Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı (2020)

Oxford Üniversitesi’nde sanat tarihi dersleri veren Geraldine A. Johnson, Rönesans sanatı ve Barok sanat üzerine yaptığı çalışmalarla biliniyor.

Johnson, bu alandan edindiği tecrübeleriyle kaleme aldığı elimizdeki kitabında, Rönesans sanatını önemli isimleri ve karakteristik özellikleriyle, ayrıca dönemin bir panoramasını da çizerek okurlarına tanıtıyor.

Johnson, bir yandan Leonardo da Vinci, Albrecht Dürer, Hans Holbein ve Michelangelo gibi dönemin önemli sanatçılarının eserlerini kapsamlı bir yoruma tabi tutarken, öte yandan o dönemin dünyasında bu yapıtların nasıl algılandığı ve kabul gördüğüyle ilgili özgün analizler de sunuyor.

Rönesans sanatına tarihsel, toplumsal, ekonomik ve kültürel arkaplanından hareketle bakan yazar, dönemin ünlü isim ve eserleri kadar Avrupa’nın farklı bölgelerinden daha az bilinen örnekleri de masaya yatırıyor, bunları birbirleriyle karşılaştırıyor.

Dönemin eser, sanatçı, teknik veya üslup gibi yönlerinin yanı sıra Rönesans sanatının “gözden kaçan” yönlerini de dikkate alarak o zamanın gündelik nesnelerine neden ve nasıl sorularıyla yaklaşıyor.

Yeni çevirisi ve sanat tarihçisi, küratör Necmi Sönmez’in kapsamlı önsözüyle yeniden yayımlanan kitap, konu hakkında kaçırılmaması gereken bir yapıt.

  • Künye: Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı: Çok Kısa Bir Başlangıç, çeviren: Tuncay Birkan, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 184 sayfa, 2020

Feryal Saygılıgil – Kainatta Bir Nokta: Nüzhet Gökdoğan (2010)

Feryal Saygılıgil, sözlü tarih yöntemiyle ortaya koyduğu ‘Kainatta Bir Nokta’da, Türkiye’de birçok kuşağın yetişmesine katkıda bulunan, astronom ve akademisyen Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan’ın yaşamının izini sürüyor.

2003 yılında hayata veda eden Gökdoğan’ın, Osmanlı’dan günümüze astronomi eğitimini Avrupa’da görmüş ilk astronom, Cumhuriyet Türkiye’sinin yetiştirdiği ilk fen doktoru, ilk kadın dekanı ve ilk kadın senato üyesi, ayrıca Yüksek Mühendis Mektebi’nde (Teknik Üniversite) ders veren ilk kadın öğretim üyesiydi.

Kitap, birçok ilke imza atmış Gökdoğan’ın hayatını ve çalışmalarını ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

  • Künye: Feryal Saygılıgil – Kainatta Bir Nokta: Nüzhet Gökdoğan, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, biyografi, 177 sayfa

Dana Arnold – Sanat Tarihi (2019)

Bu kısa ama zengin inceleme, sanatı, sanatın üretiliş sürecini, sanat eserini yorumlayıp anlamlandırmanın ne anlama geldiğini ve sanat tarihini, özlü ve çarpıcı bir üslupla anlatıyor.

Dana Arnold’un eseri, basitçe bir sanat tarihi çalışması değil.

Kitap, sanatın bize ne söylediğini; bir esere bakarken onu yaratan sanatçının, konunun, malzemenin, zamanın ve mekânın bize nasıl ipuçları verebileceğini; sanata bakmanın ve sanatı öğrenmenin bize ne gibi katkılarının olabileceğini; sanatın bireysel ve toplumsal hayatımızı nasıl etkileyebileceğini ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Arnold bunu yaparken de, bizi Monet, da Vinci, da Fabriano, Velazquez, Raphael, Rodin, Picasso, Reynolds, Pollock, Warhol ve Man Ray’e gibi pek çok sanatçının eserlerini, bunun yanı sıra, Venedik Okulu’ndan Terakota Ordusu heykellerine kadar farklı birçok üslup ve anlayışı izliyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı da, sadece Batı’nın değil Doğu’nun sanatsal üretimini de dikkate alması.

