Ayhan Aktar – Varlık Vergisi ve “Türkleştirme” Politikaları (2021)

Son zamanlarda özellikle Kulüp dizisi vesilesiyle Varlık Vergisi yeniden gündemimize girdi.

Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi konusunda başvuru kaynağı niteliğine erişmiş elimizdeki çalışması, genişletilmiş yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Yazar burada, Varlık Vergisi uygulamasının hem ulusal burjuvazi yaratma, hem Türkleştirme hem de ötekileştirme amacına hizmet ettiğini gözler önüne seriyor.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış olsa bile savaşın yarattığı koşullardan etkilenmişti.

Milli Şef’in üstün diplomatik “becerileri” ile atlatılan bu dönem, uzun yıllar gözden kaçan/kaçırılan bir miras bırakmıştı: Varlık Vergisi.

Elbette ulus-devlet ideolojisinin farklı bir veçhesi olarak değerlendirilmesi gereken Varlık Vergisi uygulaması, devletin ulusal burjuvazi yaratmak konusundaki ısrarının bir yansıması şeklinde de okunabilir.

Bunların yanı sıra dönemin basınının olaya bakışı, azınlıklar üzerinde estirilen terör, uygulayacıların da bir süre sonra kontrolünden çıkan gelişmeler, yaklaşık on altı ay süren köşe bucak temizlik harekâtı, bu uygulamadan arta kalanlar.

Aktar, Cumhuriyet döneminde devlet-gayrimüslim azınlık arasındaki ilişkilerin nasıl biçimlendiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor ve bu çerçevede ortaya çıkan “Türkleştirme” politikalarının tartışıyor.

  • Künye: Ayhan Aktar – Varlık Vergisi ve “Türkleştirme” Politikaları, Aras Yayıncılık, tarih, 2021

Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları (2009)

Rıdvan Akar, ilk baskısı 1999’da yapılan ‘Aşkale Yolcuları’nda, azınlık karşıtı politikaların tipik bir örneği olan Varlık Vergisi olayına ışık tutmaya çalışıyor.

Resmi tarih anlayışını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmasında Akar, Varlık Vergisi’nin öncesindeki gelişmeleri; kanunun nasıl çıktığını; fişlemelerin nasıl yapıldığını; azınlık mallarının haraç mezat satılışını; azınlıklara verilen cezaları; çalışma kamplarını; basının ve aydın kesimin Varlık Vergisi’ne nasıl yaklaştığını; vergiyle ne amaçlandığını ve vergi sonrası tartışmaları kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Çalışma, Varlık Vergisi ve doğurduğu sosyoekonomik sonuçlarla ilgili tartışmaya nitelikli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları, Doğan Kitap, inceleme, 229 sayfa

Cahit Kayra – Varlık Vergisi (2015)

1942 tarihli Varlık Vergisi’ni uygulayan komisyona, gayri resmi olarak çalışan bir memur olarak girmiş Cahit Kayra, bu vergiye Yahudilerin varını yoğunu elinden almak için başvurulmadığını savunuyor.

Kayra Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki yokluk yıllarında, Varlık Vergisi’nin yanı sıra, başka birçok ağır verginin getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Cahit Kayra – Varlık Vergisi, Tarihçi Kitabevi

Ahmet Aziz – Aşkale Yolcusu Kalmasın (2008)

Ahmet Aziz daha önce yayımlanan ‘Triumvira’ isimli romanıyla dikkat çekmişti.

Aziz söz konusu romanında, İttihat ve Terakki dönemini hikâye etmişti.

Yazarın elimizdeki romanı ‘Aşkale Yolcusu Kalmasın’ da tarihi bir kurguya dayanıyor.

Romanda, İsmet İnönü’nün “Milli Şef” olarak iktidarda bulunduğu sıkıntılı dönem hikâye ediliyor.

Naziler, ırkçılık, Varlık Vergisi, halkın iktidardan gördüğü baskılar, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkması nedeniyle Türkiye’nin Amerika’yla yakınlaşması, Demokrat Parti iktidarının ilk yılları ve Kore Savaşı, kurgunun asıl çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Ahmet Aziz – Aşkale Yolcusu Kalmasın, Yalçın Yayınları, roman, 224 sayfa

Ayhan Aktar (haz.) – Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale-Erzurum Günlüğü (2011)

  •  YORGO HACIDİMİTRİADİS’İN AŞKALE-ERZURUM GÜNLÜĞÜ, yayına hazırlayan: Ayhan Aktar, İletişim Yayınları, anı, 325 sayfa

 

Türkiye’de 2. Dünya Savaşı yıllarında uygulanmış Varlık Vergisi, yakın tarihin “azınlık karşıtı” politikalarının en bariz örneklerinden. Uygulamanın mağdurlarından biri de, Yorgo Hacıdimitris’ti. Niğde’de doğan Hacıdimitris, daha sonra İstanbul’a gelerek burada ticarete atılmıştı. Hacıdimitris, 1942’de üstesinden gelemeyeceği bir vergi ödemesiyle karşı karşıya gelir. Kendisine tahakkuk edilen verginin çok az bir kısmını ödeyebilen Hacıdimitris, 5. Kafile ile Erzurum’a yollanmıştı. İşte elimizdeki kitap, evinden binlerce kilometre uzakta, son derece kötü şartlarda yaşamaya mecbur edilen Hacıdimitris’in sürece dair tanıklığından oluşuyor.