Hannah Arendt – Siyasette Yalan (2018)

Amerika’nın 1945-1967 yılları arasında Vietnam’daki siyasi ve askeri müdahalelerinin tarihçesini konu alan ve Haziran 1971’de sızdırılıp New York Times’ta yayınlanan Pentagon Papers (Pentagon Belgeleri), Johnson hükümetinin bu kirli savaşla ilgili yalnızca kamuoyuna değil, aynı zamanda Kongre’ye de sistematik olarak yalan söylediğini gözler önüne sermişti.

Hannah Arendt de, bu belgelerin sızdırılmasından sonra kaleme aldığı bu önemli makalesinde, yalanların olgusal gerçekliğin yanı sıra, siyaset sahnesini de nasıl kirlettiğini ortaya koyuyor ve bununla nasıl mücadele edilebileceğini irdeliyor.

Arendt’e göre, bugün demokrasinin karşı karşıya kaldığı bu hayati tehlikenin üstesinden gelmenin biricik yolu özgür basın ve özgürlükleri için mücadele eden insanların varlığıdır.

Düşünürün bu tanımına baktığımızda, Türkiye’de şu an ne denli büyük bir çıkmazın içinde bulunduğumuzu çok net şekilde görebiliyoruz.

Kitaba, Cathy Caruth’un, Arendt’in yazdıkları üzerinden yalanın doğası ve siyasi eylemle ilişkisini kapsamlı bir şekilde irdelediği ve bu kitabı tamamlayıcı nitelikte “Yalan ve Tarih” başlıklı muhteşem makalesi de eklenmiş.

  • Künye: Hannah Arendt – Siyasette Yalan: Pentagon Belgeleri Üzerine Düşüneler, çeviren: İmge Oranlı ve Berfu Şeker, Sel Yayıncılık, siyaset, 99 sayfa

Hannah Arendt – Totalitarizm (2014)

Hannah Arendt’in, totalitarizmin kaynaklarını irdelediği çalışmanın üçüncü cildi.

Ağırlıklı olarak Nazi dönemi Almanya’sı ile Stalin Rusya’sını incelemesinin merkezine alan Arendt, totalitarist düşüncenin kökenlerini, örgütlenme ve propaganda taktiklerini ve totalitarizmin iktidardaki kurum ve yöntemlerini detaylıca irdeliyor.

  • Künye: Hannah Arendt – Totalitarizm: Totalitarizmin Kaynakları 3, çeviren: İsmail Serin, İletişim Yayınları

Susan Neiman – Niçin Büyüyelim? (2017)

“Yargıda bulunmak, öğrenilebilir bir şeydir fakat öğretilemez”

Susan Neiman’ın ‘Ahlâki Açıklık’ı, geçen yıl Türkçeye çevrilmişti.

Yazar söz konusu kitabında, sola egemen olan bozguncu ruh halinin nedenlerini irdelemiş, bu duruma meydan okumuş ve solu ahlâkın, idealizmin ve Aydınlanma’nın alanına geri dönmeye davet etmişti.

Yazar ‘Niçin Büyüyelim?’de ise, felsefenin bize olgunlaşmanın teslim olmakla, tevekkülle eşdeğer görülmediği bir model bulmada yardımcı olup olamayacağını sorguluyor.

Neiman, büyümenin genellikle umutlarımızdan ve hayallerimizden vazgeçme, verili olan gerçekliğin çizdiği sınırlara rıza gösterme olduğu varsayımına meydan okuyor, aksine büyümenin kendinde bir ideal olduğunu belirtiyor.

“Çocukluk dogmalarına takılıp kalan insanlar, tüm yaşamlarını dünyanın önemsedikleri inançlarla bağdaşmadığı gerçeğini inkâr ederek geçirirler.” diyen yazar, gerçek anlamda büyümenin, özgürlük ve sorumluluk etiğini içselleştirmekle mümkün olduğunu savunuyor.

Neiman bu bağlamda emeğin, eğitimin ve seyahatin anlamlı deneyimler olarak insanın olgunlaşmasına nasıl katkıda bulunduklarını tartışıyor.

Yazara göre, Aydınlanma değerleri de, bize bu anlamda önemli katkılar sunma potansiyeline sahip.

Kitabında, Aydınlanma düşüncesinin dünyanın nasıl bir yer olduğuna ve deneyimlerimizi daha da öteye taşıma konusunda bize ne gibi perspektifler kazandıracağına odaklanan Neiman, Kant’ın fikirlerini merkeze alarak, Rousseau ve Arendt’in düşüncelerini tartışıyor.

  • Künye: Susan Neiman – Niçin Büyüyelim?: Çocuksu Bir Çağ İçin Altüst Edici Düşünceler, çeviren: Nagehan Tokdoğan, İletişim Yayınları, felsefe, 208 sayfa

Nilgün Toker Kılınç – Politika ve Sorumluluk (2012)

  • POLİTİKA VE SORUMLULUK, Nilgün Toker Kılınç, Birikim Yayınları, felsefe, 327 sayfa

 POLITIKA

Politika ve sorumluluk kavramları arasında, dünyayı anlama tarzı temelinde özel bir ilişki olduğunu söyleyen Nilgün Toker Kılınç elimizdeki çalışmasında, politikayı, bir tahakküm, yönetme sanatı, teknik bir uzmanlık olarak değil, insanların bir arada yaşama etkinliğinin kendisi olarak yorumlayan yazılarını sunuyor. Toker burada, politika, hukuk, adalet, demokrasi, anti-militarizm, milliyetçilik, entelektüelin duruşu ve Türkiye’de siyasetin hallerini irdelerken, felsefe tarihinin kılavuzluğunda, özellikle de Aristoteles, Kant, Marx, Arendt ve Habermas gibi isimlerin düşüncelerine başvurarak ortaya nitelikli bir çalışma koyuyor.

Fatmagül Berktay – Dünyayı Bugünde Sevmek (2012)

  • DÜNYAYI BUGÜNDE SEVMEK, Fatmagül Berktay, Metis Yayınları, siyaset, 246 sayfa

 

Fatmagül Berktay ‘Dünyayı Bugünde Sevmek’te, 20. yüzyılın en önemli politika teorisyenlerinden biri sayılan Hannah Arendt’in politika anlayışını inceleyerek dünyanın bugününü yeniden yorumluyor. Türkiye’de son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan “sivil vesayet” tartışmalarından hareketle çalışmasını hazırlayan Berktay, sivil vesayetin politik ortam üzerindeki baskılarını inceliyor ve buradan hareketle özgürlük, hakikat, politika ve kimlik gibi kavramları yeniden tartışıyor. Berktay, güç, tahakküm ve rant paylaşımıyla özdeşleştirilen günümüz politikasının karşısına, birincil amacı özgürlük olan “sahici politika”yı çıkarıyor.