Ernest Nagel ve James Newman – Gödel Kanıtlaması (2020)

Kurt Gödel, 20. yüzyıl matematiksel mantık tarihinin en önemli simalarındandır.

Gödel’i özgün kılan husus, matematiğin temelleri hakkında kanıtladığı teoremlerdir.

Kesinlik, tutarlılık, tamlık gibi niteliklerin matematiğe yüklenmesinin en önemli nedeni, matematiğin aksiyomlardan türetilen “doğru” önermelerinin, yani teoremlerin kesin olarak kanıtlanabilir olmasıydı.

Böylece “doğruluk” ve kanıtlanabilirlik örtüştürülüyordu.

Matematiğin teoremlerinin doğru iseler doğrulukları kesinlikle kanıtlanabilen, doğru değilseler yine doğru olmadıkları kesin olarak kanıtlanabilen önermeler oldukları, dolayısıyla matematikte kesinlik ve tutarlılığın tam olarak egemen olduğu kabul edilmişti.

Gödel, bu kabullerin ve beklentilerin sanıldığı gibi sağlam olmadığını yine matematikten yola çıkarak kesin olarak kanıtlamıştır.

Whitehead ve Russell’ın matematiğin mantıksal temelleri konusundaki anıtsal çalışması olan ‘Principia Mathematica’yı ele alarak, temellerin hep eksik kalacağını gösterdi.

Gödel, doğal sayılar aritmetiğini kapsayan bir biçimsel dizgede, karar verilemeyen önermeler olduğunu kanıtladı.

Yani bu önermeler ne kanıtlanabilirler ne de bunların biçimsel değillemeleri kanıtlanabilir.

Ama öte yandan, bu karar verilemeyen önermelerin doğru oldukları üst-matematiksel akıl yürütmelerle gösterilebilir.

Gödel ayrıca, doğal sayılar aritmetiğini kapsayan bir biçimsel dizgenin tutarlılığının, bu dizgenin içinde kanıtlanamayacağını da kanıtladı.

Gödel’in çalışmalarının sonuçları matematiğin kendi içsel sınırlılıkları olduğunu ortaya koymasıyla çok önemlidir.

İşte Ernest Nagel ve James R. Newman’ın bu çalışması da, Gödel’in yukarıda özetlediğimiz kanıtlaması üzerine yazılmış çok iyi bir kitap.

  • Künye: Ernest Nagel ve James R. Newman – Gödel Kanıtlaması, çeviren: Bülent Gözkan, Alfa Yayınları, bilim, 136 sayfa, 2020

Johan Huizinga – Erasmus ve Reform Çağı (2020)

‘Homo Ludens’ gibi bir şaheserin yazarı Johan Huizinga, şimdi de Erasmus ve yaşadığı dönemi merkeze alarak reform çağının harikulade bir resmini çekiyor.

Huizinga burada, Erasmus’un gençliğini, gezgin bir bilim adamı olarak geçirdiği yılları, İngiltere, Fransa, İsviçre ve İtalya’da yaptığı çalışmaları ve bunun yanı sıra Thomas Moore ile arkadaşlığı ve Martin Luther King ile yaşadığı anlaşmazlıkları, dönemin kendine has karakteri içinde ele alıyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek Erasmus’un ‘Deliliğe Övgü’ eseri ile Yeni Ahit’ten yaptığı usta işi çevirisi de dâhil, düşünürün külliyatının titiz bir incelemesini de yapıyor.

Huizinga’nın çalışması, Erasmus’u ve içinde yaşadığı çağı daha iyi kavramak için birebir.

  • Künye: Johan Huizinga – Erasmus ve Reform Çağı, çeviren: Orhan Düz, Alfa Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2020

Simon Schama – Yahudilerin Tarihi 2 (2020)

Simon Schama, daha önce yayımlanan başarılı çalışması ‘Yahudilerin Tarihi’nin ilk cildinde, Yahudilerin MÖ 1000 – MS 1492 arasındaki tarihsel deneyimini, önde gelen figürleri ve zengin anekdotlarla harmanlayarak anlatmıştı.

