Yektanurşin Duyan – Türk Sinemasında Kadın Yıldız Olmak (2021)

Türk sinemasında kadın yıldızlar olgusunu hem sinemanın kendine has dinamikleri hem de toplumdaki ideal kadın algısı üzerinden irdeleyen usta işi bir eleştirel inceleme.

Yektanurşin Duyan, Türk sinemasında yıldızlar ve kadın yıldızları, “star sistemini” üreten film endüstrisini merkeze alarak inceliyor.

Bunu yaparken yıldızlığı doğuran toplumsal yapının nasıl işlediğini ortaya koyan Duyan, kadın yıldızlar ile dönemin kadın algısı, başka bir deyişle toplumda ideal olarak kabul gören kadınlık kodları arasında ne gibi bağlantılar olduğunu ele alıyor.

Sinema ile ilgilenenlerin yanı sıra Türkiye’de kadın sorunları ve kadın araştırmaları alanında çalışanların da aydınlanacağı bir çalışma olarak öneriyoruz.

  • Künye: Yektanurşin Duyan – Türk Sinemasında Kadın Yıldız Olmak, Dipnot Yayınları, inceleme, 320 sayfa, 2021

Özgür Erbaş – Şehir Hastaneleri (2021)

Kamu-özel ortaklığı finansmanı modeli, sermayenin sağlığımızı bile nasıl paraya tahvil edebildiğinin en korkunç örneğidir.

Özgür Erbaş, şehir hastaneleri hakkında saklanan acı gerçeği aydınlatıyor.

Bir avuç azgın müteahhittin iktidarın desteğini de arkasına alarak müştereklerimizi nasıl iç ettiğini gözler önüne seren bu çalışma, sermayenin en akıl almaz “hinliklerden” biri olan şehir hastanelerinin nasıl tesis edildiğine ve bu tür akçeli işlerin “bizde nasıl döndüğüne” açıklık getiriyor.

Erbaş, şehir hastaneleri sürecini takip ederken devlet ve sermaye aktörlerinin 1980’lerden günümüze kamu yararını ortadan kaldıran bu şebekeyi nasıl ilmek ilmek ördüklerinin ibretlik bir envanterini önümüze koyuyor.

  • Künye: Özgür Erbaş – Şehir Hastaneleri: Altı Kaval Üstü Şişhane, Dipnot Yayınları, inceleme, 204 sayfa, 2021

John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx (2021)

Karl Marx’ın karmaşık düşüncesi üzerine derli toplu bir kılavuz arayanlara bu özlü kitabı öneriyoruz.

John Seed, temel Marksist kavramları ve temaları açıklıyor ve bunların felsefi ve siyasal düşünceyi daha iyi kavramada bize nasıl yol gösterebileceğini anlatıyor.

Kitapta, siyaset, felsefe ve devrim, Engels ve ekonomi politik, Alman ideolojisi, Komünist Manifesto, devrim ve karşı-devrim, siyaset ve sınıflar, sanayi devrimi, kapitalizm, ekonomik kriz, emek siyaseti, uluslararası işçi derneği, sendikalar, fabrika siyaseti, reform ve devrim, entelektüeller ve siyaset, parlamenter politika ve devrim, Marx’ın fikirlerinin Rus devrimi üzerindeki etkileri gibi pek çok konu ele alınıyor.

Çalışma, Marx’ın düşünsel mirasını kafa karışıklığına düşmeyecek şekilde anlama ihtiyacı duyan öğrencilere ve okurlara yönelik olarak hazırlanmış.

  • Künye: John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx, çeviren: Sami Oğuz, Dipnot Yayınları, siyaset, 238 sayfa, 2021

Juliet Mitchell – Kadınlık Durumu (2021)

Ünlü feminist psikanalizci Juliet Mitchell’in en önemli eserlerinden birisi olan ‘Kadınlık Durumu’, Türkçede ilk kez 1985 yılında yayımlandığından bu yana, Türkiye feminist hareketi ve Türkçedeki feminist literatür açısından “ilk kaynaklardan” biri olma özelliğine sahip.

Uzun zamandır hiçbir yerde bulunmayan kitap, şimdi yepyeni bakısıyla raflardaki yerini aldı.

