Rebecca Wragg Sykes – Neandertal (2024)

Keşfedildikleri günden bu yana insan türünün en kötü şöhretli üyeleri sayılan Neandertaller, artık geçmişin önyargılarından arınmış, bilimsel teknolojilerin desteğiyle şekillenen yepyeni bir bakış açısıyla tekrar inceleniyor.

Fakat tüm bu araştırmalara rağmen hikâyelerinin tamamını öğrenebiliyor muyuz?

İngiliz araştırmacı, arkeolog ve yazar Rebecca Wragg Sykes işte bu hikâyeyi enine boyuna anlatabilmek için yola çıkıyor; Neandertallerin, üstlerindeki yırtık pırtık post parçalarıyla bizden çok çorak buzlu arazilerde yaşayan kuyruksuz maymunlara benzetildiği eski imajını rafa kaldırıyor ve türlü koşullara sahip geniş Avrasya coğrafyasında yüz binlerce yıl boyunca hayatta kalmayı başaran, büyük iklim değişikliklerine göğüs geren bu insanların, aslında her açıdan ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne seriyor.

‘Neandertal: Soydaşlarımızda Hayat, Sevgi, Ölüm ve Sanat’ bu yakın akrabalarımızın nerede, nasıl yaşadığından neler yediğine, neler giyip nasıl süslendiğinden ölülerine nasıl davrandığına ve cinsel partnerlerini nasıl seçip bebeklerini nasıl büyüttüğüne dek çok geniş bir inceleme alnında, Neandertal kültürüne yepyeni bir pencere aralıyor.

Sykes hem konunun uzmanları hem de Neandertalleri merak eden amatör okurların keyifle okuyabileceği bilgi dolu bu kitabında, öncü Paleolitik araştırmaların ve teorilerin ortaya koyduğu bulguları temel alarak Neandertaller hakkında yazılan en kapsamlı araştırmayı sunuyor.

  • Künye: Rebecca Wragg Sykes – Neandertal: Soydaşlarımızda Hayat, Sevgi, Ölüm ve Sanat, çeviren: Mehmet Doğan, Kolektif Kitap, bilim, 464 sayfa, 2024

Marvin Minsky – Zihin Toplumu (2024)

Bilgisayar biliminin babalarından ve ayrıca MIT Yapay Zekâ Laboratuvarının kurucularından biri olan Marvin Minsky, elinizdeki kitapta çok eski bir soruya, “Zihin nasıl işler?” sorusuna devrimci bir yanıt öneriyor.

Minsky’nin tasvirinde zihin, kendileri zihinden yoksun minik bileşenlerin oluşturduğu bir “toplum”dur.

Bu kuramın bir yansımasını anlatan Minsky, cesurca davranıp ‘Zihin Toplumu’ kitabını bir fikir yapbozu olarak sunuyor ve çalışma esnasında yapboz parçalarını birleştiriyor.

Kendi içinde tam olan her bölüm, yapbozda bir parçaya denk geliyor.

Sayfalar bir bir çevrilirken, mozaik gibi birleşik bir zihin kuramı beliriyor.

Usta işi, eğlenceli, rahat okunan ‘Zihin Toplumu’, hayalgücünde muhteşem bir yolculuk.

‘Zihin Toplumu’, yapay zekâ alanındaki en büyük şahsiyetlerden birinin eseri.

Minsky ömrü boyunca müziğe, mizaha, harika çocuk zihnine kuvvetle ilgi gösterdi.

Kendisinin bu ilgi alanları, kitabı muazzam zenginleştirmiş.

  • Künye: Marvin Minsky – Zihin Toplumu, çeviren: Mehmet Doğan, İnka Kitap, bilim, 408 sayfa, 2024

Ian Mosby, Sarah Rotz, Evan D. G. Fraser – Belirsiz Hasat (2023)

  • Gelecekte ne yiyeceğiz?
  • gıdayı nasıl üreteceğiz?
  • 10 milyar insanı besleyecek gıda artışını, ekolojik, toplumsal, ekonomik ve ahlaki açılardan sürdürülebilir biçimde sağlayabilecek miyiz?

‘Belirsiz Hasat’ın yazarı üç gıda akademisyeni bu sorulara yanıt ararken, gelecekteki olası krizlerle baş etmek için nelerin gerekli olduğunu çözmeye çalışıyor.

Teknoloji iyimseri Evan Fraser, teknoşüpheci Sarah Rotz ve gıda tarihçisi Ian Mosby çiftlik ekonomisinin çamurlu dünyasında bata çıka ilerlerken hem eşitlikçi ve sağlam bir küresel gıda geleceğinin yapıtaşlarını anlamaya çalışıyor hem de okuru insanların daha iyi beslendiği, daha adil bir dünya konusunda ilham verici işler yapanlarla tanıştırıyor.

