uzağımızda.

Herkesin umudu gerçekten sevdiği, sevildiği ve derin bir iletişimi sağladığı “doğru kişi”yi bulmak.

Bu kitap ilişki ve aile danışmanlığında uzun yıllar deneyimi olan, uzman İrem Hattat’ın dijital çağda âşık olmak, kendini sevmek, sevilmek ve yakınlaşmanın değişimi üzerine bilgileri, görüşleri ve çıkarımlarıdır.

Bir anlamda açık ya da kapalı dijital kimliğiniz üzerinden ilişki yaşamaktansa gerçek “hayatınızı” nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizin de yol haritasıdır.

Eğer eş bulma amacıyla online flört gerçeğini öğrenmek istiyorsanız ya da eşinizin, flörtünüzün ya da hayat arkadaşınızın gözüne bakmak yerine günde elli kere akıllı telefonuna bakanlardansanız, saatlerinizi gerçek dünyadan ziyade online olarak hiç tanımadığınız kişilerle etkileşimde bulunarak geçiriyorsanız, bu kitap tam da sizin için yazıldı.

  • Künye: İrem Hattat – Online Flört, Online Romantizm, The Kitap Yayınları, inceleme, 264 sayfa, 2023

David W. Brown – Görev (2023)

Şimdiye kadar tasarlanan en iddialı bilim projesi olan, NASA’nın güneş sistemimizdeki bilinen ilk uzaylı yaşamının yüzebileceği Jüpiter ayı Europa’ya yaptığı derin uzay görevinin muhteşem bir anlatımı

David W. Brown, bu görevin arka planı sergiliyor ve bu süreçte kilit oyuncular haline gelen mühendis ve bilim insanlarının hikâyelerini aydınlatıyor.

Bilim insanları Dünya dışındaki ilk okyanus olan Europa’yı keşfettiklerinde iki büyük soruları vardı:

“Yaşanabilir mi?” ve “Oraya nasıl gideceğiz?”

Böylece canlı bir ekibin Jüpiter’in okyanus ayı Europa’ya bir misyon düzenlemek için yirmi yıllık macerası başladı.

Ama bu macerada pek çok engelle karşılaştılar: Mars’a inen robotlar NASA’nın kaynaklarını bitirmişti; Beyaz Saray uzay bütçesini kısmak istiyordu; Kongre astronotları mutlaka bir yere, aya veya Mars’a yollamayı kafasına koymuştu.

Jupiter’in kendisi bile bir engeldi, çünkü Europa’yı titreşen, dalgalanan bir radyasyon kuşağıyla sarmıştı ve bir termonükleer patlama sonrasını andıran bir ortam yaratmıştı.

‘Görev’, Homeros tarzında bir modern uzay keşfinin daha önce hiç anlatılmamış hikayesi ve güneş sisteminin gizemli dış gezegenlerini inceleyen bilim insanlarının muhteşem bir portresi.

  • Künye: David W. Brown – Görev: NASA’nın Uzay Programları ve Projeleri, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, bilim, 456 sayfa, 2023

Donald Kalsched – Travma ve Ruh (2023)

Travmanın ruhumuz, maneviyatımız üzerindeki etkisi üzerine muhakkak okunması gereken bir eser.

Donald Kalsched’in burada klasik psikanalitik yazarların yanı sıra çağdaş sinirbilimin içgörüleriyle Jung düşüncesini birbirine bağlaması kitabın asıl özgünlüğü.

Kalsched bu kitabında psikanalitik yakınlıkta ortaya çıkan mistik ve ruhsal anları incelemeye alıyor.

Klinik örnekler, terapi diyalogları ve rüyalar üzerinden terapinin ne kadar derinleşebileceğini gösteriyor.

Travmadan sağ çıkanlar aracılığıyla, analiz edene de sıradan düzenin dışında, aydınlık ve karanlığın buluştuğu “başka bir dünya”nın kapıları aralanıyor.

Kalsched bu mito-şiirsel dünyanın, Freud’un öne sürdüğü gibi yaşamın acı gerçekleriyle mücadelemizin ürünü olan bir savunma mekanizması değil, aksine insan deneyiminin süregelen gerçekliği olduğunu savunuyor: İyileşme sürecinin bizzat merkezinde yer alan ve başka zamanlarda da tuhaf bir şekilde ona direnen bir gizem.

