William Faulkner – Emily’ye Bir Gül (2019)

Yazıya yüreğini ve ruhunu koymuş William Faulkner’ın yazdığı her şey sıra dışıdır, öncüdür.

Bu kitapta ise, bizde daha çok romanlarıyla bildiğimiz, fakat öyküleri de başlı başına birer şaheser olan Faulkner’ın seçilmiş on yedi öyküsüne yer veriyor.

Burada, Faulkner’ın ‘Emily’ye Bir Gül’, ‘Ambar Kundakçısı’ ve ‘O Akşam Güneşi’ gibi ünlü öyküleri kadar, pek bilinmeyen öyküleri de yer alıyor.

Öyküler, aralarında edebiyatımızın usta isimlerinin de bulunduğu farklı çevirmenler tarafından Türkçeye kazandırılmış.

Faulkner yıllar önce kendini başarısız bir şair olarak tanımlamış ve şöyle demişti:

“Belki de her romancı önce şiir yazmak ister, yazamadığını anlayınca da şiirden sonra en zor tür olan öyküyü dener. Ancak onda da başarısız olduktan sonra roman yazmaya başlar.”

Kitapta yer alan diğer öyküler ise şöyle:

Bir Ayı Avı

İki Asker

Kuru Eylül

Elly

Avludaki Katır

Kırmızı Yapraklar

Bir Adalet

Dikkat!

Şeref

Dr. Martino

Tilki Avı

Bir Kraliçe Vardı

Dağdaki Zafer

Carcassonne

  • Künye: William Faulkner – Emily’ye Bir Gül, hazırlayan: Güven Turan, çeviren: Aysun Arslan, Necla Aytür, Ünal Aytür, Ayberk Erkay, Gül Ülker Gül, Bilge Karasu, Ülkü Tamer, Güven Turan ve Burcu Uğuz, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 288 sayfa, 2019

Gustave Flaubert–Bibliyomani (2017)

Gustave Flaubert’in başyapıtı ‘Madame Bovary’den çok önce, henüz 14 yaşında iken yazdığı ilk öyküsü.

Gerçek bir olaydan yola çıkarak bu güzel öyküyü yazmış Flaubert, henüz çok erken yaşlarında olmasına rağmen geleceğin büyük bir kalemiyle karşı karşıya olduğumuzu müjdeliyor.

Öykü, Barcelona’nın dar bir sokağında kitap satan Giacomo’nun hikâyesini anlatıyor.

Giacomo, kitapları tutku derecesinde sevmektedir.

Fakat şimdi Giacomo’nun bu tutkusu öyle aşırı bir hal almıştır ki, artık kendisi kitapların niteliklerine bile bakmadan onları biriktirip durmaktadır.

Flaubert’in “Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar.” şeklinde tanımladığı, insanlarla arası hiç iyi olmayan, asık suratlı ve çirkin, kitap biriktirme saplantısıyla boğuşan Giacomo’nun dünyasına hoş geldiniz.

  • Künye: Gustave Flaubert – Bibliyomani, çeviren: Ayberk Erkay, Sel Yayıncılık, öykü, 72 sayfa, 2017