Murathan Mungan – Stüdyo Kayıtları (2011)

  • STÜDYO KAYITLARI, Murathan Mungan, Metis Yayınları, deneme, 285 sayfa

Murathan Mungan’ın denemelerinden oluşan ‘Stüdyo Kayıtları’, yazarın daha önce yayımladığı aynı türdeki kitaplarından farklı özelliklere sahip. Daha kişisel bir tonla kaleme alınan denemelerde, Mungan’ın yazdığı şiir, öykü ve oyunlara ilişkin kimi ipuçları yer alıyor. Kitabı için “Yazı’mın kendimce ışıklandırabildiğim art alanlarını okura açmak, ön çalışma ve tasarımlara ilişkin bazı fazladan bilgileri onunla paylaşmak, bu vesileyle de kendi üstüme yüksek sesle düşünme isteği denebilir en fazla.” diyen Mungan, yazı atölyesini ve mutfağını okurlarına açıyor; yazı konusundaki hassasiyetlerini, ölçülerini ve meraklarını kaleme getiriyor.

David Constantine – Başka Bir Ülkede (2007)

  • BAŞKA BİR ÜLKEDE, David Constantine, çeviren: İnci Ötügen, Metis Yayınları, öykü, 212 sayfa

David Constantine’in ‘Başka Bir Ülkede’si, yayımlandığı 2005 yılında, Independent ve Guardian gazeteleri tarafından yılın en iyi kitapları arasında gösterilmişti. İngiltere’de daha çok şiirleri ve Goethe, Hölderlin gibi klasik Alman şairlerinden yaptığı çevirilerle tanınan Constantine’in, roman, kuram gibi farklı alanlarda, hem de ödül kazanmış eserleri bulunuyor. Yazarın ilk öykü kitabı olan ‘Başka Bir Ülkede’, on dört öyküden oluşuyor. Bazı öyküler, biraz da Constantine’in şairliğinden kaynaklı olarak şiirsel özellikler gösteriyor. Bunun yanında, anlatıcıların çoğunlukla öykü kişilerinden olması, kitabı gerçekçi kılan başlıca unsurlardan. Önerilir.

Ranajit Guha – Dünya Tarihinin Sınırında Tarih (2006)

  • DÜNYA-TARİHİNİN SINIRINDA TARİH, Ranajit Guha, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, tarih, 139 sayfa

Ranajit Guha’nın ‘Dünya-Tarihinin Sınırında Tarih’ isimli bu kitabı, Avrupamerkezci tarih felsefesi yaklaşımını eleştirerek, tarihyazımını yeniden etkilemiş ve yakın zamanların klasikleri arasına girmiş bir çalışma. Hintli tarihçi Guha, bilindiği gibi, sömürgecilik sonrası tarihyazımını besleyen en önemli akımlardan biri denebilecek Madun Araştırmaları’nın (Subaltern Studies) kurucu isimlerinden. Madun Araştırmaları, Batı tarihçiliğinin bazı halkları yok saydığını ve olabildiğince emperyalist özellikler taşıdığını deşifre eden önemli akımlardan biri. Bu akımın öncüsü Guha’nın açtığı yolun bu anlamdaki önemi, kendisinin eserini daha da değerli kılıyor diyebiliriz.

Ketil Bjørnstad – Düşüş (2006)

  • DÜŞÜŞ, Ketil Bjørnstad, çeviren: İris Kantemir, Metis Yayınları, roman, 225 sayfa

Ketil Bjørnstad’ın ‘Düşüş’ü, yazarın daha önce yayımlanan ‘Müzik Uğruna’dan sonra Türkçedeki ikinci romanı. Romanın baş kahramanı sulh yargıcı Erling Fall, bir gün kendisini elinde boşanma ilamı, terk edilmiş, hayatındaki her şeyden kuşkuya düşmüş, şaşkın bir halde bulur. Üstelik hâkimi olduğunu sandığı adaletle de başı belaya girmiştir. Fall bir sorgulama sürecine girmek yerine içine düştüğü sorunlardan kurtulmasını sağlayacak telafi imkânlarına sarılır. Bu anlamda, yazarın zengin, hedonist, kibirli olarak tanımladığı Norveç toplumunda bol bol seçenek vardır. Fakat ilk etapta daha kolay görünmesine rağmen, bu imkânlara ulaşmak için Fall’ın ödeyeceği bedel, diğer zorlu seçenekler düşünüldüğünde oldukça ağırdır.

John Berger – Buluştuğumuz Yer Burası (2006)

  • BULUŞTUĞUMUZ YER BURASI, John Berger, çeviren: Cevat Çapan, Gönül Çapan, Müge Gürsoy Sökmen, Metis Yayınları, gezi-anlatı, 233 sayfa

John Berger’in, ‘Buluştuğumuz Yer Burası’ kitabı, gezi anlatısı olarak düşünülebilir. Kitap Berger’in, Lizbon, Krakow, Madrid, Cenevre, Islington ve Küçük Polonya’daki gezi deneyimlerini anlatıyor. Fakat bu kitap sadece gezi yorumlarından ibaret olmayıp, geziler üzerinden Berger’in geçmişine, anılarına çabası olarak da düşünülmeli. Çünkü gezilen şehirlerin çoğunun da, Berger’in kişisel hayatında önemli bir yeri var. Çalışma bu yönüyle, yazarın şehirleri üzerinden geçen yüzyıla, hayatta olmayan yakınlarına, anne ve babasına, öğretmenlerine ve tüm zaaflarıyla sevdiklerine yapmış olduğu bir ziyaret olarak düşünülebilir.