Bu kitap, psikanalitik çalışmanın gizemini yeniden ortaya çıkarma çabasının ürünü.

Sıradan hastaların ve sıradan psikoterapistlerin birlikte çalışarak insan ruhunun gerçekliğine ve psişenin derinliklerine bakışlarını ve deneyim aracılığıyla değişme hikâyelerini anlatıyor.

‘Travma ve Ruh’, “psişik” yönelimi olanlar da dahil, psikoterapistler, psikanalistler, analitik psikologlar ve dışavurumcu sanat terapistleri için özellikle merak uyandırıcı olacaktır.

  • Künye: Donald Kalsched – Travma ve Ruh, çeviren: Ali Oğuz Bozkurt, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 512 sayfa, 2023

Angeliki Laiou ve Cécile Morrisson – Bizans Dünyası (2023)

1204: Haçlılar Konstantinopolis’i ele geçirir; 1453: Şehir, Türklere teslim olur.

‘Bizans Dünyası’nın bu üçüncü ve son cildi işte bu iki önemli tarih aralığını kapsıyor.

Doğu Roma İmparatorluğu’nun çöküşü, ileri üssü Trabzon ve komşuları Sırplar ve Bulgarların yanı sıra, IV. Haçlı Seferi sonucunda topraklarına yerleşen Latinler ile birlikte yeniden biçimleniyor.

Parçalanmış toprakların tarihi Türkler de dahil tüm bileşenleriyle anlatılıyor.

Bu dönemde küçük bir devlete dönüşen XII. yüzyılın eski büyük gücünün, önce Anadolu’da sonra da Kuzey Yunanistan’da topraklarını kaybetmesine ve 1373’ten itibaren Osmanlı sultanına tabi hale gelmesine tanıklık ediyoruz.

Konstantinopolis ve Peloponez’e indirgenmiş olan bu devletin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği, çoğu bertaraf edilen Haçlı Seferlerinden çok, sultanın iradesine ve Cenova ile Venedik’in çıkar amaçlı desteklerine bağlı kalmıştır.

İmparatorlar tarafından Lyon (1274) ve Floransa’da (1439) onaylanan Ortodoks ve Latin Kiliselerinin Birliği, Ortodoksların çoğunluğu tarafından reddedilmiş, hiçbir etkisi olmamıştır.

Patriğin otoritesi kesin olarak imparatorunkini yenmiştir. Ancak devletin, Kara Veba ve toplumsal gerilimleri de beraberinde getiren XIV. yüzyıl ekonomik durgunluğuyla iyiden iyiye zayıflaması, bazılarının refahıyla çelişiyordu.

Zira tuhaf bir şekilde Bizans, Batı’nın ekonomik, sanatsal ve kültürel gelişimine katılmıştı.

Hatta bu gelişimi sağlamıştır: Teknikleri (ipek, cam) oraya nakledilmiş, entelektüelleri Grek mirasını yeniden keşfetmekle kalmamış, hümanistlere de aktarmış ve sanatçıları, Trecento İtalyan resmini etkilemiştir.

Bununla birlikte, IV. Haçlı Seferi’nin travması bütünleşmeyi engellemiştir.

Angeliki Laiou (1941-2008), Harvard Üniversitesi profesörü, tanınmış tarihçi, Bizans toplumu ve ekonomisi uzmanıdır.

Ölümü nedeniyle başladığı bu cildi tamamlayamamış, derleme CNRS’te emekli araştırma direktörü, iktisat ve para tarihçisi, birçok eser sahibi Cécile Morrisson’a emanet edildi.

Ele alınan ülkeler konusunda yetkin dokuz faklı yazar (Bulgar, Fransız, Yunanlı ve Sırp) bu esere katkıda bulundu.

  • Künye: Angeliki Laiou ve Cécile Morrisson – Bizans Dünyası: Bizans İmparatorluğu ve Komşuları (1204-1453), çeviren: Aslı Bilge, Ayrıntı Yayınları, tarih, 448 sayfa, 2023

William Alexander – Dünyayı Değiştiren On Domates (2023)

Domates, 1500’lerde bir gece yarısı, bir geminin ambarında Yeni Dünya’dan Avrupa’ya göç eder.

