Alfred North Whitehead – Sembolizm (2023)

Alfred North Whitehead’in bu kitabı, Hume ve Kant’ın epistemolojik meydan okumasına yanıtı olarak okunabilir.

Düşünür burada, cebir ve dil gibi sembolizm türlerini ve tüm sembolik modların en doğal ve yaygın olanı olarak duyu sunumunu tartışmaya açıyor.

Doğrudan bilginin bir sonucu olarak işlev görme biçimimizde sembolizmin kilit bir faktör olduğunu belirten Whitehead’in burada irdelediği diğer konular da sembolizm ve algı ve yanlışlık ve sembolizm.

Kitaptan bir alıntı:

“Sembolizm ile doğrudan bilgi arasında mühim bir fark vardır. Doğrudan deneyim yanılmazdır. Deneyimlediğiniz şeyi deneyimlersiniz. Ancak sembolizm, sembolizmin bizi varsaymaya yönlendirdiği dünyada bir örneği olmayan, yalnızca kavramlardan ibaret olan şeylere ilişkin eylemlere, hislere, duygulara ve inançlara neden olabileceği anlamında bir hayli yanıltıcıdır.

Bu çalışmanın esas iddiası, insan sembolizminin köklerinin, dışsal dünyanın dolaysız algılamanın iki ayrı türü arasındaki sembolik etkileşimi olduğudur. Bu sayede, dış dünyayla ilgili bilgimizin birbirleriyle yakından bağlantılı fakat farklı olan iki kaynağı vardır. Bu türler birbirlerini tekrar etmezler ve gerçek bir bilgi çeşitliliği söz konusudur. Birinin belirsiz olduğu yerde diğeri kesin ve birinin önemli olduğu yerde diğeri sıradandır.”

  • Künye: Alfred North Whitehead – Sembolizm: Anlamı ve Etkisi, çeviren: Seray Soysal, Say Yayınları, felsefe, 88 sayfa, 2023

Alfred North Whitehead – Doğa ve Yaşam (2023)

Alfred North Whitehead’in 1933’te Chicago’da verdiği iki konferanstan oluşan bu eser, doğadaki değişimler ve süreklilikler arasındaki ilişkiselliği ve bütünsel bir yaşam mefhumunun temellerini konu alıyor.

Birinci konferansta Whitehead, doğayı, ortodoks öğretiler dediği klasik mekân anlayışları dışındaki bir düşünce sahnesinde yeniden düşünmenin olanaklarını araştırıyor.

Klasik mekân anlayışlarının ve genel olarak atomcu öğretinin boş mekân ile onu dolduran madde zerreleri arasında kurduğu bağlantının zayıflığını sergiledikten sonra, faaliyet ve süreç eksenlerine oturan bir doğa mefhumu geliştiriyor.

Bu yeniden düşünme, doğayı bir süreç olarak kavrama girişiminde duyu-algısını temel hareket noktası olarak alıyor ve modern ontolojinin bazı ana dayanaklarına itiraz ediyor.

Bu eleştiri ve argümanlarla bağlantılı olarak ikinci konferansta ilişkisel bir yaşam mefhumu geliştiren Whitehead’e göre doğa ve yaşam, modern felsefenin başlangıcından beri bir bölünme içine sokulmuştur.

Özne, kendini, bedeninden ve maddi doğadan bağımsız bir varlıkmışçasına kurmuştur.

Bedeni yok sayan felsefi geleneğin ruhsuzlaştırdığı dünya, süreç ve faaliyet olarak kavranmalıdır.

İşte yaşam, ancak o zaman, içerisinde dinamik bir evren ilkesi şeklinde işleyen karşılıklı bağlantılar ve bir dayanışma bloğu olarak anlaşılabilir.

  • Künye: Alfred North Whitehead – Doğa ve Yaşam, çeviren: Sercan Çalcı, Say Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2023

Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya (2022)

Whitehead’in belki de en çok okunan felsefi eseri olan ‘Bilim ve Modern Dünya’, ana hatları itibarıyla, 1925 yılında Harvard Üniversitesi’nde verilen sekiz derslik Lowell Dersleri dizisine dayanır.

