Joshua Sperling – John Berger: Zamanımızın Bir Yazarı (2022)

John Berger’ın hayatı ve macerası üzerine muazzam bir kitap.

Joshua Sperling, Berger’ın bir hikâyeci ve bir düşünür olarak ne denli benzersiz bir yere sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

‘Zamanımızın Bir Yazarı’nda Sperling, 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın kültür alanında tartışmasız en önde gelen figürlerinden biri olan Berger’ı konu ediyor: Roman ve denemelerinin yanı sıra tiyatro oyunları, foto-metinleri, televizyon programlarıyla Berger’ın bir hikâyeci ve bir düşünür olarak benzersiz bir yere sahip olduğuna hiç şüphe yok.

Henüz yirmi altı yaşındayken “Siyaseti sanata sokmak şöyle dursun, asıl sanat beni siyasete sürükledi,” diyen Berger ölene dek devrimci tavrından vazgeçmedi, işçilerin, göçmenlerin, ezilenlerin haklarını savundu.

Sperling, yayımlanmamış röportajlardan, elyazmalarından, British Library’de yeni erişime açılmış John Berger Arşivi’nde bulunan belgelerden yararlanarak okuyucuyu kışkırtıcı düşünceleri, çelişkileriyle bu çok yönlü insanın dünyasına davet ediyor.

  • Künye: Joshua Sperling – John Berger: Zamanımızın Bir Yazarı, çeviren: Özge Özgür, Everest Yayınları, biyografi, 352 sayfa, 2022

Andy Merrifield – John Berger (2021)

John Berger’ın geniş alana yayılan çalışmaları ile kendisini etkileyen fikirler ve kişiler hakkında kaçırılmayacak bir çalışma.

Andy Merrifield, bu sıra dışı ismin dünyasını ve mirasını çok yönlü bir bakışla izliyor.

Bağımsız, sıra dışı ve her türden sınıra karşı duruşuyla tanınan İngiliz deneme yazarı, roman yazarı ve sanat eleştirmeni John Berger (1926-2017) hem ana akım hem de alternatif kültürde ilham verici bir etki yarattı.

Çığır açan sanat eleştirisi kitabı ‘Görme Biçimleri’, Batı kültürel estetiğinin ve imgelerinin incelenmesinin yeni ve radikal bir yorumunu sunan dört bölümlük bir BBC televizyon dizisinden kitaplaştırılmıştır.

Aynı yıl Berger, deneysel romanı ‘G.’ ile sınırları zorlamış, ününü genişletmiş ve kurgu dalında Booker Ödülü’ne layık görülmüştü.

Merrifield, Berger’ın Fransız Savoy kırsalındaki çalışmalarını ve yaşam biçimini konu aldığı bu incelemesinde, Berger’ın sanatçı kişiliğine ve gündelik yaşamına ışık tutuyor.

Berger, gerçekliği romantik Rousseau gibi ele alırken aynı zamanda şeylere Spinoza kadar eleştirel ve rasyonel dikkatle yaklaşan titiz bir realisttir de.

Merrifield’ın Berger biyografisi; onun sanatla, edebiyatla ve siyasetle ilişkisini bir potada eriterek, yirminci yüzyılın sanatsal ve kültürel atmosferi üzerine çalışan araştırmacılar ve bu konunun meraklıları için tam bir başvuru eseri ortaya koyuyor.

  • Künye: Andy Merrifield – John Berger, çeviren: Mehmet Gündoğdu, Runik Kitap, biyografi, 215 sayfa, 2021

John Berger ve Yves Berger – Top Sende (2020)

“Kokoschka için ışık bir veda dokunuşuydu. Londra’da Thames’in tepeden resmini yaparken bulunduğu çatıda ona bir süre eşlik ettim. 1959 yılıydı. Bakışı oradan ayrılmak üzere olan göçmen bir kuşu andırıyordu.”

Bu kitap, John Berger ile ressam, şair, yazar ve toprak işçisi oğlu Yves Berger arasında yapılan sanat konulu yazışmaları bir araya getiriyor.

Baba-oğul bu yazışmalarında, Max Beckmann’dan Albrecht Dürer’e, Georges Rouault’dan Antoine Watteau’ya, Chaïm Soutine’den Francisco Goya’ya ve Van Gogh’tan Rogier Van Der Weyden’e pek sanatçının eserlerine dair ilgi çekici saptamalarda bulunuyor.

Sanat, sanat tarihi ve resim sanatına ilgi duyanların severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: John Berger ve Yves Berger – Top Sende: Sanat Üzerine Yazışmalar,  çeviren: Oğuz Tecimen, Metis Yayınları, sanat, 104 sayfa, 2020

Kolektif – Günümüzde Şiddet (2010)

Yılda bir kere yayımlanan Socialist Register, 2009 sayısında şiddet konusuna eğilmişti.