Yüzyıllarca tarihin çöplüğünde kaybolur, zehirli olmakla suçlanır, henüz sert ve yeşilken toplanır; hayat bu ya, hem dünya mutfaklarının en popüler aktörlerinden biri, hem de endüstriyel gıdalardan hoşnutsuzluğumuzun sembolü haline gelir.

Peki maceraların, enteresan tarihî figürlerin, çeşit çeşit yiyeceğin, biraz da komplo teorisinin eksik olmadığı bu yolculuk boyunca neler yaşandı?

William Alexander, ‘Dünyayı Değiştiren On Domates’te domatesin ilginç gerçeklerle dolu tarihçesini konu edinirken gıdaya ilişkin en güncel sorunlarımıza da değiniyor ve okura alışılmışın dışında bir uygarlık tarihçesi sunuyor.

Tarih, botanik, hatırat ve seyahatnamenin kendine özgü bir karışımı olan kitap, domatesin dünya mutfağı ve kültürü üzerindeki etkisini konu alan bu turda bize eşlik eden eğlenceli bir rehber.

Alexander, Azteklerden İtalyan mutfağı ve pizzaya kadar tarihi keşfetmek için domatesleri kullandığı kitabında, domatesin eğlenceli ve geniş kapsamlı bir tarihçesini sunuyor.

Bunun yanında bizi enteresan tarihî karakterlerle tanıştırıyor; iklim değişikliği, hidroponik ve GDO ile fabrika çiftçiliğinin yaygın olduğu bir dünyada lezzet arayışı gibi konularla ilgili düşünmemizi sağlıyor.

  • Künye: William Alexander – Dünyayı Değiştiren On Domates: Egzotik Bir Süs Bitkisi Nasıl Kültür Tarihinin Vazgeçilmezi Haline Geldi?, çeviren: Eylül Doğramacı, Timaş Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2023

 

Gabor Maté ve Daniel Maté – Normal Efsanesi (2023)

Sağlık söz konusu olduğunda “normal” dediğimiz şey nedir?

Ya da normalleştirmek?

Önceden anormal olan bir şey radarımıza yakalanmasın diye türettiğimiz bir şey midir normalleştirmek?

Bu durumda normal, “burada görülecek bir şey yok, tüm sistemler sağlıklı bir şekilde çalışıyor, daha fazla araştırmaya gerek yok” anlamına geliyor.

Oysa modern psikoterapi deyince tüm dünyada akla gelen ilk isimlerden biri olan Dr. Gabor Maté için durum hiç de böyle değil.

Maté hâkim “normal” algısının yanlış olduğunu, bu algının travma ve stresi, modern hayatın bedenlerimiz üzerindeki etkisini tamamen göz ardı ettiğini söylüyor.

Tüm uzmanlığına ve teknolojik gelişmelere rağmen Batı tıbbı insanı bütünlüklü bir şekilde ele almada sık sık başarısızlığa uğruyor; bugünün kültürünün, bedeni nasıl strese soktuğunu görmezden geliyor, duygusal dengeyi hakir görüp bütün sorumluluğu bağışıklık sistemine yüklüyor.

Gabor Maté, oğlu Daniel Maté ile yazdığı bu kitapta; karşılanmayan gelişimsel ihtiyaçların, stresin ve travmanın fizyolojik etkilerinin izini sürüyor, bizi hasta eden şeylerle ilgili efsaneleri çürütüyor, bireylerin marazları ile toplumun gittikçe azalan refahı arasındaki noktaları birleştiriyor, böylece ortaya sağlık ve iyileşme üzerine şefkatli bir rehber çıkıyor.

  • Künye: Gabor Maté ve Daniel Maté – Normal Efsanesi: Toksik Bir Kültürde Travma, Hastalık ve İyileşme, çeviren: Engin Süren, Hep Kitap, psikoloji, 552 sayfa, 2023

W. R. D. Fairbairn – Psikanalitik Kişilik Çalışmaları (2023)

‘Psikanalitik Kişilik Çalışmaları’, ünlü İskoç psikanalist W. R. D. Fairbairn’in 1952’ye kadar çeşitli dergilerde yayımladığı ve psikanalize yaptığı yenilikçi katkıları ortaya koyan bir derleme.

Bebeğin ve çocuğun ilişki ihtiyacını gelişiminin merkezine yerleştiren bu makaleler psikanaliz kuramında köklü bir değişiklik gerçekleştirdi; kişiliğin yapısı ve dinamiklerine dair tamamen yeni bir bakış açısı sundu.