Schama’nın çalışmasının elimizdeki ikinci cildi ise, Yahudilerin 1492’den on dokuzuncu yüzyılın sonuna uzanan hikâyelerini yine kendine has tarzıyla anlatıyor.

Schama anlatısının merkezine, Yahudi tarihinin önemli figürlerinin hikâyelerini alıyor.

Venedik gettosunda bir şair, Ming Hanedanında bir general, George Dönemi İngiltere’sinde bir boksör, Amsterdam’da bir İncil şovmeni, on sekizinci yüzyıl Fransa’sında sağırları tedavi eden bir öğretmen ve 19. yüzyıl Almanya’sında bir opera bestecisi, burada yer alan söz konusu figürlerden birkaçı.

Böylece dünyanın dört bir yanında Yahudilerin izini süren çalışma, Yahudilerin hayatta kalma savaşının ne denli zorlu olduğunu sürükleyici bir şekilde gözler önüne seriyor.

  • Künye: Simon Schama – Yahudilerin Tarihi 2: 1492-1900 (Aidiyet), çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, tarih, 1040 sayfa, 2020

Filiz Bingölçe – Yas Değil İsyan (2020)

‘Kadın Argosu Sözlüğü’ ile bildiğimiz Filiz Bingölçe’nin bu çalışması, yaşadığımız toprakların kanayan yaralarından birine parmak basıyor.

‘Yas Değil İsyan’, Anadolu’dan, konusunu kadın cinayetlerinden alan 38 ağıt barındırıyor.

Anadolu’da, kadın cinayetlerine özgü bir ağıt türü vardır.

“Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar” olarak tanımlanan bu ağıtlar, alışılmışın ötesinde geride kalanların ağzından değil de öldürülen kadının bizzat kendi ağzından ve bakış açısından söylenir.

Bu ağıtların asıl çarpıcılığı, hem birebir kurbanın hikâyesini birinci tekil şahıs ağzından aktarmaları, hem de ortak paydada dikkate değer bir direniş ve isyan kapasitesini ortaya koymalarıdır.

Söz konusu ağıtlardan 38 tanesini veren Bingölçe, bunun yanı sıra, arşivlerden derlenen muhtelif “kadına yönelik şiddet” temalı türküler de derlemiş.

Kitap, ne yazık ki, güncelliğini halen koruyor.

  • Künye: Filiz Bingölçe – Yas Değil İsyan: Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar, Alfa Yayınları, kadın, 132 sayfa, 2020

Ted Gioia – Caz Standartları (2020)

Caz tarihine yön vermiş ünlü besteler üzerine usta işi bir repertuar çalışması.

Caz tarihçisi Ted Gioia ‘Caz Standartları’nda, iki yüz elliden fazla caz bestesini karşımıza çıkarıyor.

Yazar, bu besteleri tanıtmakla yetinmiyor, her bir bestenin söz yazarını, kimlerin kaydettiğini ve caz tarihindeki yerini ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Özellikle caz tutkunlarının severek okuyacağı çalışma, anekdotlar ve uzman yorumlarıyla da zenginleşmiş.

  • Künye: Ted Gioia – Caz Standartları: Bir Repertuar Rehberi, çeviren: Meltem Kılıçcı, Alfa Yayınları, müzik, 648 sayfa, 2020

Marcus Chown – Kütleçekimin Yükselişi (2020)

Dünya, fizikte Einstein’ın devrim yaratan kütleçekim kuramını aşacak fizikte büyük bir atılımın eşiğinde mi?

Marcus Chown bu önemli çalışmasında, Newton’dan günümüze kadar kütleçekimin nasıl formüle edildiğini özetleyerek, bu yeni beklenen devrimin ipuçlarını okurlara sunuyor.

Ele aldığı konuyu basit ve eğlenceli bir üslupla aktaran Chown, bilimle uğraşmayanların bile zor bilimsel meseleleri kolaylıkla anlayabilecekleri bir kitap ortaya koymuş.