Böylece iklim değişikliğinin dönüştürdüğü arazilerden robot çiftliklere, blokzinciri sertifikalı balık satıcılarından teknoloji gurusu Nepalli geçimlik çiftçilere, genetiği değiştirilmiş gıdalardan acı biber soslu gevrek böceklere varana kadar elinizdeki kitap, kolektif gıda geleceğimizi tanımlayacak başlıkları ele alırken sapı samandan ayırmaya, kavga gürültünün eksik olmadığı gıda meselesi üzerinde sağlıklı düşünmemizi sağlayacak alet kutusunu oluşturmamıza yardımcı oluyor.

  • Künye: Ian Mosby, Sarah Rotz, Evan D. G. Fraser – Belirsiz Hasat: Isınan Gezegenimizde Gıdanın Geleceği, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 260 sayfa, 2023

Helen Pilcher – Değişen Yaşam (2023)

 

Doğal bir çevrede yaşadığımız söylenebilir mi?

Muhtemelen çoğu kişinin bu soruya cevabı hayır olacaktır.

Peki, çevremizi ne zaman dönüştürmeye ve değiştirmeye başladık?

Hayvanları evcilleştirip ihtiyaçlarımızı karşılayacakları hale getirdik.

DNA’larını da değiştirdik.

Kurtlar köpeğe dönüşüp avlanmamıza yardımcı oldu.

Yaban tavukları tavuğu dönüşüp sofralarımızı yumurtayla donattı.

Üstelik bunlar sadece başlangıçtı.

Bilgimiz arttıkça, hayvan DNA’sını daha ince işlemenin yeni usullerini bulduk.

Polis köpeklerini klonladık.

Dünyada genetiği değiştirilmiş ilk ev hayvanını, karanlıkta parlayan balıkları yarattık.

Her geçen gün yeni bilgiler ve teknolojilerle kimi zaman bilinçli kimi zamansa dolaylı olarak Dünya’daki yaşama müdahale etmeye devam ediyoruz.

İklim değişikliği nedeniyle Dünya’nın en ücra köşelerini ve o bölgelerin sakinlerini bile etkiledik.

Araştırmalara göre bazı hayvanları inanılmaz süratle evrimleşmeye zorluyoruz.

Kimi türlerin işi rast gitse de, bazıları yok olmanın eşiğinde.

Bazıları içinse tek seçenek, esaret altında yaşamak.

Artık sadece uyum gücü en yüksek türler değil, bizim yaşamasına izin verdiklerimiz hayatta kalabiliyor.

Tüm canlıların kaderinin bizimkiyle iç içe geçmiş olduğu bu döneme Helen Pilcher post-doğal evre adını veriyor.

Pilcher, insanı düşünmeye iten eğlenceli kitabında, hayvanlar aleminin DNA’sına şekil verme usullerini, böylece dünya yaşamının kaderini değiştirmemizi ele alıyor.

Bu post-doğa tarihi rehberinde, insanlığın yön verdiği canlı türlerini de, bu post-doğal dünyanın yaratıcısı, idarecisi ve bakıcısı olan araştırmacılar ve doğa korumacılarıyla birlikte tanıtıyor.

  • Künye: Helen Pilcher – Değişen Yaşam: İnsanlar Dünyadaki Yaşamı Nasıl Değiştiriyor?, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2023

Kenneth Catania – Muhteşem Adaptasyonlar (2022)

Yüzyıllarca bayağı köstebek deyip geçtik, toprak solucanlarıyla aralarındaki mücadelenin tam bir kedi-fare oyunu olduğunu göremedik.

Hele burunlarının ucunda yıldız şekilli uzantılar taşıyan kuzenlerine hiç mi hiç anlam veremedik.

Bunların yıldız burunlu köstebeği ava ulaşma hızı konusunda Guiness Rekorlar Kitabı’na sokacağını aklımızın ucundan dahi geçirmedik.

Dokunaçlı yılanbalıkları avlanırken balığın bir sonraki adımını tahmin ediyor olamazdı; geleceği öngörmek insanlara mahsustu.

Ya da küçücük bir su soreksinin avının üzerine atılması saniyenin ellide biri kadar sürecek değildi ya…

Bir hayvan varmış, modiye kasları sayesinde elektrik üretip avını serseme çeviriyormuş desek, güler geçerdiniz.

Fakat macera dolu bu filmin her sahnesi gerçek!