Mitchell, kitabının ilk bölümünde kadın kurtuluş hareketlerinin usta işi bir dökümünü yapıyor, ikinci bölümünde ise, kadının ezilişinin altındaki tarihi, siyasi, ekonomik ve toplumsal dinamikleri aydınlatıyor.

1960’yı yıllardan başlayarak Avrupa’da farklı ülkelerde kadın kurtuluş hareketlerinin ortaya çıkışı, bu hareketlerin kendilerinden önceki öğrenci ve ırkçılık karşıtı hareketlerinden nasıl beslendiği, kendine has örgütlenme yöntemleri, temel kavramları ve gündemlerinin neler olduğu, burada ele alınan kimi konular.

Mitchell ikinci bölümde ise, kadınların bugün ezilmesine neden olan belli başlı etkenleri sınıflandırıp açıklıyor.

Yazar erkek egemenliğini üretim, yeniden-üretim, cinsellik ve toplumsallaştırma gibi dört farklı zeminde analize tabi tutuyor ve okura yeni bir feminizm tanımı sunarken aile kavramını eksene alarak eylem halindeki patriyarkanın ayrıntılı bir resmini çiziyor.

‘Kadınlık Durumu’, günümüz feminist hareketinin gündemini oluşturan temel kavramları kapsamlı bir şekilde ele almasının yanı sıra, okuru feminist örgütlenmenin temel ilkeleri üzerine düşünmeye davet etmesiyle, bugün klasikleşmiş diyebileceğimiz bir yapıttır.

  • Künye: Juliet Mitchell – Kadınlık Durumu, çeviren: Feraye Tınç, Gülnur Acar Savran, Gülseli İnal, Şirin Tekeli, Şule Torun ve Yaprak Zihnioğlu, Dipnot Yayınları, feminizm, 250 sayfa, 2021

Rosa Luxemburg – Toplumsal Reform ya da Devrim & Kitle Grevi, Parti ve Sendikalar & Teori ve Pratik (2021)

Büyük devrimci Rosa Luxemburg’un kaleminden çıkan son sözcükler şunlardı: “Vardım, varım, var olacağım!”

Luxemburg’un üç siyasi yazısını bir araya getiren bu kitap ise, böylesine tarihsel bir figürün katkılarını soğurmak ve yeniden düşünmek için harika bir fırsat.

Kitabın ilk yazısı olan “Toplumsal Reform ya da Devrim”, İkinci Enternasyonal içindeki reformcu eğilimlere karşı bir manifesto niteliğinde.

Bu metin, “Teori ve Pratik” ile birlikte, kapitalizme ilişkin temel Marksist tezlerin geçerliliğini yitirdiğinden hareketle reformcu bir siyaset öneren anlayışa ve kapitalizmin görünürdeki istikrarının yarattığı illüzyona verilen en yaratıcı yanıttır.

“Kitle Grevi, Siyasal Parti ve Sendikalar” ise, Luxemburg’un devrimci mücadelede kendiliğindenlik, örgütlenme ve siyasal-toplumsal gelişmişlik sorunlarını derinlemesine çözümlediği bir çalışmadır.

Luxemburg’un üç önemli metninin daha, hem de yakın zamanda yine aynı yayınevi tarafından ‘Devrimin Güncelliği & Lenin’le Tartışmalar & Örgütlenme ve Demokrasi’ başlığıyla yayımlanacağını da belirtelim.

  • Künye: Rosa Luxemburg – Toplumsal Reform ya da Devrim & Kitle Grevi, Parti ve Sendikalar & Teori ve Pratik, çeviren: Tunç Tayanç, Dipnot Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2021

Kolektif – Marksizm Kılavuzu (2021)

Bu özgün çalışma, Marx’ın çalışmalarında kıyıda köşede kalmış yahut kendine yer bulamamış pek çok kavramı Marksizm bağlamında yeniden yorumluyor.

Burada ahlaki çoğulculuktan biyo-kapitalizme, büyük veriden kapitalizmi queerleştirmeye, kültürel Marksizmden madun çalışmalarına, prekaryadan postkolonyalizmin Marksist eleştirisine pek çok konu tartışılıyor.

