Simon Singh – Büyük Patlama (2025)

Simon Singh’in bu kitabı, evrenin kökenine dair Büyük Patlama kuramının nasıl ortaya çıktığını, nasıl tartışıldığını ve neden modern bilimin temel taşlarından biri haline gelmesini anlatıyor. Kitap, kozmolojinin yalnızca teknik bir bilim alanı olmadığını, insanın evrendeki yerini anlama çabasının tarihsel ve düşünsel bir ürünü olduğunu gösteriyor.

Anlatı, antik çağın kozmolojik tasarımlarından başlayarak Newtoncu evren fikrine, oradan da 20. yüzyılın başında fiziği kökten dönüştüren görelilik kuramına uzanıyor. Einstein’ın çalışmaları, evrenin durağan olmak zorunda olmadığını ortaya koyarken, bilim insanlarını genişleyen ya da çöken bir kozmos fikriyle yüzleştiriyor. Bu noktada teori ile gözlem arasındaki gerilim belirleyici bir rol oynuyor.

‘Büyük Patlama: Tüm Zamanların En Önemli Bilimsel Keşfi ve Neden Onun Hakkında Bilgi Sahibi Olmanız Gerektiği Üzerine’ (‘Big Bang: The Most Important Scientific Discovery of All Time and Why You Need to Know About It’), Edwin Hubble’ın galaksilerin birbirinden uzaklaştığını gösteren gözlemlerini, Georges Lemaître’in radikal önerilerini ve Büyük Patlama kavramının ilk yıllarda neden dirençle karşılandığını ayrıntılı biçimde ele alıyor. Soğuk Savaş döneminde bilimsel tartışmaların ideolojik cepheleşmelerle nasıl iç içe geçtiğini, sabit hâl kuramı ile Büyük Patlama arasındaki rekabet üzerinden görünür kılıyor.

Son bölümlerde kozmik mikrodalga arka plan ışımasının keşfi, teorinin deneysel olarak nasıl güç kazandığını ortaya koyuyor. Kitap, Büyük Patlama’nın kesin bir dogma olmadığını, sürekli sınanan ve geliştirilen bir çerçeve sunduğunu vurguluyor. Bilimin ilerleyişini, yanılgılar, tesadüfler ve inatçı sorular eşliğinde anlatırken, kozmolojinin neden çağımızın en büyük düşünsel serüvenlerinden biri olduğunu ikna edici biçimde gösteriyor.

  • Künye: Simon Singh – Büyük Patlama: Tüm Zamanların En Önemli Bilimsel Keşfi ve Neden Onun Hakkında Bilgi Sahibi Olmanız Gerektiği Üzerine, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 488 sayfa, 2025

Peter Coles – Kozmostan Kaosa (2025)

Peter Coles’un ‘Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi’, evrenin karmaşık yapısı ve bu karmaşıklık içindeki öngörülemezliği bilimsel bir bakış açısıyla inceliyor. Yazar, kozmolojiden günlük hayata kadar pek çok alanda karşımıza çıkan belirsizliği ve olasılığı matematiksel modeller ve gerçek dünya örnekleriyle açıklıyor.

Kitap, kozmolojideki son gelişmelerden yola çıkarak, evrenin başlangıcı, yapısı ve geleceği gibi büyük sorulara yanıt ararken aynı zamanda günlük hayatta karşılaştığımız belirsizlikleri de ele alıyor. Coles, olasılık teorisinin temel kavramlarını anlaşılır bir dilde açıklayarak, okurların bu konuya daha derinlemesine inmesine olanak tanıyor.

Kitapta ele alınan başlıca konular:

Kozmolojideki belirsizlikler: Evrenin genişlemesi, karanlık madde ve karanlık enerji gibi konularda hüküm süren belirsizlikler ve bu belirsizliklerin nedenleri.

Olasılık teorisi: Olasılık kavramının temelleri, olasılık dağılımları, istatistiksel yöntemler ve bunların bilimsel araştırmalardaki önemi.

Karmaşık sistemler: Hava durumu, finansal piyasalar gibi karmaşık sistemlerde öngörülemezliğin nedenleri ve bu sistemlerin modellenmesi.

Bilimsel modellerin sınırları: Bilimsel modellerin gerçekliği ne kadar iyi yansıtabildiği ve bu modellerin öngörülemezlik karşısındaki sınırları.

Günlük hayattaki belirsizlikler: Oyunlardan kumar oynamaya, karar verme süreçlerinden sosyal olaylara kadar günlük hayatımızdaki belirsizlikler ve bu belirsizliklerle başa çıkma yöntemleri.

