Steven Runciman – Bir Gezginin Alfabesi (2012)

  • BİR GEZGİNİN ALFABESİ, Steven Runciman, çeviren: Bahar Tırnakçı, Yapı Kredi Yayınları, anı, 285 sayfa

 

Bizans İmparatorluğu ve Haçlı Seferleri alanlarının önde gelen isimlerinden Steven Runciman, üç ciltlik ‘Haçlı Seferleri’ ile ‘Konstantinopolis Düştü’ isimli kitaplarıyla övgü toplamıştı. Yazarın eldeki kitabı da, hayatının farklı dönemlerinde, çalışmaları ya da merakı vesilesiyle gördüğü mekânlara dair anılarından oluşuyor. Aynaroz, Bulgaristan, Kamboçya, Mısır, Basra Körfezi, Los Angeles, Mora, Filipinler, Romanya, Xanadu ve Batı Hint Adaları, Runciman’ın gezilerinden birkaç durak. Runciman’ın kitabını ilgi çekici kılan bir husus da, mekânlara dair izlenimlerin yanı sıra, ilginç insan hikâyeleri barındırması.

Christopher Isherwood – Hoşça Kal Berlin (2012)

  • HOŞÇA KAL BERLİN, Christopher Isherwood, çeviren: Zehra Gencosman, Yapı Kredi Yayınları, roman, 210 sayfa

Christopher Isherwood’un romanları, onun hayat hikâyesinden izler taşır. Isherwood, 1929-1933 yıllarını, o zamanlar zengin kültürüyle ünlenmiş Berlin’de geçirmiş. İşte Isherwood ‘Hoşça Kal Berlin’de, Hitler’in iktidara gelmesinin ardından terk ettiği Berlin’in kozmopolit dünyasına uzanıyor. Romanın yazarla aynı adı taşıyan anlatıcısı, Berlin’in renkli gece hayatından insan manzaraları veriyor; göçmenler, Yahudiler, komünistler ve Nazi taraftarlarından oluşan birçok karakteri okurun karşısına çıkarıyor. Otobiyografik ve kurmacanın iç içe geçtiği roman, kıyametten önceki Berlin’in hüzünlü bir panoramasını sunuyor.

Savinien Cyrano de Bergerac – Öteki Dünya: Ay Devletleri ve İmparatorlukları (2012)

  • ÖTEKİ DÜNYA: AY DEVLETLERİ VE İMPARATORLUKLARI, Savinien Cyrano de Bergerac, çeviren: Mustafa Demirkan, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 106 sayfa

 

1655 yılında, bir hastalık sonucu hayata veda eden Savinien Cyrano de Bergerac, ‘Öteki Dünya’ adlı bu ütopik, felsefi öyküsü üzerinden dönemin toplum düzeniyle hesaplaşıyor. de Bergerac alaycı hikâyesinde, dönemin dinsel inançlarını, toplumun davranış biçimlerini eleştiriyor ve bunu da, Ay’da yaşayanların vardıkları yüksek düşünce ve teknik düzeyden örnekleri överek yapıyor. Kitap, de Bergerac’ın, dünyada kendisinden yüzyıllar sonra gerçekleşecek ekonomik ve tıbbi gelişmelere dair öngörüleriyle dikkat çekiyor. Ay’da konuşulan dillerin de tasvir edildiği çalışma, bu yönüyle dilbilimcilerin de ilgisini çekebilecek nitelikte.

Cem Behar – Aşk Olmayınca Meşk Olmaz (2012)

  • AŞK OLMAYINCA MEŞK OLMAZ, Cem Behar, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 235 sayfa

 

Cem Behar’ın, genişletilmiş bir baskıyla yeniden yayımlanan ‘Aşk Olmayınca Meşk Olmaz’ı, Osmanlı/Türk müzik geleneğinde bir öğretim yöntemi olan “Meşk” kavramına ve onun etrafındaki uygulamalara odaklanıyor. Kitapta, meşk ve usûl, meşkin geçmişi, söz ve saz eserleri meşki, meşkte uzmanlaşma ve meşk mekânları gibi konular değerlendiriliyor. Behar’ın kitabı, müzikte başvurulan bir öğretim yöntemini irdelemekle yetinmeyerek, Osmanlı/Türk müzik geleneğinin esasının nasıl oluştuğunu, gelenek içinde nasıl bir eğitim sisteminin uygulandığını ve geleneğin kendisini ne şekilde yenilediğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Niall Ferguson – Uygarlık (2012)

  • UYGARLIK, Niall Ferguson, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 387 sayfa

 

Kuşağının en önemli Britanyalı tarihçilerinden sayılan Niall Ferguson ‘Uygarlık’ta, önceki 500 yılın büyük bölümünde ötekiler karşısında gerçek ve sürekli bir üstünlükten açıkça yararlanan Batı’yı irdeliyor. Ferguson, Batı’yı ötekilerden ayırt eden şeylerin, yani küresel gücün asıl kaynaklarının belirgin altı kurum ve onlarla ilişkili fikirler olduğunu savunuyor. Yazar bu altı kurumu da, rekabet, bilim, mülkiyet hakları, tıp, tüketim toplumu ve çalışma ahlakı şeklinde sıralıyor ve bunları ayrı bölümler halinde ele alarak Batı uygarlığının yüzyıllar boyunca dünyaya egemen olmasını sağlayan süreçleri analiz ediyor.

