Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi (2015)

Klasik Latin yazarlarının bilgeliğinden süzülmüş, el altında bulundurulması gereken yüzlerce güzel söz.

Latince alanındaki önemli çalışmaları ve çevirileriyle bildiğimiz Çiğdem Dürüşken’in derleyip çevirdiği kitap, Latince aşkımızı yeniden depreştirecek türden.

Tadımlık:

“Dux femina facti.” (Kadın, büyük işlerin lideridir.)

“Veritatem laborare nimis saepe, aiunt, exstingui nunquam.” (Derler ki, hakikat aşırı derecede zulüm görür, ama asla sindirilemez.)

“Amicus Plato, sed magis amica veritas.” (Platon dostumdur, ama hakikat daha fazla dostumdur.)

“Amantes amentes.” (Âşıklar delidir.),

“Pro captu lectoris habent sua fata libelli.” (Kitapların kaderi okuyucunun algısına bağlıdır.),

“Aliud noctua sonat aliud cornix.” (Baykuş başka öter, kuzgun başka.),

“Dociles imitantis turpibus ac pravis omnes sumus.” (Hepimiz alçak ve adi olana özenmeye dünden hazırız.),

“Corrumpere et corrumpi seculum vocatur.” (Yozlaştırmanın ve yozlaşmanın adına çağın ruhu deniyor.),

“Corruptio optimi pessima.” (İyiler bozuldu mu, kötülükler doğar.),

“Dimidium facti, qui coepit, habet.” (Başlanmış iş, bitmiş iştir.),

“Bella delectat cruor.” (Kan, savaş sever.),

“Conscientia mille testes.” (Vicdan, binlerce tanıktır.),

“Di pedes lanatos habent.” (Tanrıların ayakları yündendir.)…

  • Künye: Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi, derleyen ve çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Donald J. Trump ve Robert T. Kiyosaki – Zengin Olmanızı İstiyoruz (2009)

‘Zengin Olmanızı İstiyoruz’, emlak milyarderlerinden Donald J. Trump ile bir nevi “saadet zinciri” denebilecek “cashflow”ın yaratıcısı Robert T. Kiyosaki’nin deneyimlerini okura sunuyor.

İki isim, iş yaşamında nasıl düşündüklerini; para, iş ve yatırım dünyasına nasıl baktıklarını anlatıyor ve bunu yaparken okurun da kendi finansal geleceğini geliştirmesi konusunda önerilerde bulunuyorlar.

Zenginlerin gün geçtikçe servetlerine servet katmasına karşılık, orta sınıfın sürekli zayıfladığını söyleyen yazarlar, bunun en önemli nedeninin de eğitimsizlik olduğunu savunuyor.

İnsanların en basitinden nitelikli eğitime ulaşmaları konusunda bu denli adaletsizliğin olduğu günümüzde böylesi boş bir açıklama yapmaktan üşenmeyen ikili, bu kitapla da güya, söz konusu eğitim eksikliğini gidermeyi amaçladıklarını söylüyor.

  • Künye: Donald J. Trump ve Robert T. Kiyosaki – Zengin Olmanızı İstiyoruz, çeviren: İmge Tan, Alfa Yayınları, iş dünyası, 447 sayfa

Kolektif – Üçüncü Kültür (2015)

Bilim insanları ile aydınlar, tümüyle apayrı entelektüel sınıfları mı temsil ediyor?

Bu çalışmada tanımlandığı haliyle “üçüncü kültür aydını” kavramı, sadece bir alanda yetkin olan bir entelektüeli değil, hem nesillerin düşüncelerini de şekillendirecek yetkinliğe sahip hem de bilim alanında da sağlam bir perspektife sahip entelektüeli kastediyor.

Aydın rolünü iletişimi de içerecek şekilde genişleten bu nitelikli kitabın yazarları, klasik entelektüelin bilimle arasına koyduğu mesafenin bugün kabul edilemez olduğunu savunuyor.

Yazarlar burada, insanın ve evrenin evrimini, zihin felsefesini, yeni karmaşıklık bilimini ve bunun gibi, felsefenin ve bilimin şu an gündeminde bulunan birçok konuyu irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Stephen Jay Gould, Richard Dawkins, Geogre C. Williams, Steve Jones, Steven Pinker, Marvin Minsky, DanielC. Dennett, Roger Penrose, Murray Gell-Mann, Stuart Kauffman, C. G. Langton, J. Donye Farmer, Alan Guth, Paul Davies, Lee Smolin, Martin Rees ve Daniel Hillis.

  • Künye: Kolektif – Üçüncü Kültür, editör: John Brockman, çeviren: Yelda Türedi, Alfa Yayınları

John Le Carré – Son Casus (2015)

Diplomat kabuğuna gizlenmiş maharetli bir ajanın, Magnus Pym’in gerilim dolu hikâyesi.

Pym, bir gün aniden ortadan kaybolur ve onu bulmak için gizli servis hummalı bir çalışma başlatır.

Pym’in gizemli hikâyesi adım adım aydınlanırken, istihbarat örgütleri, devletler ve casusların taraf olduğu tehlikeli bir dünya ufukta belirir.

John Le Carré’in heyecanı sürekli diri tutan romanı, hem gerilim hem de ajan hikâyelerini sevenlere hitap edecek nitelikte.

  • Künye: John Le Carré – Son Casus, çeviren: Mehmet Harmancı, Alfa Yayınları

Julia M. H. Smith – Roma’dan Sonra Avrupa (2015)

Bilindiği gibi egemen paradigma, Ortaçağ Avrupa’sını ağırlıklı olarak “karanlık çağ” şeklinde tanımlamakta.