Hamamböceğiyle şövalyevari bir dövüş sergileyen, zehriyle iradesini esir alan, onu bir oyuğa sürükleyip larvasına yem eden zümrüt yabanarısı da öyle.

Kendini “tuhaf uzantıların araştırmacısı” olarak tanımlayan Kenneth Catania, ‘Muhteşem Adaptasyonlar’da hem doğanın ürettiği akıl almaz çözümlerle nefesimizi kesiyor, hem de tarihsel figürlerin, ilginç geleneklerin ve inanılmaz hayvanların buluştuğu deneylerini adım adım sunarak bizi “bilim insanı olmak için ne harika bir çağda olduğumuza” ikna ediyor.

  • Künye: Kenneth Catania – Muhteşem Adaptasyonlar: Yıldız Burunlu Köstebekler, Elektrikli Yılanbalıkları ve Evrimin Açıklığa Kavuşmuş Birtakım Gizemleri, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 228 sayfa, 2022

John Ehrenberg – Sivil Toplum (2022)

Sivil toplum, çağdaş siyasi meselelere çözüm getirebilir mi?

John Ehrenberg, sivil toplum hareketinin eşitsizliklere karşı mücadelede neden hayati derecede önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Toplulukların çözüldüğü, siyasete yönelik ilgisizliğin her geçen gün arttığı bir ortamda kamusal yaşamı yeniden canlandırmak mümkün mü?

‘Sivil Toplum’ kitabında, sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor.

Aristoteles’ten ve Aydınlanma filozoflarından Black Lives Matter ve Occupy hareketlerine kadar her dönemde önemli yansımaları olan sivil toplum kavramının çağdaş siyasal meselelere dair neler sunabileceğini araştıran Ehrenberg, 11 Eylül, küresel finans krizi, ekonomik eşitsizlik ve hızla gelişen teknolojiler gibi olayların çağdaş sivil toplumla ilişkimizi nasıl şekillendirdiğini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor.

Giderek artan eşitsizliklere karşı harekete geçme çağrısında bulunan ‘Sivil Toplum’, siyasal yaşamın temel bir öğesine dair kapsamlı bir bakış sunuyor.

  • Künye: John Ehrenberg – Sivil Toplum: Bir Fikrin Eleştirel Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 312 sayfa, 2022

Patricia Smith Churchland – Vicdan (2021)

Ahlak ve vicdan duygularımızın kökeni nedir?

Nörofelsefenin öncüsü Patricia Smith Churchland, vicdanımızın ve ahlakımızın nörobiyolojik temellerini açıklıyor, bununla da yetinmeyerek ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını aydınlatıyor.

EN/E.O. Wilson Bilim Yazını Ödülü finalisti olan ‘Vicdan’, tüm sosyal hayvanların neden ahlaki sistemlere sahip olduğunu ve bu sistemlerin nasıl oluştuğunu araştırıyor.

Ünlü nörobilimci ve nörofelsefeci Profesör Churchland, beyinlerimizin nasıl bağ oluşturacak ve çocuklara özen gösterecek şekilde yapılandırıldığını aydınlattığı ve aynı zamanda ahlak dışı psikopatların neden ortaya çıkabileceğini araştırdığı bu kitabında nörobilim, genetik ve fiziksel çevrenin etkilerini bir araya getiriyor.

Vicdanımızı ve ahlakımızı genel olarak nörobiyolojik terimlerle tanımlayan çalışma, bu gelişmiş sosyal doğamızın bazal gangliyonlarımız ile yönetici frontal korteksimiz arasındaki karmaşık etkileşimi içerdiğini gözler önüne seriyor.

Churchland bununla da yetinmeyerek kitabın ikinci yarısında, ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını ve neden tüm toplumların temeli haline geldiğini anlamak için felsefe tartışmalarını masaya yatırarak, Sokrates’ten Bertrand Russell’a kadar 2500 yıllık felsefe geleneğini güncel nörobilimsel bulgular ışığında gözden geçiriyor.

  • Künye: Patricia Smith Churchland – Vicdan, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 232 sayfa, 2021

Herbert S. Terrace – Şempanzeler Dil Öğrenemez (2021)

‘Şempanzeler Dil Öğrenemez’,  dilin kökenleri üzerine ufuk açıcı bir antropolojik çalışma.

Herbert Terrace, 1970’lerde Nim Chimpsky isimli şempanze üzerinde yaptığı dil öğretme deneyinin enteresan sonuçlarını paylaşıyor.

1970’lerde, davranış psikoloğu Terrace, bir şempanzeye dili kullanmanın öğretilip öğretilemeyeceğini görmek için dikkate değer bir deney yaptı.