Kitapta yer alan kısa makaleler, bunun gibi pek çok konuyu irdelediği gibi, değişen toplumsal ve politik dünyamız ışığında Marx’ın temel varsayımlarını sorgulama ve geliştirme çabasına da girişiyorlar.

  • Künye: Kolektif – Marksizm Kılavuzu: Kıyıdan Köşeden, derleyen: Krisis | Journal for Contemporary Philosophy Yayın Kurulu, çeviren: A. Kadir Gülen, Dipnot Yayınları, rehber, 368 sayfa, 2021

Jane Gallop – Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist (2020)

Son zamanlarda yaşanan ifşalarla Türkiye’de de yoğun şekilde tartışılan cinsel tacizle nasıl mücadele edebiliriz?

Jane Gallop’un yayımlandığında Amerika’da feminist çevrelerde büyük yankı uyandıran bu ufuk açıcı kitabı, cinsel taciz politikalarının nasıl ele alınması gerektiğini tartışıyor.

Gallop, geleneksel ahlakçı kaygıların cinsel tacize dair feminist tavrı geri plana atması tehlikesinin, kadınların ahlakçı şekilde korundukları geleneksel görüşle değil, kadının özgürleşmesine dair feminist hedefle uyumlu olacak biçimde gelişmesiyle aşılabileceğini belirtiyor.

Yazar bu çalışmasını da, kadınların saflığını korumaya yönelik söz konusu gelenekçi görüşe, başka bir deyişle kadınların kamusal alana katılımını daima tehdit etmiş olan bildik kollamacı tutuma karşı direnmek amacıyla yazmış.

Kitap bu yönüyle, Türkiye’de sadece cinsel tacize karşı değil, aynı zamanda ahlakçılığa, muhafazakârlığa ve gericiliğe karşı yürütülen feminist mücadeleye büyük katkı yapacak türden.

  • Künye: Jane Gallop – Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist, çeviren: Alev Özkazanç, Dipnot Yayınları, kadın, 112 sayfa, 2020

Kolektif – Maraş Katliamı (2020)

Maraş’ta yaşananlar, korkunç bir katliamın çok ötesindeydi: yapılan, tam anlamıyla “pogrom” niteliğinde bir hunharlıktı.

Bu derleme de, Maraş Katliamı’nı farklı yönleriyle irdeliyor ve bu vahşeti hafızalardan sildirmeye yönelik girişimlere meydan okuyor.

Maraş Katliamı’yla gerçek anlamda bir yüzleşmeye çağıran kitabın çerçevesi, bu süreçte rol almış “namlı katiller”in çok ötesine uzanıyor.

Bir anlamda bu katliama zemin hazırlayan politik anlayışla hesaplaşmasıyla da dikkat çeken çalışma, katliamda doğrudan veya dolaylı payı bulunan “Cumhuriyetçi seçkinler”, “milliyetçi baronlar” ve “İslamcı müteşebbisler”e yönelik derinlemesine bir sorgulama yürütüyor.

Bilindiği gibi Maraş’ın “masum halkı”nın bir kesimi de, o süreçte komşusunun canına kastedip evini yağmalamıştı.

Kitap, söz konusu halkı da sorgulamaya dâhil ederek bir toplumsal sorumluluk çağrısı içeriyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Orhan Gazi Ertekin, Hamit Kapan, Derviş Koç, Saim Sağnak, Birgül Metin Sarıkaya, Seyit Sönmez, Halil Bozdoğan, Fevzi Saygılı, Mustafa Ertekin, Aydın Çubukçu, Hasan Şükrü Dal, Erhan Buldanlıoğlu, Tahsin Kozanoğlu ve İsmet Yüce.

  • Künye: Kolektif – Maraş Katliamı: Vahşet, Direniş ve İşkence, derleyen: Orhan Gazi Ertekin, Dipnot Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2020

Kolektif – Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler (2020)

Sosyalistler ile Aleviler arasındaki ilişkiyi geçmişten bugüne izleyen çok önemli bir derleme.

Alevi topluluklarının tarihlerinin önemli bir parçası olan sosyalist hareket, bugünlerde yeniden tartışılıyor, hatta eleştiriliyor.

Gerici, yobaz kesimler tarafından yürütülen tartışma ise, esasında Aleviliği sosyalist hareketten uzaklaştırıp onun yerine milliyetçi, ırkçı, faşist veya devlet tapıncıyla müteşekkil bir yapıyı geçirmeyi amaçlıyor.