Demir Özlü – Sürgün Küçük Bulutlar (2012)

  • SÜRGÜN KÜÇÜK BULUTLAR, Demir Özlü, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 754 sayfa

 

‘Sürgün Küçük Bulutlar’, 1950 Kuşağı yazarlarından Demir Özlü’nün toplu öykülerinden oluşuyor. Bu toplu basım, Özlü’nün 1958’de yayımladığı ilk kitabı ‘Bunaltı’ ile 2001’de yayımladığı ‘Geçen Yaz Kentte Kızlar’ da içinde olmak üzere, yedi öykü kitabını bir araya getiriyor. Özlü, öykülerinde bireyin yalnızlığını, yabancılaşma duygusunu ve tedirginliklerini simgesel bir dille işliyor. Roman, eleştiri ve deneme türlerinde de eserler vermiş Özlü’nün öyküleri, Fransız varoluşçu ve gerçeküstücü yazarlar ile Amerika’daki Beat Kuşağı şairlerinden beslenmiş ve anlamsızlığın, kuşkunun, hiçliğin ortasına yuvarlanmış bireyi anlatır.

Giambattista Toderini – Türklerin Yazılı Kültürü (2012)

  • TÜRKLERİN YAZILI KÜLTÜRÜ, Giambattista Toderini, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 347 sayfa

 

1799’da hayata veda eden Giambattista Toderini, bir zamanlar Venedik elçisinin maiyetinde yer alarak İstanbul’a da gelmiş. Toderini bu dönemde, Osmanlı kültürü üstüne kapsamlı araştırmalar yapmış, yazma kitaplarla birlikte denizcilik, astronomi ve coğrafya ile ilgili aletler, eski paralar toplamış. Toderini’nin yine bu dönemdeki gözlemlerinin bir ürünü olan ve ilk kez 1787’de yayımlanan elimizdeki kitap da, Türklerin yazılı kültürleri, edebiyatlarıyla ilgileniyor. Yazar, Türklerin eğitimini ve dini eğitimini, medrese ve kütüphanelerde yürüttükleri eğitim faaliyetlerini ve Türklerde matbaacılık gibi konuları araştırıyor.

Alain Vircondelet (haz.) – Balthus’ün Anıları (2012)

  • BALTHUS’ÜN ANILARI, hazırlayan: Alain Vircondelet, çeviren: Orhan Suda, Yapı Kredi Yayınları, anı, 182 sayfa

 

‘Balthus’ün Anıları’, 20. yüzyılın en büyük ressamlarından biri olarak kabul edilen ve asıl adı Balthazar Klossowski de Rola olan Balthus’ün kendi ağzından derlenmiş anılarına yer veriyor. Genelde suskun biri olan Balthus, içini, bu kitabı hazırlayan Alain Vircondelet’ye dökmüş. Bu anılar, Balthus’ün sanat, resim, yaşam ve ölüm üzerine düşüncelerini, gözlemlerini, aykırı ve öfkeli yargılarını okurlara sunmasıyla dikkat çekiyor. Kitapta, Balthus’ün Paris, Roma ve İsviçre’de sürüp giden heyecanlı yaşamı; Artraud’yla, Giacometti’yle ve Picasso’yla dostlukları; resimleri, aşkları ve kızgınlıklarına dair anıları bulunuyor.

Georges Dumézil – Mit ve Destan 1 (2012)

Georges Dumézil, 20. yüzyılın en önemli filologlarından biri olarak kabul ediliyor.

Dumézil, 1968-1973 arasında üç cilt olarak yayımladığı ‘Mit ve Destan’ın elimizdeki ilk cildinde, Hint-Avrupa halklarının destanlarını karşılaştırıyor ve hepsinde ortak olan bir ideolojik yapıyı, kendisinin deyişiyle “üç işlev ideolojisi”ni ortaya çıkarıyor.

Kitapta, kadim Hint destanı Mahabharata ve destanda yer alan kahramanlarla tanrılar; Roma’nın kuruluş efsaneleri ve Propertius ile Vergilius’un metinleri; Nartlar, Osetler ve Abhazlar gibi bazı Kafkas halklarının destanlarındaki benzer ideolojik yapılar gibi konular yer alıyor.

  • Künye: Georges Dumézil – Mit ve Destan 1: Hint-Avrupa Halklarının Destanlarında Üç İşlev İdeolojisi, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 644 sayfa

Detlev Claussen – Son Deha: Theodor W. Adorno (2012)

 

  • SON DEHA: THEODOR W. ADORNO, Detlev Claussen, çeviren: Dilman Muradoğlu, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 469 sayfa

Detlev Claussen ‘Son Deha’da, Frankfurt Okulu’nun efsanevi düşünürü Theodor W. Adorno’nun bir biyografisini kaleme getiriyor. Kitap, Adorno’yu, bizzat ona ait metinler üzerinden anlamaya çalışmasıyla dikkat çekiyor. Claussen, düşünürün ağırlıklı olarak mektup, aforizma ve eleştiri yazılarından yola çıkarak onun hem hayatının hem de teorisinin sağlam bir anlatımını veriyor. Adorno’nun 1910’larda Frankfurt’taki çocukluğuk dönemiyle başlayan kitap, iki Dünya Savaşı, Nazizm, Stalin diktatörlüğü, Soğuk Savaş ve öğrenci hareketleri gibi önemli tarihi durakların Adorno’nun hayatı ile düşüncesindeki yansımalarını izliyor.