‘Ya Sosyalizm Ya Barbarlık’ alt başlığını taşıyan ‘Günümüzde Şiddet’, bu sayıda yer alan makaleleri bir araya getiriyor.

Makaleler, şiddetin günümüzdeki durumu; Irak işgali üzerinden Amerikan militarizmi ve egemen siyasi yapısı; Amerikan görsel kültüründe şiddet; ırk ayrımı; hapishaneler ve savaş üçgeninde ABD’nin şiddet tarihinden sahneler ve toplumsal cinsiyet bağlamında şiddetin kurbanları gibi şiddetin birbirinden farklı veçhelerini irdeliyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Henry Bernstein, Colin Leys, Leo Panitch, Vivek Chibber, Philip Green, Joe Sim, Steve Tombs, Lynne Segal, Barbara Harriss-White, Achin Vanaik, Tania Murray Li, Sofiri Joab-Peterside, Dennis Rodgers, Michael Brie, Samir Amin ve John Berger.

  • Künye: Kolektif – Günümüzde Şiddet, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa

John Berger – Manzaralar: Sanat Üzerine Yazılar (2019)

John Berger’in hayatı boyunca sanatçılar üzerine yazdığı metinler, ‘Portreler’ başlığıyla yaklaşık bir yıl önce yayımlanmıştı.

Bu kitabın devamı olarak okunabilecek elimizdeki eser ise, Berger’in sanat üzerine yazılarının derlenmesinden oluşuyor.

Berger, oldukça üretken bir yazardı ve hayatı boyunca kaleme aldığı sanat yazıları da ele aldığı konuyu daha geniş bir çerçevede yorumlamasıyla benzerlerinden ayrılıyordu.

Kitapta karşımıza çıkan yazıların her biri, Berger’in karakteristiği olarak sanatı canlandırıcı ve özgürleştirici bir deneyim olarak ele alıyor.

Başka bir deyişle Berger, bir manzaraya bakarken onu yaşayanlar için yalnızca bir dekor olarak değil, ardında mücadelelerin, başarıların ve kazalarının yansıdığı bir perde olarak yorumluyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor:

‘Haritaları Yeniden Çizmek’ başlıklı ilk bölüm, Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden söz eden yazılarını bir araya getiriyor.

‘Arazi’ başlıklı ikinci bölüm ise, Berger’in muhtelif sanat üzerine geniş çerçevede odaklanan yazılarını sunuyor.

Antal’ten Raphael’e Brecht’ten Barthes’a ve Benjamin’e pek çok ismin karşımıza çıktığı bu yazılar, aynı zamanda Rönesans sanatının berraklığı, romantiklerin ikilemi, Viktorya dönemi vicdanı, Kübizm, Sovyet estetiği, günümüzde sanat ve mülkiyet, Bienal, müzenin tarihsel işlevi ve ideal eleştirmen gibi birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

  • Künye: John Berger – Manzaralar: Sanat Üzerine Yazılar, çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis Yayınları, sanat, 264 sayfa, 2019

John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam (2018)

İlk olarak 1975’te yayınlanan ‘Yedinci Adam’, Avrupa’daki göçmen işçinin yaşantısını ana çizgileriyle veriyor, bu yaşantı ile göçmen işçinin fiziksel ve tarihsel çevresi arasındaki ilişkiyi gösteriyor ve buradan yola çıkarak dünyanın şu andaki siyasal gerçekliğin güvenilir bir fotoğrafını çekiyor.

Jean Mohr’un birkaç yıllık emeği sonucu çekilen fotoğraflarla John Berger’in sözcüklerinden oluşan kitap, sosyoloji, ekonomi, röportaj, felsefe ve şiir gibi zengin alanda geziniyor.

‘Yedinci Adam’, 1973 yılı ile 1974 yılının ilk yarısında yazıldığı halde, yıllar geçtikçe gençleşen bir kitap.

Zira göçmen işçi sorunu bugün çok daha yakıcı bir olgu haline gelmiş durumda.

Kitabın yazıldığı dönemde Sovyetler Birliği henüz dağılmamıştı.

Bunun yanı sıra, Berger’in “ekonomik faşizm” olarak tanımladığı neoliberalizm denen küresel ekonomik düzen ortaya çıkmamış, fabrikalar da işçiler gibi göçmen olmaya başlamamıştı.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, ‘Yedinci Adam’ın güncelliğini hâlâ koruyan önemli bir kitap olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam: Avrupa’da Bir Göçmen İşçinin Hikâyesi, çeviren: Cevat Çapan, Metis Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar (2018)

John Berger’in hayatı boyunca sanatçılar üzerine yazdığı metinler, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Bir yönüyle alternatif bir sanat tarihi olarak okunabilecek kitaptaki yazılar, MÖ yaklaşık 30.000’de yapılmış Chauvet mağara resimlerinden başlayarak, insanlık tarihinde ortaya konmuş başka sanat eserlerine ve oradan da sanat tarihinde iz bırakmış büyük isimlerin eserleri üzerine değerlendirmelere uzanıyor.

