Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu (2018)

Savaş sonrası Alman edebiyatının usta kalemlerinden olan Hans Magnus Enzensberger, şimdi de Hitler döneminden çarpıcı bir kişiliğe sahip Hammerstein’ın ve onun sıra dışı çocuklarının hikâyesini anlatıyor.

Çok zeki, prensiplerinden asla taviz vermez ve karizmatik bir kişilik olan Kurt von Hammerstein, İkinci Dünya Savaşı öncesi Alman ordusunda başkomutandır.

Fakat Adolf Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte işler bozulur.

Hammerstein, ordudaki görevini bırakmak zorunda kalır.

Öte yandan Hammerstein’ın, en az kendisi kadar asi ve maceracı çocukları da vardır.

Örneğin bunlardan biri komünizm adına ajanlık yapar, bir diğeri Hitler’e suikast tertipleyen ekibin içindedir.

Roman bu ilginç hikâyelerden hareket ederek Hitler dönemi Almanya’sına, ülkedeki bin bir zorluk baskı altında nefes almaya çalışan Nazi karşıtı muhalefete ve Hitler’e karşı ayaklanmanın pek bilinmeyen yönlerine doğru yol alıyor.

‘Hammerstein’ın Suskunluğu’nun, tarih, anı, inceleme ve kurgunun çok iyi bir bireşimi olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu, çeviren: Regaip Minareci, Everest Yayınları, roman, 340 sayfa, 2018

Jack El-Hai – Nazi ve Psikiyatrist (2017)

Hırslı Amerikan ordu psikiyatristi Dr. Douglas Kelley ile üst düzey Nazi yöneticilerinden Hermann Göring arasındaki tehlikeli ilişkinin izini süren bir biyografi.

Dr. Douglas Kelley, Amerikan ordusu tarafından, rütbeli Nazilerin mahkemede yargılanmaya akıl sağlığı bakımından elverişli olup olmadıklarını araştırmakla görevlendirilmiş genç bir psikiyatristti.

Bu yönde çalışmalar yapmaya başlayan Kelley, alan için altın değerinde bir arşiv yapar.

Öte yandan Kelley’nin, bu araştırma esnasında yanıtını öğrenmek istediği başka sorular da vardır:

Nazileri diğer insanlardan ayıran psikolojik ve karakteristik ortak özellikleri var mıdır?

Her insanda, Nazilerdekine benzer şekilde, vahşete sebep olma potansiyeli var mıdır?

Kelley bu soruların yanıtlarını ararken, diğer mahkûmlardan daha çok öne çıkan, Adolf Hitler’in sağ kolu Hermann Göring ile yakınlaşır.

Fakat kısa süre sonar samimi bir ilişki kuran Kelley ile Göring arasındaki mesafe tümüyle ortadan kalkmaya başlar.

Bu ilişkinin Kelley açısından asıl trajik yönü ise, Göring’in baskın kişiliğinin etkisinde kalması ve giderek bu usta manipülatörün yönlendirmelerine maruz kalmasıdır.

Zira Kelley’nin hayatı, bu aşamadan sonra alt üst olacaktır.

Kitap, hem tarihin en korkunç suçlularından birinin dünyasına inmesi, hem Nazilerin zihniyetini ortaya koyması ve hem de kötülüğün doğasını serimlemesiyle ilginç bir okuma vaat ediyor.

  • Künye: Jack El-Hai – Nazi ve Psikiyatrist, çeviren: Tolga Yalur, Pegasus Yayınları, biyografi, 352 sayfa

Kont Galeazzo Ciano – Savaş Günlükleri: 1939-1943 (2017)

Önemli bir tarihi figür olan Kont Galeazzo Ciano’nun çok sıra dışı bir hikâyesi var.

Kendisi, Mussolini’nin damadıydı.

Fakat onu daha da dikkat çekici kılan husus, Ciano’nun Yüksek Faşist Konsey’de Mussolini’nin görevden alınması lehine oy kullandığı ve kendisinin bu yüzden kurşuna dizilmiş olması.

Ciano’nun Savaş Günlükleri ise, 2. Dünya Savaşı ve Mussolini dönemi İtalya’sı açısından en önemli kaynaklardan biri.

Burada, Ciano’nun 2. Dünya Savaşı’na yön vermiş önemli aktörlerle yaptığı görüşmeleri ve fikirleri yer alıyor.

Günlüklerde,

  • İtalya’nın Arnavutluk’u nasıl ilhak ettiği ve Hırvatistan için hangi planlarının olduğu,
  • Ülkenin savaşa nasıl hazırlıksız yakalandığı,
  • Yunanistan ve Kuzey Afrika’da yaşadığı felaketlerin nedenleri ve bunun gibi pek çok önemli bilgiyi barındırıyor.

Bu günlüklerin bizi de ayrıca ilgilendiren yönü ise, İtalya’nın Balkanlar’da Türkiye’yi nasıl izlediğini ve İtalya’daki faşist iktidarın 2. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında Türkiye’ye karşı düşüncelerinin neler olduğunu aydınlığa kavuşturması.

  • Künye: Kont Galeazzo Ciano – Savaş Günlükleri: 1939-1943, çeviren: Selçuk Uygur, Kronik Kitap, tarih, 640 sayfa

Valentin Berojkov – Tahran 1943 (2012)

  • TAHRAN 1943, Valentin Berojkov, çeviren: Hasan Âli Ediz, İş Kültür Yayınları, anı, 164 sayfa

 M

2. Dünya Savaşı’nın diplomatik tarihinde önemli yer tutan olaylardan biri, Hitler’e karşı kurulan ve Winston Churchill, Josef Stalin ve Franklin Roosevelt gibi üç güçlü devlet adamının koalisyonuyla gerçekleşen, 1943’teki Tahran Konferansı’ydı. O dönemde Stalin’in kişisel tercümanlığını yapmış olan Valentin Berojkov’un elimizdeki anıları, konferansta yaşananları aktarması, böylelikle savaşın arka planını aydınlatmasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde. Berojkov’un anıları, konferansta görüşülen sorunların bir analizini sunduğu gibi, savaş esnasında Türkiye’nin nasıl kilit bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.