Nesne ilişkileri kuramını işleyerek oluşturduğu ruhsal yapı modelini, bakım verenlerle ilk tecrübelerin içselleştirilmesi üzerine inşa eden Fairbairn bu derlemede; benliğin bölünmesi ve acı verici içsel nesne ilişkilerinin bastırılması yoluyla tüm ilişkilerde kaçınılmaz olan tatminsizliklerle nasıl baş edildiğini gösterir.

Çocuğun ebeveyninin duygusal olarak duyarlı tarafını tepkisiz taraftan ayırarak ‘iyi’ ve ‘kötü’ nesneler yarattığını, aynı zamanda, sıklıkla sınır durumlara yol açan bir süreç olarak benliği de ‘iyi’ ve ‘kötü’ olarak böldüğünü ileri sürer.

Bowlby’nin bağlanma kuramına, Guntrip ve Sutherland’in kendilik üzerine yazılarına, Kernberg’in ağır kişilik bozukluklarının tedavisine, Mitchell’in ilişkisel kuramına başlangıç noktası oluşturan fikirleriyle Fairbairn çağdaş psikanaliz kuramına şekil vermiş öncülerden biridir.

Sınır durumlara yönelik oldukça yeni bir kuramsal ve klinik yaklaşım geliştirmesi, bugün bu tür rahatsızlıkların tedavisinde çok önemli olmaya devam etmektedir.

  • Künye: W. R. D. Fairbairn – Psikanalitik Kişilik Çalışmaları, çeviren: Menekşe Arık, İş Kültür Yayınları, psikanaliz, 256 sayfa, 2023

Emre Dölen – Resimlerle Teknoloji Tarihi (2023)

Teknoloji doğal kaynaklardan yola çıkarak insan ihtiyaçlarını gidermede kullanılan her türlü şeyin üretim yöntemidir.

Teknoloji insanın ortaya çıkışı ile başladı.

Teknoloji çok basit olabildiği gibi günümüzdeki bazı örneklerde olduğu gibi çok karmaşık da olabilir.

Emre Dölen imzalı bu kitap, kullanılan enerji kaynaklarına göre sınıflandırılarak bazı önemli teknoloji alanlarının tarihsel gelişimi anlatılıyor.

Kitabın birinci kısımda suyun iletimi, dağıtılması, yükseltilmesi, değirmenler, su çarklarının bir güç kaynağı olarak kullanılması ve yel değirmenleri ele alınmış.

İkinci kısımda ateş teknolojisi veya başka bir deyimle piroteknoloji kapsamında en önemli konulardan olan çömlekçilik, bakır ile tunç, demir ile çelik ve camcılık konusundaki teknolojik gelişmeler anlatılıyor.

Üçüncü kısımda buhar makinesinin doğuşu ve buhar teknolojisinin ve dördüncü kısımda da elektrik teknolojisinin tarihsel gelişimi incelenmiş.

Teknolojik gelişmenin tarihini anlatılırken uzun yazılı açıklamalar yerine resim, şema ve şekillerin çok daha öğretici ve kolay anlaşılmayı sağlayıcı olduğu deneyiminden hareketle bol sayıda görsel malzeme kullanılmış.

Teknolojik gelişmeler genellikle 20. yüzyılın başına ve bazı konularda ortasına kadar getirilmiş ve bütün konularda Türkiye’deki gelişmeler ile ilişki kurulmuş.

Emre Dolen’in kitabını, konu üzerindeki yaklaşık kırk yıllık birikimiyle hazırladığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Emre Dölen – Resimlerle Teknoloji Tarihi, Doruk Yayınları, tarih, 816 sayfa, 2023

Michaela Muthig – Neden Kendimi Yetersiz Hissediyorum? (2023)

  • Kendinizi diğerleriyle kıyaslayınca hep yetersiz mi buluyorsunuz?
  • Bulunduğunuz yeri, kazandığınız başarıları aslında hak etmiyormuşsunuz gibi mi hissediyorsunuz?
  • Hatta bugüne dek herkesi kandırmış olsanız bile, bir gün birilerinin maskenizi alaşağı edeceğinden, foyanızın ortaya çıkacağından mı korkuyorsunuz?
  • Peki imposter sendromunu duymuş muydunuz?
  • Psikoloji dünyasındaki adıyla “imposter sendromu” ya da “sahtekâr sendromu”ndan mustarip insanlar, başarılarını hep şans ya da tesadüflerle açıklar, hatta takdir gördüklerinde başkalarını kandırıyormuş gibi hissederler.