Berger burada, Piero della Francesca’dan Hieronymus Bosch’a, Pieter Brueghel’den Giovanni Bellini’ye, Albrecht Dürer’den Caravaggio’ya, Frida Kahlo’dan Pablo Picasso’ya ve Abidin Dino’dan 1983 doğumlu Randa Mdah’a, yaklaşık 80 sanatçının portresini sunuyor.

Tom Overton’ın, Berger’in sanat yazıları üzerine kaleme aldığı bir girişle açılan ve pek çok görselle zenginleşen kitabın, hem karton kapaklı hem de sert kapaklı seçenekleriyle yayınlandığını da söyleyelim.

Önümüzdeki zamanlarda, bu kitabın devamı olacak nitelikte, Berger’in sanat üzerine yazılarının da ‘Manzaralar‘ adıyla yayımlanacağını da belirtelim.

  • Künye: John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar, çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis Yayınları, sanat, 504 sayfa, 2018

John Berger – Hayvanlara Niçin Bakarız? (2017)

Yakın zamanda aramızdan ayrılan John Berger’den, insanın hayvana bakışının tarihsel değişimi üzerine sıkı bir sorgulama.

İnsanlar, hayvanlar ve doğa arasındaki ilişki ve iletişim üzerine düşünen Berger, çağlar öncesinde birbirinden ayrılan bu üçlü arasında şimdi nasıl devasa bir uçurumun ortaya çıktığını adım adım gözler önüne seriyor.

Berger burada,

  • Günümüzde insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkinin kaybolma nedenlerini,
  • Hayvanat bahçelerinin niçin var olduğunu,
  • İnsanlarla hayvanlar arasında önceki çağlarda kurulmuş ilişkinin niteliğini,
  • Modern kapitalist toplumlarda insan, hayvan ve doğa denkleminin nasıl kurulduğunu,
  • Ve bunun gibi, okurunu bunun üzerine derinlikli düşünmeye sevk edecek pek çok konuyu irdeliyor.

Bu kısa, fakat etkili kitap, hayvanlar üzerine, fakat asıl olarak kendimiz üzerine düşünmemiz için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: John Berger – Hayvanlara Niçin Bakarız?, çeviren: Cevat Çapan, Deli Dolu Yayınları, kültür, 136 sayfa, 2017

John Berger – Kral: Bir Sokak Hikâyesi (2017)

Kral adlı köpeğin gözünden, insanlık durumunun bir alegorisi.

Bizde ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Kral’da, usta yazar John Berger, bizi bu sefer, toplumdan dışlanmış bir gecekondu semtine ve buradaki girift ilişkilere götürüyor.

Bir otoyolun kenarında, şehre uzak bir çöplük bölgesinde yer alan bu mahallenin sakinlerinin hikâyesi, aynı zamanda zengin ile yoksul arasındaki uçurumun devasa şekilde büyüdüğü modern kapitalist dünyanın hikâyesidir.

Joachim, Anna, Vico ve Vica gibi karakterlerin karşımıza çıktığı bu dünyada, Kral adlı köpeğimiz de, bu mahallede var kalma mücadelesi veren bu insanların bekçiliğine soyunmuştur.

Berger’in hikâyesinin, trajik bir şekilde sonlanıyor olsa da, bugünkü dünyamızın adaletsizliği konusunda çarpıcı tasvirler sunması ve artık egemenliğini iyiden iyiye oturtmuş bir barbarlık çağının hakiki bir panoramasını sunmasıyla oldukça etkileyici olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: John Berger – Kral: Bir Sokak Hikâyesi, çeviren: Müge Gürsoy Sökmen, Metis Yayınları, roman, 192 sayfa

John Berger – Sanatla Direniş (2017)

2017’nin ikinci gününde sessiz sedasız bir şekilde aramızdan ayrılan John Berger, hayatı boyunca iyi bir sanat eleştirmeni ve iyi bir devrimci olarak kaldı.

Bocalamadı, kirlenmedi…

Bu kitap, Berger’in sanat üzerine yazılarından oluşuyor. Berger burada, “gösterişçi” ve “provokatif” addedilen “yıldızlardan” ziyade klasik ve modern sanatta iz bırakmış isimlerin eserlerine odaklanıyor.

Edgar Degas, Michelangelo, Van Gogh, Rembrandt, Constantin Brancusi, Giorgio Morandi, Frida Kahlo ve daha nicesi…

Berger bu sanatçıları yorumlarken, bizi de sanatın sağaltıcı ve güç veren yönünü keşfetmeye davet ediyor.

Berger’in Subcomandante Marcos’la yazışmalarını barındırması ise, kitabın güzel sürprizlerinden.

Aslı Biçen’in usta işi çevirisiyle…

 Künye: John Berger – Sanatla Direniş, çeviren: Aslı Biçen, Metis Yayınları, sanat, 192 sayfa