Terrace’ın, teorilerine meydan okuyan ünlü dilbilimci Noam Chomsky’e gönderme yaparak “Nim Chimpsky” ismini verdiği genç bir maymun, New York’ta bir aile tarafından büyütüldü ve bu süreçte Amerikan İşaret Dili eğitimi aldı.

Başlangıçta Terrace, Nim’in cümleler oluşturabileceğini düşünmüştü, ancak daha sonra Nim’in kelimeleri bile öğrenemediğini fark ederek projesinin başarısız olduğu sonucuna vardı.

Nim Projesi’nin başarısızlığı, dilin nereden geldiğini anlamaya henüz yakın olmadığımızı gösteriyordu.

Bu kitapta Terrace, insan dilinin kökenleri hakkında yeni bir bakış açısı sunmak için Nim Projesi’ni yeniden ele alarak, Chomsky ve eleştirmenlerin aksine, dilbilgisi kadar kelimelerin de dilin temel taşları olduğunu savunuyor.

Terrace, insan evrimi ve gelişim psikolojisini gözden geçirerek, sözel olmayan etkileşimin bebeğin dil ediniminin temeli olduğunu ve bir çocuğun ilk kelimelerine yol açtığını gösteriyor.

  • Künye: Herbert S. Terrace – Şempanzeler Dil Öğrenemez: Nim Chimpsky Deneyi, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 192 sayfa, 2021

Anthony David – Dipsiz Çukurun İçine Doğru (2021)

Yedi örnek vaka üzerinden beynin ve ruhun muazzam yarıklarını gözler önüne seren çok iyi bir çalışma.

Nöropskiyatr Anthony David,  şizofreni, iki uçlu bozukluk, depresyon, sanrılar, anoreksiya nervoza, dönüştürme bozukluğu ve yadsıma sendromundan mustarip yedi sıra dışı karakterin gerçek hikâyelerini anlatıyor.

Burada,

  • Hissettiği çaresizliğin kısırdöngüsünden kurtulamayan Thomas,
  • Bedeniyle ilgili gerçeklikten kopuk kanaatlerin komaya sürüklediği Emma,
  • Yaşadığı toplumun ırkçılığı altında ezilen Junior,
  • Koşullarla başa çıkamayınca çözümü hasta rolüne çekilmekte bulan Christopher,
  • Ve çileci tutumunun yeme bozukluğuna sürüklediği Caitlin gibi sıra dışı karakterlerin bize çok şey anlatan yaşamlarıyla karşılaşıyoruz.

David kimi zaman fizyolojik nedenlerin, genetik mirasın ya da travmatik bir kazanın, kimi zaman da protestonun, inançların, umutsuzluğun kendi momentumunu kazandığı, iradenin akıp gittiği gerçek hikâyeler aracılığıyla bizi Dipsiz Çukurun İçine Doğru çekiyor.

Bu çukurun karanlığında yitmemenin tek yolu, zihni ve bedeni iki ayrı varlıkmış gibi düşünmeden, biyolojik, psikolojik ve toplumsal alan arasındaki sürekliliği kaybetmeden, maddi beynimiz dışında bir gerçeklik olmadığını unutmadan bireyi yeniden inşa etmek.

Kitap, insan beyninin, zihninin ve ruhunun esrarengiz dehlizlerinde ufuk açıcı bir yolculuğa çıkmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Anthony David – Dipsiz Çukurun İçine Doğru: Bir Nöropsikiyatrın Rahatsız Zihinler Üzerine Notları, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 176 sayfa, 2021

Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod (2021)

Dünyanın biyokodunu keşfedeceğimiz olağanüstü bir eşikteyiz.

Çünkü genombilim çağı olarak adlandırılan bu dönemde, DNA dizileme hız kazanıp ucuzladı.

Bu sayede gitgide daha fazla insan kendi genomunu, hatta evcil hayvanının genomuna diziletme imkânına kavuştu.

Sırada da, genetik yapımızın özellikleri ve hastalıklara yatkınlığını öğrenmek gibi daha zorlu bir yol var.

İşte Dawn Field ve Neil Davies de, genomlar hakkındaki son araştırmalardan yola çıkarak okurunu aydınlatıyor.

Kitap, sırf bir organizmanın ya da organizma grubunun genomlarını değil, büyük ekosistemlerin ve bölgelerin genomlarını, genom havuzlarını ve nihayetinde bütün gezegenin biyokodunu karşılaştırarak incelemesiyle büyük önem arz ediyor.

Genombilimdeki en son gelişmeleri anlatan iyi bir rehber kitap arayanlar muhakkak edinmeli.

  • Künye: Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod: Genombilimin Yeni Çağı, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 238 sayfa, 2021