Carl-Johan Vallgren – Bir Garip Aşk Öyküsü (2006)

  • BİR GARİP AŞK ÖYKÜSÜ, Carl-Johan Vallgren, çeviren: Ali Arda, Metis Yayınları, roman, 309 sayfa

 

 

‘Bir Garip Aşk Öyküsü’nün yazarı Carl-Johan Vallgren, şu ana kadar çıkardığı beş albümle, müzik alanında da adını duyurmuş bir isim. İlk kitabıysa 1987 yılında yayımlanan ‘Nomederna’ydı. Vallgren’in yeni yayımlanan romanı, on dokuzuncu yüzyılın başında Königsber’de geçer. Filozof Kant’ın da doğum yeri olan bu yerdeki bir genelevde bir hilkat garibesi doğar. Doğarken annesinin ölümüne neden olan bu canavarımsı yaratık sağır, dilsiz ve ürkütücü bir çirkinliktedir. Ne var ki, Herkül adı verilen bebek, gizli yeteneklere de sahiptir: İnsanların zihnini okur, kalplerinin derinlerinde olup biteni bilir. Herkül’ün sahip olduğu tek şeyse, aynı genelevde aynı gün dünyaya gelen Henriette Vogel’dir. Fakat çok geçmeden, içinde yaşadıkları dünya, ikisini de birbirinden ayırır. Romanın polisiyeye yakın olay örgüsü, bu ayrılık üzerinden gelişen bir nefret üzerinden ilerler.

Charles Taylor – Modern Toplumsal Tahayyüller (2006)

Charles Taylor, ‘Modern Toplumsal Tahayyüller’de, felsefedeki klasik idealizm-materyalizm tartışmalarının ötesine geçmeyi amaçlayarak bir kavram geliştirmeyi amaçlıyor: her insan topluluğunun toplumsal hayatı kolektif olarak inşa ederken başvurduğu ve bu inşa çabalarına yön ve anlam veren “toplumsal tahayyüller”.

Taylor kitabında, Batı modernliğinin tarihini, toplumsal tahayyülündeki değişimler üzerinden anlatmaya çalışıyor.

Eşit katılımcıların karşılıklı menfaatlerine dayalı bir ahlak düzeni fikriyle hayat bulmuş Batılı toplumsal tahayyülde, Taylor’a göre, ekonomi, kamusal alan ve halkın kendi kendini yönetmesi gibi üç kültürel biçim bulunuyor.

  • Künye: Charles Taylor – Modern Toplumsal Tahayyüller, çeviren: Hamide Koyukan, Metis Yayınları, felsefe, 189 sayfa

Ketil Bjørnstad – Müzik Uğruna (2006)

  • MÜZİK UĞRUNA, Ketil Bjørnstad, çeviren: Deniz Canefe, Metis Yayınları, roman, 360 sayfa

Ketil Bjørnstad ‘Müzik Uğruna’da, Aksel Vinding’in ergenlik çağını hikâye ediyor. Hayatını konser piyanisti olmaya adamış lise çağında bir müzisyen olan Vinding ve onunla aynı tutkuyu paylaşan, birbirlerinden hayli farklı olsalar da müzikte birleşen ve müzikte rekabet eden arkadaşları. Ergenliğe henüz adım atmış bu arkadaş grubu için müzik, aslında bireyselliklerini üzerine inşa ettikleri olmazsa olmaz bir zorunluluktur da. Dolayısıyla müziğin bu gençler için anlamı, hayata dair başarının da en büyük koşulu olmasıdır. Türkçe’de ilk kez bir romanı yayımlanan Norveçli Ketil Bjørnstad’ın, romanın kahramanı Vinding gibi konser piyanisti olduğunu da söyleyelim.

Jonathan Lear – Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı (2006)

  • MUTLULUK, ÖLÜM VE YAŞAMIN ARTAKALANI, Jonathan Lear, çeviren: Banu Büyükkal, Metis Yayınları, felsefe, 146 sayfa

‘Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı’, felsefeci ve psikanalist Jonathan Lear’in sorduğu, “Psikanaliz, insan varoluşuna, etik yaşama dair anlayışımızda ne fark yaratır?” sorusuna cevap olmayı amaçlıyor. Lear, Aristoteles’e göre, yaşamdaki her şeyi yerli yerine oturtacak ilkenin “mutluluk” olduğunu, Freud’da ise bu ilkenin “ölüm” olduğunu belirtiyor. Yazar, bu iki ilkenin, kavramın da, gerekli olmalarının yanında, kendi içinde sınırlılıklar taşımalarından dolayı, bunlardan artakalanlara gereksinim duyulduğunu savunuyor. Lear’in önerisi, yaşamın bu iki kavramdan artakalan yönlerine saygı ve özen göstermeye çağıran bir etik anlayıştır.

Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek (2006)

‘Kitapla Hayal Etmek’, edebiyat eleştirisi, felsefe ve bilişsel psikolojinin bir sentezini yaparak, daha önce üzerinde pek çalışılmamış bir alan açıyor: Edebiyat eserlerinde tasvir edilen kişileri, sahneleri, ayrıntıları okurların zihinlerinde nasıl olup da canlandırabildiğini, kitaplarla nasıl hayal kurabildiğini ve örtük talimatlarla oluşturulan bu hayallerin neden çoğu kez gerçek hayatta kendi başına kurulan hayallerden çok daha canlı ve kalıcı olabildiğini inceliyor.

Elaine Scarry, şair ve yazarların bazen bilinçli, çoğunlukla da bilinçsiz olarak başvurduklarını söylediği tekniklerle, okuyucuya hayal etmeyi öğrettiklerini savunuyor.

Scrry’nin çalışması, esas olarak, hayal etmenin nasıl, ne şekilde ve hangi teknikler üzerinden öğretildiğini incelemesiyle, kitapla haşır neşir olan her okurun severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, eleştiri, 247 sayfa