Sonuç olarak, ‘Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi’ adlı kitap, evrenin ve yaşamın karmaşık yapısı hakkında meraklı olan herkes için önemli bir kaynak. Kitap, okurlara hem bilimsel bir bakış açısı sunuyor hem de günlük hayatla ilgili önemli sorular soruyor.

  • Künye: Peter Coles – Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2025

Terry Breverton – İcatlar Ansiklopedisi (2024)

  • Wright Kardeşler’den önce kim uçtu?
  • Plastik cerrahi nasıl icat edildi?
  • Leonardo da Vinci ilk robotu tasarladı mı?
  • İlk e-posta ne zaman gönderildi?
  • Bira ilk nerede üretildi?
  • Sıfırı kim icat etti?

Balık kancasından fiber optiğe, piramitlerden posta pullarına ve baruttan GPS’e kadar, bu eklektik derleme, bugün hayatımızı şekillendiren deha anları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkesi bilgilendirecek, ilham verecek ve büyüleyecek.

Yaratıcılık ve inovasyonun en büyük başarıları için olağanüstü bir rehber olan bu kitap, bilim ve teknolojideki atılımlar yoluyla bilgiye ve ilerlemeye katkıda bulunan olağanüstü keşifler ve buluşları anlatıyor.

En eski ve en temel keşiflerden günümüzün en ileri buluşlarına kadar insanoğlunun göstermiş olduğu çabalar ve yaratıcılık modern dünyayı şekillendirdi ve insan ırkının en yüksek potansiyeline ulaşması için evrimini sürdürmesine olanak tanıyor.

Dünyanın dört bir yanında, zamanlarının hâkim fikirlerine ve ileri teknolojisine karşı savaşan parlak kadın ve erkeklerin azminin izini süren Breverton’un ‘İcatlar Ansiklopedisi’, hayatlarımızı değiştiren ve gezegenimizin geleceğini şekillendiren tarih ve gelişmelerle ilgilenen herkese ilham verecek.

  • Künye: Terry Breverton – İcatlar Ansiklopedisi: Teknolojik Sıçramaların, Çığır Açan Keşiflerin ve Bilimsel Buluşların Özeti, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 568 sayfa, 2024

Ian Stewart – Zarlar Tanrı’yı Oynar mı? (2023)

Yanlış bir inanç vardır: Bir zar attığımızda eğer atış yönü, rüzgâr hızı vs gibi zarı etkileyen bütün fiziksel olguları bilirsek sonucu tahmin edebiliriz.

Bu inanç ne klasik fizikte ne de kuantum fiziğinde temellendirilebilir.

Ama yine de pek çok kişi tarafından gözü kapalı savunulur, çünkü bazı şeyleri kesin olarak bilebileceğimize inanmak isteriz.

Seçimi kimin kazanacağını, borsanın çöküp düşmeyeceğini veya bir şüphelinin kesinlikle suç işleyip işlemediğini öğrenebilmek isteriz.

Oysa bir tesadüfi olayın sonucunu tahmin etmemiz istendiğinde, neredeyse her zaman yanılıyoruz.

Zira belirsizlik hayatın ta kendisidir.

Ian Stewart tarih boyunca olasılık matematiğinin gelişiminin özetini vererek gerek bilebileceğimiz gerekse asla bilemeyeceğimiz şeylere dair şaşırtıcı ve tatmin edici bir anlatı sunuyor.

Kaos teorisine ve kuantum evreninin belirsizliklerine büyüleyici bir bakış…

Schrödinger’in ünlü kedisinin gerçekten ölü mü yoksa canlı mı olduğu ya da Heisenberg’in belirsizlik ilkesinin gerçekten ne kadar belirsiz olduğuyla ilgilenen okurlar, bu kitabı okumalı.

Stewart matematik, kumar ve bilim tarihine yaptığı ilginç gezilerle, kuantum dolaşıklığı ile iletişim arasındaki bağlantıyı araştırıyor.

  • Künye: Ian Stewart – Zarlar Tanrı’yı Oynar mı?: Belirsizliğin Matematiği, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2023

Lars Q. English – Her Şeyin Teorisi Yoktur (2022)

“Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür” ve “parçalar sistemleri oluşturmak için etkileşime girdiğinde yeni şeyler meydana gelir” gözlemi genellikle belirme adıyla anılır.

Bu kitabın amacı, modern fiziğin çeşitli dallarındaki fikirlerin ve keşiflerin, belirme hakkındaki düşüncelerimizi nasıl geliştirdiğini ve keskinleştirdiğini göstermek.

Belirme kavramı, indirgeyici olmayan davranışın daha yüksek organizasyon ve karmaşıklık düzeylerinde ortaya çıktığını ifade eder.

Kitapta, kuantum mekaniği, yoğun madde fiziği ile doğrusal olmayan ve istatistiksel fizik alanındaki sohbet turu boyunca, belirmeyle karşımıza çıkan çeşitli nüanslar vurgulanıyor.