İşte bu kitap da, sosyalistler ile Aleviler arasında gelişen ilişkileri çok yönlü bir bakışla ele aldığı gibi, aynı zamanda buna yönelik söz konusu eleştirilere yanıt veriyor.

Geçmişten bugüne sosyalistler ile Aleviler arasında gelişen iç içeliklerin ve karşılaşmaların mekanda, zamanda ve çeşitli örgütsel formlardaki izlerini takip eden çalışmaya yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Şükrü Aslan, Seçil Aslan Çoşkuner, Murat Coşkuner, Dilek Kızıldağ Soileau, Mehmet Ertan, İbrahim Bahadır, Hüseyin Aygün, Cemal Salman, Ali Duran Topuz, Kelime Ata, Yelda Yürekli, Fikriye Yücesoy, Ayhan Yalçınkaya, Menekşe Aykan, Erdoğan Aydın, Demir Küçükaydın, Sefa Feza Arslan ve İsmail Beşikçi.

  • Künye: Kolektif – Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler: Bir Karşılaşmanın Kenar Notları, derleyen: Ayhan Yalçınkaya ve Halil Karaçalı, Dipnot Yayınları, siyaset, 376 sayfa, 2020

Mehmet Ali Ağaoğulları – Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler (2020)

Fransız Devrimi’nde öne çıkan siyasal düşünce ve mücadeleler üzerine çok iyi bir çalışma.

Mehmet Ali Ağaoğulları, ‘Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler’ adlı çalışmasının ilk cildi olan bu kitabında, bu düşünceleri, Robespierre’den Marat’ya ve Mirabeau Kontu’na, dönemin önde gelen aktörlerinin fikir ve yorumlarını merkeze alarak irdeliyor.

Kitapta, halk egemenliği, insan hakları, düşünce özgürlüğü, kadınların durumu, kölecilik, dinsel yapı, cumhuriyet, savaş, feodalizme son verilmesi, XVI. Louis’nin kaçışı ve yakalanması, krallığın düşüşü, Jakoben iktidarın yapılanması, bu iktidara karşı çeşitli muhalefet hareketlerinin biçimlenmesi ve Devrimci Yönetim ile terörün uygulanması gibi konular derinlemesine ele alınıyor.

Ağaoğlu, bu tema ve olayları, sınıfsal ilişkileri de göz ardı etmeden aydınlatıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Basın özgürlüğü ya bütüncül ve tanımlanmaz olmalıdır ya da yoktur… Kısacası, ya sınırsız basın özgürlüğünü kabul etmek ya da tüm özgürlüklerden vazgeçmek gerekir.” -Maximilien Robespierre

“Hiç kimse, en radikal düşünceleri için bile rahatsız edilmemelidir. Kadının darağacına çıkma hakkı vardır; aynı şekilde, yasayla kurulmuş kamusal düzene eylemleriyle zarar vermediği sürece Meclis kürsüsüne de çıkma hakkı olmalıdır.” -Olympe de Gouges

“Hoşgörüyü salık vermeye gelmiyorum. En sınırsız din özgürlüğü benim gözümde öylesine kutsal bir haktır ki, hoşgörü sözcüğü, kim tarafından dile getirilirse getirilsin, bana bir bakıma despotik olarak görünür; çünkü hoşgörü yetkisi olan bir otorite düşünce özgürlüğünü ihlal edebilir; hoşgörü gösterebileceği gibi göstermeyebilir de.” -Mirabeau Kontu

“Düşüncelerin iletişimini köstekleyerek engellemek, insanların insan olmalarını önlemek ve onları ilkel yaratıklar sınıfı içine hapsetmektir. Böyle bir davranışı uygulayanlar sadece tiranlardır.” -Jean-Paul Marat

“Bir insanı bir tür tanrı haline getiren ve yasaların güçlü olmasını onun varlığına bağlayan şu saçma sapan hurafeye körü körüne inanıldığı o eski zamanlarda yaşamıyoruz artık.” -Condorcet Markisi

  • Künye: Mehmet Ali Ağaoğulları – Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler 1789-1794, Cilt 1: Özgürlüğün İcadı, Dipnot Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2020