Dolayısıyla kendi yetenek ve çabalarını görüp kabul etmek yerine, sürekli ifşa olma korkusuyla yaşarlar.

Bu “felaket”i önlemenin tek yolunun ise daha çok çaba sarf etmek olduğunu düşünerek kendilerini tüketircesine uğraşırlar.

Psikoterapist Michaela Muthig, ‘Neden Kendimi Yetersiz Hissediyorum?’ kitabında bu yaygın durumun derinliklerine iniyor; özgüven düşüklüğünün spesifik bir türü olan imposter sendromunun hangi nedenlerden kaynaklanabileceğini ve kendisini ne kadar farklı biçimlerde gösterebileceğini anlatmanın yanı sıra, bize kendimizi de anlamamızı sağlayan sorular yöneltiyor.

  • Hangi karakter özelliklerine sahip bireyler imposter fenomenine meyillidir?
  • Hangi çocukluk yaşantıları özgüven düşüklüğüne sebep olur?
  • Korkularımız kendini nasıl gösterir?
  • Daha önemlisi, bunları anladıktan sonra hayatımızı kolaylaştırmak için neler yapabiliriz?

Muthig, kitabında hem bu soruları cevaplamamıza yardımcı oluyor hem de bize yanıtlarımız doğrultusunda hareket edeceğimiz alıştırmalar ve ödevler sunuyor.

‘Neden Kendimi Yetersiz Hissediyorum?’, içimizdeki her şeyi olduğundan daha kötü gösteren çarpık aynayı düzelterek özgüvenimizi geri kazanmamız için elimizden tutan, gerçek bir elkitabı.

  • Künye: Michaela Muthig – Neden Kendimi Yetersiz Hissediyorum?: Imposter Sendromu ve Sahtekârlık Duygusu, çeviren: Çağlar Tanyeri, Mundi Kitap, psikoloji, 208 sayfa, 2023

Nicola Temple – Son Kullanma Tarihi (2023)

Elli yıl önce, bugün sahip olduğumuz insan nüfusunun yarısına sahiptik.

Bu büyüme döneminde tüm bu insanları beslemeyi nasıl başardık?

İleriye baktığımızda, geleceğin genişleyen nüfusunu nasıl besleyeceğiz?

Bu kadar çeşitli bir nüfusa sürdürülebilir bir şekilde güvenli, yüksek kaliteli, sağlıklı gıdaları nasıl sağlayacağız?

Gıdalar insanlık tarihi boyunca pişirilerek, fermente edilerek ya da başka yöntemlerle işlendi.

Ancak günümüzde süpermarket raflarında bulunan ürünlere baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Fazla mı ileri gittik?

Bilim, kimyasal reaksiyonlarla ve organizmaları manipüle ederek gıdaların ömrünü uzatmanın pek çok yolunu buldu.

Haftalarca taze kalan elmalar, aylar yerine birkaç gün içinde olgunlaşan peynirler, laboratuvar ürünü biftekler, 3D yazıcıdan çıkan pizzalar…

Nicola Temple bu kitapta hazır yemeklerin neler içerdiğini, sebze ve meyvelerin ömrünü uzatmanın nasıl sağlandığını, gıda işlemede nanoteknolojinin yerini, konunun uzmanı olmayanların da kolayca anlayacağı bir biçimde aktarıyor ve en sevdiğimiz yiyeceklerin inovasyon, israf ya da savaşlardan nasıl etkilendiğini ortaya koyarak bilimkurgu kitaplarından fırlamış gibi görünen yiyecekleri tükettiğimiz bir gelecek ihtimaline de göz atıyor.

‘Son Kullanma Tarihi’ni okuduktan sonra işlenmiş gıdalar konusunda neyin kabul edilebilir neyin kabul edilemez olduğunu değerlendirebilecek ve daha rasyonel tüketiciler haline geleceksiniz.

  • Künye: Nicola Temple – Son Kullanma Tarihi: İşlenmiş Gıdanın Evrimi ve Geleceği, çeviren: Gülten Kolcuoğlu, The Kitap Yayınları, yemek, 288 sayfa, 2023