Kitap, Belirme kavramının bilimsel anlatımına harika bir giriş.

  • Künye: Lars Q. English – Her Şeyin Teorisi Yoktur: Belirleme Üzerine Fiziksel Bakış Açısı, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 244 sayfa, 2022

John Gribbin – Olası Görünmeyen Sekiz Olasılık (2021)

Ay’ın dengeleyici etkisi olmadan bizim gibi yaşam formları asla evrimleşemezdi.

John Gribbin, son bilimsel keşiflerden yola çıkarak Ay’ın gizemlerini aydınlattığı ufuk açıcı bir kitapla karşımızda.

Okuru, bilimin çılgınca olasılık dışı gerçeklerine yönelik akıllara durgunluk veren bir geziye çıkaran Gribbin, Sherlock Holmes’un ünlü özdeyişini tekrarlayarak bize şöyle diyor:

“Bir kez imkânsızı eledikten sonra, geriye kalan her şey, ne kadar imkânsız olursa olsun, mevcut bilimsel bilginin ışığında kesinlikle mümkündür.”

Evren’in bir başlangıcı olduğunu ve ne zaman olduğunu ve ayrıca Evren’in genişlemesinin hızlandığını biliyoruz.

Uzayda, Dünya’dan milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki kara deliklerin çarpışmasıyla oluşan, bir protonun on binde biri genişliğindeki dalgalanmaları tespit edebiliriz.

Ve en önemlisi, bugün Dünya’daki tüm karmaşık yaşam tek bir hücreden geliyor; ancak Ay’ın dengeleyici etkisi olmadan bizim gibi yaşam formları asla evrimleşemezdi.

İşte bu çalışma, hem duru üslubu hem de alandaki bilimsel teorileri ilgi çekici hikâyelerle harmanlamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: John Gribbin – Olası Görünmeyen Sekiz Olasılık: Ayın Gizemleri ve Diğer Olası Olmayan Bilimsel Doğrular, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 116 sayfa, 2021

Abraham Pais – Albert Einstein’ın Bilimi ve Hayatı (2021)

Sürükleyici bir roman gibi okunacak, Albert Einstein’ın tüm zamanların en eksiksiz bilimsel biyografisi.

Abraham Pais, Einstein’ın bütün yazdıklarını ayrıntılı bir biçimde ele alıyor ve bunu geniş bir kaynakçayla tamamlıyor.

Pais, Einstein’ı hayatının son yıllarında hem profesyonel hem de kişisel olarak tanıyan seçkin bir fizikçi ve tarihçiydi.

Einstein’ı tanıdığı yıllara dair kişisel hatıraları ile bilimsel düşüncesinin gelişimini iç içe geçirmesi eserini benzersiz kılmış.

Aynı zamanda Einstein’ın görelilik teorilerinin formülasyonunu, Brown hareketi üzerine yaptığı çalışmaları ve kuantum teorisine olan tepkisini ayrıntılı bir biçimde irdeleyen kitap, Einstein’ın fikirlerinin fizik üzerinde yarattığı derin etkiyi ortaya koyuyor.

Çalışma, Einstein’ın felsefeye olan düşkünlüğü, Yahudilerin kaderine dair endişesi ve Newton’dan Freud’a kadar büyük şahsiyetler hakkındaki görüşleri gibi pek çok konuda boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Abraham Pais – Albert Einstein’ın Bilimi ve Hayatı: “Kurnazdır Tanrı…”, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, biyografi, 576 sayfa, 2021

Steven M. Rosen – Kendiliğinden Evrilen Kozmos (2020)

‘Kendiliğinden Evrilen Kozmos’, evrenin evrimi ile felsefeyi buluşturan, disiplinlerarası çalışmalara çok iyi bir örnek.

Kuantum fiziği ve kozmolojinin felsefe olmadan yapılamayacağını gösteren Steven Rosen, fenomenolojik felsefenin fikirleri ve çıkarımlarını kapsamlı şekilde irdeliyor ve bunları pozitivist felsefeyle karşılaştırıyor.

Yazar, fenomenolojik fizikte, bilim yapmak ile felsefe yapmanın ortak bir çaba olduğunu vurguluyor, bunun yanı sıra bilim ve felsefenin kaynaşmasının, süregiden sorunlara yeni çözümler sunan yeni bir fiziğe yol açtığını belirtiyor.

Kitap, işte bu eni fiziğin nasıl olması gerektiğini çok yönlü tartışmasıyla büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Steven M. Rosen – Kendiliğinden Evrilen Kozmos: Doğanın Çeşitlilikte-Birliğine Fenomenolojik Bir Yaklaşım, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2020