  • Künye: Dana Arnold – Sanat Tarihi: Çok Kısa Bir Başlangıç, çeviren: Tuncay Birkan, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 168 sayfa, 2019

John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema (2015)

Milyon Dolarlık Bebek, Oğul Odası, Doğum ve Hayat Ağacı gibi yapımlar üzerinden, filmlerin duygu dünyamızı nasıl etkilediğini gözler önüne seren bir kitap.

Kitabın yazarları John Izod ve Joanna Dovalis, sinemanın bizi kendi hayatımızda kaçınılmaz olarak yaşayacağımız kayıplara psikolojik olarak hazırlayabilen özelliğine dikkat çekiyor ve sinema aracılığıyla bireyin terk edilme, yetim/öksüz büyüme gibi nedenlerle yaşanabilecek süreçlerle nasıl başa çıkılabileceği ele alıyorlar.

Sinemanın, insanın hem kendi hem de içinde yaşadığı toplumun ortak bilinçaltıyla bağ kurmasını sağladığı, çalışmanın temel savı olarak karşımıza çıkıyor.

  • Künye: John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema, çeviren: Duygu Pınar Kayıhan, İKÜ Yayınevi, sinema, 288 sayfa, 2015

Kolektif – Mülteci Koruma Siyaseti ve Pratiği (2017)

multeci-koruma-siyaseti-ve-pratigi

İnsani yardım konuları ve özellikle Birleşmiş Milletler’in ana insani yardım kuruluşu olan ve 60. yılını kutlayan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile ilgilenenler açısından bir temel okuma kitabı.

Çalışmaya, siyaset bilimi ve mülteciler üzerine hem kuramsal hem de uygulamalı çalışmalarıyla tanınan pek çok isim katkıda bulunmuş.

BMMYK, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Soğuk Savaş döneminde, Bosna’da, Afganistan ve Irak’ta ya da Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki herhangi bir zorunlu göç durumunda neler yaptı, neleri yap(a)madı?

Çalışmalarını yürütürken hangi dengeleri gözetti?

Finans kaynaklarını ve stratejilerini nasıl ve neye göre belirledi?

Yıllar geçtikçe çalışma ilkelerinde neleri değiştirdi? Günümüzde mülteci sorununa güncel yaklaşımlar geliştirebiliyor mu?

İşte elimizdeki kitap, bu ve benzeri sorulara yanıt veren kapsamlı bir araştırmaya dayanmasıyla, alan açısından çok önemli.

  • Künye: Kolektif – Mülteci Koruma Siyaseti ve Pratiği, çeviren: Özgün Emre Koç, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları

Ayşe Önal – Namus Cinayetleri (2012)

  • NAMUS CİNAYETLERİ, Ayşe Önal, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, kadın, 158 sayfa

 

Ayşe Önal ‘Namus Cinayetleri’yle, Türkiye’de kadına yönelik şiddeti konu edinen çalışmalara önemli bir katkıda bulunuyor. Kitabın özgünlüğü, kadına yönelik şiddeti, mağdurların gözüyle değil, birebir faillerin anlatımıyla izlemesi. Cezaevlerinde “namus cinayeti” hükümlüleriyle uzun görüşmeler yapan Önal, okurun tahammülünü ve sinirlerini zorlayan dokuz erkeğin anlatımına yer veriyor. Bu öyküler, annesinin, kardeşinin ya da eşinin gözlerinin içine bakarak “seni öldüreceğim” diyen bir erkeğin ruh dünyasını ve daha da önemlisi bu beyanlar aracılığıyla, ülkedeki kadına dair genel algıyı yansıtmasıyla dikkat çekiyor.