Aletha J. Solter – Çocuğunuza Kulak Verin (2012)

  • ÇOCUĞUNUZA KULAK VERİN, Aletha J. Solter, çeviren: Ayşegül Cebenoyan, Doğan Kitap, eğitim, 240 sayfa

 

Aletha J. Solter ‘Çocuğunuza Kulak Verin’de, “erken çocukluk dönemi” olarak adlandırılan 2-8 yaş arası çocukların eğitimi için öneriler sunuyor. Çocukların yaşadıkları sorunları, görünürdeki davranış ve dışsal olaylardan çok, onların iç gerçekliği ve duygularına odaklanarak çözmeyi amaç edinen Solter, çocukların gelişimi ve duygusal ihtiyaçları konusunda okurunu bilgilendiriyor. Kitap, çocukların gözyaşlarının, öfke nöbetlerinin, beslenme sorunlarının, korkularının ve çatışmalarının nasıl sona erdirilebileceğini anlatırken, anne-babalara, çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmeleri konusunda pratik öneriler de barındırıyor.

Suzie Hayman – Tek Başına Ana Babalık (2012)

  • TEK BAŞINA ANA BABALIK, Suzie Hayman, çeviren: Şiirsel Taş, Optimist Kitap, kişisel gelişim, 276 sayfa

 

Kendisi de tek ebeveynli bir ailede büyüyen Suzie Hayman ‘Tek Başına Ana Babalık’ta, ebeveynliğin türlü sorunlarıyla yalnız uğraşan anne ve babalara önerilerde bulunuyor. Tek ebeveynli bir ailede de, diğer herhangi bir aile kadar güvenli ve sevgi dolu bir ortamın sağlanabileceğini söyleyen yazar, bu ortamın oluşabilmesi için hem ebeveyn hem de çocuğa sağlanabilecek destek sistemlerini açıklıyor. Yalnız ebeveyn olmanın getirdiği pişmanlıklar ve kaygıların aşılması, çocuğun diğer ebeveynle nasıl irtibat kuracağı ve bu durumda çocuğun duygusal sağlığının nasıl korunabileceği, Heyman’ın örnekleriyle anlattığı konulardan.

Amy Chua – Kaplan Anne’nin Zafer Marşı (2012)

  • KAPLAN ANNE’NİN ZAFER MARŞI, Amy Chua, çeviren: Yeşim Dervişoğlu, Sistem Yayıncılık, çocuk eğitimi, 254 sayfa

 

Hukuk profesörü Amy Chua’nın anılarından oluşan ‘Kaplan Anne’nin Zafer Marşı’, çocukları yetiştirmede başvurulan geleneksel eğitim anlayışına methiye niteliğinde. Çocukların büyütülmesinde katı ve tavizsiz değerlerin savunulmasından yana olan Chua, kocasıyla beraber yetiştirdikleri iki kız çocuğunun hem okulda hem de müzikal kariyerlerlerinde inanılmaz derecede başarılı olduklarını savunuyor. Kitabı boyunca Batılı ve Çinli ebeveynlik modelleri arasındaki farkları da tartışmaya açan Chua, oldukça iddialı bir üslupla, kendi geleneksel ve zorlu yöntemini, modern ebeveynlerin aşırı titizliğine alternatif olarak sunuyor.

Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz – Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk (2012)

  • KÖPEK GİBİ BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUK, Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz, çeviren: Elif Söğüt, Okuyan Us Yayınları, psikoloji, 300 sayfa

 

‘Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’, yaşanmış olaylardan yola çıkarak problemli çocuklara dair bir dizi hikâye anlatıyor ve bunlardan çıkarılabilecek dersleri araştırıyor. Burada hikâyeleri anlatılan çocukların ortak özelliği, çoğunun kaos, yoksunluk ve şiddetle dolu bir hayat sürmesi. Okur, kitapta anlatılan öykülerle, çocukların insan olmayı ne şekilde öğrendiklerini, ebeveynleri tarafından belirli kalıplara uymaya nasıl zorlandıklarını, empatinin onlarda nasıl oluştuğunu, hangi şartların çocukları zalimlik ve kayıtsızlığa sürüklediğini ve travmanın çocuklar dünyasında bıraktığı etkileri açık bir şekilde görebiliyor.

Kim John Payne ve Lisa M. Ross – Daha Sade Bir Hayat (2012)

 

  • DAHA SADE BİR HAYAT, Kim John Payne ve Lisa M. Ross, çeviren: Arzu Birkan, Doğan Kitap, çocuk, 285 sayfa

‘Daha Sade Bir Hayat’, ebeveyn-çocuk ilişkisinde sadeleşmenin nasıl dingin anlar yarattığını ve nitelikli ilişkilerin tam da bu noktada kurulabildiğini ortaya koyuyor. Stres, koşuşturmaca, teknoloji bombardımanı ve alışveriş çılgınlığı, günümüz ilişkilerini çıkmaza sokan başlıca tehditler. Çocuklar, bu durumdan en çok etkilenenlerin başında geliyor. Çünkü şimdi, çocuklarla ilişki neredeyse kaybedilmiştir. İşte “Hiperaktivite, dikkat bozukluğu, travma sonrası stres belirtilerinden iyileşmenin yolu ilaçlardan değil sadeleşmeden geçiyor” diyen yazarlar da burada, doğal ilişkinin mucizevi etkisini gözler önüne seriyor.

David Elkind – Oyunun Gücü (2011)

  • OYUNUN GÜCÜ, David Elkind, yayına hazırlayan: Bekir Onur, çeviren: Demet Erol Öngen, İmge Kitabevi, eğitim, 310 sayfa

Çocuk gelişimi uzmanı David Elkind ‘Oyunun Gücü’nde, oyunun, çocukların evdeki, okuldaki ve topluluk içindeki yaşamlarında nasıl daha etkin hale getirilebileceğini irdeliyor. Bilişsel/güdüsel bir oyun gelişimi kuramını geliştiren yazar, yaratılan yüksek teknolojili ticarileştirilmiş dünyanın çocuğun gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini eleştiriyor. “Çocukların kendiliğinden ve kendi girişimleriyle başlattıkları oyunlara girişememelerinin psikolojik sonuçları, önemli olduğu kadar kaygı verici bir sorundur,” diyen Elkind, oyuncakların edilgin tüketim alışkanlıklarının ötesine geeçemediğini belirtiyor. Çocukların oyunlara girişmesini engelleyen toplumsal gelişmeleri değerlendirmekle başlayan kitap, oyunların, çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini beslemeleri konusundaki hayati rolünü ortaya koyuyor.