Bu teze karşı çıkan Julia Smith ise, 500-1000 arası Avrupa kültürel tarihini dinamik ve kimi zaman oldukça renkli dönüşümlerin yaşandığı, kendi başına temel öneme sahip bir süreç olarak ediyor.

Smith’in iyi bir kültür tarihi çalışması olarak niteleyebileceğimiz kitabı, bu sürecin iş ve gündelik hayat, siyaset, toplum, din ve kültür gibi pek çok alanı kapsayan zengin bir tasvirini yapıyor.

  • Künye: Julia M. H. Smith – Roma’dan Sonra Avrupa, çeviren: Ahmet Fethi, Alfa Yayınları

Clive Ponting – Kırım Savaşı (2015)

Clive Ponting’in bu önemli eseri, Osmanlı ve Rusya İmparatorluğu arasında yaşanan Kırım Savaşı hakkında çok önemli bir kaynak.

Kitapta, Osmanlı açısından pek iç açıcı sonuçlar doğurmayan Kırım Harbi’nin (1853-56) sebepleri, kimin kiminle ittifak kurduğu, Kırım’da savaşa girilmesinin nedenleri, savaşın nasıl seyrettiği ve savaşın hem Osmanlı hem Rusya hem de Avrupalı büyük güçler açısından ne gibi sonuçlar getirdiği hakkında kapsamlı bir çalışma.

Yazar bunu yaparken, 1854-55’teki o korkunç kıştan sağ çıkabilmiş görgü tanıklarının anlatımlarından da yararlanıyor.

  • Künye: Clive Ponting – Kırım Savaşı, çeviren: Hakan Abacı, Alfa Yayınları

Friedrich Nietzsche – Deccal (2015)

‘Deccal’, Nitzsche’nin din karşıtı metinlerinin en güçlülerinden.

Hıristiyanlığın gerçekleri çarpıttığını, böylece insanlığı yozlaştırdığını savunan Nietzsche’den bir hesaplaşma metni.

Düşünür “Hıristiyanlığı mahkûm ediyorum; Hıristiyan kilisesine, bir savcının şimdiye dek ağzından çıkmış en korkunç suçlamayı yöneltiyorum.” diyor ve madde madde Hıristiyanlık karşıtı yasasını açıklıyor.

  • Künye: Friedrich Nietzsche – Deccal, çeviren: Firuzan Gürbüz, Alfa Yayınları

Ian Hacking – Olasılık ve Tümevarım Mantığına Giriş (2015)

Çok boyutlu düşünmek, kimilerine göre aşırı uyaranlarla zihnimizin bulandığı modern zamanlarda oldukça zordur.

Oysa zihin eğitilebilir ve ayrıca, çok yönlü düşünmememizin altındaki başlıca etken uyaran fazlalığından ziyade düşünmek konusundaki tembelliğimizdir.

Bu kitap, olasılıkları, riskleri ve istatistiği anlamamıza ve onu faydalı bir şekilde kullanmamıza yardımcı olan bir rehber.

Ian Hacking’in çalışması, hem elimizdeki kanıtların bize yeterince bilgi vermediği zaman ne yapabileceğimizi göstermesi hem de olasılıkla ilgili birçok felsefi problemi yanıtlamasıyla ilgiyi hak ediyor.

  • Künye: Ian Hacking – Olasılık ve Tümevarım Mantığına Giriş, çeviren: İrfan Özdabak, Alfa Yayınları

Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya (2009)

Albert Einstein, dünyayı sıradan insanlardan çok farklı görenlerdendi.

‘Benim Gözümden Dünya’, kendisi için “Hem kendi hem de türdeşlerinin hayatının anlamsız olduğuna inanan, sadece bahtsız değil, aynı zamanda neredeyse bu hayattan diskalifiye olmuş biridir,” diyen Einstein’ın hayata, yaşadığı dünyaya ve bilimsel çalışmalarına dair felsefi ve siyasi yazılarından oluşuyor.

Yazılar, bugün kendi maksadına aykırı bir biçimde, siyasî ihtirasın ve günümüz tarihinin girdabına çekilen Einstein’ın insani portresini vermeleriyle dikkat çekiyor.

Kitap insanlığa, karşılıklı yardımlaşma üzerine kurulu barışçıl bir dünyaya ve bilimin yüce misyonuna inanmış Einstein’ın ruhuna açılan bir kapı.

  • Künye: Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya, çeviren: Demet Evrenosoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 115 sayfa

Solomon Volkov – 20. Yüzyıl Rus Kültür Tarihi (2018)

Yirminci yüzyılda Rus kültürü bir mücevher gibi ışıldar, fakat aynı zamanda inanılmaz karmaşıklıklar da barındırır.

Bu karmaşıklığın en önemli nedenlerinden biri de, Sovyetleri yönetenler ile Rus sanatçılar arasındaki ilişkilerin niteliğiydi.

Solomon Volkov da elimizdeki bu önemli kitabında, bu görkemli dönemin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

Kitapta, Sovyetlerle yaşanan dönüşümlerin ve bu süreçte deneyimlenen iktidar ilişkilerinin Tolstoy, Gorki, Chagall, Kandinski, Soljenitsin ve Tarkovski, gibi isimlerin yaratımlarını nasıl etkilediği, hatta bu yaratımlara nasıl yön verdiği anlatılıyor.

Özellikle içeriden öyküler anlatmasıyla dikkat çeken kitap, yirminci yüzyıl boyunca Rus kültür hayatına yön veren dinamikleri ve aktörleri daha iyi tanımak için çok önemli bir fırsat.

  • Künye: Solomon Volkov – 20. Yüzyıl Rus Kültür Tarihi: Tolstoy’dan Soljenitsin’e Büyülü Koro, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, tarih, 415 sayfa, 2018