  • Künye: Marcus Chown – Kütleçekimin Yükselişi: Her Şeyi Açıklayan Kuvveti Anlama Arayışı, çeviren: Murat Alev, Alfa Yayınları, bilim, 306 sayfa, 2020

Allen Everett ve Thomas Roman – Zaman Yolculuğu (2020)

Zaman yolculuğu konusunda bugün fiziğin bize neler söyleyebileceği hakkında çok iyi çalışma.

Allen Everett ve Thomas Roman, uzay ve zamanı istek ve amaçlarımıza uygun şekilde dönüştürüp dönüştüremeyeceğimizi sorguluyor.

Zamanda ışık hızından daha hızlı olarak ileri ve geri yolculuklar arasındaki farklara değinen yazarlar, devamında da, zamanda geriye gidiş ve ışıktan daha hızlı seyahat etme arasındaki kuramsal ilişkiyi irdeliyorlar.

Kitap, zaman yolculuğunun altında yatan fiziği açık ve anlaşılabilir bir şekilde açıklamasıyla, konuya ilgi duyan her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Allen Everett ve Thomas Roman – Zaman Yolculuğu ve Işıktan Hızlı Sürüşler: Zaman ve Uzaydaki Kestirme Yollar İçin Bir Bilimsel Rehber, çeviren: Zekeriya Aydın, Alfa Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2020

Søren Kierkegaard – Ölüme Götüren Hastalık (2020)

Søren Kierkegaard, umutsuzluğu ölüme götüren bir hastalık olarak irdeliyor.

Düşünüre göre, umutsuzluk evrenseldir ve kaçınılmazdır.

İnsanın sonluluktan sonsuzluğa geçişinin umutsuzluk yoluyla gerçekleştiğini söyleyen Kierkegaard, umutsuzluğun insanın diyalektik bir varlık oluşunun gereği olduğunu belirtiyor.

“Bu hastalık olasılığı insanın hayvan karşısındaki üstünlüğüdür ve bu üstünlük ona iki ayak üzerinde dik yürümekten bambaşka bir nitelik sağlar; zira sonsuz dimdikliğe veya yüceliğe, insanın tin olduğuna delalet eder.” diyen Kierkegaard, umutsuzluğun neden sürekli bir can çekişme hali olduğu üzerine derinlemesine düşünüyor.

Kierkegaard’ın 1849 yılında kaleme aldığı kitabının, Anti-Climacus müstear adıyla yayımlandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Søren Kierkegaard – Ölüme Götüren Hastalık, çeviren: Nur Beier, Alfa Yayınları, felsefe, 172 sayfa, 2020

Alexandre Kojève – Otorite Kavramı (2020)

Otoritenin doğası ve tarihsel gelişimi üzerine usta işi bir sorgulama.

Yeni bir baskıyla yayımlanan kitabında Alexandre Kojève, Aydınlanmadan Vichy Fransa’sına pek çok örneğin politik uygulamalarını inceliyor ve dört ana otorite tipini ele alıyor.

Bu otorite tiplerinin kavramsal önermelerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan Kojève, bizi otoritenin tarihi, gelişimi ve dinamikleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

1940’lı yıllarda yazılmış olsa da güncelliğini halen koruyan bir çalışma.

  • Künye: Alexandre Kojève – Otorite Kavramı, çeviren: Murat Erşen, Alfa Yayınları, siyaset, 136 sayfa, 2020

Jacques Derrida – Platon’un Eczanesi (2016)

Platon’un Phaedros adlı diyaloğunu ören yapısal çerçeveyi irdeleyen bir metin.

Bunu ortaya koymak için özgün yöntemi dekonstrüksiyona başvuran Derrida’ya göre Platon kökeni ve ereği ararken aynı zamanda değerler ve kavramlar da yaratır.

Kitap, Derridacı bir bakışla hakikat ve değer sorunsalı üzerine yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Jacques Derrida – Platon’un Eczanesi, çeviren: Zeynep Direk, Alfa Yayınları