Whitehead’in kendisi bu kitabın “geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca Batı kültürünün, bilimin gelişiminden etkilenen birtakım yönlerine ilişkin bir çalışmayı somutlaştırdığı”nı yazar.

“Kitabın püf noktası” der, “hâkim bir felsefenin karşı koyulamaz öneminin duyumsanmasıdır.”

John Dewey, ‘Bilim ve Modern Dünya’yı “bilim, felsefe ve yaşamın henüz yeni beliren meseleleri arasındaki mevcut ilişkiler konusunda, genel okur açısından en önemli yeniden değerlendirme” olarak adlandırır.

Herbert Read şöyle yazar: “Bu, Descartes’ın ‘Yöntem Üzerine Konuşma’sından bu yana, bilim ile felsefenin ortak sahasında yayımlanmış en önemli kitaptır. Bütün yaşam ve varlık kavramımızda bir devrimin içeriğini somutlaştırmakta, sadece bilim ve felsefenin değil, dinin ve sanatın kategorilerini de yeniden yorumlamaya çalışmaktadır.”

Ve Julian Huxley, “Bir döneme damga vuran kitaplardan biri” der.

  • Künye: Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya, çeviren: Sercan Çalcı, Say Yayınları, felsefe, 272 sayfa, 2022

Jozef Maria Bochenski – Çağdaş Avrupa Felsefesi (2019)

Bu enfes kitap, Avrupa düşüncesinin 20. yüzyılın başından bugüne gelişimine daha yakından bakmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Jozef Maria Bochenski, bu süreçte ortaya çıkmış felsefi akımlar ile Husserl, Russell, Heidegger, Sartre, Wittgenstein ve Whitehead gibi filozofların felsefi sistemlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yazar, yeni-Kantçılık, Bergsonculuk ve pragmatizm gibi Avrupa düşüncesinde önemli yeri olan akımları açıkladığı gibi, okurunu çağdaş felsefenin kökenleri ve büyük felsefi akımların tarihsel dinamikleri hakkında da aydınlatıyor.

Çalışma, bilhassa Avrupa düşüncesini kuşbakışı görmek ve felsefe akımları hakkında berrak fikirler edinmek için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Jozef Maria Bochenski – Çağdaş Avrupa Felsefesi, çeviren: Serdar Rifat Kırkoğlu, Fol Kitap, felsefe, 304 sayfa, 2019

Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya (2018)

Bilim alanında 17. yüzyılda hız kazanan gelişmeler, modern Batı kültürü ve düşünüşünü nasıl etkiledi?

Alfred North Whitehead’in 1925’te Harvard’ta verdiği derslere dayanan elimizdeki klasikleşmiş yapıtı, bu soruya tatmin edici yanıtlar verdiği gibi, bizi Batı düşünce dünyasının son yüzyıllarında aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Her şeyden önce çok iyi bir bilim felsefesi olan çalışma, bilim, felsefe ve yaşam arasındaki ilişkiler konusunda dikkat çekici saptamalar barındırıyor.

Whitebread, söz konusu dönemde, bilimin, yaşam ve varlık kavrayışımızda nasıl devrimci nitelikte değişim yarattığını ve bunun aynı zamanda din ve sanat algımızı nasıl biçimlendirdiğini kapsamlı şekilde tartışıyor.

Modern dünyanın yakın geçmişteki bilimsel zihniyeti hakkında ufuk açıcı bir tartışma arayanlara çalışmayı öneriyoruz.

Kitaptan iki alıntı:

❝Felsefe, işçiler taşı yerinden oynatmadan önce katedraller inşa eder, elementler bu katedrallerin kemerlerini aşındırmadan önce onları yok eder. Tinin inşa ettiklerinin mimarı ve muhribidir; çünkü tinsel olan maddi olandan önce gelir.❞

❝Düşünce çağlar boyunca uykuda bekler ve sonra insanlık, adeta birdenbire, kendini kurumlar içerisinde cisimleştirdiğini fark eder.❞

  • Künye: Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya, çeviren: Sercan Çalcı, Öteki Yayınevi, bilim, 276 sayfa, 2018